<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Salih Bolat Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Çengelköy'de Yaz Düşüncesi</title>
<description>Gündüzle ölçüyoruz eski limandaki düşünceyi  Bir şeyi anlatmak ister gibi rüzgar Masamızdaki peçeteleri karıştırıyor Ölmüş bir yakınımıza benziyor bulut kümesi Ezan sesi geliyor yalıların arasından Büyük bir şilep sessizce uzaklaşıyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/cengelkoy-de-yaz-dusuncesi-siiri/</link>
<guid>2321302</guid>
<pubDate>2017-02-08T11:00:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Düşlerin Ayrımı</title>
<description>beni sokakların masalında unutun karanlık yarımadanın suç ortağı yapın seranın doluyla kırılan camlarına benzetin yanıltın, asit yağmuruna yakalanan kuşlarla bahse girin sayfayı karıştıranın ben olduğuma denizin suratında patlayan gökle avutun beni </description>
<link>https://www.antoloji.com/duslerin-ayrimi-siiri/</link>
<guid>2321299</guid>
<pubDate>2017-02-08T10:59:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Gelmesen de</title>
<description>Sen gelmesen de bu yangın çıkacaktı bir kırlangıç bizi ikiye bölecekti yeni adlar koyacaktık bitkilere son yaz güneşi de çekip gidecekti asmalardan senin kokun da gidecekti unutacaktık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-gelmesende-2-siiri/</link>
<guid>2321300</guid>
<pubDate>2017-02-08T10:59:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Hesaplaşma</title>
<description>bir akrep bırakıyorsun gecenin yatağına boşluğun basamaklarında oyuklar açıyorsun yaşadıklarımız adına ne varsa yakıyorsun cehenneminde biz değil miydik çıplak ayaklarla basan yoksulluğun sıcak küllerine pazarda, meyvelerin içinde bir uçurum arayan </description>
<link>https://www.antoloji.com/hesaplasma-93-siiri/</link>
<guid>2285779</guid>
<pubDate>2016-10-10T13:46:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Gün Ölürüm Ben</title>
<description>bir gün ölürüm ben  milad benim adımla başlar alnımda at koşturur kanlı çocuklar bilemem, nereye yağar sokak ortasında bıraktığım yağmur hangi hayatı savurur içimde büyüttüğüm fırtına </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-gun-olurum-ben-2-siiri/</link>
<guid>2285383</guid>
<pubDate>2016-10-08T18:20:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Vaki&#775; tlerde</title>
<description>bu vakitlerde bir devedikeniyle konuşur güz gidiyormuş gibi yapar gökyüzü, yanıltır acının ekmeği için ayrılmış unu.  bir ovayı doğurur sürüdeki atlardan biri tohumunu geri ister toprak, direnir </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-vaki-775-tlerde-siiri/</link>
<guid>2285379</guid>
<pubDate>2016-10-08T18:13:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Açılmış Kanat</title>
<description>en eski yüzlerimizle duruyoruz ayakta alacakaranlığın kapısında kollarımızda yıkılmış tapınakların büstleri yalın ve anlaşılır şeyler konuşuyoruz gelecek günler hakkında diyoruz ki, artık kararmayacak sözün gümüşü </description>
<link>https://www.antoloji.com/acilmis-kanat-siiri/</link>
<guid>2285380</guid>
<pubDate>2016-10-08T18:13:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Belirsizlikler</title>
<description>IV.  biz size matematiği verdik. hesaplayın ve bilin diye. yakamozları oluşturan ışığın kaygısını, ayın geceyle buluşmasındaki gizi, gecenin tırmandığı kayalıkların sessizliğini...ama yanlış hesapladınız. her halk gibi yanlışınızı kutsadınız. çizmelerinizden tüten buhardan anlaşılıyordu az önce aşağıdan geldiğiniz. gerçi elleriniz derinlikten yapılmıştı. zaman zaman boşlukta kaybolup gitmeleri bundandı. pişmanlık içinde dönüp gelmeleri de. çarşıdaki dükkanların tentelerinden sızan yağmura benziyordu alınlarınızdaki ter. ayrılık kokuyordunuz. umulmadık bir zaman. bahçedeki taşların yuvası. salyangozun yolu. kök.  deyin ki: beklenen bir yolcunun gecikmesiyle kaygıya dönüşmüş mutluluk mu yüzümüzdeki? sıcak bir ekmek taşıyan el gibi acıya katlanmaktan hoşnut bir ses mi kulaklarımızdaki? sokaklarımızı diklemesine kesen akşam ışıkları içinde geçip giden yağmur mu? yoksa sorulmuş bir sorunun yanlış karşılığı mı bu kimsenin ilgilenmediği adamların söyledikleri? kuş ve çiçek resimleri çizmek için gerilmiş kumaş gibi, nereye kadar açacağız avuçlarımızı?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/belirsizlikler-5-siiri/</link>
<guid>2285378</guid>
<pubDate>2016-10-08T18:11:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Anladım</title>
<description>tarlaların sınır taşlarını kaldırdım yaza hazırlanan böceklere baktım.  nehrin sürüklediği kuma sordum: kin nedir, nasıl geri dönülür kıyıdan?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/anladim-359-siiri/</link>
<guid>2285377</guid>
<pubDate>2016-10-08T18:09:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Anafor</title>
<description>yazla yıkanmış bir çan çalsa dağılsa son servilerdeki sis bu taşın ve ekmeğin zamanı, desem henüz erken, dersiniz kan sussun, kapı açılsın o zaman söyle </description>
<link>https://www.antoloji.com/anafor-33-siiri/</link>
<guid>2285376</guid>
<pubDate>2016-10-08T18:08:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Kristal</title>
<description>ışığından yaptın beni yaz çalılıklarındaki güneş gibi.  senin çığlığını atıyorum.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kristal-12-siiri/</link>
<guid>2285375</guid>
<pubDate>2016-10-08T18:07:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Zan</title>
<description>bir tay soğuk suya tutuyor alnını yağmurlu bir avluya giriyor ışık beni aydınlıktan ayıran şey bu olmalı bu görüntü bu zan.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zan-23-siiri/</link>
<guid>2285373</guid>
<pubDate>2016-10-08T18:02:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Sakın Vazgeçme</title>
<description>o orada dursun gecenin belirlediği şey başlangıcın bilgisi sakın vazgeçme ateşin omzuna yaslan suya tutun </description>
<link>https://www.antoloji.com/sakin-vazgecme-4-siiri/</link>
<guid>2285372</guid>
<pubDate>2016-10-08T18:01:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Kim?</title>
<description>sabahın otlarına basan, rüzgâr değilse, kim?  tutkunun ateşiyle kıvranan ve erkenden uyanan sessizliğin henüz olmamış meyvesine dokunan? yabancı bir rüyadan, uzak bir dağdan ya da yalnızlıktan oluşmuş yabanıl zamanın içinde kim, karanlık taşta pişirilmiş ekmeğin sıcaklığıyla avunan? </description>
<link>https://www.antoloji.com/kim-297-siiri/</link>
<guid>2280317</guid>
<pubDate>2016-09-20T14:05:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>İlkbahar Üzerine Varsayımlar</title>
<description>diyelim ilkbaharı ikiye böldük nasılsa yarısı kullanılmadan atılıyor rüyalarımızı uyguladık yarısına diyelim yüzümüzde geleneksel bir gülümseme diyelim zor yetiştik, sirkeci iskelesinden sessizce batıp giden bir bir gemiye. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilkbahar-uzerine-varsayimlar-siiri/</link>
<guid>2280316</guid>
<pubDate>2016-09-20T14:03:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Ceza</title>
<description>göğü unut tek başına ölmüş bir karanlık ol banliyö trenlerinin camından bakan yenilgi gibi bak, denizi nasıl denetliyor martılar uzaklaşıp git, kendinde eri, çözül değil mi ki orda yoktun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ceza-103-siiri/</link>
<guid>1823252</guid>
<pubDate>2013-01-30T00:53:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Güzde</title>
<description>sarayburnu aile çaybahçesindeki bir güz öğlesi sen ben ve adını bile bilmediğimiz bir istanbul oturmuş konuşuyoruz her şeyden senin ellerin masanın üstünde uzun bir koşuya hazırlanıyor ben geçip giden gemileri kovalamaktan </description>
<link>https://www.antoloji.com/guzde-siiri/</link>
<guid>93019</guid>
<pubDate>2003-06-17T23:19:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Payıma Düşen</title>
<description>herkes işinde gücünde tohumu alınıp bostanda bırakılmış bir salatalık gibi sararmış kurumuş elleriyle yün eğiren şu nine işinde gücünde arsa alım-satımıyla uğraşan profesör ve öğrenmediği şeylerle sürekli sınanan </description>
<link>https://www.antoloji.com/payima-dusen-siiri/</link>
<guid>58208</guid>
<pubDate>2002-09-03T03:24:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Liman Tablosu</title>
<description>alo santral bana otel müdürünü bağlayın lütfen şu liman tablosunu kaldırsınlar hemen odamın duvarından ben ne zaman binmek istesem o gemilere sessizce kaçmak istesem acının adalarından </description>
<link>https://www.antoloji.com/liman-tablosu-siiri/</link>
<guid>57294</guid>
<pubDate>2002-08-24T06:27:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 <item>
<title>Sürek</title>
<description>her sabah bir mermi saplanıyor uykusuzluğuma yatağımdan ölü bir asker uyandırıyorum bir top kanlı sakal rüzgara dolanmış kalkıp tıraş aynamı siliyorum nereden bulaşmışsa bir gece lekesi </description>
<link>https://www.antoloji.com/surek-siiri/</link>
<guid>57295</guid>
<pubDate>2002-08-24T06:27:00+03:00</pubDate>
<author>Salih Bolat</author>
</item>
 </channel>
</rss>
