<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Onur G&#246;knil Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kendime Ayırdığım Yer</title>
<description>Bazen aynı hayatın içinde iki ayrı yaşta uyanıyor insan.  Biri çocukların saçındaki kokuyu biliyor, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendime-ayirdigim-yer-siiri/</link>
<guid>3883752</guid>
<pubDate>2026-09-22T17:34:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Saat Beşi On Geçe</title>
<description>Kırık bir kalp insanı yere düşürmüyor; evin ortasında anahtarı elinde unutulmuş bir kapı gibi bırakıyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/saat-besi-on-gece-siiri/</link>
<guid>3882041</guid>
<pubDate>2026-09-17T18:28:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Bize Ayrılmamış Bir Yer</title>
<description>Hiçliğin beyazından geldik,  bir hastane bile değildi başlangıcımız;  kimsenin beklemediği </description>
<link>https://www.antoloji.com/bize-ayrilmamis-bir-yer-siiri/</link>
<guid>3881818</guid>
<pubDate>2026-09-17T02:27:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Eksilenler</title>
<description>Dostlar azalıyor.  Bunu masadaki sandalyelerden değil, insanın bir haberi anlatacakken birden susmasından anlıyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/eksilenler-2-siiri/</link>
<guid>3871509</guid>
<pubDate>2026-08-23T19:39:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Hiç Yaşanmamış Bir Sonun Uykusu</title>
<description>Ayrılık bazen iki insanın arasına giren kapı değildir; aynı odada duran iki sandalyenin birbirine bakmayı unutmasıdır.  Biz öyle ayrıldık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hic-yasanmamis-bir-sonun-uykusu-siiri/</link>
<guid>3870307</guid>
<pubDate>2026-08-20T22:39:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Kapalı Zarf</title>
<description>Gece,  evin içine ters çevrilmiş bir ceviz kabuğu gibi kapanıyor.  Ben her akşam o kabuğun içinde  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kapali-zarf-4-siiri/</link>
<guid>3863061</guid>
<pubDate>2026-08-03T01:09:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>İçimde Sonradan Açılan Yer</title>
<description>Gece,  çatıda ters çevrilmiş bakır bir tas gibi duruyor.  Rüzgâr geçtikçe metal içe çekiliyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/icimde-sonradan-acilan-yer-siiri/</link>
<guid>3862533</guid>
<pubDate>2026-08-01T22:37:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Babamın İçinde Kalan Oda</title>
<description>Babam,  ömrünü  kat yerleri beyazlamış eski bir mektup gibi  </description>
<link>https://www.antoloji.com/babamin-icinde-kalan-oda-siiri/</link>
<guid>3858792</guid>
<pubDate>2026-07-24T00:18:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>İnsan Başkasında Devam Eder</title>
<description>O çocuk sesi,  evin içinde değildi.  Yine de duvarların kireci </description>
<link>https://www.antoloji.com/insan-baskasinda-devam-eder-siiri/</link>
<guid>3857484</guid>
<pubDate>2026-07-20T16:53:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Toprağın Hafızası</title>
<description>Ölen sevdiklerimi gömmedim.  Toprağa sakladım.  Çünkü bazı insanlar öldükten sonra eksilmez; </description>
<link>https://www.antoloji.com/topragin-hafizasi-4-siiri/</link>
<guid>3854054</guid>
<pubDate>2026-07-14T12:31:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Kimsesiz Saatin Defteri</title>
<description>Gece, bir kapı gibi değil, çoktan unutulmuş bir hesaplaşmanın üstümüze usulca kapatılan defteri gibi iner.  Ben orada, masanın kenarında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kimsesiz-saatin-defteri-siiri/</link>
<guid>3853521</guid>
<pubDate>2026-07-13T00:30:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>İçimde Yer Değiştiren Coğrafya</title>
<description>Bir gün  evdeki sandalyelerden biri durduğu yeri beğenmedi.  Kimse dokunmamıştı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/icimde-yer-degistiren-cografya-siiri/</link>
<guid>3852272</guid>
<pubDate>2026-07-09T19:38:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Kendine Geç Kalan Işık</title>
<description>Bir gün, hayatın cebini yokladım. İçinden yarım kalmış vedalar, çocukluğunu kaybetmiş kuşlar ve hiç açılmamış bir pencerenin eski rüzgârı çıktı. O gün anladım; insan, en çok adını koyamadığı şeylerden yoruluyor. Ben uzun zaman kendimi aramadım. Çünkü kaybolmanın da bir karakteri olduğuna inanıyordum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kendine-gec-kalan-isik-siiri/</link>
<guid>3851889</guid>
<pubDate>2026-07-08T19:33:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>İnsan Kalbinin Sessiz Coğrafyası</title>
<description>Bazı insanlar, yaşadıkları günleri ceplerine katlayabileceklerini sanır.  Oysa ömür, hiç kimsenin cebine sığmayan yırtık bir haritadır.  İnsan, yalnızca geçtiği yolların tozunu ödünç alır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/insan-kalbinin-sessiz-cografyasi-siiri/</link>
<guid>3850809</guid>
<pubDate>2026-07-05T21:57:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Geç Kalan Işığın Anatomisi</title>
<description>Yalnızlığın içinde başka insanların seslerini değil, taşların büyümesini işittim. Toprak, acele etmediği için çiçek açabiliyordu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gec-kalan-isigin-anatomisi-siiri/</link>
<guid>3850752</guid>
<pubDate>2026-07-05T18:21:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Şairler Erken Ölmez, Zaman Geç Kalır</title>
<description>.....henüz 24 yaşındayken verem hastalığından kaybettiğimiz genç şair Muzaffer Tayyip Uslu'ya saygı ve selamla...  Ben, bazı şairlerin mezar taşına tarih değil, yarım kalmış bir cümle yazılması gerektiğine inanırım. Çünkü kimi insanlar ölmez; yalnızca cümlenin ortasında susar. Sen de öyle sustun, Muzaffer. Henüz hayat, ceketinin cebine koyacağı umutları saymayı öğrenemeden. Henüz ekmek, genç bir şairin avuç içindeki sıcaklığı tanıyamadan. Henüz gökyüzü, senin adına açılmış maviliği tamamlayamadan. Bazen düşünüyorum; bir insanın ömrü, takvim yapraklarıyla değil, kurduğu hayallerin uzunluğuyla ölçülseydi, belki bugün hâlâ yürüyordun Zonguldak'ın kömür kokan sokaklarında. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sairler-erken-olmez-zaman-gec-kalir-siiri/</link>
<guid>3848479</guid>
<pubDate>2026-06-30T01:09:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Ayrılığın Yerçekimi</title>
<description>Ayrılık, herkesin sandığı gibi iki insanın arasına giren bir mesafe değildir. Bazen yalnızca aynı gökyüzünün, iki farklı yerçekimine inanmasıdır. Çünkü bazı yıldızlar, birbirini terk etmez; yalnızca ışıklarının varacağı zaman değişir. Ben seni kaybetmedim. Sadece, adını taşıyan mevsim takvimden sessizce çıkarıldı. Şimdi bütün aylar, cebindeki eski bir anahtar gibi; hiçbir kapıyı açmıyor, ama atmaya da kıyamıyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-ayriligin-yercekimi-siiri/</link>
<guid>3848419</guid>
<pubDate>2026-06-29T22:20:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Benim Hiç Gönlümü Almadılar</title>
<description>                                       Nilgün Marmara'ya selamla...  Bir sandalyenin boş kalan tarafıydım bazen, oturulmadan eskimiş bir yalnızlık gibi. Kapılar yüzüme kapanmadı belki, ama kimse ardına kadar da açmadı kalbini. </description>
<link>https://www.antoloji.com/benim-hic-gonlumu-almadilar-siiri/</link>
<guid>3846985</guid>
<pubDate>2026-06-25T21:14:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Huzurevi Hüzünevidir</title>
<description>Huzurevi hüzünevidir bazen, çünkü bazı pencerelerde akşam, güneşten önce yaşlanır. Bir bastonun gölgesi uzar koridorda, sanki yıllar, insanın ardından yürüyen sessiz bir çocuk gibi. Duvar saatleri çalışır, ama kimsenin beklediği tren gelmez artık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzurevi-huzunevidir-siiri/</link>
<guid>3846971</guid>
<pubDate>2026-06-25T20:11:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 <item>
<title>Bestelere Şiirler balmorhea-remembrance</title>
<description>— Kavuşamayanlara — Bazı insanlar birbirine geç kalmaz; yalnızca ömrün yanlış mevsimine doğar. Ve dünya, aynı göğün altında yürüyen iki kalbi </description>
<link>https://www.antoloji.com/bestelere-siirler-balmorhea-remembrance-siiri/</link>
<guid>3844261</guid>
<pubDate>2026-06-18T20:13:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Göknil</author>
</item>
 </channel>
</rss>
