<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ramazan Hakan Ayhan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sebep</title>
<description>Aynaların yansıdığı yorgun yüzler  Ve yüzlerin yansıdığı yorgun aynalar Sebep; Bir ömrü çalan yıllar Ne kadar diye sormayın Aynalara yılların yansıdığı kadar </description>
<link>https://www.antoloji.com/sebep-7-siiri/</link>
<guid>42923</guid>
<pubDate>2002-02-07T22:05:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Hakan Ayhan</author>
</item>
 <item>
<title>Hepsi</title>
<description>Yıkılan yok olan ne varsa  Hepsi Hemen hepsi Yada geçmiş solgun bir pazartesi Şanslı ve güzel olsa bile Yaşam ve yaşamın tersi </description>
<link>https://www.antoloji.com/hepsi-siiri/</link>
<guid>42922</guid>
<pubDate>2002-02-07T22:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Hakan Ayhan</author>
</item>
 <item>
<title>İlan</title>
<description>Cevaplarıma sorulmamış sorular  Rüyalarıma uyunmamış uykular Yüreğime hissedilmemiş duygular Gözlüklerime açılmamış gözler Şarkılarıma söylenmemiş sözler Biletlerime binilmemiş otobüsler </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilan-3-siiri/</link>
<guid>42921</guid>
<pubDate>2002-02-07T21:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Hakan Ayhan</author>
</item>
 <item>
<title>Kolay mı?</title>
<description>Bir türlü ayrılmıyordu yelkovanla akrep  Bilseler tekrar kavuşacaklarını ayrılırlardı elbet Güneş doğacaktı sabah olacaktı Güneş batacaktı akşam olacaktı Onların hayatı da bizimki gibi Bir saatin tik taklarına müebbet </description>
<link>https://www.antoloji.com/kolay-mi-siiri/</link>
<guid>42920</guid>
<pubDate>2002-02-07T21:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Hakan Ayhan</author>
</item>
 <item>
<title>Üçüncü Halin İmkansızlığı</title>
<description>Sensizliği tattım  Sonsuzluğu tadar gibi Sessizliğe alıştım Sensizliğin sonsuzluğuna bakar gibi İki akşamın bir baharına Yada bir  baharın iki akşamına kadar </description>
<link>https://www.antoloji.com/ucuncu-halin-imkansizligi-siiri/</link>
<guid>42919</guid>
<pubDate>2002-02-07T21:55:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Hakan Ayhan</author>
</item>
 <item>
<title>O Akşam</title>
<description>Son yıllarda neskafe moda ama  O akşam Kırk yıllık hatırını bitirip Dostlukların üzerine tur bindiren bir kahve içip Teşekkürü bir borç bilerek Ayrıldım senin yanından </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-aksam-4-siiri/</link>
<guid>42918</guid>
<pubDate>2002-02-07T21:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Hakan Ayhan</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Aksam Ne Sabah</title>
<description>Ne akşam ne sabah  Bir ay kaldı gökyüzünde Uzun bir diyar-ı alem seyahati gibi Acayip haller aldı gidiyor dünyayı Aklı selim bir insan tiplemesi doğdu sanki derken Onu da kronik vaka teşhisiyle kaldırdılar </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-aksam-ne-sabah-siiri/</link>
<guid>42917</guid>
<pubDate>2002-02-07T21:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Hakan Ayhan</author>
</item>
 <item>
<title>Zor</title>
<description>Zıpkın atıp ta çekip giderse birisi  Çaresizlik çökermiş insanın boğazına Cevapsız bakışlar her şeyin cevabını verir aslında Toz kaldırmak zoruna gitmez adamın yoksa  Ne zaman nerde </description>
<link>https://www.antoloji.com/zor-6-siiri/</link>
<guid>42916</guid>
<pubDate>2002-02-07T21:46:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Hakan Ayhan</author>
</item>
 <item>
<title>Kör Dünyacı</title>
<description>Altını üstüne getidim beynimin  Bir türlü hatırlayamadım koyduğum ayracı Çığırsız, uğrsuz, sabırsız Kaybolup var olan zor denilen zor bir tür sancı Kül kül savruluyor selamsız bir avuntu Ardınsıra yamuk bir hayat ağacı </description>
<link>https://www.antoloji.com/kor-dunyaci-siiri/</link>
<guid>41119</guid>
<pubDate>2002-01-17T21:12:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Hakan Ayhan</author>
</item>
 <item>
<title>Kardelen</title>
<description>Çoktan seçmeli değildi sinir sistemimi alt üst eden başıboş gerekçelerin gerçekliği ama ben çoktan seçiyor görünüyordum her şeyi bir manyak gibi. Adaptasyonum her gün erteleniyordu dünyaya. Kaçamaklığında tesadüf oluyordu bakışların ben ise cerrahi bir maksat arıyordum gözlerinde. Kardelen kadar asi, kardelen kadar deli. Zehirden kibrit olmuştuk ve her çaktığımızda zehirleniyorduk ve öylesine zamanlarda çıkıyordun karşıma. Korku çocukluğuma ikincil bir hüzün katarken yirmili yaşlarımda, kurşun kalemimin yumuşaklığı oranında kahramanlar uyduruyordum hikayelerime kahramanca. Çoğulcul bir menfilik okunuyordu sabır taşlarında. Karanlıklar kaçak yapıtordu yalnızlığıma mesnet dakikaları ve limanlara yanaşmadığını anlıyordum bütün gemilerin demir atan sessiz zamanlarında. Ve öylesine zamanlarda çıkıyordun karşıma. Kapı aralığına dolan gıcırtıya, kalabalıklardaki yalnızlığıma ve antep fıstığının kabuğuna çıkıyordum zıvanadan. Ölçeksiz haritalarda ve çayıma iki ölçek şeker kattığım zamanlarda hesaplıyordum  aramızdaki mesafenin gidilebilirliğini; mesafeyi sen şekeri ben artırıyordum. Tasarrufa gidiyordum ciğerlerime doldurduğum oksijenden ve kurduğum cümlelerden. Öznenin, tümlecin ve yüklemin minnettinde eziliyordu dudaklarım. Ve öylesi zamanlarda çıkıyordun karşıma öylesine. Uzun düşlerimde ağlatıyordu ve boğazımı kurutuyordu iklimin karasal özelliği. Ter tacak zamanlarında zar atan çocukların varlığındandım oldum olası. Cümlelerin devrikliği ilgilendirmiyordu kimseyi kafiyelerin güzelliğiydionlarn derdi. Vasıfsıs tanrıçaların dedikodularını duyuyordum hakkında; kardelen kadar asi kardelen kadar deli. Bense ne kadar gülümsesem yine mahzun çıkıyordum fotoğraflara. Rakamlar ilerledikçe takvimlerde mutlu oluyorduk bir ölüm ilanına rastlamadığımız müddetçe. Yelkovanı kıskanırsa bir gün akrep kendini yakacak öylesine. Kardelen kadar asi Kardelen kadar deli </description>
<link>https://www.antoloji.com/kardelen-11-siiri/</link>
<guid>41115</guid>
<pubDate>2002-01-17T20:47:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Hakan Ayhan</author>
</item>
 <item>
<title>İnce İnce Rüya Yağıyordu</title>
<description>İnce ince dünya yağıyordu üstümüze İnce ince bir rüya yağıyordu üstümüze Biz ise birbirimize bakıp gülüyorduk halimize Ve alt yazılar geçiyordu ekranlardan Yoğun kar tağışı nedeniyle... diye ince ince kar yağıyordu üstümüze </description>
<link>https://www.antoloji.com/ince-ince-ruya-yagiyordu-siiri/</link>
<guid>40659</guid>
<pubDate>2002-01-11T15:27:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Hakan Ayhan</author>
</item>
 <item>
<title>Amatörüz</title>
<description>Bir uykuda Bir kuytuda bıraktın gittin O gün büyüklüğündü çarptığın suratıma Ben de kalabalık oluyorum işte o tenhalara Zaman tırnaklarıyla çiziyor gözlerini Ve zaman ortaklarıyla siliyor izlerini </description>
<link>https://www.antoloji.com/amatoruz-siiri/</link>
<guid>40570</guid>
<pubDate>2002-01-10T20:23:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Hakan Ayhan</author>
</item>
 <item>
<title>Madalyon</title>
<description>Sen aşkın bir yüzü Ben aşkın bir yüzü bir de gökyüzü Yıldızlar, hayaller falan filan Bir şişe dibine dayamışız göğsümüzü Bir mahsunluk sarmış yüzümü </description>
<link>https://www.antoloji.com/madalyon-2-siiri/</link>
<guid>40537</guid>
<pubDate>2002-01-10T15:07:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Hakan Ayhan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
