<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Recep Duran Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kızılelma Türküsü</title>
<description>KIZILELMA TÜRKÜSÜ Anadolu’m, mahzun bakışlı memleketim. Kuzeybatısında bir çanak içinde küçük bir kale, İçinde aslan yüreklilerin yaşadığı. Elleri nasırlı, ayağı çıplak, benzi soluk, sert insanların memleketi. Ufacık bir tepeden boğazı gören Çanakkale, çanak içinde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kizilelma-turkusu-3-siiri/</link>
<guid>3340445</guid>
<pubDate>2022-03-02T10:55:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Duran</author>
</item>
 <item>
<title>İşte Öyle Bir Yol</title>
<description>Bir yol isterim sağa sola yalpalamayan dosdoğru Yaprakları dökülmeyen hep gölgelik bir yer olsun Güneşin sıcağını da esirgemediği bir yol Başımda kuşların uçuştuğu, cıvıltılarının ninni olduğu.  Sağda solda çimenlerin bir o yana bir bu yana salındığı </description>
<link>https://www.antoloji.com/iste-oyle-bir-yol-siiri/</link>
<guid>2225830</guid>
<pubDate>2016-02-28T21:53:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Duran</author>
</item>
 <item>
<title>Çeğen Tepesi</title>
<description>Turan soylu yiğit savaşçım, şaklat kırbacını kişnesin tayın Sür atını Pamir’in en yükseğine, Çeğen tepesine Siper al, düşman ezelden sinsi, kahpe mi kahpe Bir bak şöyle elini terek yapıp Turan ülkesine Ufukta gördüğün Türkün yekparesi, hepsi ciğerparesi Anadolu yurdunun, ana kucağının, baba ocağının </description>
<link>https://www.antoloji.com/cegen-tepesi-siiri/</link>
<guid>2166100</guid>
<pubDate>2015-08-22T22:02:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Duran</author>
</item>
 <item>
<title>Kutlu Ceng</title>
<description>Doğduk Tanrı dağından, göğe en yüksek yerden Doru taylara belendik henüz bebekken Çadırım gök kubbe, ufkum derin mavilik ezelden Sınırına ne kartal süzülür ne bir gölge düşülür Atam Mete’den, Kür-Şatdan, Tardu’dan, Bilge’den Armağan bana zafer takı dikmek, dilediğim her yerden </description>
<link>https://www.antoloji.com/kutlu-ceng-siiri/</link>
<guid>2166098</guid>
<pubDate>2015-08-22T21:51:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Duran</author>
</item>
 <item>
<title>Yakarış</title>
<description>Arzdan arş-ı alaya bir nida eyledim Ey yerlerin ve göklerin sahibi Allahım Verdiğin her nefes ömrü vakfeyledim Vefasız bir kulunun ömrüne ekledim Bak şimdi son nefesim işte bu da beyaz kefenim Küçücük bir saltanat dört omuzda tahtı revanım </description>
<link>https://www.antoloji.com/yakaris-315-siiri/</link>
<guid>2100196</guid>
<pubDate>2015-02-27T20:13:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Duran</author>
</item>
 <item>
<title>Peri Kızı</title>
<description>Kıvrımlı yolları vardır Anadolu’nun Her tepeyi çevreden dolaşan, ırmak boyu gidilen Yolu tozlu, yağmurda toprak kokan misk-i ambere denk olan Her tepenin ardında bir entarili sevgili bekler Gelip geçen yol kıvrımlarında yağız delikanlıları Esen yel gibidir, her tepe geçildikçe fistanı </description>
<link>https://www.antoloji.com/peri-kizi-74-siiri/</link>
<guid>2100195</guid>
<pubDate>2015-02-27T19:56:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Duran</author>
</item>
 <item>
<title>Yeni Dünya</title>
<description>Yeni bir dünya kuralım mı çocuklar?  Adı barış olsun. Ben eğlenirken senin doyduğun Sen gülerken salıncağını salladığım Yeni bir dünya olsun. Adı barış olsun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeni-dunya-25-siiri/</link>
<guid>2100193</guid>
<pubDate>2015-02-27T19:52:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Duran</author>
</item>
 <item>
<title>Senmiydin?</title>
<description>Sen miydin beni fethedip gönlüme giren Sen miydin ruhumu çalan Sen miydin gerçek, şimdi hayal olan Sen miydin derdime dert katan… Vakitli vakitsiz akşamlar beklediğim Hep yerli yersiz yollarını gözlediğim </description>
<link>https://www.antoloji.com/senmiydin-30-siiri/</link>
<guid>2100192</guid>
<pubDate>2015-02-27T19:50:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Duran</author>
</item>
 <item>
<title>Beyaz Ölüm</title>
<description>Soğuk, çok soğuk donuyoruz anne Şimdi senin dizini özledim, sıcacık kucağını özledim. Bir bora, tufan misali ufukta, birazdan yanımızda. Toz gibi bir kar serpintisi yüzüme yapışmakta Bizim oralarda toprak vardı hani Sahiden ben burada hiç toprak görmedim anne </description>
<link>https://www.antoloji.com/beyaz-olum-19-siiri/</link>
<guid>2100191</guid>
<pubDate>2015-02-27T19:39:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Duran</author>
</item>
 <item>
<title>Dağ Çocuğu</title>
<description>Karaydı giydiği önlük örgüsü de sökük Gündüz güçler sokağında gece ocaklık başında Eller yumuk, cepken delik, beli ezik Dağ çocuğu bu, gündüz öküz önünde, gece düşünde, gün be gün dönmece Irgat misali köyde gel denilince gelince, git denilince gidince Sorgusuz, sualsiz, yorumsuz, dudaklardan dökülen birkaç söz kırıntısı </description>
<link>https://www.antoloji.com/dag-cocugu-siiri/</link>
<guid>2098293</guid>
<pubDate>2015-02-22T12:55:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Duran</author>
</item>
 <item>
<title>Çınaraltı Kahvesi</title>
<description>Çınar altı kahvesinde beklerken sabahı Beyaz köpüklü yalının çakıl taşları Geç vakitlerde cırcır böceğinin sesi Ve yudumlarken akşamdan kalan soğuk çayı Boş kaldırımların sokak köpekleri Sandalyemin gıcırtısı ile bozulan sessiz umman </description>
<link>https://www.antoloji.com/cinaralti-kahvesi-siiri/</link>
<guid>2098287</guid>
<pubDate>2015-02-22T12:16:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Duran</author>
</item>
 <item>
<title>Neyin Olayım</title>
<description>Kerbela’da kaldım Hazreti Hüseyin gibi canım yoluna fedadır Fedakârlık mı istedin al, İsmail oldum, kanım sana kurbandır Sevgimi istedin Hasan gibi, al, peygamber sana duadır Mülk mü istedin benden Karunun olayım, al, malım yoluna revandır Sabır mı istedin benden Eyyüp gibi, al, vücudum sana yardır Adalet mi istedin Ömer gibi, al, fazla bir mum bile riyadır </description>
<link>https://www.antoloji.com/neyin-olayim-3-siiri/</link>
<guid>2098280</guid>
<pubDate>2015-02-22T11:31:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Duran</author>
</item>
 <item>
<title>Feryat</title>
<description>Yalnızlık ölümden beterdir bazen Mahpus kalınan soğuk taşlar ve boş koğuşlar Birbirine bakan sıvası dökülmüş duvarlar Parmaklıklar, sıkan prangalar ve feryatlar… Sarkan lambadan süzülen kirli ışık Sadece bir ayna ile sohbet, hem izle hem dinle </description>
<link>https://www.antoloji.com/feryat-149-siiri/</link>
<guid>2098278</guid>
<pubDate>2015-02-22T11:23:00+03:00</pubDate>
<author>Recep Duran</author>
</item>
 </channel>
</rss>
