<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. &#214;mer Faruk Akbıyık Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ben Ondan Kaptım Bu Suskuyalnızlığı</title>
<description>Uzun bir öpücük aldı dudağından gözlerini kapattı ki bir an gece oldu zannetti Çünkü geceleyin dudaklarda konaklamak şiir arası bir yolculuk biçimidir Kısa bir ölümsüzlük anı ya da diyelim kalsın  damağında o uysal tat. Unutmaz çünkü hiç unutmaz o sözcüklerinden tanır bütün öpücükleri Öpüşünün yarım kaldığı şeyleri de unutmaz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-ondan-kaptim-bu-suskuyalnizligi-siiri/</link>
<guid>2280991</guid>
<pubDate>2016-09-22T21:06:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Boğdu  Klavye Her Sözcüğü  Çünkü Yasal Değil Biz Olmak</title>
<description>bu şehrin kaldırımlarında yürürken göz göze geldiğimiz insanların tatlı olması yaşama ve kente olan bakış açımızı değiştirir çünkü  yalanlarla örülmüş bir duvarda biten sarmaşıkların doğruluğunu da tartıyor  mavi başka güzel geldi bugün kız kulesine bakarken anladım (17:19) ve o gün  bir ihtimal seni gördükten sonra gökyüzüne bakmıştım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bogdu-klavye-her-sozcugu-cunku-yasal-degil-biz-olmak-siiri/</link>
<guid>2280689</guid>
<pubDate>2016-09-21T20:10:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Hakkını Verdi Üç Nokta Cümlenin</title>
<description>"bu şehrin kaldırımlarında yürürken göz göze geldiğimiz insanların tatlı olması yaşama ve kente olan bakış açımızı değiştirir çünkü"   yalanlarla örülmüş bu duvarda büyüyen  sarmaşıkların doğruluğunu da tartıyor güzellik  mavi başka güzel geldi çünkü ben  bugün kız kulesine bakarken anladım </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakkini-verdi-uc-nokta-cumlenin-siiri/</link>
<guid>2280685</guid>
<pubDate>2016-09-21T19:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Martı ve Vapur</title>
<description>Bir martıya çarpıyordu vapur az kalsın Düdüğe asıldı kaptan Kızdı  martıya Açtı camı Bağırdı poyraz yüzüne bir jilet gibi vurunca </description>
<link>https://www.antoloji.com/marti-ve-vapur-siiri/</link>
<guid>2275593</guid>
<pubDate>2016-08-31T22:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Ya Ben Evden Eve Yük Taşıyan O Lanet Kamyonun Şoförü Marşa Bastığında, Seni Düşüyordum...</title>
<description>mürekkep ve iğneyle baş parmağımın hemen üzerine yazmak için oturdum koyu yeşil kanepenin horuldayan yalnızlığına. hatırladığım kadarıyla son mesajın gelmişti, telefon titremişti bir defa. titreşim yüreğime ilişmişti, bugün gideceğiz çok uzaklara,  bir yere sıla. adına "biz" diyelim Sıla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ya-ben-evden-eve-yuk-tasiyan-o-lanet-kamyonun-soforu-marsa-bastiginda-seni-dusuyordum-siiri/</link>
<guid>2196868</guid>
<pubDate>2015-12-04T00:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Oysa İsyanbul artık bu şehrin adı</title>
<description>İsyanbul buranın adı öyleyse.   Öyle çıktım evden çünkü. Yorgunum. Yorgunum daha sabahın yedisinde. Kopyala yapıştır günlerden, beğenmekten, paylaşmaktan, tıklamaktan yorulmuş bir bulut. Mayakovski örmüş beni.   İtalyan bir duvar ustası örmüş annemin omuzlarını.  Yorgunum. Mutsuz muyum? Mutlu muyum? Karışık bence. İkisinin ortasında bir yerde. Duygularım  az çok bir sınır kapısı görüntüsü çiziyor. Melez bir his var içimde. Hem Mutluluktan ve hem mutsuzluktan devşirme.  Buranın adı isyanbul artık öyleyse. Öyle çıktım evden çünkü. Yorgunum. okyanustaki bir şarap şişesi gibi. Kopyala yapıştır devinimden yoruldum belki. Beğenmekten, paylaşmaktan tıklamaktan. Bir ekrana bakmaktan belki.  Kaç megapiksel gülüyorsun ya hayat grenlenmemiş bir şekilde duruyor yüzünde. Hayatı, mutluluğu annen iliştirmiş yüzüne. Genetik bir mutluluk seninkisi. Saf ve duru.  Buranın adı isyanbul.  yerler kanla yıkanmış olsa da. Sloganlarımıza ara vermek zorundayız. Artık sessizliğimiz devralacak nöbeti. Artık suskunluğumuz devralacak nöbeti. Bir attan doğan bir tay gibi yapış yapış, bağımsız bir direniş bizimkisi. Bireysel ekonomik politik yani. Şirin kapitalizm dünyamız. Kamusal alanımız. Ağzının kenarında bir gamze var biliyorsun, satarsan alabilirim onu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/oysa-isyanbul-artik-bu-sehrin-adi-siiri/</link>
<guid>2189811</guid>
<pubDate>2015-11-14T18:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Mesafedir Sevgi Bir Yemindir Sevda.</title>
<description>Ağladın Sonra yanaklarını dirseğinle sildin. Güldün. Çünkü  kırık kalbinden öptü umut.  Saçların alnına düştü. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-mesafedir-sevgi-bir-yemindir-sevda-siiri/</link>
<guid>2187510</guid>
<pubDate>2015-11-07T17:48:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Göster ne kadar seviyorsun bulutları</title>
<description>Martıları izle  sadece martıları izle Kız kulesi sana bir şarkı söyleyecek Eskiden Çok eskiden kalbi kırık bir kız çocuğu  varmış </description>
<link>https://www.antoloji.com/goster-ne-kadar-seviyorsun-bulutlari-siiri/</link>
<guid>2187509</guid>
<pubDate>2015-11-07T17:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Yanık Toprak Bazen Yanık Asfalt Kokusuydu Zaman.</title>
<description>Durgun deniz yanı başımızdaydı. Ne motor gürültüsü Ne bir yaprak kıpırtısı. Durmuştu yaşam.   </description>
<link>https://www.antoloji.com/yanik-toprak-bazen-yanik-asfalt-kokusuydu-zaman-siiri/</link>
<guid>2187504</guid>
<pubDate>2015-11-07T17:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Kalbim Beceriksizdir Bilmez Anlatmasını Derdini.</title>
<description>Kalbim  beceriksizdir bilmez derdinin anlatmasını Yüreği sevgiyle atan bir kuş getirecek sana sözlerimi bulutlar kardeştir  ne de olsa mavi kardeştir az bakmadık onlara birlikte.  Rüzgara  dayadık sırtımızı </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalbim-beceriksizdir-bilmez-anlatmasini-derdini-siiri/</link>
<guid>2182330</guid>
<pubDate>2015-10-23T18:40:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Ve Hep Kahven Nasıl Olsun.</title>
<description>ve hep kahven nasıl olsun.  karanlık nasıl kuşatıcı, gece omuzlarıma sinmiş omuzlarım çıplak ve ellerim öpüşlerinin izini arıyor.  küllükte son dal gökyüzü light </description>
<link>https://www.antoloji.com/ve-hep-kahven-nasil-olsun-siiri/</link>
<guid>2180113</guid>
<pubDate>2015-10-16T19:29:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Boşver Çok Kurcalama Bozulan Kalbini Zaten Epey Eskimişti.</title>
<description>burada değilse -nerede?  şimdi değilse -ne zaman?   kalmadı kırmızı bakan martılar tepemde. bu sahte gökyüzünün içerisinde en sahici mavi sendin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bosver-cok-kurcalama-bozulan-kalbini-zaten-epey-eskimisti-siiri/</link>
<guid>2180107</guid>
<pubDate>2015-10-16T18:56:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Kırılacak elbet Kazması Ferhadın.</title>
<description>kazma kürek yakma zamanında güme gitti kazması ferhad’ın kim demiş düşmez elinden kazması ferhad’ın(arif damar) sev kere sev kaç kere sev oğlu sev. bir milyon inch büyüklükteki kalbe çin ülkesinde monte edilen, paylaşılan, beğenilen ve etiketlenen bir şeydir ferhad’ın elindeki telefon. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirilacak-elbet-kazmasi-ferhadin-siiri/</link>
<guid>2061586</guid>
<pubDate>2014-11-11T19:29:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Kırılmış Kazması Ferhadın.</title>
<description>kazma kürek yakma zamanında güme gitti kazması ferhad’ın kim demiş düşmez elinden kazması ferhad’ın(arif damar) sev kere sev kaç kere sev oğlu sev. bir milyon inch büyüklükteki kalbe çin ülkesinde monte edilen, paylaşılan, beğenilen ve etiketlenen bir şeydir ferhad’ın elindeki telefon. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirilmis-kazmasi-ferhadin-siiri/</link>
<guid>2061585</guid>
<pubDate>2014-11-11T19:28:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Bir bakışı bir denizde en çok  sektirme oyunu</title>
<description>1- Bir bakışı bir denizde en çok  sektirme oyunu oynamıyoruz seninle. Simsiyah bir denizde bunu denediğim için şansızım. Yine de ben kazandım, Sonsuz kere sekerek gözlerinde.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-bakisi-bir-denizde-en-cok-sektirme-oyunu-siiri/</link>
<guid>2028939</guid>
<pubDate>2014-08-04T20:39:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Dışarı Çıkma Yasağına Uyunuz Lütfen!</title>
<description>Dışarı Çıkma Yasağına Uyunuz Lütfen!   Damlaya damlaya biriktirdiğim hayal      kırıklıklarına  ve milyonlarca insanın öldüğü bir göl olan kalbime  Durun Bayım, bu Vapura binemezsiniz! Boğazda Lodos var,  Vapur seferleri iptal edilmiş, Sokağa çıkma yasağı var, bir de şu var, unutmadan söyleyeyim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/disari-cikma-yasagina-uyunuz-lutfen-siiri/</link>
<guid>2019758</guid>
<pubDate>2014-07-07T16:13:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Kuyruğuna teneke bağlanmış bir zaman dilimindeyiz</title>
<description>Kuyruğuna teneke bağlanmış bir zaman dilimindeyiz  Çocuk çığlıklarıyla dolu bir çıkmaz sokakta ya da. “32 dişiyle” gülen esmer bir kadının, omuzlarına dayamış dünya başını, Üşümesin diye, sermiş küçük bir çocuğun. Diğer elinde başka bir bebeği emziriyor; Mor bir tülbent; bebeğin soluk alıp verişiyle, gök yüzünde süzülüyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kuyruguna-teneke-baglanmis-bir-zaman-dilimindeyiz-siiri/</link>
<guid>1958496</guid>
<pubDate>2014-01-23T18:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Vurarak sessiz karanlığın içerisine sürdüm tek farı yanan eski model hayatımı.</title>
<description>Ayaklarının güçlü olması gerekir birkaç saniye daha fazlası için. Yükseklik korkunu yenmelisin. Bunu telkin eder otoriteler, Otoritelerdir  yaşama sevinci ve ölüm korkusuzluğu bu durumda, Tel’in edersin içinde boyveren cesaretsizliği. Boynunla tavan arasında sallanan akrep ve yelkovanın bir çocuk parkında yitip giden Şeklidir sarışın ve esmer cılız bedenlerde türeyen hayat. </description>
<link>https://www.antoloji.com/vurarak-sessiz-karanligin-icerisine-surdum-tek-fari-yanan-eski-model-hayatimi-siiri/</link>
<guid>1948645</guid>
<pubDate>2013-12-25T21:54:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Burada her şey bir film setindeymiş gibi yapay sanki.</title>
<description>Maviş gözlerinin içi henüz gülen,  mutluluktan gözlerinin içi  ıslanmış bir  çocuk gibi güzel  gökyüzü. Sapsarı  bir çiçekle, kıpkırmızı bir gelinciği  koparıp çeketimin iç cebine koyuyorum. Göğsümde sımsıcak gezinen viski sıcaklığıyla kalbim üzerine fazla efor sarfediyor. Bir çocuk,bir çoban sürüsüyle beraber    yitip gidiyor tepenin ardından </description>
<link>https://www.antoloji.com/burada-her-sey-bir-film-setindeymis-gibi-yapay-sanki-siiri/</link>
<guid>1946031</guid>
<pubDate>2013-12-17T17:15:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlığın Nüfusu Bütün Dünyada Sadece On Milyar</title>
<description>Yalnızlığın nüfusu bütün dünyada 10 milyarı bulur, bu bütün şairlerin ve şiirlerin susma zamanıdır. Yann tiersen çalmaya başlar. artık yann tiersen'in ve diğer bütün müziğin de susma saatidir.   </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizligin-nufusu-butun-dunyada-sadece-on-milyar-siiri/</link>
<guid>1545707</guid>
<pubDate>2011-04-20T21:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Faruk Akbıyık</author>
</item>
 </channel>
</rss>
