<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Rahmi Vidinlioğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Metropolle Tanışma</title>
<description>Çok geçmeden başlayıverdi manasız kavgalar!  Neydi paylaşamadığımız? ! Ya da aslında neydi bir yataktan başka paylaşmayı arzuladığımız? ! Cevapsız sorular kemirirken beynimi; alkolle yoldaştım, intiharla sırdaş!  Metropolde çocuk olmak, katil olmakmış! </description>
<link>https://www.antoloji.com/metropolle-tanisma-siiri/</link>
<guid>2093061</guid>
<pubDate>2015-02-07T16:44:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gitme Döngüsü</title>
<description>Zamanı geldi; gideceksin!  Önce özgürlüğünün peşine düştün! Yıllardır uğruna savaş verdiğin değerlerin tümünü bir kenara bıraktın!  Zamanı geldi; gideceksin! </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitme-dongusu-2-siiri/</link>
<guid>2093059</guid>
<pubDate>2015-02-07T16:42:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Bilirdim</title>
<description>Aniden gece oluverirdi,  elim içki şişelerinin neminde üşürdü... Birazcık sarhoş olacak olsam birdenbire aklıma geliverirdin... Bilgisayarın masaüstüne resmini koyar, devasa gülümseyişine karşı kaldırırdım şişeyi: “Şerefe! ”  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilirdim-12-siiri/</link>
<guid>2093058</guid>
<pubDate>2015-02-07T16:27:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ölümsüz Sevgiler Sunağı</title>
<description>Giderken bana bıraktığın yalnızlık,  kudurmuş bir sarmaşık gibi hızla tırmanıyor şimdi içimi! Ve ben tüm şehirlerin adlarını unutmuş bir gezgin gibi ardı ardına başıboş çağrışımlar sıralıyorum şimdi…  Dört dörtlük yazdım gidişine… </description>
<link>https://www.antoloji.com/olumsuz-sevgiler-sunagi-siiri/</link>
<guid>2093053</guid>
<pubDate>2015-02-07T16:20:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Somutlaşınca Erir Tüm Tanrıçalar</title>
<description>Somutlaşınca erir tüm tanrıçalar...  Somutlaşma sakın! Kanatlarında hüzünlü bir şarkının melodileri yankılanmalı, gözlerinden süzülen kana, aşkın tarihi yazılmalı!  Somutlaşınca erir tüm tanrıçalar... </description>
<link>https://www.antoloji.com/somutlasinca-erir-tum-tanricalar-siiri/</link>
<guid>2093019</guid>
<pubDate>2015-02-07T15:22:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gece Çöktü mü Şehrin Üzerine</title>
<description>Gece çöktü mü şehrin üzerine  ben oturur bitmeyecek bir şiire daha başlarım… Esrarkeş kızlar simsiyah saçlarına sarı kınalar yakar… Gürül gürül bir yağmur gelir çömelir odamın ortasına… Ben oturur bir şiiri daha yakarım kalbimin hiç bitmeyecek yangınında! </description>
<link>https://www.antoloji.com/gece-coktu-mu-sehrin-uzerine-siiri/</link>
<guid>2093015</guid>
<pubDate>2015-02-07T15:17:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yokluğunun Yorgunluğu</title>
<description>Aslında sen hiç yoktun, ama korktum bir kere,  korktum bir alev gibi fışkırıp, radyasyon gibi dalga dalga yayılan buz tutmuş yalnızlıktan. Öldüm, bir imla hatası gibi öldüm şiirin kollarında ve astım kendimi şizofreninin orta yerinde günahkar bir elma ağacına... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yoklugunun-yorgunlugu-siiri/</link>
<guid>2093013</guid>
<pubDate>2015-02-07T15:09:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Bilsen Neler Öğretti Yokluğun</title>
<description>Yoktun!  Kim bilir kaç gece odamı kelebek bastı, aşkına adanmış hayallerim hasretinden kim bilir kaç ormanı yaktı! İçimde her gece biraz daha yetim kalan çocukluğum, içimi milim milim kemiren yokluğunla aynı paydalarda eşitlenemedi, ölümden beter hasretin hiç sadeleştirilemedi! </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilsen-neler-ogretti-yoklugun-siiri/</link>
<guid>2093005</guid>
<pubDate>2015-02-07T14:53:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Adı Konulmamış İntiharlar</title>
<description>Ben; acıyarak reddettiğin bir şizofrendim!  Ürkütücü düşler kuran, ipe sapa gelmez şiirler yazan, zavallı bir şizofren! Gittin, paragraflar dolusu intihar koydun, bir zamanlar şefkatini tattırdığın avuçlarıma, kırarak parmak uçlarında gizlediğin sihirli aynaları, zehirli kanlar sürdün dudaklarıma! </description>
<link>https://www.antoloji.com/adi-konulmamis-intiharlar-siiri/</link>
<guid>2093001</guid>
<pubDate>2015-02-07T14:45:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Terk Edilmenin Psikopatolojisi</title>
<description>Zehirli yılanlarla oynuyor içimdeki tecahül-i arif!  Terk edilmek ne biçim şeyse artık, zehir içirtiyor insana çatallı yılan dillerinden! Yeni bir mitoloji kurmaya karar verdiriyor insana; içinde “aşk” olmayan yepyeni bir mitoloji!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/terk-edilmenin-psikopatolojisi-siiri/</link>
<guid>2093000</guid>
<pubDate>2015-02-07T14:40:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ölü Tanrıçalar Diyarı</title>
<description>İçimde, geçmişe ve sana dair öyle çok acı birikmişti ki,  alt alta yazılsalar, hiç utanmadan şiir olacaklardı! Bu yüzden kesip bileklerimi kör bir jiletle, giderken söylemeye bile korktuğun her kelimeni tek tek heceledim. Ve kanımla yazdım, kimseye söylemez diye tüm sırlarımı korkusuzca paylaştığım dört duvara: “Bir şi-zof-ren-sin sen! Se-ni se-ve-mem! ” </description>
<link>https://www.antoloji.com/olu-tanricalar-diyari-siiri/</link>
<guid>2092997</guid>
<pubDate>2015-02-07T14:37:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Gidişin Anatomisi</title>
<description>Gittin!  Seni benden, beni senden koparttılar! Kahpe bir intihara dönüş bileti kesti gişedeki Azrail! Tımarhanelere kaldırdılar beni, kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-gidisin-anatomisi-2-siiri/</link>
<guid>2092980</guid>
<pubDate>2015-02-07T14:07:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Masalsı İsyanlar</title>
<description>Masalsı gerçeğimiz gerçeksi bir masala dönüştü!  Çünkü bir şeyin şiir sayılabilmesi için ille de alt alta mısralarla yazılması gerekirdi! Yani çok zor anlaşılırdı bir insan, hatta anlaşılamazdı! Çünkü sanat aşkın bittiği yerde başlardı, felsefe sanatın tükendiği yerde… </description>
<link>https://www.antoloji.com/masalsi-isyanlar-siiri/</link>
<guid>2092977</guid>
<pubDate>2015-02-07T13:57:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Şair İtirafları</title>
<description>Sen ne kadar iyi bir şair olduğumu bilen tek insandın!  Bu yüzden, sakın ölme, dedim sana! Ölme sakın görmeden kitaplarımızın basıldığını, basılan kitaplarımızın toplanıp yakıldığını…  İnan, bir gün basılacak kitaplarımız, dedim… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sair-itiraflari-siiri/</link>
<guid>2092976</guid>
<pubDate>2015-02-07T13:56:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Her Kaçış Kendini Yakalar</title>
<description>İnanılmaz bir kaçış planı yapıyorum şimdi her gece.  Her gece biraz daha derin bir tünel kazıyorum kendi içime!   Fikrim firarda, kendime doğru derin tüneller kazmaktayım: </description>
<link>https://www.antoloji.com/her-kacis-kendini-yakalar-siiri/</link>
<guid>2092974</guid>
<pubDate>2015-02-07T13:55:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yüzleşme</title>
<description>Bilemezsin ne kadar kirlenmiş sokaklar;  sen bunca acı çekmiş olmana rağmen yine de bilemezsin o sokaklarda boynunu yere eğerek yürümeyi! Yürümek zorunda bırakılmayı, varlığından utanmayı bilemezsin yine de! </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuzlesme-123-siiri/</link>
<guid>2092972</guid>
<pubDate>2015-02-07T13:51:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kapıya Dayanan Tanrı Misafirleri</title>
<description>Eski bir pınar kenarında oturmuş düşünürsün:  Nasıl da kurumuş akan sular, nasıl da oyuk bırakmış sonra toprağı, kuruyan suyun buharı… Oysa gece geç vakitlerde bombalar düşer uzakta bir şehrin ücra köşelerine ve orada kuruyan pınarlar artık gözyaşı pınarlarıdır… </description>
<link>https://www.antoloji.com/kapiya-dayanan-tanri-misafirleri-siiri/</link>
<guid>2092969</guid>
<pubDate>2015-02-07T13:50:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Felsefe Sohbetleri</title>
<description>Gözkapaklarıma yapışıp gözbebeklerimden içeriye akan  iflah olmaz paranoyaya teslim ederken bedenimi, yağmur çiseliyor kısacık saçlarıma… Ve kısacık etekleriyle dört dönüyor etrafımda küçük kız çocukları… Hepsinin de saçlarına yapışıp kalmış yaklaşan fırtınanın korkusu…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/felsefe-sohbetleri-siiri/</link>
<guid>2092970</guid>
<pubDate>2015-02-07T13:50:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Korku Oyunu</title>
<description>Bana yalnızlığı anlat; ama tek bir kelime kullan!  Büyülü sözcüklerle boya dudaklarını: “ Heristas tajurdimi yalinas / esteriti safiretum fergulas…”  Bana şizofreniyi anlat; ama tek bir kelime kullan! Nasıl kıpkırmızı kanar şizofren şairlerin titrek parmakuçları? ! </description>
<link>https://www.antoloji.com/korku-oyunu-siiri/</link>
<guid>2092968</guid>
<pubDate>2015-02-07T13:49:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kaçış</title>
<description>Gelir gibi yapar hep sahte sevgililer,  gelir gibi yapıp çörekleniverirler sevdanın tan yerine! İçinde anlamsızca bir kaçma isteği, şiir yazarken klavyeleri parçalayan parmakların ve delirircesine içtiğin biralar... Winamp’ta son ses Düş Sokağı! Kaçarsın... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kacis-222-siiri/</link>
<guid>2092967</guid>
<pubDate>2015-02-07T13:48:00+03:00</pubDate>
<author>Rahmi Vidinlioğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
