<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ramazan Adil Uysal Şiirleri
</description>
 <item>
<title>K A Y B E T M E K</title>
<description>nihayet öğrendin bende  de kaybetmeyi. gözlerimde nemi, mezarımda dikili taşı çocukluğumdan emanet sapanımı, mantar tabancasını.. şimdilerde marketlerde kapış kapış ayçiçek yağını.. benim kayıplarım acılarıma dair </description>
<link>https://www.antoloji.com/k-a-y-b-e-t-m-e-k-siiri/</link>
<guid>3546513</guid>
<pubDate>2024-01-23T12:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Sevilmek</title>
<description>sevilmek farz olsa bizimki kazaya kalır sevilmek askerlik olsa bizimki bakaya kalır sevilmek bakaya kalsa bizimki fenaya kalır sevilmek izmir olsa bizimki karşıyakada kalır sevilmek şilep olsa bizimki tayfa limanda kalır sevilmek roman olsa bizle başlık atılır </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevilmek-22-siiri/</link>
<guid>2276032</guid>
<pubDate>2016-09-02T21:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Med - cezir</title>
<description>med - cezir  sahilde bir deniz kenarında mezarım olsun bulutlara gel ve git kadar yakın.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/med-cezir-161-siiri/</link>
<guid>2145315</guid>
<pubDate>2015-06-28T00:09:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Kardelen</title>
<description>kardelen bulut bu bıraksa yağmuru ıslanır cümle alem aşk bu kimi sarsa </description>
<link>https://www.antoloji.com/kardelen-283-siiri/</link>
<guid>2145313</guid>
<pubDate>2015-06-28T00:07:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Düşün</title>
<description>Tepeden tırnağa sevmişim seni Saç diplerinden ayak uçlarına Ölümü bile görmemiş gözüm Ötesini sen düşün Bir boydan bir boya ölçmüşüm seni Ülkeler gibi, kıt'alar gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusun-233-siiri/</link>
<guid>2038574</guid>
<pubDate>2014-09-06T23:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Nostalji</title>
<description>Mektubunda yazanlara bakılırsa Yaz tatilini Erdek'te geçirdin Hoş! Mutlaka Bandırma Vapuruyla gittin Sen iskelede otobüs beklerken Bana tam yirmi buçuk kilometre ötedeydin  </description>
<link>https://www.antoloji.com/nostalji-90-siiri/</link>
<guid>1964829</guid>
<pubDate>2014-02-09T16:18:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Serzeniş</title>
<description>üzerine ölü külü serpilmiş mezar taşları gibi bedbaht ve meyus akşamlar yakarıyoruz -öfke kusan yanardağ edasıyla sinsi- ruhunu ruhumla eskitme!  sıcak rüzgarlar üfürür ruhuma şürekası </description>
<link>https://www.antoloji.com/serzenis-236-siiri/</link>
<guid>1374283</guid>
<pubDate>2010-04-10T20:13:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Yağmur</title>
<description>Mantar ve solucanlarla beraber Fırlarız mahmuzlarımızla toprağa Zaptedilmez kaldırım taşları da Ne zaman yağsa yağmur Yağmur bulutu sevdalarla düşeriz Yeni açan her tomurcuğa </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmur-594-siiri/</link>
<guid>907944</guid>
<pubDate>2008-02-26T00:42:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Ulaşılmaz</title>
<description>1 Nasıl bir ruh haliyle yansıdıysa kederim Öyle üfürülüp kenetlenmiştir ufka Çımkırtmak gayesiyle yılankavi neonları Işık içinde kalan bir yürekten, yufka  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ulasilmaz-6-siiri/</link>
<guid>854745</guid>
<pubDate>2007-11-27T01:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Yaz Yağmuru</title>
<description>Mantar ve solucanlar gibi Mahmuzlarımızla  fırlarız sokağa Zaptedemez bizi kaldırım taşları da Ne zaman doğarsa güneş Düşerse   toprağa Etmese de iki damla; bir damla bir damla daha </description>
<link>https://www.antoloji.com/yaz-yagmuru-40-siiri/</link>
<guid>854738</guid>
<pubDate>2007-11-27T01:20:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>İç Sıkıntısı</title>
<description>dibi tutmuş kalaysız tencere üzeri kapak yahut yoğurdu kaymak tutarak dök yapraklarını Kırılırsa kırılsın yüzü kuylu yere kapaklansın </description>
<link>https://www.antoloji.com/ic-sikintisi-3-siiri/</link>
<guid>854731</guid>
<pubDate>2007-11-27T01:06:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşamak Hüznü</title>
<description>Acı ve sükun doluşunca gözlerine ey hüzünlü çehre Susuzluktan kavrulmak düşer Ansızın yaşamak sevinciyle yıkılan şehre. Acep bu ne iştir şaşıyor her beşer Acı berkitilmiş semalarına bir ahın Saçlarına yağmur sızıyor üçer beşer </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasamak-huznu-siiri/</link>
<guid>854709</guid>
<pubDate>2007-11-27T00:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Senin Neyinim</title>
<description>bir gidişim vardı Bandırmaya gören dönüşü yok zanederdi yangınsız yakılmış gemilerin dumanları paçalarımdan tüterdi  sonunda olan oldu, okulu astım </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-senin-neyinim-3-siiri/</link>
<guid>805945</guid>
<pubDate>2007-09-05T01:05:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Son Tren</title>
<description>Dünyada milyonlarca kadın var, hayalimde bir tek sen. Ben ahmağın tekiyim; milyonları bir kenara koy da sen hayalle cebelleş. Bir kadın sesi duysam senin sesine benzer, hayalimdeki ile yüzleşeceğim de bu güzel rüya sona erecek diye ödüm kopuyor. Galiba şair şöyle özetliyor:'Nice kadınlar sevdim yoktular'. Cesaretle kafamı çevirip bakamıyorum, sanki rüya bitecek. Her şey, her şey bitecek... Neden sesleri tanıyorum da yüzler bana yabancı geliyor? Aramadığım, tanımadığım yüzler olmasından mı korkuyorum? Bu gemi şayet bu limana da demir atamazsa bütün limanlar ateşe verilmiş olacak. Korkuyorum...Kiminle konuşsam, ne anlatsam boş, üstelik atlatmış sayılıyorum. Bilmiyorum.. Bu yükü ne zaman, nasıl, nerede, ne zaman, hangi limanda boşaltacağım. Nefesimi boşa tüketiyorum.Hey hat! Henüz bulamadığımı, izine bile rastlayamadığımı kaybetmekten korkuyorum. Kadın diyorum, kadıncıklar işitiyorum...İçimde bir tane varken, o biri milyonların içinden seçemiyorum. Ben bir hayat treniyim. Yakıtımı yolcularım sunuyor. Tarih boyunca bir, iki, bilemedin üç durakta duruyorum. İkinci durakta aldığım yolcu sensin. Gel, çıkalım gönül seferine, binelim son trene de. Bu kadar açbilaç olana ballı börek ne gerek? Ben belki de son ternim. Üstelik Üstelik bu son seferim olabilir. Yakıtım tükenmek üzere. Bir başka durakta duracakmıyım, meçhul. Bir başka istasyona ulaşacak takatim yok. Bekliyorum, öyle bir zaman bekliyorumgel, ki vazgeçmek mümkün olmasın. Bir kadın olsun ki, her zerresi göz olsun,hayat elektriği benim şalterime bağlı olsun. Her şeyşyle tutkusu tutkum olsun. -ver dese ciğerlerine çekiksin soluğum-Sen ağzını açarsan ben konuşurum.Bak, desin, her zerresiyle sen, saçım, topuğum. Yeter. Sonra bu adam nisyan ufuklarında unutulsun.Yeni aşıkların titreyen elleriyle terini silip attığı buruşuk bir mendil gibi bir gül dalına usulca kondurulsun. Ruhumla bulutlara yelken açacak kimse yokmu? </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-tren-23-siiri/</link>
<guid>764970</guid>
<pubDate>2007-06-24T13:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Tünel</title>
<description>tünel çıkışındasın paltonu çıkar ıslaklığında üşümediğine inansın maviye açılan martılar  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tunel-22-siiri/</link>
<guid>762385</guid>
<pubDate>2007-06-19T23:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Deprem</title>
<description>Artık bu şafakla sen de yoksun Umut yok hiç bir akşam kızıllığında Çiçekleri kendi haline bıraktım saksıda Onlar da senin gibi kendince solsun  Artık bu depremle sen de yoksun </description>
<link>https://www.antoloji.com/deprem-103-siiri/</link>
<guid>756163</guid>
<pubDate>2007-06-10T18:07:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Aramızda İstanbul</title>
<description>Bu yollar İstanbul'a çıkar İstanbul yolunda adamlar İstanbul'da deniz var Denize martılar dalar Gemilerde sen olursun diye Aklımda deniz köpüğü, biraz da martılar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/aramizda-istanbul-siiri/</link>
<guid>756153</guid>
<pubDate>2007-06-10T17:30:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Gamsız</title>
<description>Sus deyince Süphan dağının lavları fışkırsın Sos verince Gemilerin güverteleri çatırdasın Koz deyince Bütün papazlar açılsın </description>
<link>https://www.antoloji.com/gamsiz-10-siiri/</link>
<guid>746028</guid>
<pubDate>2007-05-26T00:26:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Av</title>
<description>Kim takılıp düşer güneşe Bir üfleyişte söndürür dimağını Ya da burkutur ayağını Dönüp mehtaba küfreder Kurutur dilini damağını Üstelik çalım satar ki </description>
<link>https://www.antoloji.com/av-15-siiri/</link>
<guid>746020</guid>
<pubDate>2007-05-26T00:16:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 <item>
<title>Biçare</title>
<description>Ateşten bir kıvılcımdı saçılan Yüreğinle pare pare canlanan Kucağımda solmamış çiçeklerden Bir buket tebessümün resmidir gece  Sele kapılış, girdap - garabet </description>
<link>https://www.antoloji.com/bicare-38-siiri/</link>
<guid>746011</guid>
<pubDate>2007-05-26T00:02:00+03:00</pubDate>
<author>Ramazan Adil Uysal</author>
</item>
 </channel>
</rss>
