<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Olgu G&#252;rdal Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yük Gemisi</title>
<description>Bir haziran sabahı yaklaşıp yanıma sessizce, onca yükü yükledin kalbime Ve sonra bir gün, o yükleri boşaltmak için senin limanına sığındım yine... Söyle sevgili, değişen ne? </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuk-gemisi-siiri/</link>
<guid>1444231</guid>
<pubDate>2010-08-25T10:41:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Yol Ayrımı</title>
<description>'Yol ayrımı' başka şey, 'yollarımız ayrı' başka...  Eğer yol ayrımımız varsa, seninle o kavşağa kadar gidilecek yolumuz da var demektir sevgili. İstersen ayrılırız sonra. Yok eğer yollarımız ayrı ise Sen bu gezegene hiç uğramamışsındır zaten... </description>
<link>https://www.antoloji.com/yol-ayrimi-38-siiri/</link>
<guid>1444230</guid>
<pubDate>2010-08-25T10:34:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Güneş Tutulması</title>
<description>Güneşin doğuşuyla gün batımı arasında seni düşündüğümde,  Işıltılı hayallerimin üzerini kara bulutlar kaplıyor. İşte benim güneş tutulmam böyle... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunes-tutulmasi-30-siiri/</link>
<guid>1444228</guid>
<pubDate>2010-08-25T10:29:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>İsim-Şehir-Hayvan-Bitki</title>
<description>Çiy damlalarını saydığımız gece gözbebeklerimizde, Usturuplu halimizi gömmüştük toprağa. İçimizde ikinci bir varlık gibi çocukluklarımız, Yaşanmamış hikâyeler biriktiriyordu yıllar sonraya. Bir randevu telaşıyla tutuşan yüreklerimiz, Pencere altı beklemeleri gördü en fazla. </description>
<link>https://www.antoloji.com/isim-sehir-hayvan-bitki-siiri/</link>
<guid>1444226</guid>
<pubDate>2010-08-25T10:27:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Aşkın Dokunulmazlığı</title>
<description>Güze çıktı yollar... Tükenmiş sarhoşluğuna sarılırcasına yaprakların, Titrek bir gövdeden savrulup gitti usulca umutlar. Çığlık olup yağdı ikindi yağmurlarında, Bakışlarla yetinmeyen yakarışlar. Düşlere de sıçrayınca solgun yangınlar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/askin-dokunulmazligi-2-siiri/</link>
<guid>1444224</guid>
<pubDate>2010-08-25T10:23:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Otopsi</title>
<description>Atardamarım,toplardamarım...  Bir seni atamadı başımdan, bir bizi toplayamadı dünyanın merkezine. Dağıldık dört yana körebe oynayan çocuklar gibi. Gözlerim ne ara bağlandı benim? Tanıdık sesler de anlaşılmaz oldu. İçimi kemiren asalaklar yok şimdi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/otopsi-25-siiri/</link>
<guid>1444223</guid>
<pubDate>2010-08-25T10:22:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Zamansız Aşk</title>
<description>Bir horozun gece yarısı ötüşü gibi sevdim seni: Zamansız ve sinir bozucu; ama derinden ve soluksuz.  Uykusuz geçen kaç gün, kaç nefestir saydın mı? Su, akarken bardağa, ne düşünür bilir misin? Ilık gecelerin kaderinde var didişmeler... </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamansiz-ask-26-siiri/</link>
<guid>1444222</guid>
<pubDate>2010-08-25T10:12:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Matematik</title>
<description>Biz nasıl öğrendik bu matematiği?  Kazandıklarımdan seni çıkarıyorum, Kazancım artıyor. Sağlamasını yapıyorum, yapıyorum Tutmuyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/matematik-50-siiri/</link>
<guid>1444211</guid>
<pubDate>2010-08-25T09:47:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Utanç</title>
<description>Utanıyorum... Ne kendimden ne başkasından. Vermek zorunda olduğum hesap da yok üstelik. Sebep çok sıradan. Utanıyorum: Ulusal marşı 'Korkma! ' diye başlayan bir ülkede, </description>
<link>https://www.antoloji.com/utanc-65-siiri/</link>
<guid>1444209</guid>
<pubDate>2010-08-25T09:43:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Kış Kelebekleri</title>
<description>Savurmadıysam anıları mavi yıldızlara, Anla işte, Gözlerini bulamıyorum.  Çılgın ıslığına düşman kesilmişsem lodosun, Küsme bana. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kis-kelebekleri-siiri/</link>
<guid>1444206</guid>
<pubDate>2010-08-25T09:37:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Gücenme Ressam</title>
<description>Soluk hayallerin resmini  Büyük ressamlar çizer. Elim fırça tutsaydı eğer Çizebilecek bir hayalim olurdu belki. O zaman da yok olurdu şiirler. İki ayrı dünyaya uzanamadığı gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/gucenme-ressam-siiri/</link>
<guid>1444205</guid>
<pubDate>2010-08-25T09:36:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Kavuşma Geceleri</title>
<description>Son geceler… Ne anıları bırakır yaşanmadık, Ne bulunur gözyaşlarına Ondan iyi tanık.  Birilerinin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kavusma-geceleri-siiri/</link>
<guid>1444204</guid>
<pubDate>2010-08-25T09:33:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Uçak</title>
<description>İlk uçak yolculuğumdu. İki sıra önümde, çaprazımda, Capcanlı sesiyle, parlayan gözleriyle Sevdiklerine uçuyordu. Hedefim yükselmek diyordu, En yükseğe çıkmak… </description>
<link>https://www.antoloji.com/ucak-22-siiri/</link>
<guid>1444201</guid>
<pubDate>2010-08-25T09:30:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Çağrı</title>
<description>Bırak içindeki çocuğu, Aşk böyle günler için var. Hissetmek istediğin zaman Ellerini  ellerime sar.  Tek bir el  kalsa da dokunacak, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cagri-275-siiri/</link>
<guid>1444200</guid>
<pubDate>2010-08-25T09:29:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Kaybolmuş Cennet Treni</title>
<description>Ağırdan aldım işleri bugün, Bir ben değildim acele etmeyen. Bulutlar bir başka öpmeye çalıştılar boşluğu. Şimşek seslerinin aksi yansıdı Çimen yeşili gözlerine. Onlar konuştukça büyüdüm ben </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaybolmus-cennet-treni-siiri/</link>
<guid>1444197</guid>
<pubDate>2010-08-25T09:27:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Aşka Dair</title>
<description>Bana aşk diyarını anlatma güzel, Ben senin bildiğin aşktan anlamam. Yar, yar diye kulakları çınlatma güzel, Ben senin bildiğin aşktan anlamam.  Bende duygu resimdeki boşluktur, </description>
<link>https://www.antoloji.com/aska-dair-150-siiri/</link>
<guid>1444192</guid>
<pubDate>2010-08-25T09:24:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Bekleyiş</title>
<description>Her tarafta sevdiklerin olmayacak Ve onları sevmeye yetecek kadar zamanın. Çaresiz kaldığında ettiğin duanın, Bir başkasına faydası dokunmayacak.  Bir gün bu şehir seni terk edecek, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bekleyis-499-siiri/</link>
<guid>1444193</guid>
<pubDate>2010-08-25T09:24:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Sağ Kolum</title>
<description>Biz yolda hep üç kişiydik: Sağ yanımda sen, sol yanımda sen Ve ortasında kızıllığın Buzdan bir adam, eriyen. Düşünceler kilit vururdu tabağıma, Yemek tanesi değil, dertlerdi kalan </description>
<link>https://www.antoloji.com/sag-kolum-siiri/</link>
<guid>1444191</guid>
<pubDate>2010-08-25T09:22:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Güneşin Dostu</title>
<description>Her gün başka bir güneş doğuyor Dağların ardından. Bazen hayal, bazen gerçek; Bir orada, bir şurada Çelişkiyi kazıyor beynime. Hani sözlüğü açsan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunesin-dostu-siiri/</link>
<guid>1444188</guid>
<pubDate>2010-08-25T09:19:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 <item>
<title>Karanlığa Işık Tutanlar</title>
<description>Bozma büyüsünü sabahın, Güneşe yan gözle bakma ne olur. Seni ısıtacak kadar basit değil o, Seninle ısınacak kadar güzel.  İşe giden komşularını gözle, </description>
<link>https://www.antoloji.com/karanliga-isik-tutanlar-siiri/</link>
<guid>1444187</guid>
<pubDate>2010-08-25T09:17:00+03:00</pubDate>
<author>Olgu Gürdal</author>
</item>
 </channel>
</rss>
