<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Sait Ercan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Gel ki, Beklemek Olsun!</title>
<description>saat epey geç oldu,  ü&#156; stelik dünden uykusuzum biliyorsun,  elimi masaya uzatamayacak kadar yorgunum,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-ki-beklemek-olsun-siiri/</link>
<guid>2034497</guid>
<pubDate>2014-08-23T23:29:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>İki T</title>
<description>Gece soğuk  Hüzün karası her yan, Sadece iki kişiyi üşüten rüzgarlar icat etmiş üçüncü kişiler ve bir kuş, minicik elleri ile camı tıklıyor Pencere kenarında üşüyenlerin en güzeli “Al beni”, “al içeri” diyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-t-siiri/</link>
<guid>2034479</guid>
<pubDate>2014-08-23T22:45:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Benden Geçti Usta</title>
<description>AŞK BENDEN GEÇTİ USTA  Askerdim o zamanlar 3 no’lu kulübede nöbetçiydim G3’ümde vardı 78 yapımı Namlusunu yeni yağlamıştım </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-benden-gecti-usta-siiri/</link>
<guid>808947</guid>
<pubDate>2007-09-09T18:03:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Send Me An Angel</title>
<description>send me an angel  Usta sen iyi bilirsin bir delikten tek üfleyişle üç ses çıkarmayı. Zeynep ÇELİK  yabani ağaca yaptığın aşı tutmadı usta, </description>
<link>https://www.antoloji.com/send-me-an-angel-siiri/</link>
<guid>729496</guid>
<pubDate>2007-05-01T16:58:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Eksik Öpücük</title>
<description>Yurdumun kadınlarını, Torbalı'da patates sökerken, Sulusaray'da çapa yaparken, Bozkır'da fidan dikerken, Adana'da pamuk toplarken, Giresun'da fındık toplarken, </description>
<link>https://www.antoloji.com/eksik-opucuk-siiri/</link>
<guid>714894</guid>
<pubDate>2007-04-10T18:53:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Korunaklı Yalnızlığım</title>
<description>Şimdi düşünme makamındayım, kaybettiklerim kazandıklarım, geçmişim geleceğim, umduğum bulduğum, düşlerim düşüşlerim, sevinçlerim erinçlerim, umutlarım unuttuklarım, yeislerim yenilgilerim, yanılgılarım yansızlıklarım, yalnızlıklarım şimdi ben yine düşünme makamındayım.   Düşünmenin saçları ağırtmaktan başka sonuçları da olmalı, düşündüklerini hayata aktarmanın bambaşka yolları da olmalı, kendisine sunulan yollara tali yollar ekleyebilmeli insan. Çıkmaz sokaklara girmekten girmekten korkmamalı insan, yola girmeye niyetlenmek yolun sonun çıkmaz olmasından daha önemlidir. Yola koyulmak adam yerine koyulmanın başlangıcıdır çoğu zaman.  Her seçiş bir vazgeçiştir düsturunu bilmeden yaptığımız seçimler; seçimsiz sonuçlara vardırıyorsa bizi; kırmızı çizgilerimiz yoksa, birilerinin üstümüzü kırmızıyla çizmelerine şaşmamalı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/korunakli-yalnizligim-siiri/</link>
<guid>702743</guid>
<pubDate>2007-03-30T13:17:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Anne</title>
<description>Sıradağlar var, yollar uzak anne, Burda hayat büyük bir tuzak anne, Bilirim ki hep beni düşünürsün, Kurtlar sofrasında oğlun ak anne.  Ayrı kalmak senden ne acı anne, </description>
<link>https://www.antoloji.com/anne-560-siiri/</link>
<guid>702731</guid>
<pubDate>2007-03-30T13:08:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>KAZIM -(Koyuncu)</title>
<description>KAZIM  Sevgili Kazım Koyuncu'yu özlemle anarak...  Yıl ikibinüç, Sıraselviler caddesinde servi gibi bir oğlan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kazim-koyuncu-4-siiri/</link>
<guid>695822</guid>
<pubDate>2007-03-23T13:37:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Savaşın Tarafları</title>
<description>Şunlar eşref-i mahlukat,  Şunlar esfel-i safilin, Şunlar da milyarlarca bokböceği,  Ey! ahsen-i takvim üzere yaratılmış insan, Ah-sen! </description>
<link>https://www.antoloji.com/savasin-taraflari-siiri/</link>
<guid>596789</guid>
<pubDate>2006-12-03T19:29:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Kün-Tin</title>
<description>KÜN-TİN   Eyvah! yine yangınlar içindesin, Al ser altına serinliğimi, Bildiğim bütün deyişleri unuttum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kun-tin-siiri/</link>
<guid>596781</guid>
<pubDate>2006-12-03T19:24:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Filistinli Çocuğun Vasiyeti</title>
<description>Bu vasiyeti yazmak nerden aklıma geldi bilmiyorum. Muhammed Dürre'nin okul yolunda terör devleti israil askerleri tarafından haince öldürülmesinden sonra, korkup okuldan almıştı annem beni, o günden beri hiç birşey yazmadım. Oysa okula gitmeyi, okuyup pilot olmayı o kadar çok istiyordumki! .. Okulu bıraktıktan ve göğümüzü annemin 'duman yada sis' dediği karabulutların kaplamasından sonra, sen büyüyünce ne olacaksın diyenlere 'ben büyümeyeceğimki' diyorum.  Annem birinci intifadada ayaklarını ve gözlerini kaybetmiş. Büyük abim Abdullah’ın cesedi başında ağıtlar yakarken, bir kurşun da onun ayağına sıkmışlar, şimdi evden dışarı çıkamıyor ve hep ağlıyor. Abdullah abimden çok; daha onsekiz yaşında şehit olan Raşit abime ağlıyor… gizli gizli ağlıyor… içten içe ağlıyor… arasıra topluyor kendini ve gözlerini semaya dikip 'Mescid-i Aksa için feda olsun yavrum' diyor. Babamı ben hiç görmedim, hapiste miymiş neymiş. Bir gece ansızın alıp götürmüşler… şu Filistin’den daha küçük olan hapishaneler varmış, babam orda yatarmış.  Annemle ikimiz kaldığımızdan beri annem benimle çok ilgileniyor, yanından ayırmak istemiyor, Hanzalam deyip, durup durup tekrar sarılıyor. Komşu teyzelerle konuşurken duydum, 'o benim son parçam, gencecik fidanım; ona da birşey olursa ben yaşayamam' diyordu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/filistinli-cocugun-vasiyeti-siiri/</link>
<guid>596769</guid>
<pubDate>2006-12-03T19:16:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Somun</title>
<description>iki koltuğumda iki çift göz yolumu gözleyenler var,  bir çift somun gibi taşıyorum aşımı, anamın sulugözlü uğurlamaları, arkama serpilen denizler, </description>
<link>https://www.antoloji.com/somun-siiri/</link>
<guid>537736</guid>
<pubDate>2006-09-12T15:31:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>El Değmemiş Hüzünler</title>
<description>sana aşktan soracaklar, deki: o bir bilgeliktir    el değmemiş hüzünler bohçaladım azığına, </description>
<link>https://www.antoloji.com/el-degmemis-huzunler-siiri/</link>
<guid>537725</guid>
<pubDate>2006-09-12T15:13:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Dua</title>
<description>Yusuf kuyuda gerek, Yolcu yolunda, Hüzün mü'minde güzel, Dua gecede özel, Sessiz bir devrimin habercisidir Duaya gözyaşından kanatlar takmak, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dua-203-siiri/</link>
<guid>526319</guid>
<pubDate>2006-08-25T23:27:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Şair Olmak</title>
<description>yirmibeş senedir düşünüyorum, yaşım yirmialtıya bir var, doğduğum günü hatırlamayışıma bir tek ben şaşırıyorum oysa ilk günlerden biriydi daha sarılık olmamıştım anneme hiç ağlamayışımı anormalliğe saysada </description>
<link>https://www.antoloji.com/sair-olmak-10-siiri/</link>
<guid>510245</guid>
<pubDate>2006-08-02T18:57:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Hiç Said Olmadım</title>
<description>'açık kalmış bir köy çeşmesiyim  unutuluştan sonsuza akan' A. hiç said olmadım ben yorgun falan olduğumu sanma, ben hiç doğmadım ki, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-hic-said-olmadim-siiri/</link>
<guid>489962</guid>
<pubDate>2006-07-02T22:53:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Hep Beni Seni Severken Hatırla</title>
<description>Hep sen kal aklımda gülüşüne kurban olduğum. Sunarken sana kase içinde kurşun, esmer taneler, Son sözüm bu değil anlatacak neler var neler. Öyle mahzun, öyle solgun, öyle durgun, Beni hep böyle hatırla sadece sana vurgun.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-hep-beni-seni-severken-hatirla-siiri/</link>
<guid>463934</guid>
<pubDate>2006-05-27T19:19:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Aforizma-Anlaşılamamak</title>
<description>Beni anlamanızı beklemiyorum, Bana anlam eklemenizi diliyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/aforizma-anlasilamamak-siiri/</link>
<guid>460287</guid>
<pubDate>2006-05-22T21:50:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Bana Sıcaklığını Uzat</title>
<description>Ellerim yetişmez bilirim,   Gözlerim ufuklarda tıkanır, Yasaklarla örülü her yanım, Ürkek kalbim dayanmaz yokluğuna, Öylem muhtacım ki sıcaklığına.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bana-sicakligini-uzat-siiri/</link>
<guid>451298</guid>
<pubDate>2006-05-11T18:06:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 <item>
<title>Evet Bende Sezar</title>
<description>'omnus potestas a deo'   Promete çok kıskandı beni;  Gönüle ateş düşürmenin, ateş çalmaktan zor olduğunu anlayınca. </description>
<link>https://www.antoloji.com/evet-bende-sezar-siiri/</link>
<guid>449502</guid>
<pubDate>2006-05-09T11:29:00+03:00</pubDate>
<author>Sait Ercan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
