<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. &#214;yle İşte 2 Şiirleri
</description>
 <item>
<title>İzin Ver</title>
<description>İzin ver,bir nefes alımlık seni göreyim.. Saçlarından kaderime kafes öreyim.. Gece gündüz gözlerine ağlar salayım.. İzin ver,nefesinde  nefes alayım.. İzin ver, cemre olup sana düşeyim.. İzin ver toprağına tohum saçayım.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/izin-ver-76-siiri/</link>
<guid>3867220</guid>
<pubDate>2026-08-13T11:49:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Öz Bakar</title>
<description>Öz bakar, Gönül görür... Sen görmeyi gözden mi sandın... Kalp konuşur dil söyler... Sen sözleri sesten mi sandın... Öz düşünür beyin işler.. Sen bilmeyi senden mi sandın.. Rabbin sever,kalbin akar.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/oz-bakar-siiri/</link>
<guid>3867221</guid>
<pubDate>2026-08-13T11:49:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Çık oradan</title>
<description>Çık oradan… Zaman kalmadı artık.. O kitlenin içinde sen de sıradan olacaksın... Onlardan hiç bir farkın olmayacak. Lütfen çık oradan.. Sana yolu göstermekten başka bir şey yapamam.. Tekamülüne müdahale edemem. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cik-oradan-2-siiri/</link>
<guid>3867067</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:56:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Yürü 2</title>
<description>Nefsi emmarenin bataklığında firavun gibi yaşayıp, kendisini musa zannedenler,kendilerini yaratan Allah'tan bile hoşnut değiller...Senden nasıl hoşnut olsunlar.. Bu yüzden, Elalem değil... elli bin alem davana saldırsa.. arkandan konuşsa, Sen davandan ve kendinden eminsen,KORKMA..Bırak; El konuşsun.. Alem izlesin..SEN YÜRÜ..KERVAN YÜRÜSÜN..  Dilden anlayana söz emanet edilir.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-yuru-2-siiri/</link>
<guid>3867066</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:55:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Hurma 2</title>
<description>Hurma ağacının islam gelenek ve göreneklerinde ve İslam coğrafyasında önemli bir yeri vardır... Hurmayı önemli kılan sadece içindeki vitaminler değildir.. efendimizin hurma ağacı hakkındaki hadisleri de onu bizim nezdimizde değerli kılmaktadır.. Hurma diğer ağaçlar gibi çekirdekten büyüyen bir ağaç değildir... Fidanı zor elde edilen bir ağaçtır... Bu da onu kıymetli yapmaktadır... Şöyle ki; Diğer ağaçları dikmek için onlara ait bir meyve çekirdeği veya kökü yeterken, bir hurma fidanı elde etmek için erkek ve dişi olmak üzere iki tane hurma ağacına ihtiyaç vardır....Hurma ağaçlarının bu iki cinsinin yakın olarak ekilmesi gerekir.... Çünkü dişi hurma ağaçları yakınlarda erkek hurma ağacı yoksa üreyemez... Erkek hurma ağacı bu yüzden dişi hurma ağacının yakınına dikilir...Bu iki ağaç tıpkı insanlar gibi çiftleşir...Ve eğer uygun zemini bulursa dişi hurma ağacı erkek hurma ağacından hamile kalır... Dişi hurma ağacı içinde kendi filizini büyütür... Dişi hurma ağacının hamileliği tıpkı insan gibi Tam 9 ay sürer... 9 ayın sonunda bu Filiz alınır.. toprağa dikilir... Ve yeni bir hurma ağacı dünyaya gelmiş olur.... İşin garip yanı şudur ki; annesinin bağrından alınan bu yeni Filiz, annesinden uzağa dikilirse yetişmez... Solar ve ölür... İlle de annesinin yanına dikilmesi şarttır.... Bir diğer önemli ayrıntıda; hurma ağacının ömrünün ortalama 80 yıl olmasıdır... Hurma ağacı Bu yönüyle de insana benzemektedir... Hatta Efendimiz bir hadis-i şerifinde; hurma ağacının, Hz Adem'in artan çamurundan yaratıldığını belirtmiştir.... Bu bilgileri okuyup geçmeyin... tefekkür edin.. dünyaya gelme şekli, yapısı ve muhteviyatı itibari ile insana benzeyen bu meyveden ibret alın.. bu meyve öyle bir meyve ki; diğer meyvelerin aksine tüm vitaminleri ve mineralleri bünyesinde barındırıyor... İnsanoğlunun gün içinde hiçbir şey yemesine gerek kalmıyor... Bir tane hurma, bir insanın gün içinde ihtiyaç duyduğu tüm enerjiyi vitaminleri ve mineralleri barındırıyor... Bu yönüyle de tıpkı insana benziyor... İnsanın özünde de tüm bilgi mevcut... İnsanın özünde her şey mevcut.... İnsan dışarıya ihtiyacı olan bir varlık değil... Fakat kendi değerini bilmediği için ve kendi özündeki saf bilgiyi açığa çıkarmayı beceremediği için, tıpkı bir asalak gibi yaşıyor....Ona buna boyun eğiyor.. yeni ufacık rüzgardan sağa sola yalpalanıyor... Fırtınalara dayanamıyor... Dibinden sökülüp ölüyor... Evet...Bundan sonra hurma yerken, bu ayrıntıları da bilerek yiyin ki, ne kadar sevgi dolu bir meyve ile beslendiğinizi bilin..Ona hürmet edin... </description>
<link>https://www.antoloji.com/hurma-2-3-siiri/</link>
<guid>3867065</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:52:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Fırtına Çetin</title>
<description>"At pisliği üzerindeki saman çöpüne konan sinek, at pisliğini derya.. saman çöpünü gemi.. kendisini de kaptanı derya zannedermiş.." demiş Mevlana...Zanlarımın aksine at pisliği üzerindeki saman çöpünden başka birşey değilim yarabbi... Fırtına çetin... Rüzgar kavi...Ben bu acizliğim ve döküntülüğüm ile bi o tarafa, bi bu tarafa yalpalanıyorum....Ama biliyorum ki, kaptanı derya sensin..Dümen senin elinde....Ve dua dua yükselen sessiz çığlıklarıma yetişeceksin... Sessizce bekliyorum yarabbi.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/firtina-cetin-siiri/</link>
<guid>3867061</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:42:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>İnsanlar Rüyadadır</title>
<description>İnsanlar Rüyadadır  Metaverse denilen sanal alemden ev ve arsa satın almayı.. sanal alemde yatırım yapmayı saçma bulanlar, dünya denilen rüya aleminde çatır çatır ev ve arsa satın alıyorlar..ellerinde ne kadar maddi varlıkları varsa, üç beş metre toprağa yatırıyorlar... Hayatları boyunca biriktiriyorlar... Yemeden vede yedirmeden ölüp gidiyorlar.. Giderkende üzerlerinde sadece on metre çabutla gidiyorlar...O da nasip olursa... Oysa ki ne demişti Efendimiz; "İnsanlar rüyadır... Ölünce uyanırlar".. </description>
<link>https://www.antoloji.com/insanlar-ruyadadir-siiri/</link>
<guid>3867059</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:40:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Aynel Yakin</title>
<description>Gelmiş geçmiş..gelecek gidecek..doğacak ölecek tüm yöneticiler görevlidir. Hak tarafından halkın genel iman ve ahlak anlayışına göre, atanmış görevlilerdir..Bu yüzden, herkes seçim sonucunu merak ederken, üstteki bilginin özünü kavramış olanlar..Aynel yakîn bu durumu bilenler, seçim sonuçlarını "acaba kim gelecek" diye merak etmezler.. "Acaba halk olarak,Allahın gözünde ve özünde ne durumdayız..Rabbim bize neyi ve kimi reva görecek " diye merak ederler... Nitekim; bu yazdıkllarıma dair en güzel örnek Rad suresi 11.ayettir...Ne diyor ayet;  "Herkesin önünde, ardında, birbiri ardınca gelip giden melekler var, onu, Allah'ın emriyle koruyup gözetirler. Şüphe yok ki bir topluluk, ahlakını değiştirmedikçe Allah o topluluğu değiştirmez. Allah, bir topluluğun kötülüğünü dilerse o kötülüğü geriye atmaya imkan yoktur ve onlara, ondan başka bir yardımcı da bulunamaz." </description>
<link>https://www.antoloji.com/aynel-yakin-siiri/</link>
<guid>3867057</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:36:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Haddini Bilen</title>
<description>Medyada lanse edildiği gibi, dünyayı şeytan ve ona biat etmiş olan yardımcıları yönetiyorsa; Her hafta düzenli olarak yeryüzünde toplantılar yapan... Yeryüzünün yönetimi ile alakalı kararlar alan ve bu kararlarla alakalı görev dağılımı yapan, Efendimiz hazreti Muhammed Mustafa sallallahu aleyhi ve sellem'i bu işin neresine koyacağız...O toplantılarda alınan kararların yerine getirilmesinde görev alan, Üçleri, 7'leri, kırıkları, 300'leri, 500'leri nereye koyacağız.... Ne diyordu Hucurat suresi 7. Ayet; "Şunu da bilin ki, aranızda her meselede kendisine müracaat etmeniz gereken Allah’ın Rasûlü bulunmaktadır...' Yeryüzünde Allah'ın izniyle Bir tek başkomutan vardır... O da efendimiz Hz Muhammed Mustafa'dır... Başımıza gelen iyi ve kötü her ne varsa amellerimizden kaynaklanmaktadır.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/haddini-bilen-siiri/</link>
<guid>3867053</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:30:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Ruhlarımız</title>
<description>Meksikaya giden bir grup arkeolog, yanlarına birkaç yerli rehber olarak İnka tapınaklarına çıkmak üzere yola koyulurlar.... Yol uzundur... Tapınak bir dağın tepesindedir... Buna rağmen arkeologlar ve rehberler bu uzun yolu çok kısa bir sürede yarılarlar... Bu durumdan rahatsız olan yerli rehberler önce kendi aralarında fısıldaşırlar... Daha sonra da oldukları yere oturup beklemeye başlarlar... Avrupalı arkeologlar bu duruma şaşırsalar da ilk etapta bir şey sormazlar.. saat bir hayli ilerledikten sonra yerliler kendi aralarında konuşup tekrar yola koyulurlar.. Nihayet, tepenin üstündeki görkemli İnka tapınaklarına varırlar... Arkeologlardan bir tanesi merakına yenik düşer ve yaşlı rehbere dönerek; yolun ortasına geldiklerinde oturup neyi beklediklerini sorar...  Yaşlı rehberin cevabı muhteşemdir;  "Çok kısa sürede çok hızlı yol aldık... ruhlarımız bizden çok uzakta kaldı.... Oturup ruhlarımızın bize yetişmesini bekledik…" </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruhlarimiz-5-siiri/</link>
<guid>3867052</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:27:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Din Güzel Ahlaktır</title>
<description>Bir tarafta "din güzel ahlaktır" diyen peygamber efendimiz... Diğer tarafta gece gündüz göstere göstere ibadet edip, efendimizin ve kuranın ahlakıyla ahlaklanamayan günümüz müslümanları..Öyle görünüyorki; Ya biz dini yanlış anladık...Yada biz dini yanlış anladık...Yada biz, kuranı kerimi ve efendimizin hadislerini yanlış kavradık... Öyle sanıldığı gibi; İbadet, namaz kılmak oruç tutmak hacca gitmek değildir...Bunları yaparken, yatıp kalkmaktan, aç kalmaktan , vermekten almaktan ruhumuza geriye kalandır...Yani o hal ve tavırdan ruhumuzun gıdalanmasıdır...ibadet, farz veya sünnet olduğu için yaptığımız ritüellerden elde ettiğimiz güzel ahlaktır... Yaptığın ibadet ahlakını güzelleştirmiyorsa, Bu sadece yatıp kalkmaktır.. aç kalmaktır... Nefsini mutlu etmek için para harcamaktır..  Her hacı hacı olmaz, Mekke'ye gitmekle.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/din-guzel-ahlaktir-3-siiri/</link>
<guid>3867050</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:26:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Muhteşem</title>
<description>İnsanlar sadaka vermenin değerini bilselerdi,daha sık sadaka verebilmek için iki kat daha fazla çalışır..Daha az yer..Daha az tüketir..Artırdığını biriktirmez...hibe ederdi..  Düşünsenize..! Sadaka veriyorsunuz...ve verdiğiniz sadaka, fakirden ve ihtiyaçlıdan önce Allahın eline düşüyor. Ne muhteşem bir yaratım.... Ve ne hoş bir alışveriş... Sadaka veriyorsun,... Karşılığında dünyanı ve ahiretini satın alıyorsun.... Ne muazzam bir kâr marjı... Anlayabilen için ne büyük kazanım.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-muhtesem-2-siiri/</link>
<guid>3867049</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:24:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Hangi Parti</title>
<description>Hangi partiyi tuttuğun, hangi takımı tuttuğun, hangi görüşe sahip olduğun, hangi alışkanlıklara sahip olduğun kadar, sahip olduğun bu hasletlerin, inanışların ve sevişlerin islamdaki karşılığının ne olduğu da mühimdir... Feminizmin islam dininde hiçbir karşılığı yoktur... Dolayısıyla; feminizm rüzgarları estirerek siyaset yaptığını zanneden siyasetçilerinde benim neznimde zerrece bir değeri yoktur...Tarafım bellidir...Bunda sıkıntı yok...Ama tuttuğum partinin içindeki feminist çıkışlarıyla meşhur olan insanlarıda körü körüne sevecek ve savunacak kadar kör kütük cahil değilim...Tuttuğum partiyi bir yana, o insanları diğer yana koyuyorum...Birileri ısrarla bu kişileri, listenin orasına burasına sıkıştırıyor diye, onların savunduklarına ve konuştuklarına taraf olmak zorunda değilim..Kıyamet günü onlarla bir arada haşrolunmak istemem... </description>
<link>https://www.antoloji.com/hangi-parti-siiri/</link>
<guid>3867047</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:22:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>İkra 5</title>
<description>Kaderleriniz sizlere zulmetmek üzere yazılmamıştır...Eksikleriniz göz önüne alınarak,bir eğitim öğretim programı niteliğnde hazırlanmıştır....Adeta lutfedilmiştir.. hayatınızda hoşunuza giden veya gitmeyen ne varsa, hepsi sizin tekamülünüz için..yani eğitiminiz için vardır..Bazen en sevmediğiniz insanlardan bile öyle dersler öğrenirsinizki, bu dersi dünyadaki en iyi üniversitelerde bulup alamazsınız...Sevin yada sevmeyin...hayatınıza uzaktan yakından temas eden herkes, size birşey vermek için var. Yeterki okumayı bilin...Okumayı bilirseniz kaderinizin sizin için bir ceza olmadığını...Lütuf olduğunu anlarsınız.. Böylece karşınıza çıkan kötü insanlara veya kötü olaylara bile küfür etmezsiz..Aksine Allaha şükredersiniz... Velev ki hayatınıza cimri biri girdi... Bu kişi anne babanız olabilir.. eşiniz olabilir.. patronunuz olabilir.. kayınvalideniz olabilir... Burada size düşen bu kişiyle alakalı kötü zanda bulunmak değil..Aksine, cimriliğin ne kadar kötü ve ne kadar çirkin bir şey olduğunu o kişi üzerinde deneyimlemektir.. ve Allah'a sizi cimri yaratmadığı için şükretmektir.. cimri bir insandan, vermeyi öğrenirsiniz.. kötü bir insandan iyiliği öğrenirsiniz... Hasetçi bir insandan, Hüsnü zan'ı öğrenirsiniz.. dedikoducu bir insandan, susmanın ne kadar güzel bir Erdem olduğunu öğrenirsiniz... Dini zayıf bir insandan, dini bütün olmanın güzelliğini öğrenirsiniz.. zulüm yapan bir insandan, iyiliğin ne kadar güzel bir Erdem olduğunu öğrenirsiniz.. bazen de tam tersi insanlar girer hayatınıza... iyi insanlar girer iyiliği öğrenirsiniz... Cömert insanlar girer cömertliği öğrenirsiniz..velhasılı kelam, her şey hem zıddı hemde varoluşu ile bilinir... Şoför koltuğunda oturan kişi, o arabanın başına gelecek olan her türlü kazadan sorumludur... Ama yolcu koltuğundaki kişi, şoföre tâbi olduğu için, giden araba 100 kişiye de çarpsa, yolcunun bir sorumluluğu yoktur... İşte teslimiyet böyle bir şeydir... Allahu Teala, kaderinin kendisine Lütuf olduğunu bilen...ve şoför mahalini Allaha teslim eden... Acizliğinin farkında olan kulların tutan eli gören gözü yürüyen ayağı olur.. insanoğlu ısrarla şoför mahalinden kalkmayıp,"illede herşeyi kontrolümde tutacam" diye ısrar eden kulları kendi hallerine bırakır..."hadi ben elimi çektim üzerinden...yap yapa bilirsen..sür sürebilirsen..git gidebilirsen" der.. insan bir yere kadar gider.. fakat acizliğinin farkında olmazsa muhakkak ya duvara tostlar..yada hayatında ne varsa ezer geçer... Hem kendisine hem de hayatına giren herkese zarar verir... Fakat acizliğini bilip Allah'a teslim olan kul kaderinin lütuf olduğunu biliir...Alllaha döner ve; "Şoför de sensin..yolcuda sen..sorumluluk senin...Sana teslimim" der... Arkasına yaslanır ve hayatı sadece seyreder... Hal böyle olunca, ve kul bu bilince varınca, dünyada cennet olur..Ahrette.. Çünkü kul kullanmaktan ve kullanılmaktan çekildiği için seyir makamına geçer.. hayatı yönetmeyi bırakır... Çünkü kendi acizliğinin farkına varır... Dünyaya savaşmak için değil de seyrederek öğrenmek için geldiğini fark eder.. hayatına giren herkesi ve her şeyi bir öğretmen edasıyla izler... O kişilerden ve o olaydan ders almaya başlar... Hal böyle olunca, Kader ceza olmaktan çıkar..lütuf olmaya başlar.. İnsanoğlu hem yoktur hemde çoktur aslında...Hem aciz hemde vecizdir bu dünyada... Öyle işte..İKRA.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ikra-5-2-siiri/</link>
<guid>3867045</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:19:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Kadir Gecesi</title>
<description>kader gecesidir..Kulun, kaderinin değiştiği gecedir...Bin aydan daha hayırlı bir gecedir...Çünkü,kulun o gece yapacağı tüm tövbelerin tüm ibadetlerin bin yıl ile çarpılıp, müslüman sıfatından kurtulup, mümin sıfatına yükseltildiği gecedir...Bu gece, ramazan ayının içine gizlenmiş paha biçilmez bir hazinedir...Allahu teala bu geceyi ramazan ayının içine adeta gömmüştür..Kazı alanı bellidir...Ama gömünün gömülü olduğu tam nokta bildirilmemiştir...Çünkü hazineler, orta yerde bırakılmaz...Bırakılırsa herkes alır...Saklanırsada sadece değerini bilenler, hakedenler ve arayanlar bulur ve alır... her arayan bulamaz..ama bulanlar, arayanlardır..Bu pencereden bakıldığında, tüm müslümanların ramazan ayında, gözlerini bile kırpmadan, büyük bir coşkuyla, harıl harıl bu geceyi araması ve bulması gerekmektedir.. Fakat gelin görünki, insanlarımız bu geceyi sadece son üç beş gecede arıyor...Ya değerini bilmediklerinden, yada tam tavına gelmediklerinden dolayı bu kadar gevşek davranıyorlar.. Bu günden tezi yok...Gündüzlerinizi oruçla sadakayla iyiliklerle, gecelerinizi namaz ve zikirle geçirin...Bir kaç gün dişinizi sıkın...içinizi ve dışınızı tövbelerle zikirlerle sadakalarla iyice temizleyin...Bir dahaki ramazana çıkmaya senediniz yok... Belki bir sonraki gün bile yok...Bilin istedim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadir-gecesi-192-siiri/</link>
<guid>3867043</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:12:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Güneş 2</title>
<description>"Güneş battığında çocuklarınızı dışarı çıkmaktan alıkoyunuz. Çünkü; Bu, şeytanların yeryüzüne yayıldığı bir vakittir.." buyurmuştu efendimiz... Ama gelin görünki; karımız kızımız, çoluğumuz çocuğumuz 9'dan önce eve girmez olduk...Bizler, şeytanları geçtik...Onlar akşam üstü çıkıyorlar..Biz, bir tek uyumak ve üzerimizi değiştirmek için evimize girer olduk .. Önceden sistemin çarkları sadece evin erkeğini esir almıştı...Buna rağmen babalar bile saat sekizden sonra dışarı çıkmazdı..şimdilerce ise ailece esiriz..ve aile olarak sokaklardayız..Herkes çalışıyor..Herkesin cebinde veya hesabında para var...Ama ne iki yakamız bir araya geliyor...Nede alışveriş merkezlerinde, eğlence merkezlerinde,çay bahçelerinde, sinemalarda, cafelerde aradığımız mutluluğu bulduk... Hepimiz hırslıyız... Hepimiz öfkeliyiz..Hepimiz sinirliyiz..Hepimiz kibirliyiz..Belkide hepimiz musallatlıyız...Ama bilmiyoruz...Kendimizi normal sanıyoruz ... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunes-2-8-siiri/</link>
<guid>3867040</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:11:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Uzun Vade</title>
<description>İnsani olarak uzun vadede çok fazla planlar yapmayın .Saniyeler içerisinde külü güle, gülü sele çevirecek bir kader yazgısına sahibiz..Buna sebep olan amellerimiz... Hz ömerin, "kaderden kaçmıyoruz..Kaderimizden yine kaderimize kaçıyoruz" dediği yerdeyiz.. Abdulmuttalib'in ebreheye; "Ben develerimin sahibiyim..onları isterim..Kabenin bir sahibi var...onu o koruyacaktır" dediği yerdeyiz ..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzun-vade-siiri/</link>
<guid>3867039</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:09:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Gemide Pas Pas</title>
<description>Birgün sohbet esnasında Necip Fazıl Kısakürek, hocası Seyyid Abdulhakim Arvasî Hz.lerine yanaşır ve: “Efendim. .! Ben kurtulacak mıyım?” diye sorar...  Seyyid Abdulhakim Arvasî Hz. (k.s.a) ona; “Bir gemi giderken, paspas da içinde gider....Yeter ki sen o geminin içinde ol Necip..!” diye cevap verir...Gemi kalkmak üzere, her ne olarak olursanız olun...Yeterki geminin içinde olmaya gayret gösterin...Sular şu anda yükseliyor...Ve bir gün çekilecek..ve gemi uygun bir yere demir atacak...o güne kadar geminin içinde olmak gerek.. ister paspas olarak... ister yastık olarak...İstersede tuvalet kapısı olarak gemide olmak gerek... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gemide-pas-pas-siiri/</link>
<guid>3867037</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:07:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Damaradaki Kan</title>
<description>Şeytan kanın damarda dolaşması gibi insanların damarlarında dolaşır..insanların meylettiği şehvetler (para güç cinsellik kibir v.s) ile güçlenir..Aldığı gıdalar ile beslenir...Aşırı tokluk hali şeytan ve nefs için ekstra depolanmış enerji ve yakıt demektir...Bu yüzden, hayvan açken, insan tokken kudurur... Oruç nefs ve şeytanı aciz ve aç bırakan en etkili silahtır...Ateş ile ıslah olmayan nefis, sadece açlık ile islah edilebilir...Ramazan ayı, bu vesile ile şeytana ve nefse karşı açılmış en büyük savaştır.. Müminler, oruç vesilesi ile senede bir ayda olsa cihad etmiş olurlar..Nasılki, savaşa giden savaşçı zırh giyiniyorsa, oruca giden savaşçıda ağzını kulaklarını ellerini dilini zırhlamalıdır... Sadece midesine değil..Tüm organlarını dış dünyaya kapatmak suretiyle tüm organlarına oruç tutturmalıdır....Çünkü şeytan insanın en korumasız yerinden içine dalar...Kalbine varır..Ve hem niyetini hem orucunu bozar..Kişi akşama kadar aç kalır..Ama oruç tuttum zanneder... Oruç sadece yememek ve içmemekle tutulmaz... Dolayısıyla, sadece yemek ve içmekle de bozulmaz... Orucun bozulmasının birçok yolu vardır... Bu yüzden insanlar tüm organlarıyla oruç tutmalıdır diyorum... Kulağın orucu gıybeti ve haramı duymamaktır..Dilin orucu, gıybeti ve haram olanı konuşmamaktır..Gözün orucu harama ve gereksiz olana bakmamaktır..Bedenin orucu açlık ve namazdır...Ellerin orucu harama uzanmanmamak ve sadaka vermekle mümkün olur...Oruç, aç kalmak değildir.. Bedenin ihtiyacı kadarı ile beslenmesidir.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/damaradaki-kan-siiri/</link>
<guid>3867036</guid>
<pubDate>2026-08-12T23:04:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Hz Musa 3</title>
<description>Musa Aleyhisselam Sina dağına çıkarken çok fakir bir karı koca Hz. Musa’nın yolunu keser ve nereye gittiğini sorarlar...Musa aleyhisselam; ‘Allah’a gidiyorum... vahiy verecek’ der.... Bunun üzerine Onlarda Allah’a bundan sonra zengin olup olamayacaklarını sormasını isterler...Hz musa Allahla görüşmesinin ardından, karı kocanın bu sualini Allaha iletir... Bunun üzerine . Allahu teala; " onlara 20 sene fakirlik… 20 sene zenginlik vereceğim… ancak ilk hangisinin olacağını onlara bıraktım.…" der... Peygamber gidip bu karı kocaya durumu anlatır... ve onlar ilk olarak zengin olmayı isterler.... Musa AS onlara nasıl dua etmeleri gerektiğini öğretir.. ve onlar da o şekilde dua ederler... Koyunları 1 iken 3 olur.. 3 iken 5 olur... Çoğalır gider...Karı koca zengin olurlar... 20 tane kasap tutarlar... kasapların görevi her gün 20 tane sığır koyun kesip fakirlere dağıtmaktır..Olayın üzerinden 22 sene geçmesine rağmen aynı zenginlikleri devam eder... fakirlik o aileyi vurmaz.. Yine günlerden birgün bu karı koca Hz. Musa’yı görürler ve neden durumlarının değişmediğini sorarlar...Hz Musa bu konu hakkında vahiy beklediğini söyler... Vahiy şu şekilde gelir; ‘Ya Musa o kullarım benden aldıkları nimetleri fazlasıyla dağıttılar... Bu zenginliği ellerinden alırsam onlar kasapları işten çıkartırlar.. fakire fukaraya yiyecek dağıtamazlar... fakir fukara aç kalır... Bunlar benim kullarıma bu kadar faydalı iken ben neden nimetlerimi onlardan çekip alayım?’ ... </description>
<link>https://www.antoloji.com/hz-musa-3-siiri/</link>
<guid>3867033</guid>
<pubDate>2026-08-12T22:55:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 </channel>
</rss>
