<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Rizvan Yıldızhan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Virgülden Sonram</title>
<description>Aşkın yüreğinden aldığı ilham ile  Bu esmer toprak beyaz çiçeklere hamile Ey aşkın tufanında Nuh olmaktan kaçan ey Vazgeç Şehrazad ın ülkesine gitmekten Ölüm erken düşer bu karanlık sahile…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/virgulden-sonram-siiri/</link>
<guid>1708916</guid>
<pubDate>2012-04-23T20:50:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title>Issız Yüz</title>
<description>Boş sokakların sesidir bende gezen
Ne denli sahipsiz kediler konseri
Kulağıma tırmanır tımarhane sesleri
Tırmık ve tırnak izleri ve kentsizleri
Taşır yüzümün kıyısındaki ıssız/adam.

Ninemin yanağında gülkurusu gülüşler
Eskidendi… Vardı… Gitti şimdi…
Ninemin üstünde güller büyümüşler
Ninem artık güllerde rehin çünkü
O kadar dedim giderken o gülüşleri
Bana ver diye… Vermedi ninem.
Suratımın ıssızlığı ondandır belki
Saçlarımın dağınıklığından kaybettim yüzümü
Aradım, mermeristanı gösterdiler
Gökten bir dizi elma bekleyenler…

23 Nisan 2012/ADANA </description>
<link>https://www.antoloji.com/issiz-yuz-siiri/</link>
<guid>1708915</guid>
<pubDate>2012-04-23T20:48:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title>De Ki</title>
<description>Gönlüm/desin inan
Gözümde ne aradığını de
Gözüm/desin inan
Gözbebeğim/desin, gözbebeğim/desin
Bebekler yalan bilmez
Derin bir şiir/desin
Çiçekler hüzün bilmez
Yabancı sihir/desin
Büyü’ye/bildi ay gün gün
Gözlerin büyüye/bilmez
Gözüm/de/ki çocuk
Semavi mavilerle
Yalın kal öyle
Göz/desin inan
Öyle yalın kal. </description>
<link>https://www.antoloji.com/de-ki-27-siiri/</link>
<guid>1708913</guid>
<pubDate>2012-04-23T20:45:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title>Ünlem</title>
<description>Ey içimin sessiz bilgesi, duy! 

Mermer düşüncelerden yontulur mermer heykeller

Dertli bir nağmeyle inler gergin teller

Hıçkırır parçalanmış bir bulut,

Durulur bir gün bulanık seller? 

Ey gönlümün suskun ibresi, söyle! 

Neden hep seni gösterir masum eller,

Neden hep senden yana imkânsız emeller,

Ve niçin seni cezbeder puslu yâd eller? 

Tekrar tekrar ödenir mi bedeller? 

Dalların tomurcuğa durması boşuna değil; 

Ey gönül, ey dikenler gülşeni? 

Bak, senin için veriliyor bu tuğ şöleni

Gökler seni davet ediyor, yıldızlar seni

Sen ki göğsünde saklarsın aşk definesini

Ey gönül,

Dalların tomurcuğa durması boşuna değil? 

Ey kucağına gemiler vuran kumsal

Kalbim tek kürekli bir sandal

Kalbim hasta aşklara hırçın,

Asil aşklara uysal? 

Ey kumsal, onu ummanlara sal.

Ey gönül,

Kaç aşığı sürgün ettin şehrinden,

Ve kaç çılgın şiiri dilinden? 

Fakat yine de

Gökkuşağı seni sarmak için

Hep yağmurlu havaları bekler,

Yağmurun durakladığı anları.

Kışın unutulur kelebekler? 

Ey gönlümün Nili coş! 

Yerle bir et piramitleri

Bak, ufuklar ışıktan sarhoş

Yak, kül et fırsat eldeyken,

Süpür ihanetleri...

Ey gönül ateşle oynama,

Tehlike şaka götürmez.

Dururken bal dolu kâse

Zehir kadehini tercih niye? 

Ey gönül ateşle oynama,

Tehlike şaka götürmez.

Ey mazinin bağrı yanık çöl kızı,

Sönüktür ufkumuzun vuslat yıldızı

Asırlara dayanmış yorgun Mecnun,

Masal gibi söyler şarkımızı? 

Canlar sussa da, heyecanlar sussa da

Destanlar susmaz

Ey sevdanın bağrı yanık çöl kızı! ..

Ey soylu güzellik, gel kalbime

Gel, yuvana dön.

Tacını krallara bırak

Ünleminle sön,

Fakat asaletinle dön.

Her şey aslına dönerken

Kerem de ayrılır moleküllerine

Anka, yeniden sarılır küllerine

Üç kıtaya mührünü vuran sevda,

Mısralarımla buseler kondurmak isterdim

Som ipekten kalbine? 

Ey mavi gökte gezen alev saçlı kız, 

Seni hangi maceranın koynuna atar,

Gönlüden göğüne kayan ak yıldız? 

Söyle, kara bahtın şafağı ne zaman atar? 

Sevgim yalnız, kalbim ıssız

Yankı yok dağlarımda, bağlarım ceylansız? 

Ve ey sitemkâr hayat

Bir zamanlar tomurcuktun,

Gören herkesin iç geçirdiği.

Mahzun bir sonbahar gülü şimdi

Eskilerin özlemle yâd ettiği

Yenilerin önemsemediği

Solgun bir sonbahar gülü.

Ey içimin güngörmüş bilgesi, duy! 

Mermer düşüncelerden yontulur mermer heykeller

Daim eşiğini öper seherde yeller

Eteğine yapışmak ister muzdarip eller

İnanıyorum; geçer, geçecek bu haller.

Ve çiçeklenecek hayaller? 

Ey gönül, yeter; bağırma artık, sus! 

Susmak asil çığlıklara mahsus

Dudaklarında buruk bir tebessüm

İçinde ısrarlı bir kördüğüm? Sus! 

Unutma ki her dağda her vakit olmaz bu pus

Sevda zorlu sabırlara mahpus

Ey gönül, sus artık, sus! 


RİZVAN YILDIZHAN </description>
<link>https://www.antoloji.com/unlem-14-siiri/</link>
<guid>1633929</guid>
<pubDate>2011-11-11T18:56:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title> Düz/en</title>
<description>Düz/ensiz düş’ünceler düşer Düz/eysiz kalınan düzde Dağlar dik, Dağları dikme yoluma ey eşkıya Suretli suretsiz düşler yetiyor bana.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/duz-en-siiri/</link>
<guid>1338819</guid>
<pubDate>2010-02-08T19:45:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title> Gam Ve İzdiham</title>
<description>Baldıran zehrinden artakalan Her yudumda biraz daha çoğalan Acıdır böğrüme batan budak Yalnızlık yurdunda hep yalan ve talan…  Servet-i Fünun aşklarıdır dökülür eylül </description>
<link>https://www.antoloji.com/gam-ve-izdiham-siiri/</link>
<guid>1338816</guid>
<pubDate>2010-02-08T19:44:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title> Güz Fiili</title>
<description>-Ö. Faruk Dönmez’e- Göçen evler altından göçebeler çıkar bilge Yaban fena,  ölüm çoban Canlar mezara gebe Belki şimdi veya akşama… </description>
<link>https://www.antoloji.com/guz-fiili-siiri/</link>
<guid>1338815</guid>
<pubDate>2010-02-08T19:41:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title> Bir/az/âb</title>
<description>Kalbi kötürüm olanları götürün Zemheriye varan tünellere götürün Zamanı işgal eden bu türün Mevsimi yok Yazı uğurlayıp güzü ağırlayan hüzün Sağırdır sevincin kuşlarına </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-az-ab-siiri/</link>
<guid>1328284</guid>
<pubDate>2010-01-22T23:54:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title> Anılık</title>
<description>Kar/anlıktır erir Yas/aklar bitiverir Şafağında, şakağında, bağında  Seyr/anlıktır kaçı/verir Fırsatın çocukları </description>
<link>https://www.antoloji.com/anilik-siiri/</link>
<guid>1328280</guid>
<pubDate>2010-01-22T23:51:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title> Gül At Biraz</title>
<description>Rüzgârla gönderdiğin nağme Yine rüzgârla gitti. Yağmurla gönderdiğin name Yine yağmurla bitti.  Kalbinden kalbime yer aç biraz </description>
<link>https://www.antoloji.com/gul-at-biraz-siiri/</link>
<guid>1328278</guid>
<pubDate>2010-01-22T23:48:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title> Mensur Gazel-5</title>
<description>*** Öfken, nar çiçekleriyle süslenirse eğer kirpiklerinden ateş damlar. O damlalar gönlümü dağlar. O dağlar işlek bir yanardağ olur bende, dumanları tüter gizlice. Baştan başa çilesin…  *** Kırlarda çiçek bayramı var, yüreğin açan her yeni tomurcuktan haber sorar. Yoksa toprağa verdiklerin de mi bir selamı esirgiyor senden? Diyesin…  *** Gözlerinden yağmur bulutları çiseler sessiz ve içli içli. Göğe benzemesi sadece renginden değil gözlerinin, aynı zamanda bulutların memleketi olmasından… Bilesin.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mensur-gazel-5-siiri/</link>
<guid>1289125</guid>
<pubDate>2009-11-16T23:30:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title> Gazel-8</title>
<description>Bakma gözlerime, gönülde ihtilal olur. Girme düşlerime, düşümde infial olur.  Sarmaşıklar kalbimi tamamen kuşatınca, Biricik sevgiliye kavuşmak hayal olur.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gazel-8-4-siiri/</link>
<guid>1289124</guid>
<pubDate>2009-11-16T23:28:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title> Ay/az</title>
<description>Kır/bacı Kendi aynandaki ben’i Gör de vur, kır/bacı Yarılan yarlar Ateş rengine çalar Kan/dil’de kan var </description>
<link>https://www.antoloji.com/ay-az-3-siiri/</link>
<guid>1289121</guid>
<pubDate>2009-11-16T23:26:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title> Dikenli Gül Kinayesi</title>
<description>Ucu saçaklanıyor dumanlı hülyaların Kaybolan kahkahaların bıraktığı iz gibi Eskiyen yanlarımı çoook özlemişim Önümdedir delice arzular Mecazdan öte dehliz gibi  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dikenli-gul-kinayesi-siiri/</link>
<guid>1289116</guid>
<pubDate>2009-11-16T23:24:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title> Eylül Pınarları</title>
<description>Zaman odalara ayırmış kalbini Birinde bana da yer vardır belki Bir yanımız kumral ışık salkımı, Bir yanımız hep akşam; Akşamın kenarı hüzün, Hüznün kenarı bulut, </description>
<link>https://www.antoloji.com/eylul-pinarlari-siiri/</link>
<guid>1289114</guid>
<pubDate>2009-11-16T23:20:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title>Yoğun bakım ünitesi</title>
<description>	 Bana kalbini üfle, Küllenen korlar nefes ister Dillerdeki eski güfte Yeni besteler ister.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yogun-bakim-unitesi-2-siiri/</link>
<guid>1253113</guid>
<pubDate>2009-09-11T15:04:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title>Öz/ne?</title>
<description>Anlat ve de ki: “Sarılma sırılsıklam Aşka müsvedde yüreğinle Çözme düğümlerimi benim, Kalbimin bestesini dinle!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/oz-ne-3-siiri/</link>
<guid>1253111</guid>
<pubDate>2009-09-11T15:00:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title>Atlar da ay gibi suda</title>
<description>İnce ayarından geçerken ülkemin Atlar da ay gibi suda Sessiz bir öfke yatar Ödlek pusuda… Ben kaçarken doludizgin şehirden Bana geliyor şiir aynı hızda </description>
<link>https://www.antoloji.com/atlar-da-ay-gibi-suda-siiri/</link>
<guid>1253108</guid>
<pubDate>2009-09-11T14:56:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title>Papatya benim ülkem</title>
<description>Papatya benim ülkem  Papatya benim ülkem; Sen şah beyitsin gül ülkesinde Şaha/nesin? Dür/danesin… </description>
<link>https://www.antoloji.com/papatya-benim-ulkem-siiri/</link>
<guid>1230317</guid>
<pubDate>2009-08-02T15:15:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 <item>
<title>&#1606; Nun gemisi &#1606;</title>
<description>&#1606; Nun gemisi &#1606;   Nun gemisinde yolcudur nokta Cudi limanında inecek var kaptan Hayatın tahteravallisinde Orta halli bir rüya </description>
<link>https://www.antoloji.com/1606-nun-gemisi-1606-siiri/</link>
<guid>1230316</guid>
<pubDate>2009-08-02T15:13:00+03:00</pubDate>
<author>Rizvan Yıldızhan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
