<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. &#214;nder Atmaca Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Õzlemdeki Sevda</title>
<description>çocuklar ölür..çiçekler solar..sürsede sevdalarımız.. gün biter gün karanlığa teslim olur..ne doğan güneş eskisi gibidir, ne dolunay titretir geceleri.. bir üşüme gelir çöker yanıbaşına..apansız bir titreme sarar benliğini.. yürekten nedensiz bir sancı peydahlanır.. dolanır damarlarında ılgın ılgın.. dağları özlediğin gelir aklına..özlediğin sevdalarınca.. tıkanır kalır bir düğüm boğazında.. hani dokunsan dökülecek bin bir gözyaşı.. ağlayamazsın.. donup kalmalık olmuşundur..dönüp te kalmamalık.. Yaşarsın yine de.. yaşarsın..nefes alırsın ta ciğerlerine işlemiş acı ile.. soluklanmışsındır.. tutunarak acılarına yürümeye başlarsın bir daha..bir daha.. Taa ki ulaşana kadar toprağın erkine, gökkuşağının huzuruna...  (Mavi Deniz/Önder Seyhan) Bitirelemeyen Satırlar  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zlemdeki-sevda-siiri/</link>
<guid>3164594</guid>
<pubDate>2020-08-31T21:53:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title>Tıyatro Yaşam</title>
<description>ve gün biter.. ıssızlık hakimdir.. yeniden sessizliğin dayanılmaz sızısı.. lakin orada; biliyorsun.. orada bir yerlerde.. ve O da seni...  Sevdanın aşkın hep var olduğu, kavuşmaların belki de hiç gerçekleşemeyeceği sonsuz/sınırsız ve iki kişilik bir oyun var ömür sahnesinde.. iki oyuncunun aynı anda sahnede görünme ihtimalinin dört yapraklı bir yoncayı bulma ihtimalinden dahi düşük olduğu bir roman.. Bitmeyen Şarkılarcasına, Bitmeyen bir Sevda romanı..  Heyhat..Perde ansızın kapanır.. ve yeniden açılmasına değin..senaryo zihinlerde..düşlerde.. sahne gerisinde.. yaşamsa; yaşanılanları ve yaşanılması mümkün iken yaşanılamayanları ile gizlerde...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/tiyatro-yasam-siiri/</link>
<guid>3157281</guid>
<pubDate>2020-08-08T22:31:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title>Guzellikler ve düşler</title>
<description>bir çocuk uykuya koşmuş..düşlerinde bir martı, martının kanadına ilişmiş çocuk..maviliklere uçmuş. bir peri kızı uykuya koşmuş.. gökyüzü gülümsemiş..maviliklere yıldızlaşmış bir düş konmuş.. bir cadı uykuya koşmuş.. düşü kendisi olmuş.. elinde süpürgesi...ömür tuvalini maviye belemiş.. Çocuk gülümsemiş..peri kızı gülümsemiş..cadı gülümsemiş.. kahkahalara bezenmiş Mavilikler.. Mavi Deniz Õ.Ş. </description>
<link>https://www.antoloji.com/guzellikler-ve-dusler-siiri/</link>
<guid>3154961</guid>
<pubDate>2020-07-31T17:19:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title>Seni Her Gördügümde</title>
<description>çok önceleri yazmış olduğum bir yazıyı okudum..epeydir bakmıyordum.. ve bu yazıyı paylaşmak istedim nedense.. umarım beğenirsiniz  BEN SENİ .......            Seni her gördüğümde elim ayağım birbirine dolaşıyor, kalbim onlarca ton basınç altında kalıyor gibi ve sonrasında bir bıçak sancısı yüreğime gelip yerleşiyor ve nedense bu acıların hiç bitmesini istemiyorum.            Tutuklu gibiyim boynumda prangalarla; gözlerinde hücre hapsine bağlanmışım sanki ve biliyor musun, bedenim sürgünde de olsa senin yüreğinin her bir atışını duyuyor ve o yürek atışına ortak oluyorum doyumsuzca..            Sımsıcak duygularımla dostum diyorum fısıldayarak..Arkadaş oluyorum belki de güneşin hiç doğamayacağı karanlıklara..Yoksunluk şelalesinin bilinmezliğinden dökülen su damlacıklarının gelinlikçe beyaz köpüklerinde seni görüyorum ve kutup soğukluğunda bir can oluyorum küçücük bir Kardelen çiçeğine.. Ruhumu boydan boya yıkıyorum akarsuda ve öylesine ilginçtir ki nice tusunamilerin söndüremeyeceği yangınlara ulaşıyorum ütopyalarımda..Nedense  yangınlar hiç sönmesin istiyorum..            Can diyorum sana.. Ya da canan kalmak istersin belki diye önce canan diye haykırıyorum avazımca..Hiç yüksünmeden, erinmeden; çeyiz inceliğinde ve temizliğinde oya oya işliyorum yüreğime sevgimi, dostluğumu..            Köyümün patika yolunda ilerliyorum nefesimin elverdiği, yüreğimin yettiğince..Yaşlı Kızılcık ağacının dibindeki ekşi böğürtlenden minicik bir tanesini elde edebilmek uğruna çalı dikenlerinin içerisine fütursuzca uzatıyorum elimi..Kanayan ellerimi usulca dudağıma götürüyorum..Senin tenince kokluyor, senin kokunca hissediyorum ufacık buselerle..Ütopyamda da olsa yüzümü hiç yıkamak istemiyorum..Kokun sinsin istiyorum ellerimden dudaklarıma, dudaklarımdan yüreğime..ve seni düşlerken  biberin acılığında damla çikolata tadını algılıyorum..Nedense damağımdaki acılık hiç gitmesin istiyorum.            Nihayetinde var oluyorum yaşamın her alanında… ve her kırılma noktasında yeni baştan doğuyorum senin aşkınla…İyi ki varsın söyleniyorum durmadan..ve tüm bencilliğimle sarılıyorum hayata…Seni bir kez daha görebilmek uğruna ölümlere inat, bir sabaha daha  yüreğimde yaşattığım aşkıma tutunarak uyanıyorum...Duvardaki resimlerine ilişiyor yine dün sabahki gibi gözlerim..Gözlerinin içine bakıyorum..Gülümsüyorum..ve galiba gülüm..ben seni … Önder ATMACA (Şeyhan) </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-her-gordugumde-5-siiri/</link>
<guid>3153223</guid>
<pubDate>2020-07-25T20:12:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title>Haram Sevdalar</title>
<description>gecenin ardından serçelerin cıvıltısı ile görüyorsam sabahımı, gün ışığı sızıyorsa perde aralığımdan yüreğime sımsıcak ve güneş inadına doğuyorsa yine her sabah... bu sevda benim söylüyorsa yüreğimdeki ince sızım.. yalnızlığım düşünlerimce sırlanıp daha bir kutsallaşıyorsa... Kime ne.. Haramsa da helalse de.. özlemim aşkın, yangınım tenin, ve hasretim kokunsa.. ıssızlığımda gökkuşağı </description>
<link>https://www.antoloji.com/haram-sevdalar-siiri/</link>
<guid>3152252</guid>
<pubDate>2020-07-22T19:51:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title>Sevginin Adı Yokluk</title>
<description>yok gibi bir zamanlarda dolaşıyorum.. yitik bir toprağın koynuna yolculuk.. insan kendini nasıl da kandırabiliyormuş anne.. gözyaşı dökmeden ağladığımda öğrendim yalan söylemeyi.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevginin-adi-yokluk-siiri/</link>
<guid>2032143</guid>
<pubDate>2014-08-15T17:02:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title>Sıvas Yangın Yeri</title>
<description>Temmuzun ikisiydi günlerden acı bir gün, adı batası bir cuma güneş bile ışıtamıyordu günün karanlığını.. ve türkülerle-halaylarla, deyişlerle-semahlarla beslenen günde Pir Sultanımızdı anılmak istenen..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sivas-yangin-yeri-siiri/</link>
<guid>2017448</guid>
<pubDate>2014-07-01T10:06:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title>Sevdalarım Var Yaşanmamış</title>
<description>yaşanamamış sevdalarım var benim.. taze çay gibisine buğusu üzerinde.. fırtınada savrulan bir uçurtma gibisine. denizlere hasret martının çığlığındayım.. kör gözlere sağır kulaklara inat.. yaşamak istediğim nice sevdalarım var benim.. dağlarımda koşmak gibisine....  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdalarim-var-yasanmamis-siiri/</link>
<guid>2015427</guid>
<pubDate>2014-06-25T10:50:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title>Sevdam Özgürlüğüm</title>
<description>ne güzeldir özlem kokulu dizeler..  ne güzeldir karanfil ıtırını hissedebilmek yokluğunda... dört duvarın ortasında iken dahi doyulan hasretlik.. bir uçurtmanın kuyruğuna takılıp gidebilmek masmavi gökyüzünün uçsuzlarına.. pamuksu bulutları yorgan edebilmek ne güzeldir.. ellerindeki kelepçeyi söküp atabilmek yüreğinde.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevdam-ozgurlugum-siiri/</link>
<guid>2015215</guid>
<pubDate>2014-06-24T14:30:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title> Anlık Bile Olsa Benimsen</title>
<description>ağlayan bir çigt göz görmüşsen düşünde,  bil ki benim gözlerimdir.. hasretinin dayanılmazlığındandır akan damlalar yağmur bulutlarından boşalırcasına.. hani dudağının kıyısında minik bir damlanın tuzlu tadını hissedersen bilki gözyaşım gözyaşına karışmıştır.. harman olmuştur sevdamız.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlik-bile-olsa-benimsen-siiri/</link>
<guid>1355010</guid>
<pubDate>2010-03-08T13:46:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title> Dumun'ın Ardından</title>
<description>Gözlerinin içinde okunan dindirilemez bir acılıktı adamın. Hani dokunsan ağlamak üzere gibisindendi. ve hıçkıra hıçkıra gözyaşı dökmek geliyordu içinden.. ama gözpınarları kurumuşçasına inatlaşıyor ve bir damla bile olsun akıtmıyordu.. yüreğineydi akan yaşlar..acıları hisseden vücudundaki tüm hücreler ince bir sızıya sahiptiler şimdi. Göğsünde onulmaz bir baskı hissetti..kalbi duracak gibiydi sanki..acıyı taa derinden hissedendi yüreği adamın.. Sigarasını yaktığında farkında olmadan geçmişi anımsamaya başladı.. yaklaşık iki yıl öncesi, mart ayına gitmişti.. akşama doğruydu ve oğlu kucağında getirmişti O’nu.. balkondan biraz da sertçe bir sesle “götür onu, aldığın yere bırak” diye bağırmıştı ama sonra onunla göz göze geldiğinde yüreğinden bir şeylerin koptuğunu, ona doğru aktığını hissetti adam.. bekle biraz dedi, aşağıya indi aceleci hareketlerle.. yanına geldiğinde ise olan olmuş ve sanki içinden sökülüp giden parçalar onun yüreğine saplanmıştı.. “bağla şuraya bir yere” söylendi usuldan. Sonrası ise su gibisine akıp gidendi, seller gibisine çağlayandı… sonrası çok şey yaşanmıştı şu geçen iki yıl içerisinde.. dert ortağı olmuştu canına.. kimselere söyleyemediklerini ona söylemiş, acılarını, gözyaşlarını, yalnızlığını onunla paylaşmaya başlamıştı.. daha henüz altı aylık olduğunda canını kurtarmıştı iki acımasız kopuğun elinden.. can borcum var ona dillendi.. can borcu vardı ona.. daha da bir sevmişti onu o günden sonra.. artık yalnızlığının derin boşluğunu onunla dolduruyor, onunla gülüyor, birlikte geziyorlardı.. gecenin en koyu ıssızlıklarında birlikte bomboş sokakları dolaşıyorlardı.. kaç kez serserilerin yanlarına yaklaşmasını engellemiş ve kötülük yapmalarına izin vermemişti. Ve bir gün.. yüreği bir cana sevdalanan oldu adamın.. öylesi derin hislerle bağlanmıştı güzelliğe. O güzelliğin her sırrını, hissettiklerini, gözyaşlarını tekrar onunla paylaştı.. ona söyledi sevdasıyla ilgili kimseye söylemediklerini. Öylesi bir dert ortağı olmuştu canına.. en sıkısından.. söylediklerini sanki anlıyormuş gibi dinliyor ve zeka fışkıran gözleriyle derin derin bakıyordu adamın gözlerinin içerisine. Daha da güzeli vardı.. duyduklarını kimselere söylemiyordu..başka kimselerin bilmesi olanaksızdı onunla paylaştıklarının.. Adam sevdasına kavuşmuştu.. bir can yoldaşı, yüreği güzel bir arkadaştı hayatını paylaştığı.. öyle de çok seviyordu ki. Sevdası da adamı seviyordu.. bir araya gelmeleri çok da zor olmamıştı.. henüz birbirlerini tanımadan evlenme kararı vermişler ve birkaç ay içerisinde de hayatlarını birleştirmişlerdi. Sorun yok muydu.. elbet vardı ve var olmaması kaçınılmazdı.. henüz yeni tanımaya başlamışlardı içlerini ama sevgilerinin büyüklüğü ile aşabileceklerine inanıyorlardı.. aşıyorlardı da..zor da olsa beraberlikleri sürüyordu. Bir sorun vardı geride bıraktığı adamın.. büyük bir sorun.. geride bıraktığı çok sevdiğiydi.. onu düşünmekten kendini alamıyordu.. gerçi büyükleri bakıyordu ona ama onlar da yaşlı olduklarından yeterince ilgilenemiyorlardı.. sağlıklarından fedakarlık etmek zorundaydılar, ediyorlardı da..ama nereye kadardı.. beklenen gün gecikmemişti..gelen o gündü..acının en yoğunlaştığı, ayrılığın ateşten bir giysi gibi bedenleri sardığı o gündü gelen.. yeni yerine bıraktığında içi bir tuhaf oldu.. aracın arka camından dönüp baktı son bir kez.. ağlamak istedi…ağlayamadı.. sadece en acımasızından bir sızı hissetti yüreğinde.. bir an nefes almayı unuttuğunu hissetti.. gözleriyle seni seviyorum diye haykırdı ona..ve ağladı sessizce yüreğinin taa derinliklerine..damarlarında akan kandan dahi utanıyordu.. geriye dönüp tekrar bakmaya çalıştı..bakamadı..baksa sanki gidemeyecekmiş gibi hissetti..bakamadı..koşup boynuna sarılmak geliyordu affet beni diyerek.. bir sigara daha yaktı.. derin bir yudum aldı..iki damla gözyaşı yanaklarından süzülmeye başlamıştı…seni öyle çok seviyorum ki Duman diye söylendi.. duyması gerekiyordu içinden geçenleri, duyurmalıydı… gözyaşlarını sildi usuldan ve sigarasından derin bir nefes daha.. ağlıyordu yüreğince..sessizce ağlıyordu şimdi..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dumun-in-ardindan-siiri/</link>
<guid>1329749</guid>
<pubDate>2010-01-25T11:01:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title> Hani Bıraksan Diyorum</title>
<description>HANİ BIRAKSAN DİYORUM Bırakıversen kendini rüzgarın akıntısına Yani Hangi yöne savurursa oraya.. Belki doğusuna güneşin Ağrı’nın en yükseklerine </description>
<link>https://www.antoloji.com/hani-biraksan-diyorum-siiri/</link>
<guid>1308247</guid>
<pubDate>2009-12-22T15:57:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title> Ekin Tarlasında Birer Fidandılar</title>
<description>Ve ekin tarlasında birer fidanlardı Yaşamın en acımasızlığında En zorluğundaydılar.. Ve bir küçük hoş geldindi açan kapıyı İçtendi…dostça..gülümseyen bir merhabaydı.. Yolun sapağındaydı dostluk </description>
<link>https://www.antoloji.com/ekin-tarlasinda-birer-fidandilar-siiri/</link>
<guid>1307457</guid>
<pubDate>2009-12-21T11:40:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title> Dost Dağlarda Dost Ellerde</title>
<description>DOST DAĞLARDA, DOST ELLERDE COŞTUK Coştuk ta zemheri ayazında Halaylara durduk. Fırtınalar gördük oralarda Sellerde sürüklendik Bıkmadık, usanmadık </description>
<link>https://www.antoloji.com/dost-daglarda-dost-ellerde-siiri/</link>
<guid>1305734</guid>
<pubDate>2009-12-18T16:21:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title> İnadına Yaşamak</title>
<description>YAŞAMAK İNADINA  Yaşamak.. Işıltılı, dumanlı Gülen, ağlayan gözlerle Acılı, acısız </description>
<link>https://www.antoloji.com/inadina-yasamak-18-siiri/</link>
<guid>1305187</guid>
<pubDate>2009-12-17T15:39:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title> Öksüz Hoşlanmalar</title>
<description>Dostlukların çiçekler gibi olduğunu; çiçeklerin sulanmayınca, dostlukların ise güven ve sevgi ile beslenmeyince kuruyacağını bilemeyen bir dosta yazılmış son mektup..  ÖKSÜZ HOŞLANMALAR  Biliyor musun Gülüm..Hani bir kitap yazmaya başlamıştım.. Birkaç şiir ve bir iki yazıcık..Deneme..Dostluk üzerine, sevgi üzerine, aşk üzerine..Sevda üzerine..Buram buram hayat, sımsıcak bir yaşam kokuyordu. Adını bile koyamadığımız. Yarım kaldı… Biliyor musun Gülüm.. Gökkuşağımız vardı hani.. Bütün renklerini cömertçe, sımsıcak sunuyordu gözlerimize..Hiç esirgemeden… Ebemkuşağı sevecenliğinde renkleri soldu, kedicikler üşüyorlarken duyarsız kalamadı.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/oksuz-hoslanmalar-siiri/</link>
<guid>1303292</guid>
<pubDate>2009-12-14T11:42:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title> Sevda İkilemi</title>
<description>ellerim çirkefin içerisinde, ellerim batakta. yüzüm yanıklarda.. kahpelerin en kahpesine tanık... yüzüm utançlarda.. kalleşlerin en kalleşine tanık...yüreğim ha keza.. yüreğim acılarda..hayat dedik geçtik... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevda-ikilemi-siiri/</link>
<guid>1273357</guid>
<pubDate>2009-10-21T15:08:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title>Üşüdüğümde Gecenin Soğukluğunda</title>
<description>ÜŞÜDÜĞÜMDE GECENİN SOĞUKLUĞUNDA Karanlıklarında Üşüdüğümde atkımın boynum sanıp gözümü ısıttığında Yapayalnız, Bir başımaydım..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/usudugumde-gecenin-soguklugunda-siiri/</link>
<guid>1265656</guid>
<pubDate>2009-10-07T11:45:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title>Ağla Timsah Gözyaşlarına</title>
<description>AĞLA SEVDANA (Düşenin ardından)     Ağla gözlerim ağla Zamanıdır Timsah gözyaşlarının arasında </description>
<link>https://www.antoloji.com/agla-timsah-gozyaslarina-siiri/</link>
<guid>1265209</guid>
<pubDate>2009-10-06T16:18:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşamak</title>
<description>yaşamak güzel şey be dostum herkese ve herşeye rağmen yaşamak güneşin kızıllığıyla ısıtmak içini yağmurun sesiyle düşlere dalmak gözyaşının tuzlu tadını hissetmek dudaklarında ardından gülümsemek </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasamak-544-siiri/</link>
<guid>1262765</guid>
<pubDate>2009-10-01T15:31:00+03:00</pubDate>
<author>Önder Atmaca</author>
</item>
 </channel>
</rss>
