<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Ozge Unal Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Toynak İzleri</title>
<description>Bir zamanlar özgür  kısraklar koşuşurdu düşlerimde Şimdi, siliyorum siliyorum geçmiyor toynak izleri. </description>
<link>https://www.antoloji.com/toynak-izleri-siiri/</link>
<guid>1712728</guid>
<pubDate>2012-05-02T16:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Nikah</title>
<description>...Yattığın yeri biliyorum  Lucifer  ateşten mi özün? suya gel.....    </description>
<link>https://www.antoloji.com/nikah-11-siiri/</link>
<guid>1444310</guid>
<pubDate>2010-08-25T13:37:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Rica</title>
<description>kalma!  kalma da diyemem, gitme de!  sadece kaldır başını birkaç saniye, arsız  sarhoşluğuna soyunmuşken </description>
<link>https://www.antoloji.com/rica-30-siiri/</link>
<guid>1413595</guid>
<pubDate>2010-06-25T18:08:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Hastane Camları</title>
<description>Bunu sana kim söyledi çocuk?   Bu camlardan bakınca gökyüzüne güneşi görmeyiz ve kamaşmaz diye gözlerimiz? </description>
<link>https://www.antoloji.com/hastane-camlari-siiri/</link>
<guid>1413585</guid>
<pubDate>2010-06-25T17:45:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Şehr-i İstanbul</title>
<description>Bu şehir bazen dost, bazen düşman ve bazen şizofrendir Bir sabah yaşlı zangoç kılığında karşına çıkması menekşenin, kokusunu çalıp kaçanı bulmak istemesindendir.. Ne irinler akmıştır kim bilir bulutlarından Bıkmadı semalar ihanet, hasret, aşk ve meşk dedikodularından Ey İstanbul! Şimdi gelsem ve en yaralı yerine batırsam diyorum tırnaklarımı </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehr-i-istanbul-30-siiri/</link>
<guid>1263352</guid>
<pubDate>2009-10-02T20:51:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Vals</title>
<description>Ufacıktı ellerim ve  senin kocaman bir yüreğin vardı  Zaman, kadınla  erkeğin valsi kadardı... Gündüzler kısalıp geceler uzadı diye akrebin topukları yelkovanıma dolandı... </description>
<link>https://www.antoloji.com/vals-8-siiri/</link>
<guid>1240942</guid>
<pubDate>2009-08-20T23:11:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Düello</title>
<description>Siyah gecelerde el yordamıyla zor buluşum kendimi, Nefes verişlerimin, mumdan aşkları söndürüşünden demek ki.. ................ .......... Bütün rüzgarlarım bahse girmiş,heyecanla beklemede... Büyük meşaleyi kapmak için, </description>
<link>https://www.antoloji.com/duello-23-siiri/</link>
<guid>1169361</guid>
<pubDate>2009-04-27T23:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Nakarat</title>
<description>Karanlığın ortasında güneş tutulmalarına maruz kaldığıma göre yine düşlerimin nakaratına değdin demektir, Ey “gece”! Birazdan; çıplak “ sus öyküleri” anlatmaya başlar yüreğim Neyse ki kimsenin duymadığı yerdeyim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/nakarat-20-siiri/</link>
<guid>1165420</guid>
<pubDate>2009-04-20T23:31:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>...ÇAkırkeyif Pozlar</title>
<description>Dümeni olmayan bir teknedeydi adam, herşeyi gördü uzaktan ............. Ölümü yüreğinden asarsın güverteye sonra uzanıp bir parça koparırsın bulutlardan </description>
<link>https://www.antoloji.com/cakirkeyif-pozlar-siiri/</link>
<guid>1162908</guid>
<pubDate>2009-04-16T16:40:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>..Kısrak</title>
<description>/...nal sesleri yankılanacaktı şehrin sokaklarında, küçük kız çocukları koşacaktı ardından  dizleri yaralı.../ .... bütün kısraklarını  özgür bırakacaktım bir sabah gülümseyişinle uyanmama düşlerimin ve ‘omuz silkip 'terkedilmek’ koyacaktım diğer adını </description>
<link>https://www.antoloji.com/kisrak-9-siiri/</link>
<guid>1157693</guid>
<pubDate>2009-04-07T14:03:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Sensizlikten iyidir yalnızlık</title>
<description>çamurlu ellerinde tahta bir çomak  düşlerimi kanırtıyorsun başındaki kasketi çıkar da bir bak sana yakışıyor mu hiç kısa pantolonlarına inat kravatlı ve takım elbiseli </description>
<link>https://www.antoloji.com/sensizlikten-iyidir-yalnizlik-siiri/</link>
<guid>1120189</guid>
<pubDate>2009-02-11T01:07:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Akrostiş-1</title>
<description>.     .Bunca zaman, kıyıp da gözüne bakamadan, .     .El uzatıp yanağında gözyaşına dokunmadan, .     .Nicenin en ağustos gününde, ..Seni bekleyeni unuttun. ..Aldı oturttu dizinin dibine, ..Neşe desen gırla, kucak kucak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/akrostis-1-8-siiri/</link>
<guid>1108134</guid>
<pubDate>2009-01-24T10:59:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Sandal Türküsü</title>
<description>Islatıp düşlerini gülüşlerimde, gece yarılarında, masal aralarında elleri ellerimde,dizleri çimenlerde koyu yeşil izler bıraksa da; dik tut başını sen eyy mavi! Ben bir sandal türküsü söylerim içimden kürekler sele, yürekler yele kapılır…karşı kıyının ışıkları söner, iskele yıkılır… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sandal-turkusu-siiri/</link>
<guid>1106745</guid>
<pubDate>2009-01-22T10:50:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>..SESSİZlik..</title>
<description>düşler birbirine batmaya başladı sessizliğin sarhoşluğunda zaman olası kahpeliğinden, karanlığın içinde dondu ve biz, nasıl sustuysak sustuk işte...  ya kırmızıyı çektmiştik  kadehten, bilmeden, ya da alev düşmüştü avuçlarımıza? </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessizlik-139-siiri/</link>
<guid>1086214</guid>
<pubDate>2008-12-21T23:17:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Zor</title>
<description>Bilmiyorum göz kapaklarıma  çöken tonlarca ağırlığı Mengeneye ucundan sıkışmış ufacık bir yürekle taşımayı.. Zorr! ! Çok zor be Anne! Alsan geri bedenimi ve uterustan kovulmuşluğumu öğretsen.. Belki de saymaktan vazgeçerim aşınmış idam ipindeki boyun izlerini Ve gölgeler küçülür, küçülür..insan boyuna gelir... </description>
<link>https://www.antoloji.com/zor-172-siiri/</link>
<guid>1083841</guid>
<pubDate>2008-12-17T23:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Zangoç</title>
<description>Yüreğimden bir çakıltaşı çalıp, sessizce kaçmaya çalışan zangoç!  Az kalsın, sonsuzluğun katedraline es vuracaktı aryalar.. Başını kaldırsaydın sen de görecektin. O es’lerin yanına bir “nü ben” yakışırdı ama Tenha bakışlarda kopan fırtınalar, Sanırım relç etti parmaklarımızı,dokunamadılar... </description>
<link>https://www.antoloji.com/zangoc-7-siiri/</link>
<guid>1074595</guid>
<pubDate>2008-12-01T22:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Sandal</title>
<description>Sandala oturmuş yürekler ağır ağır yaklaşırken bize doğru, kapatalım gözlerimizi, kamaşmasın yakamozdan... Kız kulesine hapsolmuş düşlerin azad ediliş günü bugün ve hepimiz birazdan, yalanlarımızı soyunup çırılçıplak dalacağız suya Belki varmadan kıyıya, ilk yakalayan oluruz  küreklerin ucundan.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sandal-19-siiri/</link>
<guid>1074058</guid>
<pubDate>2008-12-01T00:17:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Eşik'te</title>
<description>Kaybolmuş bir mektubu yıllar sonra postadan geri alır gibi ellerim Tir tir titremedeyim.... Dudaklarımdan,dizlerimden bağımsızım....ismimden şüpheli... Bu, karşımdaki sensen eğer? düşlerimde boyadığım sandal kadar mavi... Yar! şimdi Erguvan Meydanı'na çıkıp, çığlık çığlığa seslenmeli! ! ... </description>
<link>https://www.antoloji.com/esik-te-siiri/</link>
<guid>1067405</guid>
<pubDate>2008-11-21T23:09:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Dolunay'a</title>
<description>Aylar boyu ağıtlarımı bir tek sen dinledin ey sessiz Dolunay! ...  Şiirlerim o yüzden hep sanadır.. Şimdi içinden bir dilek tut çoban yıldızı..ki çobanlığın yalandır ve beni an  an ki, sevdaların avuçtan kaydığı andır..  .......... </description>
<link>https://www.antoloji.com/dolunay-a-3-siiri/</link>
<guid>1053772</guid>
<pubDate>2008-10-30T23:52:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 <item>
<title>Badem Likörü</title>
<description>Bugünlerde, inci işlemeli masallar anlatıyorum nar bülbülüne, Keyifsizim, biraz da mahçup, Uçurtmaları geri getirecek rüzgar yokmuş  ceplerimde. Halbu ki, tozu dumana katarak esecektim Yine kandırdım.... Gözlerim acımıyor ama.. yüreğim? ? </description>
<link>https://www.antoloji.com/badem-likoru-siiri/</link>
<guid>1024882</guid>
<pubDate>2008-09-16T23:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ozge Unal</author>
</item>
 </channel>
</rss>
