<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. &#214;mer Akpınar Şiirleri
</description>
 <item>
<title>İlham İster</title>
<description>Seni bir kez görmek ebediyen bana yetti. Bilirim nur âleminden bir kudsi davetti.  Medine’nin iki güneşinden biri Ravzada. En hayırlı kişi medfun kum dolu havzada.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ilham-ister-siiri/</link>
<guid>1802402</guid>
<pubDate>2012-12-14T16:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Kağıttaki Nakış</title>
<description>Kalem siyahtır ama yazı yolu aktır. Kalemden maksat, yazı yazmaktır. Kalem tükenir de geride kalır yazın. Siyah nakışlar üzerini süsler beyazın.  Kalem basit bir araçtır yazı ise amaç. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kagittaki-nakis-siiri/</link>
<guid>1802218</guid>
<pubDate>2012-12-14T09:39:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Davet</title>
<description>Dostun sofrasında hakikate katık olmuş marifet. Onun mah cemalini en güzel biçimde tarif et. Bakar kalırsın kendini ondan çekip alamazsın. O an bir hal olur kendini kendinde bulamazsın.  Öteler açılır, perdeler kalkar, cemal görünür. </description>
<link>https://www.antoloji.com/davet-233-siiri/</link>
<guid>1801865</guid>
<pubDate>2012-12-13T16:47:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Umre Yolunda</title>
<description>Mahşer meydanını hatırlatır Harem-i şerif. Her karış toprağını bizzat Kuran eder tarif. Allahım Kabe’ye bu ne tazim bu ne hürmet. Böyle oldukça asla helak olmaz bu ümmet.  Toprağına basan, zatını Cennete girmiş bilir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/umre-yolunda-siiri/</link>
<guid>1555400</guid>
<pubDate>2011-05-11T12:55:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Rehber Önde</title>
<description>Gözleri semâlarda, üstünde yamalı hırka. Ashabı Ömer’le aziz oldu, erince kırka. Akın akın dâvetine koşar oldu her fırka. Seninle geldi saadet, alemde her ırka.  Sözleri muhatabın yüreğini yakardı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/rehber-onde-siiri/</link>
<guid>1555275</guid>
<pubDate>2011-05-11T08:03:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Peygamberin İzinden</title>
<description>Dayayıp kulağını, kalbime biraz eğil. Anlaki yüreğimin çırpınışı boş değil. Yansın istedikçe her kalbde bir kıvılcım Alevlenmeyince yaktı beni yürek acım.  Ben Hakkın taraftârıyım, tarafsız kalamam. </description>
<link>https://www.antoloji.com/peygamberin-izinden-siiri/</link>
<guid>1555273</guid>
<pubDate>2011-05-11T08:01:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Zaman Nehri</title>
<description>Zifiri karanlıkta aydınlık belirir çubuk çubuk. Ardından kızıllaşır yeni sabahla beraber ufuk.  Her şey yıpranıyor, güneş üzerine doğdukça. Ümit verir aynı Güneş karanlıkları boğdukça.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/zaman-nehri-3-siiri/</link>
<guid>1552269</guid>
<pubDate>2011-05-04T20:02:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Hakkın Şaheseri</title>
<description>Köpük köpük denizlere uzanan falezler. Yolboyu sahilde uzanan mavi körfezler.  Başımızın üstünde uçsuz bucaksız feza. Dev cüsseli cirmler kuş gibi uçuşur keza.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakkin-saheseri-siiri/</link>
<guid>1552267</guid>
<pubDate>2011-05-04T20:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Ulu Çınar</title>
<description>Yedi düvel bilir, senin vakar ve ihlasını. Şanına az gelir, bütün dünya tutsa yasını.  Geriden yetişir elleri semada dualar ordusu. Önlerinde düşmanlardan kurulu dev pusu.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-ulu-cinar-siiri/</link>
<guid>1552264</guid>
<pubDate>2011-05-04T19:57:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>İsmail Gibi</title>
<description>Nasıl ki insanlar için en güzel ölümse şehadet. Kurban olmak da hayvan için en üstün ibadet.  İlahi emir gereği yatarlar İsmail Nebi yerine. Haliyle teslimiyeti bildirir her bir ahiret erine. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ismail-gibi-siiri/</link>
<guid>1552262</guid>
<pubDate>2011-05-04T19:55:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Madde İnerken</title>
<description>İman kalesi artık muhkem, surlarsa sağlam. Hadimlerin aziz dinimize olan itikadı tam. Gariplerin elinde aziz oldu bu son din-i hak. Münkire azap, mümine ise Cennet müstehak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/madde-inerken-siiri/</link>
<guid>1552261</guid>
<pubDate>2011-05-04T19:53:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Küçük Hesapların Adamı</title>
<description>Sorumluluktan kaçar; ya ağlar, ya da sızlar. Mazeret listesinde yer alır, hep imkansızlar.  Anlatırsa her şeyi bilir ve der ki bu sevaptır. Sorarsan zatına alacağın yine aynı cevaptır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kucuk-hesaplarin-adami-siiri/</link>
<guid>1552259</guid>
<pubDate>2011-05-04T19:51:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Körpe Kuzular</title>
<description>Namusa bakan gözlerde yırtılmış son perde. Toka başında ama mukaddesat düşmüş yerde.  Hırsız gözler gizliden çalar namus hazinesini. Çalan da çaldıran da râzı çıkarmaz hiç sesini.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/korpe-kuzular-siiri/</link>
<guid>1552258</guid>
<pubDate>2011-05-04T19:47:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>İnceden İnceye Hesap</title>
<description>Senin için her gece milyarlarca lamba yanar. Bu dekorasyonu gören insan, malikini anar.  Her şeyden şüphe etmek nereye kadar gider. Şüphe bulutları sahibinin aklını perdeler.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/inceden-inceye-hesap-siiri/</link>
<guid>1552256</guid>
<pubDate>2011-05-04T19:42:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>En Büyük Haber</title>
<description>Seni Yaratan Rabbinin adıyla başla ve oku. Nasıl yaratır gör; yoktan varı, vardan yoku.  Ne varsa hepsi onda yazılıdır, yaş ve kuru. Anla ve yaşa, Melek İsrafil üflemeden Suru.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/en-buyuk-haber-siiri/</link>
<guid>1552251</guid>
<pubDate>2011-05-04T19:34:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Ham Meyve</title>
<description>Ecel, insanın boğazına geçmiş yağlı urgan. Ölüm yakın, insan sermayesinde savurgan.  Hepimiz yer, içeriz; bu nizam dolu acundan. Rabbim meyveyi eline uzatır dalın ucundan.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ham-meyve-3-siiri/</link>
<guid>1552248</guid>
<pubDate>2011-05-04T19:25:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Büyük Kapı</title>
<description>Yedi düvele gösterdiği adaletiyle meşhur. Gönülleri mest eder, hikmetli dilinde buhur.  Hâlbuki o Enderun tahsili görmüş şehzade. Her türlü kabalık ve zulümden tam azade.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/buyuk-kapi-2-siiri/</link>
<guid>1552245</guid>
<pubDate>2011-05-04T19:21:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Dön Gel</title>
<description>Doymaz gibi yersin, hiç ölmez gibi yaşarsın. Ene yakayı bırakmaz ki az da olsa başarsın.  Dökülse de ayakların altına dünyalık servet. Bir an tereddüt edip de sakın ola deme evet.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/don-gel-46-siiri/</link>
<guid>1552240</guid>
<pubDate>2011-05-04T19:00:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Kaçar Ettin Beni</title>
<description>Para için insanlar birbirini ezerken.  Serveti tohum gibi saçar ettin beni. Mal için birbirlerine mezar kazarken. Hakkından bile vazgeçer ettin beni.  Herkes yüzmek için Denizler ararken </description>
<link>https://www.antoloji.com/kacar-ettin-beni-siiri/</link>
<guid>1552239</guid>
<pubDate>2011-05-04T18:58:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 <item>
<title>Azrail'in Ayak Sesi</title>
<description>Gece bekçisiyim, gözlerde eser yok uykudan. Ölsem kurtulurum nefse duyduğum kuşkudan.  Azrailin ayak sesi gelir duvar saatinden tik tak. Kıymetli sermayeme nefsim olmuş benle ortak. </description>
<link>https://www.antoloji.com/azrail-in-ayak-sesi-siiri/</link>
<guid>1552235</guid>
<pubDate>2011-05-04T18:43:00+03:00</pubDate>
<author>Ömer Akpınar</author>
</item>
 </channel>
</rss>
