<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. &#214;zkan Karaca Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kül Dolu Kavanoz</title>
<description>senin  yüreğimin duvarına taş attığın gözlerin ateş sıçratarak üzerime yapıştırdığın sözlerin günler günler üstünde birikerek geçen günlerle seslenen hüzün karaladığım sayfalara leke olmuştu </description>
<link>https://www.antoloji.com/kul-dolu-kavanoz-siiri/</link>
<guid>2127899</guid>
<pubDate>2015-05-18T13:07:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Hatıraların Küllerinde Sen</title>
<description>hatıralarla yazılan sayfaların lekesinde yüreklere dokunan sancıların sesinde sende bir süre yakalanarak ruhumun toprağına gömdüğüm senden kalan hüzün sırrı kaldı  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hatiralarin-kullerinde-sen-siiri/</link>
<guid>2119578</guid>
<pubDate>2015-04-27T16:41:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Yüreğime Döşenen Taşlar</title>
<description>sen gittin gideli kaldırımların bataklığında ayaklarım yutuldu sokakların yataklığında kanım tutuldu  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuregime-dosenen-taslar-siiri/</link>
<guid>2107331</guid>
<pubDate>2015-03-23T15:26:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Küllenen Anılar ve Deniz</title>
<description>evlerin penceresinden taşan yangınlar tek tek sönmeye başlamıştı insanlar uyku ormanına dalarak istirahate çekilmişti  bir kaç günden beri </description>
<link>https://www.antoloji.com/kullenen-anilar-ve-deniz-siiri/</link>
<guid>2105108</guid>
<pubDate>2015-03-16T14:48:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbul'da Küllenen Sen</title>
<description>dudaklarımda  kan sızıntısı bir leke duygularımda çan yankısı bin hece  seni </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-da-kullenen-sen-siiri/</link>
<guid>2105097</guid>
<pubDate>2015-03-16T13:41:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Küllenen Rüya</title>
<description>beyaz kanatlı bulutlarla  kaybolan saatler gümüş başlı topraklarla saklanan tarihler gri yüzlü şehirlerle sarılan insanlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/kullenen-ruya-siiri/</link>
<guid>2103473</guid>
<pubDate>2015-03-10T17:53:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Küllenen Sevda</title>
<description>seni nasılda hayalimin cam kavanozuna hapsetmiştim ara sıra anın kırıkları çarpan bazen de acı ısırıkları  atılan olmuştun </description>
<link>https://www.antoloji.com/kullenen-sevda-2-siiri/</link>
<guid>2103174</guid>
<pubDate>2015-03-09T16:40:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Küllenen Günlerde Sen</title>
<description>seni nasılda ananın emzirdiği bebeğe şefkati gibi sevmiştim  sana nasılda </description>
<link>https://www.antoloji.com/kullenen-gunlerde-sen-siiri/</link>
<guid>2103168</guid>
<pubDate>2015-03-09T16:26:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Üsküdar'da...</title>
<description>Kızkulesi Üsküdar' ın sevdaya gözyaşı abidesi Bende sevdanın yanlızlığına konmuş dudak Seni sokakların geniş omuzunu çiğneyerek Evlerin kirli sayfalarını karıştırarak Caddeleri karartan tülleri kırarak Üsküdar' ın kalın ensesine kapanmıştım </description>
<link>https://www.antoloji.com/uskudar-da-7-siiri/</link>
<guid>2100147</guid>
<pubDate>2015-02-27T17:24:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Küllenen Çağlara Gül</title>
<description>Ey Nebi, alemlerin rahmet kucağı Sana sığınarak bucağına geliriz Anlarımız toprağın teninde durarak Senin güzel siyretinden azık aldık Alınlarımız taşların terinde olarak Senin güzel suretinden göz yaktık </description>
<link>https://www.antoloji.com/kullenen-caglara-gul-siiri/</link>
<guid>2100138</guid>
<pubDate>2015-02-27T17:18:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Küller ve Yarınlar</title>
<description>yaşamın payesi suya üflenerek menzillere mim gerilerek ruhumuzdan yol çekilerek günler günler üstünde birikerek sensizliğe bir süre sonra kapanmıştım... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kuller-ve-yarinlar-siiri/</link>
<guid>2099251</guid>
<pubDate>2015-02-24T15:53:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Küller ve Güller</title>
<description>küller  iyi veya kötü geçmiş yaşamın çığlığında tükenen bitişin kendisidir küllerin isi kalbe atılan zehir gibidir </description>
<link>https://www.antoloji.com/kuller-ve-guller-2-siiri/</link>
<guid>2099242</guid>
<pubDate>2015-02-24T15:28:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Küller ve Günler</title>
<description>hayat bu ya... yakılarak küllenen anıların izi geçmişin harabelerinde sırlarını kalbin odasına tozlarını bırakarak çekilir  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kuller-ve-gunler-siiri/</link>
<guid>2099231</guid>
<pubDate>2015-02-24T14:51:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Küller ve Anılar</title>
<description>gecenin demir kafesinde gördüğüm rüyanın sahnesi zihnime acısını bırakarak yatağın bileklerinde öylece ceset kalmıştım  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kuller-ve-anilar-siiri/</link>
<guid>2099227</guid>
<pubDate>2015-02-24T14:33:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Küllenen Mektup-2</title>
<description>Ey gönlümün baharında yırtılan, ne olur uyan. Sana üflenen ellerime dayan  Sözümün marifetinde seni hece hece karıncalarına aktarıyorum. Eşrefle yükselen uzaklıkta durdun. Ne olur kurul. Sana yığılan sevdada durul </description>
<link>https://www.antoloji.com/kullenen-mektup-2-siiri/</link>
<guid>1402286</guid>
<pubDate>2010-06-02T14:59:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Tarih ve İnsan</title>
<description>Ey gökyüzünün kara kubbesinde asılan, yıldızlarla işlenmiş şanlı hilal…  Ey yeryüzünün kaba penceresinde açılan yarınlarla izlenmiş canlı misal  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tarih-ve-insan-2-siiri/</link>
<guid>1083763</guid>
<pubDate>2008-12-17T21:40:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Tarihe Selam....</title>
<description>Selam Sana! Bin bir çile ve zahmetlerle yoğrulmuş, al kana bulanmış, gözyaşı ile sulanmış, toprağının her bir karışı- bin tarağı şehitlerin kemikleri ve sulbünden geldiğimiz atalarımızın ten(r) i ile süslenmiş eşsiz güzellikte, zarif özellikte ülke: Türkiye’m  Anadolu’nun kapısını Malazgirt’te (Ağustos 1071) ’ de yıldırım yumruğuyla aralayarak giren: Veli duruşlu muzaffer komutan Alparslan ve akıncıları… Hilal etli bedenlerini, çelik bileklerini, azim dolu başlarını feda ederek on beş yıl içinde Anadolu’nun tapusu bütünü ile kıyamete kadar; çağların mirasında, dağların mevkisinde, bağların meyvesinde, şehirlerin menzilinde ikamet eden nesillerine geçti.  Bozkır kültüründen, İslam medeniyeti dairesine giren atalarımız yerleşik mekânlarda toplanarak, şehirler kurup geliştirerek; kültür, sanat ve sosyal müessesler tesis ederek bulundukları yerleri izanların derinliğinde; bileklerini yorarak, dileklerini geleceğe sorarak imar seferberliğinde geliştirmeye başladılar. Böylece çağların alnında parlayan, zamanların yelkovanını güzelliklerle yakalayan, gönüllerin duvarını paklayan ve günümüze de ışık tutan: Kıymetli mimari eserleri ile Anadolu’yu ve fethettikleri üç kıtanın; yer in bakırını, gök’ün bakışını! İnci gerdanla, yakut endamla, altın cevherle süslediler. Bilek terinde, beyin zerinde, kalbin yerinde hayırla yâd edilen ecdadımızın pak ruhlarına, hak sürurlarına selam…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tarihe-selam-siiri/</link>
<guid>1059520</guid>
<pubDate>2008-11-08T16:24:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Tarihe İz Olan: İzollu</title>
<description>Ufukların ışık duvarında, zamanların sukutuna uyan, mihenk taşı. Toprağın ılık durağında, mesafelerin yoluna ulaşan, renk başı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tarihe-iz-olan-izollu-siiri/</link>
<guid>899266</guid>
<pubDate>2008-02-12T21:05:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Gün Batımı...</title>
<description>Gecenin mezarında alnımı kemiren anılar  Düşler yurdunun bulutlarını parçalayarak kaçar İzbe duvarların hicranında nefes olarak bakar Kafa hatırasının defteri soluk kalarak rüyalara yatar  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-batimi-64-siiri/</link>
<guid>857543</guid>
<pubDate>2007-12-01T20:52:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 <item>
<title>Küllenen Mektup-4</title>
<description>Sen benden gittin gideli, şizosfen günlerin sataşmasıyla gölgemin ardında yitik kaldım. Gönlümün acısında ezilerek sukut ettim. Senin  gözlerin ummanların yerine yıkık vurdu. Anıların kâbus bakışıyla vakitler bana deli oldu  Uzaklığın dilinden acı azık aldım. Hafakanların çarpıntısıyla yüreğimi kıstığım sert veda  oldu. Karlı geçmişin soğukluğuyla </description>
<link>https://www.antoloji.com/kullenen-mektup-4-siiri/</link>
<guid>658011</guid>
<pubDate>2007-02-11T18:17:00+03:00</pubDate>
<author>Özkan Karaca</author>
</item>
 </channel>
</rss>
