<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Şair Evindar Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Tıytıl</title>
<description>bir küçük yumurta bir beyaz parlak koza oradaydım işte harıl harıl çalıştım emek emek ördüm ipeğimi bir top ipek oldu hayal </description>
<link>https://www.antoloji.com/tiytil-siiri/</link>
<guid>195800</guid>
<pubDate>2004-09-30T22:51:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>De javu</title>
<description>mevsimlerden kış olsun aylardan Kasım Ocak Aralık günlerden perşembe olsun ama vakit gün batımı sonrası karyağsın ama taneleri dans ede ede </description>
<link>https://www.antoloji.com/de-javu-siiri/</link>
<guid>195797</guid>
<pubDate>2004-09-30T22:48:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Sırık ve Çiçek</title>
<description>bir tohumdun toprağın altında sarı bir güneşti hayalin mavi bir gökyüzü ve dallarına tutunabileceğin uzun bir sırığın öyküsü  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sirik-ve-cicek-siiri/</link>
<guid>195792</guid>
<pubDate>2004-09-30T22:36:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Meşale</title>
<description>camlardan sızan bir damlaydı düşen avuçlarına ve gece karaydı her zaman olabildiğine sabah uzak gibi duruyordu yanıbaşında hasret ve sensizlikte bedenim kollarım yalnızlığında  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mesale-2-siiri/</link>
<guid>195785</guid>
<pubDate>2004-09-30T22:21:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Olan Oldu</title>
<description>Oldu 'olmaz bir sevda' Olmaz! oldu bir sevda.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/olan-oldu-4-siiri/</link>
<guid>175704</guid>
<pubDate>2004-07-21T00:07:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>2/4lük Bir Ezgi</title>
<description>güneş battığında çingeneler şehrinin sokaklarında olucaksın. ufukta güneşin kızıllığı, rüzgarda denizin nemi. seni benden ayırdığın bıçak bileyecek kendini. avucumda bıçagın sapı gökyüzünü yaracağım sana. duasına çıkacağım yeniden yağmurun seni özleyeceğim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/2-4luk-bir-ezgi-siiri/</link>
<guid>174792</guid>
<pubDate>2004-07-17T01:25:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Düet (teşekkürler rube)</title>
<description>Oturdum köşeme Baktım ellerime öylece Tutmuştun hani ısıtmıştın Baktım seni hisseder miyim diye  yok sandın beni oysa </description>
<link>https://www.antoloji.com/duet-tesekkurler-rube-siiri/</link>
<guid>106889</guid>
<pubDate>2003-09-21T22:32:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Çokmu 2</title>
<description>çok uzak diyarlardan gelmiyorum sana karşındayım işte olduğum gibi bir elimde ay ışıgı bir elimde güneş lekeleri gözlerimde okyanuslardan yosunlar saçlarımda bozkırlardan başaklarla </description>
<link>https://www.antoloji.com/cokmu-2-siiri/</link>
<guid>106888</guid>
<pubDate>2003-09-21T22:29:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Üç Uç Bir Sicim</title>
<description>bir sicim oysa herşey üç ucu avuçlarımızda uzunca koca sicim  ortamızda çektikçe çözümsüzleşen düğüm </description>
<link>https://www.antoloji.com/uc-uc-bir-sicim-siiri/</link>
<guid>106887</guid>
<pubDate>2003-09-21T22:28:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Melankoli</title>
<description>Sarı sızı kısık sesim Susası yok, çığlıksı bedenim Hissim isyan, isyanım sessiz Yasım sensin... Sen: sensizlik! .. </description>
<link>https://www.antoloji.com/melankoli-10-siiri/</link>
<guid>98484</guid>
<pubDate>2003-07-28T12:02:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Aykaram</title>
<description>Gece uzun, uyku haram Zaman geçmez, dinmez yaram Sağ elimde bir meltem Sol elimde cigaram Bu gece tek sen varsın! Tek sen varsın Aykaram.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/aykaram-siiri/</link>
<guid>98482</guid>
<pubDate>2003-07-28T11:55:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Özleyiş</title>
<description>Ne işim mi vardı o caddede bilmiyorum. Sıradan bir işti işte. Haftalar sonra yine oradan geçiyordum.Oysa hep kaçtığım içinden geçmemek için yaya yürümek pahasınada olsa farklı otobüslere bindiğim, bazende olurya içinden geçersem kendimi evine giden o sokağa bakmamak için koşullandırıp ama her seferinde yenilip hani olur ya belki seni görürüm diye son anda başımı çevirdiğim o caddedeydim işte. Caddeye ilk girişimle kalp atışım hızlandı, kan şekerim, tansiyonum allak bullak.üşümeye terlemeye başladım tüylerim diken diken.  Yolun o beraber yürüdüğümüz yanından yürümemeye özen gösterdim ve ilerledim... Karşımda sahne alan o caddeyi hızlı adımlarla geçmek istedim. Karşımda her tarafı senin hatıran olan bir yol uzanıyordu. Bir baklavacı dükkanı tüm anılarını döküyordu önüme seni beklediğim sokağın başındaki trafik lambası renk renk yanıp sönüyordu. Beraber oturduğumuz o pastane, para çektiğin o bankamatik ve adımlarının sıcaklığını, izlerini taşıyan yolun karşı kaldırımı...hızlı hızlı ilerledim. Neden ama korkuyordum. Korkuyorsam nedendi bu korku.kim bir caddeden korkardı ki. Ya deli olmalıydım ya da körkütük bir bir aşık yoksa ikiside aynı şeymiydi. Yürüyordum başım önümde ve hızlıca. Yolda kaç kişiyeçarptım kaç küfür yedim hatırlamıyorumİşim yolun sonundaydı bitirip aynı yoldan hızlıca dönmeye karar verdim. Yürümeye başladım hızlıca ama sokağa yaklaştıkça ayaklarım söz dinlemez oldu. Birden yolun karşısına döndüm yüzümü pastane tam karşımdaydı. Canım yandı. Can havliyle kendimi yolunortasında buldum. Ne sağıma bakmıştım ne soluma veürküten o klakson sesiyle kendimi zorla yolun diğer yanına attım. Üstelik yaşlı bir kadın ben geçiyorum ve geçiyorsam müsaittir diye yanımda ilerlemiş o da son anda kurtulmuştu. Karşı tarafta gözgöze geldiğimizde anlamıştı benim normal olmayışımı, hadi ben aşıktım yaona ne olmuştu...Yürüdüm biraz daha, adım adım sokağına yaklaştım senin bıraktığın ayak izlerine basa basa ilerlermiş gibi. Dümdüz gidip o caddeden çıkıcaktım.Sokağın başına yaklaştıkça duralamaya başladım ve durdum o trafik lambasının yanında elimi cebime atıpbir sigara çıkardım ve yaktım. Gözlerimi sokağa dikip gelmeyeceğini bile bile bekledim. Sigaram bitti sonra gitme zamanımdı yürümeye başladım ama bir sorun vardı  ayaklarım gitmem gereken yönde gitmiyor senin ayak izlerini takip ediyordu ve sokağa girmiştim...O içinden kedi fırlayıp seni korkutan çöpkutusu hala ordaydı. Fotoğrafçı vitrindeki resimleri değiştirmişti. Meyve satan adam hala tezgahı dopdolusanki siftah yapmamış gibi duruyordu. Ağır ağıryürüyordum sokakta attığın her adımı tabanlarımda yaşayarak.Birden evinin olduğu binanın önünde buldum kendimi. Geri çekilip öylece baktım.ışıklar yanmıyordu gitmiştin odan karanlıktı yoktun. İzledim biraz karanlığı. İnce bir miyav sesi geldi kulağıma. Bir kedi yavrusu ayaklarımın arasında dolanıyordu. Eğildim okşamaya başladım. Ürkekçe ama isteyerek tüylerini okşatıyordu bana. Sanki bana ihtiyacı vardı ama korkuyor güvenemiyordu. Oysa ben öyle korkulacak biri değildim. Korkuttuklarım ve korkanlarım vardı ama öyle değildim. Senden de sakınmıştım zaten korkulası yanlarımı. Kediye seni sordum miyav dedi, gördünmü diye sordum miyav dedi, iyimiydi diye sordum yine miyav dedi. Zaten o bir kediydi hep miyav derdi benimbaşka cevap beklemem yanlıştı.yapabileceğim tek şey miyavları evet saymaktı iyi niyet adına bende öyleyaptım. Soracaklarım bitmiş kedide sanki bunları hissetmişçesine yanımdan uzaklaşmıştı...Bir süre daha evini izleyip kalkmaya karar verdim. Ayağa kalkıp adım atmaya başladım ama ayaklarım yine başına buyruk değildi. Buyruklarını kalbimden alıyorlardı. Binanın bahçesinde buldum kendimi önce sonra giriş kapısında ve merdivenlerden çıkıveriyormuşum meğer kapıya yaklaştıkça içim acıdı ve 13 numaralı kapının önünde buluverdim kendimi. Sonra birden ortalık karardı otomatik söndü. Gözlerim alıştıkça alacakaranlık görmeye başladım ortalığı. Sonra kulağımı kapıya dayadım belki sesini sesini olmasada yankısını duyarım diye. Gözetleme deliğinden senin belki aylar önce bıraktığın o “kim gelmiş” meraklı bakışını aradım. Elim kapının tokmağına gidiverdi orda elinin sıcaklığını aradım sonra zile gitti elim parmak uçlarını hissetmek adına. Alacakaranlıkta seni hissetmeye çalıştım ve uzun zamandır hissedemediğim sıcaklığını. Kendimden geçmiş farklı bir boyutta bulmuştum kendimi. Sonra birden zil sesiyle irkildim. Zil düğmesine fazlaca basıp çalmasını sağlamışım. Panikledim dizlerim titredi.Kaçamayan tavşan gibi yerimde durdum bir an. Sonra hızla merdivenden indim sonra durdum ucunda bekledim basamakların, kapıyı açanı görmek için durdum. Kimse açmadı unutmuşum işte ışıklar kapalıydı, evde kimse yoktu, sen yoktun...Sonra indim ve çıktım binadan. Tıpkı eskisi gibi her akşam üstü senden ayrılırken evime döndüğüm oyoldan yürümeye başladım. O yolda her zamanki gibiseni düşündüm. Ellerim sıkılı değildi dişlerimibirbirine kenetlemiyordum, acı çekiyordum ve tek bu acıya isyan etmiyordum. Seni düşünüyordum birde kendimi. Senin gidişinle başlayan kaybedişlerimi. Senin yerine sokmak istediğim insanların içimdeki boşluğu büyütüşlerini, hatalarımı, başarısızlıklarımı ve şimdiki bu halimi. İçimde özleyişininm yangısı cayır cayır ağzımdan şu mısralar çıkıyordu: Oldu olmaz bir sevda Olmaz oldu bir sevda </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozleyis-11-siiri/</link>
<guid>94307</guid>
<pubDate>2003-06-29T17:37:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Seval'e</title>
<description>tenınde yak benı ey nazlı dılber gozlerın ufuksuz bagrımda hancer aynalara beles gulen dudaklarından; ruhuma bır tebessum, dudagıma bır buse ver </description>
<link>https://www.antoloji.com/seval-e-siiri/</link>
<guid>89589</guid>
<pubDate>2003-05-19T18:43:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>iki kelime oluvermek</title>
<description>bir dokunuş oluyorsun önce avuçlarımda yağıyorsun içime bir nisan yağmuru gibi bereket geliyor gönlümün çöllerine çiçekler açıyor bozkır tenimde bir bahçe oluyorsun sonra çiçek çiçek </description>
<link>https://www.antoloji.com/iki-kelime-oluvermek-siiri/</link>
<guid>82718</guid>
<pubDate>2003-03-29T16:19:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Gölgelerin Dansı</title>
<description>Bir mum yaktım bu gece Gölgemle dans etmek geçti içimden Duvarda elini uzatuyordu elim Sırnaşıyordu gölgem Oda sıkılmıştı dans istiyordu  </description>
<link>https://www.antoloji.com/golgelerin-dansi-siiri/</link>
<guid>80517</guid>
<pubDate>2003-03-11T10:56:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Berivan'a</title>
<description>Uzun bir yoldayım sevgilim bir gün kadar uzun bir yolda daha dün gövdene yasladığım başımı buluverdim bir camın soğukluğunda  gecenin bir yarısındayım </description>
<link>https://www.antoloji.com/berivan-a-siiri/</link>
<guid>75712</guid>
<pubDate>2003-02-01T22:39:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>2</title>
<description>bazen bomboş bir sayfa oluveriyor insan tüm saflığı ve karalanmaya amadeliğiyle bazen kelimeler düğümleniyor boğazında konuşmak geliyor içinden, hatta haykırmak bir tükenmez kalem oluyor şair elinde ve kağıda değince anlıyor hayatı tüketmişliğini </description>
<link>https://www.antoloji.com/2-30-siiri/</link>
<guid>57954</guid>
<pubDate>2002-08-31T15:48:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Gün Batımı</title>
<description>yeni farkettim bugün eskisi gibi dikmiyorum gözlerimi ufuklara adımlarım yorgun, bedenim yenik umutsuzca eğilmiş başım, dalıyorum boşluğa dinlemiyor beni sokaktaki kedi ıslık çalmakta istemiyor dudaklarım </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-batimi-12-siiri/</link>
<guid>57947</guid>
<pubDate>2002-08-31T15:08:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Yaralı Şövalye</title>
<description>öyle bir yerinden girdinki hayatımın sanki seni bekliyor herşey sanki kaderim sana çizilmiş öyle sahipleniyorsunki yüreğimi sanki bıraktığın emaneti alıyorsun şimdi öyle geliyorki bana </description>
<link>https://www.antoloji.com/yarali-sovalye-siiri/</link>
<guid>57944</guid>
<pubDate>2002-08-31T14:58:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 <item>
<title>Nerdesin</title>
<description>/gecem sessiz, şehir suskun canım yanar sen yoksun/  Belki kokunu taşır diye soluyorum havayı sesin diye dinliyorum sensizliğin sessizliğini gözlerinmiş gibi dalıyorum gecenin karanlığınakahretsin! doğa bile derman olmuyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/nerdesin-36-siiri/</link>
<guid>57931</guid>
<pubDate>2002-08-31T13:32:00+03:00</pubDate>
<author>Evindar</author>
</item>
 </channel>
</rss>
