<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. &#214;zdener G&#252;lery&#252;z Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Unutma Yaz Bizi Defterine</title>
<description>Sana, yavaşça uçup yükselebilmen için, Bembeyaz, uzun tüylü, dev kanatlar verdim. Olduğundan da uzağa uçarsın belki diye, Yürekten dualar ettim, bir güçlü rüzgar gönderdim ardından. Kendime sözümdü, bilemezdin, ben seni, bekleyecektim, Kaldırıp başını, bakman için ileriye, </description>
<link>https://www.antoloji.com/unutma-yaz-bizi-defterine-siiri/</link>
<guid>3456810</guid>
<pubDate>2023-03-30T17:07:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Tanrı Parçacığı Kadar Sır.</title>
<description>Öldü şimdi Anka içimde. Öldürdüm. Açıyordu bir sayfa, cebindeydi sessiz iki harf. Tarihsiz, defterine beni yazıyordu. Maviydi içim. Döndüm, ona yürüdüm. Almadım, kaçıyordu anladım. Arada dönüp ardına bakışından bildim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tanri-parcacigi-kadar-sir-siiri/</link>
<guid>1857088</guid>
<pubDate>2013-04-18T20:28:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Sen mi Kendine Ben mi Sana?</title>
<description>Son cümleyle, Dinle! Den öte, köz’e varmaya, Hatta sana kadar, dili geçmiş, dilinden yanmışa kadar. Belki bir söz’e de… Sorgulamalarda oku! dan beri Dön kendini hecele bana kadar. Soğuyup dönmediysen Dünyadan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-mi-kendine-ben-mi-sana-siiri/</link>
<guid>1857087</guid>
<pubDate>2013-04-18T20:26:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Demir Güleryüz'e Mektuplar3</title>
<description>Güzel, Yakışıklı Demir’im Merhaba;  Yazabilmek için çok bekledim, çok ara verdim bunun farkındayım. Seni biraz daha izleyebilmek seninle ilgili daha çok şey biriktirebilmek için kendime zaman verdim. Bu arada hem senin birinci doğum günün hem de benim tam atmışıncı doğum günüm geride kaldı. Birinci doğum gününde henüz bir şeylerin farkında değildin. Güzel bir doğum günü pastan, sana getirilmiş çok güzel hediyeler vardı ama sen bunların hiçbirine bakmadın, sıkıldın ve ağladın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/demir-guleryuz-e-mektuplar3-siiri/</link>
<guid>1857086</guid>
<pubDate>2013-04-18T20:23:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Demir Güleryüz'e Mektuplar2</title>
<description>Merhaba Sevgili Demirciğim, Güzel Torunum, Sana Yazdığım ilk mektubun üzerinden beş ay geçmiş. Şu an Yeni Foça da yazlıkta hem sana yazıyorum hem de yolunu gözlüyorum. Yaklaşık bir saat içinde Baban, Annen, Babaannen ve Sen yazlığa geleceksiniz. Çok sıcak bir Temmuz günü yaşıyoruz bu gün. Zaman o kadar hızlı akıyor ki Demirciğim, Sen şu an artık on birinci ayını doldurmak üzeresin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/demir-guleryuz-e-mektuplar2-siiri/</link>
<guid>1857085</guid>
<pubDate>2013-04-18T20:21:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Demir Güleryüz'e Mektuplar1</title>
<description>Sevgili Demirciğim Güzel Torunum,  MERHABA…  Sen doğalı henüz altı ay bile olmadı. Öylesine masum, öylesine doğal ve tatlısın ki nasıl anlatayım sana bilemiyorum.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/demir-guleryuz-e-mektuplar1-siiri/</link>
<guid>1857083</guid>
<pubDate>2013-04-18T20:19:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Yüzlerce Ok.</title>
<description>Gaza’dan uçmuş ta kızıl oklar an gibi, uzaktan beliren yüzünden içime girmiş, Yüzlerce ok olmuş hem de, uçmuş. Karar vermiş kadar, gelmeden uyuyan bahar.  An gelmiş yüzbin orduya güneş tutulup günde, kararmış gün de, Gökler indi sanmış kılıçları elinde savaşçılar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuzlerce-ok-siiri/</link>
<guid>1857081</guid>
<pubDate>2013-04-18T20:16:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Önde Buz Dağları Arkasında Kar</title>
<description>Önde buz dağları arkasında kar, Sene ikibin altı. Mevsim kış..  Önde buz dağları, neyledim neyledim, Karları neyledim. Kar yolları kapadı da, </description>
<link>https://www.antoloji.com/onde-buz-daglari-arkasinda-kar-siiri/</link>
<guid>1857079</guid>
<pubDate>2013-04-18T20:12:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Hiçler İçinde Her Şey.</title>
<description>Layık mışım gibi ezelden perdelere, bir de el açıp,  Dualarla beklemişim.  Çıka gelmiş irili ufaklı balyozlarıyla. Ona rağmen,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hicler-icinde-her-sey-siiri/</link>
<guid>1857075</guid>
<pubDate>2013-04-18T20:06:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Biyografim</title>
<description>Bizim özgeçmiş ya da biyografi dediğimiz şey, şu kısacık insan ömründe nedir ki? Ya da ne olabilir ki?  (Merkezi Güneş olan ve içinde, yaşadığımız Dünyanın da dahil olduğu bir sistem. Güneş’in etrafında saate 108. 000km hızla dönerken üstelik.) Bundan kasıt o ana kadar olan yaşam sürecinde neler yaptığın ya da yapamadıkların mıdır? Genelde biyografilerde yapılanlar anlatılır. Yapılmayanlar değil.  Şu yıl doğdum, şu okulu bitirdim, şu kursu aldım, evliyim iki oğlum  Var. Falan, filan.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/biyografim-9-siiri/</link>
<guid>1857071</guid>
<pubDate>2013-04-18T20:02:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Dinle! Neyden, Oku! Benden.</title>
<description>Dinle!  Diye başlamış ya Rumi, Okuyamadığın kitabında. Sözleri de olabilirdi, onu dememiş ama. Sazlıkta inildeyen Ney’e uzatmış parmağını.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dinle-neyden-oku-benden-siiri/</link>
<guid>1788260</guid>
<pubDate>2012-11-10T15:58:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat Mavi.</title>
<description>Renk  alıyor hayat,  Maviye. Ne güzel de dalgalanıyor günler. Geçmiş bir gece, Çok uzak ve içimde. Ötesi sis, duman. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-mavi-siiri/</link>
<guid>1747556</guid>
<pubDate>2012-07-27T14:31:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Son Bir Kez Dünyayı Koklamak</title>
<description>Yine Ah! Keşke diyordu içi kıpır kıpır  dışında suskunluğuyla, Suskun bir adam, Yüzünü dönse benden unutsa yaşadıklarını. Okuduğum, çok bilmiş,’’Tesadüf yoktur, yankı vardır.’’ Diye söylüyor. Evrenler yıkılmış parallelikler bitmiş erkekler ağlamalıymış Kaderlerine. </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-bir-kez-dunyayi-koklamak-siiri/</link>
<guid>1743401</guid>
<pubDate>2012-07-17T15:47:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Mutluyumdur Belki.</title>
<description>‘’O zaman’a kadar.’’ diyor, incecik sesli kadın. Sesi tatlı yumuşak. Sevinç var içinde bacakları titriyor, her şeyi eritiyor içinde. Mevsimler geçse de değişmiyor, güçlülügü, kendi öz şarkısı var içinde. Sonunu bekliyor her zaman acelesi yok. Hayalleri de var. Kuzey denizine gitmek gibi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mutluyumdur-belki-siiri/</link>
<guid>1743341</guid>
<pubDate>2012-07-17T13:15:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Aldım Dü Çeşmimi Sedeften.</title>
<description>Kıvamsız artık, mevsimler de.  Eğilen zamanlar, dönüşsüz rüzgarlar,sızdırmaz sarılmalar. Kıblem olan bir cemalin gözyaşları ile, Yolluyorum birer ikişer artık, hüzün demetlerini, Kuyulara… En dipten gelen tik takları duyuyorum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/aldim-du-cesmimi-sedeften-siiri/</link>
<guid>1740890</guid>
<pubDate>2012-07-12T11:07:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Hazır Asker Dansı.</title>
<description>Soğukta da, Yağmur, çamurda titrerken de. Ezanları okunurken de, Acele akşamların karanlık, sıcak koynunda, Yollarda, Yürüyormuş gibi…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hazir-asker-dansi-siiri/</link>
<guid>1636825</guid>
<pubDate>2011-11-17T14:59:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Mihri Mah Değilmiş Artık.</title>
<description>Öğreniyormuşum meğer ben, her şeyini.  Azaldıkça ışığı Uzak, parlak Sitare’nin.  Sinan gibiymiş. Suretler değil, vuslat yoluymuş meğer.  İçinde yanan od’uymuş veren bedenime asıl değeri.  Kalmak, kaybolmak, savrulmakmış yollarda. İki Esma’yı da bilmekmiş.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-mihri-mah-degilmis-artik-siiri/</link>
<guid>1636321</guid>
<pubDate>2011-11-16T10:01:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Yakınmış Yanmak, Kış Gibi.</title>
<description>Kiraz dalından, bir Bahar’ın Mayıs gülü yankısına uçmayı isterken rüyalardaki gibi,  Bir soğuk Kasım’ın yel’i girmiş göğsüne sarı yaprak olmuş. Güz gibi.  Yaprakmış yağan. Meğer gitmiş Bahar, olmamış diyemiyormuş bu kez hiçbir şey arada Yaz geçmiş gibi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yakinmis-yanmak-kis-gibi-siiri/</link>
<guid>1635091</guid>
<pubDate>2011-11-14T10:28:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Gel Be Yunus'um Gir Bağrıma.</title>
<description>Menevişlendi o sessizlikle ormanın üstü. Yeşil ve mavi oldu.  Birden önüne çıktı. Sesi durağan, çığırtkan, davetkar. Döndürdü geriye.  Çıkacaktı öne ruh, durdurdu madde’nin alemi. Çıktı o an fırtına.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-be-yunus-um-gir-bagrima-siiri/</link>
<guid>1630840</guid>
<pubDate>2011-11-03T09:19:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 <item>
<title>Yar Yüreğimi Gör İçini Yar</title>
<description>Boynumu bükerken belki de işte o tek kelimeye çaresiz,  Dağlar mekanımdı sessiz soluksuzdum hırkamın içine yürüdüm.  Suretimdi durduramadım, sürüklendim. Anlattı odunlar bana, nedir ‘’Od’’  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yar-yuregimi-gor-icini-yar-siiri/</link>
<guid>1627659</guid>
<pubDate>2011-10-27T11:36:00+03:00</pubDate>
<author>Özdener Güleryüz</author>
</item>
 </channel>
</rss>
