<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Recep Uslu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Aynalar</title>
<description> İnsan bir aynadır. Aynaya bakınca nasıl kendini görüyorsan insana bakınca da kendini görürsün. “ İnsan insanın aynasıdır” Hz. Muhammed (sav) sözü de buna benzemektedir. Aynaya bakıp konuşma ve hareketlerini nasıl ayarlıyorsan, kılık ve kıyafetini nasıl ayarlıyorsan ve nasıl nazik ve kibar davranıyorsan insana bakınca da öyle ayarlamalısın. Kızmak ,  küfretmek , alay etmek dahası şiddet kullanma hele hele katletmek insana yakışmayan davranışlar olduğu gibi aynanıda kaybetmiş olursun. Aynadaki kendine hakaret etmiş olursun. Kötü söz de öyledir. Sen söylersen o da sana söyler. Aynanın karşısına geç yaptığın her  hareket ve konuşma nasıl sana dönmekte. Öyleyse kibar nazik ve anlayışlı olalım ki bize de öyle davransınlar. İnsanı sevelim ki bizi de sevsinler. Yaratılanı hoş görelim yaratandan ötürü. Bu dünya hepimize yeter.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/aynalar-416-siiri/</link>
<guid>3792263</guid>
<pubDate>2026-02-09T09:11:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Askerlik Anıları</title>
<description> Hep babalarımızdan askerlik arkadaşlarını ve askerlik anılarını dinlerdik. Asker arkadaşlığı kardeşten öteydi. Birbirlerini hiç bırakmazlar. Selamlaşırlar hatta mektuplaşırlardı. Eh ! öyleyse benimde var bir askerlik anım. Anlatayım m? İstemesenizde anlatacağım artık başladık çünkü. 1968-1969 yılında Manisa ili Selendi İlçesi  eski adı Karakozan yeni adı Çamköy’de öğretmen olarak göreve başladım.  Yaz tatilinde ilçemize geldim. Zaman zaman Halil’in berber dükkanında yada herhangi bir kahvede arkadaşlarla toplanıyoruz sohbet ediyoruz. Oyun var mıydı ? hatırlamıyorum. Cuma günü Hasan abi bize katıldı bana dönerek-; -Dün ben Bilecik’e gittim askerlik şubesinde işim vardı, senin adın geçti, seni arıyorlarmış bulamamışlar. Dedi. Üzerimize düşen vatandaşlık görevlerimize dikkat ettiğimizden mi korkudan mı bilmiyorum beni bir telaş aldı. Askerlik şubesi beni niye arasın niye bulamasın benim adresim belli ben kaçak değilim ki. </description>
<link>https://www.antoloji.com/askerlik-anilari-2-siiri/</link>
<guid>3725084</guid>
<pubDate>2025-08-14T07:41:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Dağlar</title>
<description> Dağlar seni ezim ezim ezerim Kazma alır öz bağrını çizerim Ben avareyim her yerde gezerim Bana burada dur diyende olmaz … </description>
<link>https://www.antoloji.com/daglar-446-siiri/</link>
<guid>3667787</guid>
<pubDate>2025-03-06T07:49:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Güz</title>
<description> Rüzgarda uçuşan Yapraklar dolaşiyor ayaklarım Yardım istiyorlar Bahar için benden Adımlarımı yavaş atıp </description>
<link>https://www.antoloji.com/guz-170-siiri/</link>
<guid>3647741</guid>
<pubDate>2025-01-07T09:04:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Guguk Kuşu</title>
<description> Kara çocuk bir ses duyarak uyandı. Yattığı yerde dikkat kesildi, bu ses nereden geliyordu. Aynı sesi duyunca sabah ezanının okunduğunu anladı. Esneyerek ve gerinerek yataktan kalktı. Tuvalete gitti. Abdest aldı, giyinmeye üşendiği için namazı evde kıldı pencerenin önüne oturdu. Dışarıyı seyre daldı. Şafak vakti yavaş yavaş güne dönüyor her taraf aydınlanıyordu. Bahçedeki patlak çiçekleri  beyaz beyaz görünmeye başlamışlardı. Kiraz ağacı gelin dibi bembeyazdı. Erikte renklerin her türlüsü vardı sanki. Kuşlar o daldan o dala ara kesme oynuyorlardı. Sesleri ortalığı çınlatıyordu. -Guuk guguk guuk guguk -duk guk duk guk Bu sesi her duyduğunda ürperirdi Kara Çocuk. Guguk sesi hep derinden gelir gibiydi, sanki bir haber verecek gibi.  Pencereyi açtı sesin geldiği yöne baktı ama kuşu göremedi. Guguk kuşundan erken kalkmıştı.  Guguk kuşu erken öter. Bir hurafeye göre insan uyurken guguk kuşu öterse o yıl işler ters giderdi çünkü… </description>
<link>https://www.antoloji.com/guguk-kusu-24-siiri/</link>
<guid>3643192</guid>
<pubDate>2024-12-25T13:12:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Kara Çocuk ve Bohça</title>
<description> Kara çocuk ve arkadaşları ilçeye yakın bir köye bağ, bahçe çapalamaya gitmişlerdi. Hepsi  ondört onbeş yaşlarında zıpkın gibi gençlerdi. En büyükleri on sekiz yaşındaydı.  Bu yaş itibariyle büyük olduğu için başkanlık yapıyordu. Zaten çapalama için onu çağırmışlardı. O da herkesi toplamıştı. Akşama kadar çalışıp  yedi buçuk lira para alacaklardı. Sabah ezanında yola çıktılar iki saat yaya yol aldıktan sonra çalışacakları bağa varmışlardı. Mal sahibi onları bekliyordu. Yapacakları işi gösterdi ve abileriyle bir şeyler konuştu, cebinden bir şeyler çıkarıp abilerine verdi ve gitti.  Daha onu hiç görmediler. Akşama kadar aç açık bağ çapaladılar. Akşam ezanı vakti abileri herkesin parasını verdi , - Haydi köye gidiyoruz Dedi. Yola koyuldular. Kara çocuk -Ağabey siz gidin ben ilçeye uğrayıp da geleceğim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kara-cocuk-ve-bohca-siiri/</link>
<guid>3560304</guid>
<pubDate>2024-03-06T16:55:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Allah'ın Yasası</title>
<description> Hepimize ölüm görünse  yakın iyice düşünüp de etrafa bakın Vedada sonraya kalmasın sakın Allah’ın yasası sonu bilinmez … </description>
<link>https://www.antoloji.com/allah-in-yasasi-siiri/</link>
<guid>3514042</guid>
<pubDate>2023-10-08T09:21:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Deprem Gerçeği</title>
<description> 06.02.2023 11 ilimizin ve geleceğimizin üzüntüsü  Yıkıldı dağlar, yarıldı faylar Gürül gürül seslerle </description>
<link>https://www.antoloji.com/deprem-gercegi-6-siiri/</link>
<guid>3452697</guid>
<pubDate>2023-03-18T10:08:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Mustafa'ya Ağıt</title>
<description> Korona illeti dünyayı sardı Elbet bununda bir çaresi vardı Çare buluncaya çok gönül kırdı Yüreğim yanıyor gitti Mustafa ……………… </description>
<link>https://www.antoloji.com/mustafa-ya-agit-3-siiri/</link>
<guid>3401695</guid>
<pubDate>2022-09-26T07:16:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Resmigeçiti</title>
<description>Aşk resmigeçiti Orhan Veli Kanık öldüğü zaman cebinden dış fırçalarının sarılı olduğu bir kağıt çıkıyor. Mürekkebi dağıldığından dolayı üçüncü kıtası okunamayan  şiirin adı Aşk Resmigeçiti. Ben de ona nazire yaptım. ………………………………………. Birincisi evimdeydi O yürüyüş, o bakış, o gülüş O sarılış, o okşayış </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-resmigeciti-2-siiri/</link>
<guid>3401694</guid>
<pubDate>2022-09-26T06:54:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşanmış Yıllar</title>
<description>  Geçti dakikalar günler geceler Derdimi anlatmaz oldu heceler Mazilere mi dolduda niceler Ben  ömürü geçtim ömür de beni </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasanmis-yillar-4-siiri/</link>
<guid>3396835</guid>
<pubDate>2022-09-08T14:28:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Oruç</title>
<description>Önümde çeşitli yemek duruyor Midemin açlığı beni yoruyor Gözlerim de hep saati arıyor  Oruç müslüme farz imiş Hem de vücuda şarz imiş </description>
<link>https://www.antoloji.com/oruc-110-siiri/</link>
<guid>3355444</guid>
<pubDate>2022-04-20T13:00:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Yatakhanenin Arkası</title>
<description>                                                  Bilgisayar çıktı mertlik bozuldu. Mert dediğin oyunu dışarıda oynamalı, gran tuvalet dışarıda gezmeli, kızlara kılark çekmeli. Mert dediğin mahallenin namusunu korumalı, kimseye zararı olmamalı. Daha say sayabilirsen ama konu dağılacak. Anlatacağım konu bu değil. Öğretmen okulunda parasız yatılı öğrenciyim. Yatak ütülü pantolon giyiyorum, saçları briyantin yerine makine yağı sürüp parlatıyor ve yatırıyorum. Gömleğin kirli yakası görülmesin diye yakayı dik tutuyorum. Ben böyleyim hepimiz böyleyiz. Bizlere her şey devlet tarafından veriliyor. Beykoz marka iskarpin dahil.  Verilen bunca bakımın karşılığı olarak bizlerden gönderdikleri yerde çalışmamız isteniyor. Biz garip aile çocukları için bu iş canımıza minnet. Çalıştık da. O yıllarda okulumuzun bahçesi geniş, etrafında çayırlıklar ve tarlalar oyun oynamaya koşup stres atmaya müsait.. Okulun bahçesinde bir gurup kızlı ve erkekli topu birbirlerine atarak oynamaktalar, -Gel gel sende oyna </description>
<link>https://www.antoloji.com/yatakhanenin-arkasi-siiri/</link>
<guid>3325016</guid>
<pubDate>2022-01-17T17:16:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>İnsan İnsana Benzer</title>
<description>   -Ahmet, Ahmet gelsene buraya nereye gidiyorsun? Ahmet geri döndü yanımıza geldi, -Biz hepimiz buradayız sen nereye gidiyorsun? </description>
<link>https://www.antoloji.com/insan-insana-benzer-2-siiri/</link>
<guid>3325015</guid>
<pubDate>2022-01-17T17:14:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Haramiler</title>
<description>   Haramiler dadandı ambarıma Haşhaşiler Ne varsa güle oynaya yediler </description>
<link>https://www.antoloji.com/haramiler-13-siiri/</link>
<guid>3325013</guid>
<pubDate>2022-01-17T17:12:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Bilmece Bildirmece</title>
<description>                                               Geçen gün torunum Utkan’la beraber ona gelen kargoyu almak üzere ilçeye gittik. Bizi orada komşu köyden bir tanıdık gördü, -Hocam köye kadar beni de alır mısın? -Tabi tabi beraber gideriz, araba boş zaten -Biraz bekle çay ocağından çantalarımı alayım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilmece-bildirmece-27-siiri/</link>
<guid>3283026</guid>
<pubDate>2021-09-01T06:27:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Şükür Tanrıma</title>
<description>  Gözlerim görüyor Kulaklarım duyuyor Dilim tat alıyor Şükür Tanrıma </description>
<link>https://www.antoloji.com/sukur-tanrima-siiri/</link>
<guid>3283025</guid>
<pubDate>2021-09-01T06:26:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Sarı Kız'a Ağıt</title>
<description>  Her baharın gelişinde, Hasan dağı ağıt yakar. Sarı Kızı bilmeyenler.. Dağa bakar yere bakar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sari-kiz-a-agit-siiri/</link>
<guid>3277062</guid>
<pubDate>2021-08-11T06:58:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Sarı Kız</title>
<description>                                                     Güzel yurdumuz çileli analarla dolu. Çileli analar çileli kızlardan oluşuyor. Bu çileli kızlar her yerde SARI KIZLAR ortaya çıkarıyor. Akçay’da sarı kız hikayesi filimlere romanlara konu oluyor. Bu sarı kızlar hayal mi gerçek mi bilinmiyor ama hep etkileniyoruz. Bizim köyümüzde de sarı kız varmış zamanında. Doğumunda başlamış hikayesi, annesine, -Doğum yaparsan ölürsün Demiş doktor, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sari-kiz-52-siiri/</link>
<guid>3277061</guid>
<pubDate>2021-08-11T06:57:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 <item>
<title>Jandarma</title>
<description>                                                 Yaşar’ın göğsüne silahını dayadı, -	Durdur len arabayı, in arabadan sende in lan, indirin arabanın üzerindekileri , sizde kacak  var arama yapacağım -Valla sahibinin haberi var -Neyin sahibi -Ayçiçek tarlasının </description>
<link>https://www.antoloji.com/jandarma-22-siiri/</link>
<guid>3277060</guid>
<pubDate>2021-08-11T06:55:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Uslu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
