<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Şair Faustus_ Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Babama</title>
<description>Peki! Sen hiç ağlamak nedir bildin mi?  Gördün mü gözlerimin akını kan çanağımın ardından? Peki! Sen hiç sevmek nedir bildin mi? Ölesiye sevmek seni…  I </description>
<link>https://www.antoloji.com/babama-124-siiri/</link>
<guid>956874</guid>
<pubDate>2008-05-24T20:25:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Ey böyük Ankara İbrahim'e Nettin?</title>
<description>Anadolunun bir kasabası en ucrada susar çiçekler  yağmurlara... Güneş doğarken duyarsın serçe gülüşlerini Anadolunun bir kasabası adını bile unuttuğun umarsız bir çocuk gibi... Anadolunun bir kasabası </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-boyuk-ankara-ibrahim-e-nettin-siiri/</link>
<guid>956835</guid>
<pubDate>2008-05-24T18:12:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Harun Karadeniz</title>
<description>Düşünüyorum öyleyse yok edilmeliyim Ve ne kadar haklıyım ki davamda uğrunda ölebildiğim...  korktular kimsesiz bir çocuk gibi gece yarısı kabuslarından kan ter içinde uyandılar. Ama kimse yoktu yanlarında kendilerinden başka onlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/harun-karadeniz-siiri/</link>
<guid>956584</guid>
<pubDate>2008-05-24T00:31:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Deniz Gezmiş'e</title>
<description>aydınlık sabahların karanlık akşamları gölgelere teslim ederler fahişe vucutlarını acıdan değildir inlemeleri zevktendir sebebi sakın aldanma şeytana satarlar ruhlarını üç beş lira uğruna ama amerikan doları!  demokrasi dediğin </description>
<link>https://www.antoloji.com/deniz-gezmis-e-3-siiri/</link>
<guid>937879</guid>
<pubDate>2008-04-17T16:43:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Çınar ağacı</title>
<description>bir çınarın altında yazıyorum bu satırları  yaşlı ve yaprakları titrek benim gibi nicelerini görmüş bir çınarın altında soğuk rüzgarlara soyunmuş güzel bir kadına benzer tavırlarıyla...  ayaklarımda rugan ayakkabılarım </description>
<link>https://www.antoloji.com/cinar-agaci-27-siiri/</link>
<guid>933927</guid>
<pubDate>2008-04-10T20:35:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Buhranımın acı yüzü</title>
<description>I gel buhranımda gel husranımda gel gel ben ağlarken gel yokuluğuna hala beklerken gel gülerken unuturum adını zikretmeyi gafletime ver  </description>
<link>https://www.antoloji.com/buhranimin-aci-yuzu-siiri/</link>
<guid>930416</guid>
<pubDate>2008-04-04T13:09:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Bir sabah vakti</title>
<description>sabah ezanına uyandım  bir telaş içinde lakin dinin farzı olduğundan değil farzımın vacip getirdiğinden  evde bir müddet boş odaları dolandım </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sabah-vakti-4-siiri/</link>
<guid>929374</guid>
<pubDate>2008-04-02T09:32:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Şişe Çevirmece</title>
<description>sen duruyorken kederinden  biraz daha soluklanabilmek için üstelik hayatın tam köşesinde soğuk bir duvarın dibinde döner dünya yine  kendi etrafında ve sen mutluysan </description>
<link>https://www.antoloji.com/sise-cevirmece-siiri/</link>
<guid>929351</guid>
<pubDate>2008-04-02T09:12:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Bir çocuk gibi...</title>
<description>bana gözyaşlarını ver  mutluluklar senin olsun. umutları sök al ruhumdan kalbim o an senle dolsun. kırıkları topla saçların omuzlarından savrulsun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-cocuk-gibi-4-siiri/</link>
<guid>927823</guid>
<pubDate>2008-03-30T15:25:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Gözlerin...</title>
<description>sen hiç ateş böceği gördün mü?  üstelik bir yaz gecesi sahilde aydınlığı kıyıya vururken öylece sen ve dalgalar sessizliği boğar sen ve dalgalar... derinlere inmeye gerek yok </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozlerin-532-siiri/</link>
<guid>926359</guid>
<pubDate>2008-03-27T13:42:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Lâkin sen...</title>
<description>Ürkerim sensiz gecelerden bana göre değil bilirsin  Ve titrer dallarım her dokunuşunda binlerce  yaprak dökerim Çarparken kıyılara duyulmaz sesim Nefesine karışır nefesim ellerinde ellerim  Korkmadım hiç yalnızlıktan sensizlikten korktuğum kadar </description>
<link>https://www.antoloji.com/lakin-sen-siiri/</link>
<guid>925886</guid>
<pubDate>2008-03-26T17:43:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Çamlıcada bir kır kahvehanesi</title>
<description>seni unutmak için bir cigara yakmak yetmez üstelik çamlıca sırtlarında bir kır kahvehanesinde yedi tepeli şehre doğru tüm ışıklar sönmüşken yanımda kahvenin sahibi yorgo elinde kırk yıllık hatrı </description>
<link>https://www.antoloji.com/camlicada-bir-kir-kahvehanesi-siiri/</link>
<guid>925866</guid>
<pubDate>2008-03-26T17:16:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Siyah beyaz kadınlar</title>
<description>bakarmısınız!  giderken beni burada unuttunuz. farkındamısınız? siz benim umutlarımda varoldunuz. varlığınızdan habersiz yokuluğunuza sitem ederdiniz yalnız gecelerinizde gözyaşlarınıza dalarak saatlerce </description>
<link>https://www.antoloji.com/siyah-beyaz-kadinlar-siiri/</link>
<guid>925858</guid>
<pubDate>2008-03-26T16:53:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Paranoyak satırlar</title>
<description>ve hiçlik ve sonsuzluk sadece içimizde içimizde varolan yokluk sevgiyse herkesin dilinde ve sadece bir yalanın en güzel hali görünüş itibariyle.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/paranoyak-satirlar-siiri/</link>
<guid>925802</guid>
<pubDate>2008-03-26T15:47:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Memleketimden insan manzaraları 2</title>
<description>hakikati beşeri ve vatanı satan yatar mezarlıkta en güzel yerde kapkara puntolarla yazılmıştır adı beyaz mermer sutun uzerine kalabalıktır başı ziyaret günüymüşçesine </description>
<link>https://www.antoloji.com/memleketimden-insan-manzaralari-2-2-siiri/</link>
<guid>925778</guid>
<pubDate>2008-03-26T15:32:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Memleketimden insan manzaraları</title>
<description>sihay bir arabanın içerisinde geçiyor işte başvekil. ve taze bir gelinmiş gibi oturduğu koltuğun camı aralık belli ki yüz görümlüğü hesabı üç beş liranın derdinde ve o akşamın telaşı içinde bir o yana bir bu yana kıvranıyor. tilki kadar kurnaz lakin asaleti tartışılır. ne sorarsan sor cevabı hazır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/memleketimden-insan-manzaralari-4-siiri/</link>
<guid>925751</guid>
<pubDate>2008-03-26T15:07:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Vesaire Vesaire</title>
<description>Bir mektup geldi bugün Bizim evi bilirsin girişindeki posta kutusuna bırakılmış Kapıdan  üç adım ilerde bilemedin beş... Ve adeta güzel bir kadın gbi Yazın tam ortasında moda sahlinde güneşe doğru uzanmış... Ve o an mutluluk kapladı dört yanımı </description>
<link>https://www.antoloji.com/vesaire-vesaire-3-siiri/</link>
<guid>925278</guid>
<pubDate>2008-03-25T19:13:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 <item>
<title>Bir ayrılık hikayesi</title>
<description>ve kız 'seni seviyorum hala bunu unutma asla' dedi giderken. ve oğlan' bunu bir an olsun unutabilmek için ruhumdaki uçurumlardan ölüme atlayacağım sensiz geçen her günün akşamında.ve kendimi kabusların koynuna atacağım hiç sabah olmayacakmışçasına.Sözcüklerin yankılanırken dört duvar karanlığımdaben bir köşesinde oturacağım ellerimi bıraktığıno loş sokakta.Ve bir yanımda sen olacaksın öteki yanımda pişmanlılarım,bir yanında sen oturacaksın kalbimin öteki yanımda boşluğumu dolduracaksın yokluğunla,ve ben anlam arayacağım yanyana nasıl bu kadar uzak kaldığımıza...Ve ben seni anlatacağım kimsesiz satırlarımda görmemiş olanlara gözlerini duymamış olanlara sesini.ve onlarki bendeki seni duyunca kıskanacaklar olabildiğince lakin ne işe yarayacak bilmiyorum sen bendeki yansımanı hiç görmedikçe.'diye karşılık verdi arkasından bakarken öylece.  ve ayrıldılar sanki hiç bütün olmamış gibi. ayrıldılar sanki keskin bir bıçağın elmayı ikiye bölüşü misali. Oysaki aynı toprağın meyvalarıydılar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-ayrilik-hikayesi-9-siiri/</link>
<guid>924529</guid>
<pubDate>2008-03-24T11:06:00+03:00</pubDate>
<author>Faustus_</author>
</item>
 </channel>
</rss>
