<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Rafet Uylaş Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kırmızı Karanfiller</title>
<description>Ne kadar çok yerde gördüm Kırmızı Karanfilleri yaşadığım süre içinde. Çocuktum buram buram kokardı bahçemizde, delinmiş çinko su kovalarından yaptığımız saksılardan, salkım salkım sarkan Kırmızı Karanfiller. Babaannem torunları kadar çok sever, onları okşar gibi okşardı her sabah sevgiyle şefkatle onları. Daha sonralar düğün salonlarında kapılardan itibaren dizilmiş düğün çelenklerinde tebessüm ediyorlardı konuklara, düğün sahibi gibi hoş geldiniz diyerek. Düğün salonunun kapısına yanaşan gelin arabasının üzerine de Kırmızı Karanfillerden süsler yapmışlardı. Gelinin tertemiz bembeyaz gelinliğine anlam katıyorlar, onun mutluluğunu haykırıyorlardı bu fotoğraf karesinde. Sonra bir çingenenin kah bukle bukle simsiyah saçları arasında, kah göğüslerinin arasında ya da kömür karası gözlerinin yanında onun içindeki ateşin dışarıya yansıması olarak gördüm. Bazen de cenaze araçlarında, tabutların üzerinde,son yolculuğuna ister dualarla ister alkışlarla uğurladığımız sevdiklerimize yoldaş ettik Kırmızı Karanfilleri. Duygularımızı yüreğimizden Kırmızı Karanfillere yükleyip serpiştirdik gidenlerin üzerine. Son defa acılarımızı hüzünlerimizi paylaştık onlarla. Nefretimizi de onlarla haykırdık insanlığa. Masum insanların kahpe tuzaklarla ya da hiç akıllarında yokken düşünmüyorken ölümü, yanı başlarındaki bir patlamayla yaşamlarını yitirdiklerinde, şerefsiz kurşunların masum çocukları bile ayırt etmeksizin masum insanlara yöneldiğinde, savaşan iğrenç dünyada, yıkıntılar arasındaki cansız bedenleri anımsadığımızda duygularımızı paylaşan nefreti varlığı ile ifade eden yine Kırmızı Karanfillerdi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizi-karanfiller-siiri/</link>
<guid>485265</guid>
<pubDate>2006-06-26T13:34:00+03:00</pubDate>
<author>Rafet Uylaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Sabah Uyandığında...(5)</title>
<description>Bir sabah uyandığında hatırlayacak mısın?   Hani sizin evde bir düğme kutusu vardı…  Annen telden çamaşırları toplayıp, Yeşil sabun kokusunu odanın dört köşesine </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sabah-uyandiginda-5-siiri/</link>
<guid>406165</guid>
<pubDate>2006-03-20T18:14:00+03:00</pubDate>
<author>Rafet Uylaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Sabah Uyandığında (4)</title>
<description>Bir Sabah Uyandığında…  Bir sabah uyandığında Fark edebilecek misin? Yamalı pantolonların artık giyilmediği zamanlarda yaşandığını... Modada renklerin farklı consept diye adlandırıldığı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sabah-uyandiginda-4-siiri/</link>
<guid>355609</guid>
<pubDate>2005-12-28T18:37:00+03:00</pubDate>
<author>Rafet Uylaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Sabah Uyandığında (3)</title>
<description>Bir Sabah Uyandığında…  Bir sabah uyandığında Hatırlayabilecek misin? Sokakta kış akşamları dolaşan, Nedense akşam yemek saatlerine nasıl denk geldiğini bilemediğin, Boooozzaaa, Booooozzaaa  yada tahaaaaancııı, pekmeeezciiii feryatları ile </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sabah-uyandiginda-3-siiri/</link>
<guid>355607</guid>
<pubDate>2005-12-28T18:35:00+03:00</pubDate>
<author>Rafet Uylaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Sabah Uyandığında (2)</title>
<description>Bir Sabah Uyandığında...  Bir sabah uyandığında, Hatırlayabilecek misin, soğuk odada uyanıp; Ancak akşamın erken saatlerine kadar yanabilecek odunu  olan sobanın, Gece sen uyurken sönünce üşüyüp, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sabah-uyandiginda-2-siiri/</link>
<guid>355602</guid>
<pubDate>2005-12-28T18:29:00+03:00</pubDate>
<author>Rafet Uylaş</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Sabah Uyandığında (1)</title>
<description>Bir Sabah Uyandığında   (1)    Bir sabah uyandığında, Hatırlayabilecek misin annenin koynunda O’nun memesine geçirdiğin tırnaklarınla Hayata sımsıkı tutunacağını bilmediğini. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sabah-uyandiginda-1-siiri/</link>
<guid>355600</guid>
<pubDate>2005-12-28T18:22:00+03:00</pubDate>
<author>Rafet Uylaş</author>
</item>
 <item>
<title>Neler Oluyor Anlayamıyorum...</title>
<description>NELER OLUYOR ANLAYAMIYORUM...  Nedendir bilmiyorum? Ne zaman kendim için bir şeyler yazmayı düşünsem, Ne zaman iki kelime karalamayı düşünsem, Her seferinde başlarken derin bir iç çekerek başlıyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/neler-oluyor-anlayamiyorum-siiri/</link>
<guid>274454</guid>
<pubDate>2005-06-25T21:39:00+03:00</pubDate>
<author>Rafet Uylaş</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnız Sen Olsaydın</title>
<description>YALNIZ SEN OLSAYDIN  Deniz kıyısındayım, ayaklarım çıplak Paçalarım sıvanmış, Göğsüme vuran meltem bedenimi sarıyor. İliklerime kadar hissediyorum seni ve meltemi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalniz-sen-olsaydin-siiri/</link>
<guid>273523</guid>
<pubDate>2005-06-22T19:00:00+03:00</pubDate>
<author>Rafet Uylaş</author>
</item>
 <item>
<title>Öyle bir Sevda ki;</title>
<description>Od’una odun olmak bile hoşnut eder insanı Odun olmak O’nun adına ne gam Odunu yaratan O’nun adına kurban Öyle yaşa, öyle sevdalan ki; Öyle bağlan, öyle adan ki; Sonunda Od’una olma kurban.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/oyle-bir-sevda-ki-4-siiri/</link>
<guid>265493</guid>
<pubDate>2005-05-28T13:33:00+03:00</pubDate>
<author>Rafet Uylaş</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Hiç Düştün mü...</title>
<description>Sen hiç düştün mü?  Düşerken yerle buluşmadan önce neler yaşanır bilir misin? O kadar uzun zamandır ki o.. Sanırsın bir ömür geçiyor. Düş, düş geçmez zaman, Sanki sonsuzluğa uçuyormuş gibi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-hic-dustun-mu-siiri/</link>
<guid>265490</guid>
<pubDate>2005-05-28T13:20:00+03:00</pubDate>
<author>Rafet Uylaş</author>
</item>
 <item>
<title>Ona Göre Öyle İdi...</title>
<description>Allah’ın cezası bir adam Allah’ın cezası bir hayat yaşadı Allah’ın cezası bir ölüm buldu onu, ama Allah onu cezalandırmadı... Çünkü; o hayata hep böyle bakmıştı... Ona göre öyle idi... 09.02.2004 </description>
<link>https://www.antoloji.com/ona-gore-oyle-idi-siiri/</link>
<guid>265488</guid>
<pubDate>2005-05-28T13:16:00+03:00</pubDate>
<author>Rafet Uylaş</author>
</item>
 </channel>
</rss>
