<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Onur Ay Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Güneşin Gülüşü</title>
<description>Mavisi yeşile çalmış çimlere karışıyor papatyaların kokusu. Bu aralar böyle betimliyorum artık, aşkın doğa ile kavuşma anlarını…Hafif ağlamaklı ama içimde bir sevinç saklı.Parmak uçlarım kanarcasına, göz bebeklerimden aynalara yansıyan gülleri toplamak istiyorum.Toprağa karışıyor damarlarım,savunamıyorum duygularımı artık.Her ne olduysa, her şey ama her şey güneşin gülüşünde iz bırakacaktı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunesin-gulusu-2-siiri/</link>
<guid>3840763</guid>
<pubDate>2026-06-09T00:49:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Deniz</title>
<description>Deniz gerek bazen , mum alevine sinmiş kokusu , kuma doymayan deniz gerek… simsiyah bir gecenin karanfile çalan dokunuşuyla uyanmalı denize doğru. Yarım bir tebessümün rüzgarına kapılmalı ve denizin uğultusu sonsuza dek kalmalı , hislerin hiç varolmamış kelimelerinde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/deniz-557-siiri/</link>
<guid>3840762</guid>
<pubDate>2026-06-09T00:48:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Onur</title>
<description>Şiirimi usulca koyuyorum dizlerime… Sanki yıllardır kaybettiğim bir çocuğun saçlarını okşar gibi. Deniz kıyısında unutulmuş bir akşamım bugün ben. Ne tam karanlık, ne de eve dönebilecek kadar aydınlık. Yosun kokusu vuruyor içime. </description>
<link>https://www.antoloji.com/onur-75-siiri/</link>
<guid>3840761</guid>
<pubDate>2026-06-09T00:47:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Orhan Veli</title>
<description>Uçurum kokuyor ellerim, Rüzgardan kesilmişim. Toprağım papatya dokulu... Hayallerim sürgün. Gün batımına doğru kocakarı plajı... Battığı yerdeyim gün doğumunun... </description>
<link>https://www.antoloji.com/orhan-veli-23-siiri/</link>
<guid>3840760</guid>
<pubDate>2026-06-09T00:45:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Yankı</title>
<description>Gözlerim, karanlık kokulu bir ışık hüzmesinin gölgesine sığınmış. Ya gördüklerim, krem rengi delik  bir çuvalın içinde asılı kalmış. Ya nefesim , uçurumun ucunda saklıyor içine çektiği acımsı kehribar dokulu çığlıkları…Ve ellerim…hiç tutmadığı bir anının soğuk izlerini taşıyor, parmak uçlarımda.  Dilimde, yarım bırakılmış duaların pası, adını unuttuğum her harf, boğazıma düğümlenmiş bir sessizliğin asıl mısrası…Yağmur bile utanmışken yağmaya, gözlerim ışığın karanlığına  gömülüyor , bu ne demek biliyor musun, naciz ruhumun bedenime olan özleminin son yankısı… </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanki-150-siiri/</link>
<guid>3827891</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:39:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Hoşçakal</title>
<description>En çok o son bakışın dudak büken acısı koyar aşka.. Adı da hoşçakaldır, ne masumanedir ne de gülümsetir o hain kelime insanı… En çok ne ağlatır insanı bilirsin… Son söz ve belki de o son dokunuş ve sarılma… Yürek burkar ayrılık cümleleri..Nefesini ondan aldığını hatırlarsın, hatırladıkça kanayan yaranı da alırsın göz yaşlarının arasına. Sonra güldüğünde dudak kenarında beliren çizgileri saklamaya başlarsın. Yüreğinin dayanamadığı anda, o boş sandalyeye bakıp sessizliğin sesine, o gecenin sabahına, ömrünün son yolculuğuna doğru içten içten dokunur ve yokluğuna kadar ağlarsın… </description>
<link>https://www.antoloji.com/hoscakal-571-siiri/</link>
<guid>3827889</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:38:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Katil</title>
<description>Gümüş rengi gözyaşlarının tüm uğultusunu damarlarımda sakladım, ateşe verdim dumanı , bulutlar istediğim renge boyandı aslında, gece asla kararmadı yüreğimde ve hala senin yokluğunun katili var içimde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/katil-105-siiri/</link>
<guid>3827886</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:37:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Canım Yanıyor</title>
<description>Canım yanıyor. Kör bir gün yüzüne savuruyorum geçmişimi. Denizlerin tuzunu çekiyorum içime, sisli ruhumu hapsediyorum dokunaklı filmlerin altyazılarına. Toprağa dokunduğum an, güz rengi kelebeklerin zehri çöküyor kanıma. Sonbahar çiğdemi sarmış gözlerimi ve ağlatmaya kıyamıyorlar beni. Ama ağlayamayan sadece gözlerim mi? Aşk…canım yanıyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/canim-yaniyor-84-siiri/</link>
<guid>3827887</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:37:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Kum</title>
<description>Ateşle dalgalanan ışıkların ilk pençesine kuruluyor, damarlarımdan sarkan bıçak rengi kıvamında ki gün ışığı. Gecenin adını fısıldayan bir ruh var kalbimin son nefesinde.Közün gölgesine sığınır gibi saklanıyor balon balıkları, iskele sessizce gömülüyor dalgaların kucağına seni düşündükçe. Kumlara saygı duymalı insan çünkü ayak izleri sonsuza dek kalmaz, peki sen, o kahrolmuş denizin dibinde beni kaç kere düşündün ki? </description>
<link>https://www.antoloji.com/kum-69-siiri/</link>
<guid>3827884</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:35:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Çuval</title>
<description>Bir cümlenin içine ne kadar his saklayabilirsiniz ki? Tek bir hecenin bile anlamına şükrettiği kelimeleri getirin bana. Yasemin kokulu duvarlarda birikti art niyetlerimiz, hüznün çökmesine az kalmıştı, en son sardığımız yükte. Minnet ettiğimiz cümleleri dizin karşıma, varoluşuna hükmettiğimiz heceler, bir gün suskunluğun içine gömülecek. Belki bir çuvala sığacak bütün art niyetlerimiz, belki de bir ışık kırıntısı, çuvalın iplerini çözüp göğe salıverecek kelimelerimizi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/cuval-18-siiri/</link>
<guid>3827883</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:34:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık</title>
<description>Yalnızlığın içinden konuşuyorum , kahrolmuş denizin dibinden yağmurları süzüyorum , ağzımdan çıkan belli belirsiz kırılganlıkların çıplak hali ile beraber kırık parkelere resmediyorum hecelerimi,  ruhumuza işlenmiş satırlarda yaşıyorum o son dokunuşları. Yalnızlığın içinden konuşuyorum, artık daha sessiz.Sakın gelmeyin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-2297-siiri/</link>
<guid>3827881</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:32:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Duvar</title>
<description>Duvarları hüznün çaresiz geçmişiyle boyayan eller yok artık. Denizin kumla karışık kokusu boğazıma düğümleniyor, ciğerlerime bir nefeste çekiyorum. Lore Lamek’in derine çöken fırça izleri gibi hatıralar doluyor aklıma. Karanlığı sayıklıyorum. Yağmurun uğultusunu nicedir özlüyorum. Dinliyorum. Hayatımı mı? Hayır. Ne zamana kadar saklayacağımı bilmediğim yüreğimi dinliyorum. Duvarları unutun, onlar hiç boyanmamıştı aslında. </description>
<link>https://www.antoloji.com/duvar-295-siiri/</link>
<guid>3827882</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:32:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Yağmur</title>
<description>Soluğumu kesen nefesi arıyorum güneşin dolgun bakışlarına müspet bir tebessümle karışık solgunlukla…Kenardan doğuyor gün batımı diyorlar, galiba kıyamet senaryosu hazırlıyorum… Yağmur göz bebeklerimize vurdukça alçalıyor kısa huzmeli bulutlar. Seni orada gökkuşağında tanımlıyorum. Aşkı unutuyorum bir ara sadeliğin verdiği kıvamla… Yağ yüzüme doğru yağmur,  istemsizce dokun damarlarıma. Denize kalsın sana son dokunuşum, işle bana yağmur, sonunda aşktan kalma dimdik çıkayım karşına… </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmur-1834-siiri/</link>
<guid>3827880</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:31:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Şelalenin Akışıyla</title>
<description>Gecenin yoksun bakışlı kayboluşlarından çıkan huzurun demine vuruyorum kendimi, gökkuşağı ile yağmur arasında kaldım yüreğime doğru yutkundum bir an , kumların arasına süzüldüm gün batıyordu, bulutlara küfrettim , dağın uçuruma bakan noktasındayım şimdi… Şelalenin akışıyla seyrediyorum artık kendimi… Neydi beni oradan atan neydi benim huzurumda kaybolan… Neydi şiirime meydan okuyan… </description>
<link>https://www.antoloji.com/selalenin-akisiyla-siiri/</link>
<guid>3827877</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:29:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Ruhun</title>
<description>Ruhun kalbe kavuştuğu zaman anlıyorsun , geçmişe haykırdığın tüm hayal kırıklıklarını , şömine koru gibi çökecek içine ve sana fısıldayan her hecen söylediğin her cümle. Korkularındandır aslında cesaretin, asaletindendir suskunluğun, yokluğundandır tüm yaşadıkların, var ol artık…  Ve sessiz bir uyanış başlar, kalbinin küllerinden doğar ilk nefesin,sessizlik bir dua olur içinde , sesin yeniden anlam kazanır rüzgarın uğultusuyla, ruhun kalbe kavuştuğu zamanı anlıyorsun artık… </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruhun-10-siiri/</link>
<guid>3827878</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:29:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Silüet</title>
<description>Gözlerimin gördüğü en uzun yerde bitiyor, karanlıktan salınmış gölgelerin hazin sessizliği. Başladığı yerde sönüyor rüzgârın uğultu kokan nefesi. Yağmurlara baş kaldırdım artık gökkuşağını göstermesinler diye. Bulutların arasından ölüdenize sıyrılıyorum yine, benim ben diyecekken, yıldızların akşam hüzmesine kapılmış, mavi duvarına vuruyorum kendimi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siluet-63-siiri/</link>
<guid>3827875</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:28:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Elveda</title>
<description>Soluğumu dayadım mavinin son çığlığına. Mermi isabet etmiş yüreğimden çıkıyor çığlıklar. Şiirlerime doğru ufalanıyorum, biraz biraz…Sıcak denizlere masumca takılıyor gözüm, hissedemiyorum artık, nefesim kesiliyor. Uzun bir yolun körlüğündeyim şimdi. Hani üstat ne demişti, “Gemliğe doğru denizi göreceksin, sakın şaşırma.” Benim gördüğüm o deniz değil ,gördüğüm, tüm denizlerin maviliğine isyan aslında. Lore Lamek bir gün onu çizdiğinde, karışacağım o maviliğe, kavuşuyor olacağım…Elveda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/elveda-1275-siiri/</link>
<guid>3827874</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:27:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Sessizliğin Sonuna</title>
<description>Sessizliğin sonuna ekliyorum yarım kalmış düşlerimi. Parmak uçlarım kanıyor yazmaktan , belli ki yine bir savaşın kalıntısıyım. Kılıç çiçeğini görüyorum, dimdik ayakta o da. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessizligin-sonuna-siiri/</link>
<guid>3827873</guid>
<pubDate>2026-05-09T13:25:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Yorgun</title>
<description>Ve artık tarifsiz ruhlar çağırıyor var olan bedenlerimizi. Yorgun ateşlerin bedenleriyiz biz artık. Aşılması güç hatıralar, boynu bükük bir yüreğe tutunuyor sessizce. Ey aşk! Kol kola yürüyelim mi, geçmişin bıraktığı izlere inat? Yoğuralım kendimizi yeniden, bir tebessüm gibi…Masumca. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yorgun-361-siiri/</link>
<guid>3711945</guid>
<pubDate>2025-07-10T19:12:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 <item>
<title>Bazen</title>
<description>Karanlığın ardı gerek bazen, serpilmiş kuru otlarla birlikte yeşeren çimlerin üzerine koyuvermeli batan güneşi. Hani boğazın düğüm düğüm olur ya, hain hain bakar gözlerin geçmişine, işte orada , tam orada, insanlığından çıkmışlığın aklına gelir, düzeltemezsin. Gururun, kibirin,  art niyetin nasıl da tebessüm ediyor sana.. Karanlığın ardı gerek bazen, eğer yüreğin varsa, tüm yaşanmışlığa ve ömrüne adadıklarına elveda sözleri ile bak..Bak ki yeşersin içinde ki batan güneşin ışığında serpilmiş kuru çimler. Kendini hatırla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bazen-699-siiri/</link>
<guid>3711948</guid>
<pubDate>2025-07-10T19:12:00+03:00</pubDate>
<author>Onur Ay</author>
</item>
 </channel>
</rss>
