<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. &#214;zg&#252;r Havuz  Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Gidiyorsun Yani</title>
<description>Bir tek sen biliyordun bu evde yaşananları.  Şimdi kapıyı ardına kadar açıp gitmene yüreğin nasıl el veriyor. Gidiyorsun yani. Ondan mı bu umarsız susuşlar ve küskün bakışlar.  Gidiyorsun işte </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidiyorsun-yani-siiri/</link>
<guid>1706160</guid>
<pubDate>2012-04-17T16:55:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Bir Aşkın Biyografisi 1</title>
<description>Ben aslında o kadını hiç unutmamak üzere sevmek istemiştim. Bir gün hiçbir acıya benzemeyen o şeyin, adına dünyanın bütün dillerinde ‘aşk dedikleri o şeyin beni buluna dek, sadece sevmek istemiştim. Ve öylece bir an da hiçbir sebep göstermeden, iz bırakmadan gidecektim. Düşünecek onca şey varken aklımı bir kadınla meşgul edemezdim. Aşksız bir sevgi, ne kadar gerçek olabilir ki. Ben gerçeği başarmak için o otobüsün en arka koltuğundaydım. Hiç tanımadığım bir şehirde gün doğumunu izlemek güzel gelmişti bana. Biraz sonra insanlar sokaklara hücum etmeye başlamıştı. Asık yüzlerinden çok şey okuyabilirdiniz görseydiniz. Yüzünde gülümseme beliren kişilerin, bir buluşma randevusuna gittiğini düşünüyordum. Yoksa kim o saatte yüzüne ağzına kadar varan bir gülümsemeyi eklerdi ki. Hangi şehir de olursa olsun, sinema salonları artık o kadını hatırlatıyor bana hep. Birazdan hiç tanımadığı adama aşık olacak kadını. Şimdi biliyorum ki ne zaman o şehrin sokaklarından geçecek olsam, önce bütün kavuşmaları, bütün el tutuşmalarını, öpüşme seansları ve daha nice hatıraları yeniden yaşayıp, üzerine beni olduğum yere çökeltip, nefes almama engel olan, göz kapaklarıma ağlamayı yeniden öğretecek acıların karşılayacağını.   Sırf o şehirden geçiyor diye bütün şehirlerarası otobüsler, bütün yolculuklarımı bu yüzden erteledim. Çünkü bir insanı en çok yaşanılan şeyler kadar, yaşanılanları hatırlatan yerler de üzer, acıtır ama öldürmez.  Sade bir merhaba beklerken, uzun yıllardır birbirini görmeyen iki insanın çizdiği bir portreydi o an şehrin tam göbeğinde. Bize bakan insanlar var mıydı, şaşkınlıktan bakmıyordum bile. Kollarımın arasındaki kadının bana sarılmasıyla içime dolan mutlulukta, bir kez olsun beni kucaklamayan babama olan bütün nefretim dinmişti. İki yıl öncesi kadar kapısında beklediğimiz kafenin karşısında oturuyordum. Yalnız değildim. Yanımda bir kadın vardı, hayatımı paylaştığımı düşündüğüm ya da öyle hissettiğim ama hep bir başka kadının hatırasında. Sokağın kalabalığı gözlerimde yavaşça kaybolmaya başladı o an. Sesler kesilmişti. Ve henüz yeni tanışan iki gencin birbirlerine bakışını izliyordum oturduğum yerden. Şehirler, hatıralar acıtır ama öldürmez.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-askin-biyografisi-1-siiri/</link>
<guid>1695674</guid>
<pubDate>2012-03-22T22:39:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Aşkın Eylül'ünde Gözlerine Heba Ettim Ben Hayatı</title>
<description>Şimdi şehirler geçiyor üstümden, Aşklar, acılar...  Kapısından sensiz girdiğim bir gece daha. Uykularımı bölen sessiz çığlıkların, Uzak bir kent kaldırımına yaslıyorum bu yorgun bedenimi </description>
<link>https://www.antoloji.com/askin-eylul-unde-gozlerine-heba-ettim-ben-hayati-siiri/</link>
<guid>1695600</guid>
<pubDate>2012-03-22T18:51:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Ayrılığın Yıl Dönümü 'Kent Sayıklamaları'</title>
<description>“En çok da susmaktan sıkılmış insanları özledim. “    Kendi adımdan çıktığım yollar, Beni hep bilmediğim kentlere götürdü. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayriligin-yil-donumu-kent-sayiklamalari-siiri/</link>
<guid>1474161</guid>
<pubDate>2010-11-03T03:17:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Aşk’ın Terk Edilmiş Hali 'Kent Sayıklamaları'</title>
<description>Şimdi boş koridorlarda yankılanan sesimi sana benzetiyorum, Kırgın şarkılardan bir düş çalıyorum, Ve sen gitmek için beni dinlemiyorsun…    </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-in-terk-edilmis-hali-kent-sayiklamalari-siiri/</link>
<guid>1467329</guid>
<pubDate>2010-10-18T22:48:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Bir harf suskunluğum...</title>
<description>Her şeyden bahsetmiştim bunca zaman, Ama eksik kalan bir sen varmışsın onca cümlenin içinde saklı kalan... Oysa seni susup susup anlatmayı ne çok isterdim, Kelimeler dudaklarımda dize geldikçe Ve sessizliğimin sen tarafıyla sana yenilmeyi... Bilirim cümlelerim hep çarpıktır, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-harf-suskunlugum-siiri/</link>
<guid>1403705</guid>
<pubDate>2010-06-05T01:57:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Bir dilim çikolata ve sen...</title>
<description>Artık sana baktıkça, görmek istediğim gözlerin benimle olan alakasını kesmiş durumda... Başka şeylerle ilgileniyorsun... Mesela, sağ elindeki kalemle beni çizerken, sol elinde tuttuğun silginin yavaş yavaş beni sildiği gibi... Düşünmem gereken onca şeylerin arasından seni seçmem bir tesadüf olmasa gerek, ki seni sevmemde buna dahil.. Oysa, duymaya çok heveslendiğim bir çift cümleydi 'seni seviyorum'... Bir dilim çikolatanın dudaklarıma bulaşması gibi birşeydi bunu duymak...'Senden'... Belki şair değilim ama onca cümlenin altında senden bahsetmek bile bana kendimi bir nebzede olsa şair hissettirmişti.. Nedenini bilmediğim halde aynı soruyu sorup duruyorum kendime, ki seni saatler öncesinde bir çift göze anlatmış olmam garipsenebilir... Seni tanıdığımdan beri, kelimelerimin aşkla süslenmiş olması güzel olsa gerek, farkındayım aslında bunun.. İçinde sen geçen herşey ömrüme yeni bir tat katıyordu ama ben senin için böylemiydim... Seni seviyorum derken, dudaklarına çikolata bulaşmışmıydı hiç ya da aynaya baktığında kendini gülerken yakalıyormuydun? ... Üç nokta bırakıyorum cümlelerimin ardından, gün ağardığında devam etmeyi düşünerek... Ya mutlu gelir sonu, ya da sol elindeki silgi beni tamamen silmiş olur... 'Gri' </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-dilim-cikolata-ve-sen-siiri/</link>
<guid>1403673</guid>
<pubDate>2010-06-05T00:26:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Bu Ayrılık Zamansız Gelmişti II</title>
<description>Birkaç cümle suskunluğum vuruyor beni, Sol yanımdan…  Çıkmaz bir sokak şimdi sensizlik... Sözlerime ekledim seni, konuştum, sustum... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-ayrilik-zamansiz-gelmisti-ii-siiri/</link>
<guid>1401020</guid>
<pubDate>2010-05-31T01:42:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Sen bulaşığı yanımda ağaran hüznüm...</title>
<description>Öznesi eksik suskunluğumda yarım kalmış cümle gibisin... Eski fotoğraflarda kaldı sol göz altında bıraktığım öpüşüm… Artık dudaklarımda öldürüyorum seni sevmeleri… Her sözüm sende anlam buluyor, Gecesi gündüzüne karışmış küçük bir çocuğun yüreğinde ki müziğim ben,tekrar tekrar söylendikçe sana yazılıyorum... Kâğıttan gemilerime yükleyip özlemlerimi sana yolluyorum… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-bulasigi-yanimda-agaran-huznum-siiri/</link>
<guid>1399607</guid>
<pubDate>2010-05-28T14:20:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Çocukluğum Umutlarım ve Yalnızlığım II</title>
<description>Ne çok bilmediğim şey varmış hayata dair… Çocukluğu yarım kalmış bir adamın güncesini okuyorum Gözyaşlarımın arasına karışmış hüzünlerimle… Yarım kalmışım, hiçbir yürek tamamlamış yokluğumu… Söylediğim iyi sözlerin zararı bile kendime,ben hiçbir aşka yaranamadım, bu yüzden olsa gerek hep yalnızım … Ben hep sevmediğim insanları özlemeye yemin ediyorum, bin kere tövbe edip, sevmekten vazgeçemiyorum bir türlü… Beni karası tenime bulaşmış dört duvar arası yalnızlıklara gebe bırakan sevdiklerim;  aslında size söyleyeceğim o kadar çok şey var ki… Susuyorum, hep derdiniz ya, senin yaptığın en iyi şey bu diye… Fazlası gelmiyor işte elimden… Affedin… Yine kör bir gece, yine benim sahnede tek kişilik yalnızlığımı canlandıran, hadi şimdi uzatın elinizi… Sıcak bir buse bırakın gözyaşlarım soğumadan yanağıma… Hadi bir kez daha öldürün, ölmeye susamış suretimi…  Derin bir ah çeksem, büyük bir isyan başlar içimde… Biliyorum kendimi, tanıyorum hatta… </description>
<link>https://www.antoloji.com/cocuklugum-umutlarim-ve-yalnizligim-ii-siiri/</link>
<guid>1389306</guid>
<pubDate>2010-05-07T01:23:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Yeşilinde Gözlerinin...</title>
<description>En çokda annemin gözlerine benzeyen gözlerini seviyorum...  Belki beni hiç sevmeyeceksin, Ama yinede senden gelecek dostane bir merhabayı geri çeviremem... Adımız yine kahkahları savurduğumuz dudaklarımızda, Sıcak bir tebessümle tekrarlanacak... Annemin gözleride yeşile çalan bir renkti, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yesilinde-gozlerinin-2-siiri/</link>
<guid>1381139</guid>
<pubDate>2010-04-21T23:25:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Seni Sustum... (Deneme)</title>
<description>Umut(suzluk)  içinde geçen günlerim,  Mısraların arasında kaybolan gözyaşlarıma benziyor... Sen diye başlayan her söz, Ömrüme bir nefes daha borçlanıyor…  Ben yine her cümle arasında seni susarım… Zaten sustuğum kelimeler değilmiydi, seni bilmediğim kentlerde özleten… Biliyorum ben yine sensizliğin ertesi, seni özleyeceğim…  Parmak uçlarına bıraktığım aydınlık geceler şimdi beni en bilmediğim karanlıkların içinde, kendimle sınıyor…  Hangi vakit aklıma düşsen, şair portresi bir yüreğe yaslanır umutlarım…  Seni düşünürüm, aklına hiç gelmediğim anlarda… Ağlamayı becerebilsem, belkide ardından döktüğüm gözyaşlarıyla bir çiçeğe yeniden hayat verebilirdim, kendine gözlerini kapatan yüreğimin sessizliğinde…  Kalabalığında kendimi kaybettiğim bu kent, en çokda sensizliği hatırlatıyor bana… Parmaklarımdan sızan hüzünlerimle her kapı ardında olmayan varlığınla avutuyorum kendimi…  Zaten sen değilmiydin, her cümle arası dudaklarıma adını yasaklayan… </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-sustum-deneme-siiri/</link>
<guid>1380450</guid>
<pubDate>2010-04-20T22:37:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Sonsuza Dek (Deneme)</title>
<description>Kaderime karşı geldikçe, yine acıyan ben oluyorum… Parça parça dökülen umutlarımın elini tutacak sandığım o kadar insan, yine şaşırttı beni…  Her başlangıç beni bilmediğim uzak bir kent kıyısında yalnızlığıma sürüklerken, sesini özlediğim annemin sözleri geliyor aklıma… Neden ben bu kadar yalnızlığın içinde kıvrandıkça hüzün yazıyorum… Her bekleyişin adını umut koydum, ama hiç gelen olmadı…  Çalmadı kimse boyaları dökülmüş acılarımın kapısını… Kendime verdiğim sözlerin tarihi henüz dolmamışken, yaktığım resimlerin altında başka kadınların adını yazmışım onca zaman… Kendimi tanımaya çalışırken ne çok yaralar açmışım içimde…  Hadi şimdi hepiniz gidin hiçliğiyle avunan yüreğimden…  Kimse siyaha çalan saçlarımın üzerine elini koyup, çocukluğuma bir şeker vermedi… Oysa ne çok isterdim babamın saçlarımı okşamasını… Sahi siz bunu bilir misiniz? Sahi, çocukluğumda ki hayallerimi hanginiz gerçekleştirebilir, elinizi uzatmaya bile acizken… Beni hiçliğimle bir başına bırakın… Alışığım nede olsa, gidenlerin ardından beyaz bir mendil sallamaya… Kaç aynada daha gördüğüm suretimden uzaklaşacağım, kaç yabancı daha canımı acıtacak… Ölümle içli bir savaştayken kendime yazdığım senaryoların adını da bir kez olsun ben koysam…  Doğru ya, siz nerden bileceksiniz iç yakan sıcaklığını acılarımın… Güneşinde ısınmaya çalıştığım şehirlerin kaldırımlarında bıraktığım adımlarımdan bir eser kalmamış… Günahsız değilim… Yaktığım canların acısınıda yaşıyorum içimde… Hadi anne, elimi tut ve götür beni bu karanlığın içinden… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sonsuza-dek-deneme-siiri/</link>
<guid>1377999</guid>
<pubDate>2010-04-17T00:05:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Gitmem lazımdı, Gittim...</title>
<description>Aşk arifesinde tanıştığım ayrılıkların acısı var sol cebimde... Gitmem lazımdı, Gittim... Fazla değil bir kaç parça düştü yüreğimden...   </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitmem-lazimdi-gittim-siiri/</link>
<guid>1374993</guid>
<pubDate>2010-04-12T01:14:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Sevdiğim renkleri anlatmamı ister misin? (Deneme)</title>
<description>Ben hep imkânsızı sevdim, birazda sende imkânsızlık var şimdi…  Sevdiğim renkleri anlatmamı ister misin? Ya da susma oyunlarıyla konuşmamı… Sessiz bir film misali, ben konuşsam sen dinlesen… Sonra bana kızıp gitsen bir şey söylemeden. Bilir misin, ben hep bunu yapıyorum… Susup susup kaçıyorum, gidiyorum hiç bilmediğim yerlere… Oralarda kimseler olmuyor, benim dışımda… Bir kez olsun başımı omzuna yaslamama izin versen de doyasıya ağlasam, çıkarsam tüm içimde ki saklı kalmış acıları… Sonra gitsem… İmkânsızım, seni sevmek için senden hiç izin istemedim… Ben hep böyleyim… Sormadan bir kalbi sevebilirim, hatta ölebilirim de… Ölmeye yüz tutmuş gerçekliğim bu benim… İyi ki varsın… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdigim-renkleri-anlatmami-ister-misin-deneme-siiri/</link>
<guid>1373270</guid>
<pubDate>2010-04-09T01:04:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Özlediğim, Ama Tanımadığım Sana...</title>
<description>Yabancı bir kimliğe bürünmüş sessizliğimin,  Bir gün sen de son bulacağını hiç düşünmedim… Seni başka bir kent’in kıyılarında ararken, Daha bir sevecektim, Daha bir âşık olacaktım, Öyle söz vermiştim haylaz çocukluğuma… </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozledigim-ama-tanimadigim-sana-siiri/</link>
<guid>1366715</guid>
<pubDate>2010-03-29T02:58:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Beni, İyi Hatırla...</title>
<description>Yaralı bir geceden düşüyorum kollarını, Bölük pörçük bir uykudan...  Seslerin kendine yabancılaştığı bir yer sanki burası, Sanki sen yoktun benden önce, Sanki ben seni hiç görmemiştim rüyalarımın sana bölündüğü vakit... </description>
<link>https://www.antoloji.com/beni-iyi-hatirla-2-siiri/</link>
<guid>1364609</guid>
<pubDate>2010-03-25T01:02:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Susamadım Sana</title>
<description>Susmalıydım, Tekil gidişini izlerken gözyaşlarımın arasından, Yapamadım… Oysa sen onlar gibi değildin, Yani, Beni hep bu kaldırımda bir başıma bırakan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/susamadim-sana-siiri/</link>
<guid>1363640</guid>
<pubDate>2010-03-23T06:36:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Çocuk, Sen Gitme Emi...</title>
<description>Gerçek dışı hiçbir sevdam olmadı, Kendimi bulduğum da ölmek üzereydim... Şimdi tüm sözlerimi dudaklarımda tutup sana susuyorum...  Hiç kimse içimde ki bilinmeyen gerçeklerin ortasında kendine bir yüz aramadı, Oysa ben hep canımı acıtan gerçekleri içimde saklayıp, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cocuk-sen-gitme-emi-siiri/</link>
<guid>1360966</guid>
<pubDate>2010-03-18T06:51:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 <item>
<title>Dönmeni Beklerken...</title>
<description>Tüm yaşam hücrelerim gözlerini kapatıyor bir bir. Gökyüzü kararıyor, sensizlik dolu bir gece, ellerini uzatıyor sessiz kalmış benliğime.  Bile bile insan içini acıtacak bir gerçeğin ortasına atar mı kendisini? İşte ben bunu yaptım, Yani beni hiç tatmadığım acıların kucağında uyutacağını bilerek seninle aynı rüyada olmayı seçtim.  Bu yüzümde gördüğün utanç dolusu gözyaşları, iç kanatan acılarımın bir şahididir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/donmeni-beklerken-siiri/</link>
<guid>1359506</guid>
<pubDate>2010-03-16T01:14:00+03:00</pubDate>
<author>Özgür Havuz </author>
</item>
 </channel>
</rss>
