<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. &#214;yle İşte 2 Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sustuğumuz</title>
<description>Ömür,, İç çekerek sustuğumuz 'Hiç' ler, yaşayamadığımız 'keşke'ler.. Yaşadığımız  'neyse'ler.. İçimizde tuttuğumuz 'ÖYLE İŞTE' leride barındıran  nefes sarmalıdır </description>
<link>https://www.antoloji.com/sustugumuz-siiri/</link>
<guid>3847530</guid>
<pubDate>2026-06-27T13:02:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Tüm Dünya</title>
<description>Tüm dünyadaki insanlar aynı anda pencerelerini açsa...Ve tüm kainat, son ses bu mübarek muştu ile yankılansa...Halimize acısa Rabbim...Bir inşirah nasip etse kalbinize...Bir uyanış nasip etse sadrımıza..Bir iyilik hali indirse üzerimize.. Ve bir inşirah alsa götürse tüm hüzünlerimizi arşa. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tum-dunya-siiri/</link>
<guid>3847421</guid>
<pubDate>2026-06-27T00:56:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Çok Oyuncağımız Var</title>
<description>Ne çok oyuncağımız var demi..Bir aylık bebekten, 97 yaşına kadar her yaş grubuna uygun oyuncak mevcut bu çağda.. Peki neydi oyuncak.. Bizi oyalayan, susturan, tatmin eden herşeyin adı oyuncaktır aslında... Kimimizin oyuncağı makyaj çantası..kendimizi palyaço gibi boyayıp halden hale sokuyoruz..sonra çevremizden alkış ve övgü bekliyoruz..tıpkı palyaço gibi...  Kimimizinki paramız ve işimiz..sanki kankalarımızla "bankada para nasıl biriktirilir" oynuyoruz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-cok-oyuncagimiz-var-siiri/</link>
<guid>3847419</guid>
<pubDate>2026-06-27T00:54:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Kainat</title>
<description>Kainattaki herşey insanoğlu için bir aynadır..İnsanın kendi varlığını anlamlandırabilmesi için, açık bir kitaptır.. kainat kitabındaki herşey insanı insana anlatmak için yaratılmıştır...Kainat kitabını okuyabilen, kendini bilir...kendini bilen Rabbini bilir... Zaten yaradılış gayeside budur..yaradılış gayesine ulaşan insana,insanı kamil denir...İnsanı kamil, tırtılın kelebek olma şerefine ulaşmış halidir.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kainat-40-siiri/</link>
<guid>3847417</guid>
<pubDate>2026-06-27T00:51:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Ah be Kadın</title>
<description>Ah be kadın..! Senki; bir avuç toprak, bir damla su Bin tane dert, bin bir tane telâşesin... Söylesene kadın.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ah-be-kadin-35-siiri/</link>
<guid>3847410</guid>
<pubDate>2026-06-27T00:44:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Ey İman Edenler</title>
<description>Muhammed suresi 7.ayet; " Ey iman edenler! Allah’ın dinine yardım ederseniz,O da size yardım eder ve ayaklarınızı sağlam bastırır..." Pekiiii....Ne Allah’ın...ne de gönderdiği dinin bize ihtiyacı varmı...? yok.... Öyleyse nedir bu ayetteki gizli sır...? "NİYET".... Bizi Kurtuluşa erdirecek olan şey niyetlerimizdir...Allah bizi niyetlerimizle imtihan etmektedir..Biz Allah'ın dinine yardım etmeye niyet ettiğimiz...Ve bu uğurda yola çıktığımız vakit, safımızı belli etmiş oluyoruz...Diğerlerinden farkımızı ortaya koyuyoruz.. Allah'ta hem dünyayı hem ahreti hizmetimize veriyor.. Ummadığımız anlarda, Ummadığımız yardımlar imdadımıza yetişiyor....Allah'la iş birliği ne hoştur görebilene....Ne mutlu onun için verebilene..onun için sevebilene..onun için vazgeçebilene..onun için savaşıp,onun için ölebilene... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ey-iman-edenler-4-siiri/</link>
<guid>3847409</guid>
<pubDate>2026-06-27T00:42:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Kimim</title>
<description>Kimin kim olduğunu... Kimin insanlığının kaç gram geldiğini toprağın altında görecek insan... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kimim-46-siiri/</link>
<guid>3847408</guid>
<pubDate>2026-06-27T00:39:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Be Adam</title>
<description>Herşey de cümlelerle söylenmezki be  âdem... Bazı duygular sessizdir, konuşulmaz hissedilir.. Bazen sessizliğin  ağırlığı ya da anlamı seslerden çok daha derindedir... Bazı duyguları konuşmak için,insanlar birbirine geç  kaldığında, sessizlik en güçlü dile dönüşür... ve yüreğimizde yankılanan o fısıltılar doğrudan kalpte yerini bulur... Herşey açıkça söylenmez be âdem; bazen de </description>
<link>https://www.antoloji.com/be-adam-56-siiri/</link>
<guid>3847123</guid>
<pubDate>2026-06-26T09:59:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Gül Ve Edep</title>
<description>Gül bile edep ile sevilir... Gülü koklamak isyen bağban, kendine çekmez, Usulca incitmeden, üzerine eğilir... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gul-ve-edep-siiri/</link>
<guid>3846840</guid>
<pubDate>2026-06-25T14:12:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Benim Solum</title>
<description>Yasla başını göğsüme yâr...  Benim solum yedi tepeli şehir... Benim solum, sonsuzluğa akan engin bir nehir... Benim solum; hem evvel hem ahir... Yasla başını göhsüme yâr.. Benim solum,  yedi katlı gök.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-solum-siiri/</link>
<guid>3846838</guid>
<pubDate>2026-06-25T14:10:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Güzel Söylemiş</title>
<description>"Birini bu kadar sevmek yasaklanmalı" demiş şair... Güzel söylemiş... </description>
<link>https://www.antoloji.com/guzel-soylemis-siiri/</link>
<guid>3846365</guid>
<pubDate>2026-06-24T14:54:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Korkuyor İnsan</title>
<description>Korkuyor insan, Kendisine dağ olana sırtını dönmekten... Kendisine bağ olana su vermemekten... Kendisine bembeyaz gelene, kara olmaktan... yarasına yar olana, yara olmaktan.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/korkuyor-insan-2-siiri/</link>
<guid>3846351</guid>
<pubDate>2026-06-24T13:59:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Düşünsenize</title>
<description>Düşünsenize; O bize tenezzül etmiş,yaratmış...Bizi yaratmakla kalmamış..Hergün mikrodan makroya, zerreden kürreye tüm varlıkların  ne yiyeceğini ne içeceğini, nasıl iyileşeceğini düşünüyor...Hepimizin yüzlerce eklemine  hareket kabiliyeti veriyor..Hergün uyutarak öldürüyor, uyandırarak diriltiyor..Yetmiyormuş gibi birde kimi seveceğimizi, kiminle evleneceğimizi bildiği için, saniyenin binde birini bile hesap ederek, bizleri buluşturmak ve tanıştırmak için vesileler hazırlıyor..senaryolar hazırlıyor... Yetmiyor; her gün her an her saniye hangimizin daha güzel işler çıkaracağını seyrediyor hakkımızda kararlar veriyor, yüceltiyor veya cezalandırıyor... Ah canım benim, BİZİM GİBİ YARAMAZ KULLARA TENEZZÜL EDİYOR YAAA..Sabrediyor..Seviyor...Hepimizi seviyor... Kendisini bize sevdirmek için daha ne yapsın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusunsenize-2-siiri/</link>
<guid>3846349</guid>
<pubDate>2026-06-24T13:58:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Çok Sevilmek</title>
<description>Mühim olan çok insan tarafından sevilmek veya taktir edilmek değildir.. Sayı olarak az olsada; kaliteli insanlar, kamil İnsanlar tarafından çok sevilmektir..Onlar tarafından  taktir edilmektir..Onlar tarafından aranıp, sorulmaktır...Ortadan kaybolduğunda boşluğu belli olan  aranan insanlardan  olmaktır..Ne diyordu Ingmar Bergman; “Dil hep ağrıyan dişi yoklar...” İnsanlara diş olun.. Ağrı ve acı vermesenizde, dillerinin yokladığı   dişi olun...Kabusu değil, gülerek uyandığı Düşü olun.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cok-sevilmek-siiri/</link>
<guid>3845975</guid>
<pubDate>2026-06-23T12:12:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Kapı Gıcırtısı</title>
<description>Kapı gıcırtısından dolayı insan insanı öldürür mü...? Öldürüyor işte... Özellikle son yıllarda İnsanlar çok gereksiz sebeplerden dolayı cinayet işlemeye, cinnet geçirmeye, veya boşanmaya başladılar... Bunun olacağını cinnetlerin cinayetlerin boşanmaların,akıl hastalıklarının artacağını, kavgaların artacağını 7 yıldır yazıyorum çiziyorum...Canlı yayınlarımda söylüyorum ve insanları mümkün olduğunca sadaka vermeye, felak nas Ayetel Kürsi ve diğer korunma dualarını sabah akşam okumaya.. mecbur kalmadıkça  ikindiden sonra çok fazla dışarılarda bulunmamaya , negatif yüklü insanlardan uzak durmaya, negatif içerikli haberleri dinlememeye, böylece enerjilerini dengede tutmaya davet ediyorum...  Normal bir dönemden geçmiyoruz..Her yüz yılda bir tekrar eden bir döngüden geçiyoruz..Her yüz yılda bir toplumlarda bozulmalar yaşanır...Bu bozulmalara bağlı olarak gök kapıları açılır... ve tüm şerliler yeryüzüne inip insanlara musallat olurlar..Cin-netler, geçirtirler, Cin-ayetler işletirler... Akıl hastalıklarına sebebiyet verirler..Korumasız insanların düşüncelerine hükmederek  Kavga ettirirler, boşanmaları ve ve aile içi şiddeti artırırlar... Tabii ki bunların hepsi Allah'ın izniyle olur... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kapi-gicirtisi-5-siiri/</link>
<guid>3845973</guid>
<pubDate>2026-06-23T12:07:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Yeni Çağ</title>
<description>Ben ki; yeni çağın acemisi, eski çağın hamalıyım Ne ser üstündeki şapka, ne ayaklar altındaki halıyım </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeni-cag-14-siiri/</link>
<guid>3845497</guid>
<pubDate>2026-06-22T01:46:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Nasıl Bir İnsan</title>
<description>Nasıl bir insan, nasıl bir Müslüman olduğunu anlamak isteyen kişi, yaşadığı yıllar boyunca ortaya koyduğu eserlere baksın...Bir fabrikanın, toplum için gerekli olup olmadığı, fabrikadan çıkan ürünün kalitesinden belli olur... Her kim kalitesini görmek istiyorsa,  Evindeki ilişkilerine, iş yerindeki ilişkilerine,  komşuluk ilişkilerine, çocuklarını yetiştiriş şekline, kimlerle iletişim halinde olduğuna, kimlerle oturup kimlerle kalktığına, bir hususta karar verirken öncelikle Allah'ın mı, kulların mı hatırını gözettiğine, nelere  gözünü yumup, nelere baktığına, para ile kurduğu Gönül bağına, makam ile kurduğu Gönül bağına, madde ile kurduğu Gönül bağına, insanların ona ihtiyaç duyup duymadığına, ihtiyacı  olupta kendisine baş buranlara nasıl davrandığına baksın..Şu saniye itibariyle ömrü bitse, dünya denen handan ayrılırken odasını nasıl bıraktığına, geride neler bıraktığına ve arkasından neler konuşturacağına  baksın... </description>
<link>https://www.antoloji.com/nasil-bir-insan-3-siiri/</link>
<guid>3843590</guid>
<pubDate>2026-06-16T21:23:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Çağ Bilinci</title>
<description>Çağ bilinç sıçrama çağı.. gelin görün ki bilinçte sıçrama yaşayan herkes kendisinin  ya şifacı ya rehber yada  seçilmiş biri olduğunu  zannediyor..  Bilinç sıçraması yaşayan insanların enerjileri yükseltildiği için çevrelerini etkileme seviyeleri de yüksek oluyor... Ve Maalesef ki bu insanların ilk işi ya bir rehberlik okulu ya  şifa atölyesi açmak oluyor..Yada kanal kanal dolaşıp kendisini bilir kişi olarsk tanıtıyor, üstat olarak tanıtıyor... hal böyle olunca sosyal medya, özellikle de youtube, kendisini şifacı olarak tanıtan tiplerle dolup taşıyor.. bu insanları geçtim...  Bu insanlar, gerçekten bilinçleri sıçramış fakat  ne yaşadığını anlayamadığı için sonradan zıbıtmış insanlar.. ne yaşadıklarını anlayamadıkları için, bir araştırma içine giriyorlar.. sonra da kendilerini Hint öğretilerinin içinde buluyorlar.. aura çakra dişil eril, alfa beta,aile dizilimi ,meleklere sığınma, sayıların gizemi, olumlama, ılımlama, balonlama, hayal etme falan filan işte...işin İçine biraz da ayet karıştırdıkları zaman, bal gibi İslami şifalanma eğitimi verdiklerini iddia ediyorlar...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/cag-bilinci-siiri/</link>
<guid>3842384</guid>
<pubDate>2026-06-13T13:29:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Karga Kuşu</title>
<description>Karga kuşu ne bilsin gülün kıymetini, Gül bülbülden,bülbül gülden sorulur... Tok adam ne bilsin balın kıymetini.. Nimet açtan, aç, muhtaçtan  sorulur.. Züleyha olmayana sorulmaz yusuf... Çölde aramayla  bulunmaz leyla... </description>
<link>https://www.antoloji.com/karga-kusu-siiri/</link>
<guid>3842380</guid>
<pubDate>2026-06-13T13:20:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 <item>
<title>Sinek</title>
<description>Şimdiye kadar bizlere sineklerin, mikropları taşıyıcı varlıklar olduğu anlatıldı..Bizler bu mesnetsiz  öğretiyle büyütüldük...Oysaki sinekler kandaki zehirli mikropları emerek,onları yok etmekle görevli, Allahın askerlerinden bir cüzdür.. Yeryüzündeki hiçbir şey sebepsiz  yaratılmamıştır... Herkesin ve her şeyin bir görevi vardır..Bize düşen, kendimize ait görevimizin ne olduğunu öğrenmek ve bu minvalde hizmet etmektir... Herkesin ve herşeyin  fıtratı görevine göre yaratılmıştır..Bilerek ya da bilmeyerek Kendi göreviyle,  zıtlaşan insanlar, ne kadar iyi şartlarda yaşarlarsa yaşasınlar mutlu olamazlar... Yeryüzünde kendi görevleri ile, dolayısıyla kendi fıtratı ile zıtlaşan tek varlık insandır... İnsan dışında tüm varlıklar, görevlerini harfiyen yerine getirirler... Bu yüzden onların arasında mutsuzluk diye bir mefhum yoktur olamaz.. mutsuz olan insandır.. Çünkü kendisine yabancı olan insandır.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sinek-37-siiri/</link>
<guid>3842031</guid>
<pubDate>2026-06-12T12:09:00+03:00</pubDate>
<author>Öyle İşte 2</author>
</item>
 </channel>
</rss>
