<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Oktay Baykurt Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Misk</title>
<description>Güneşin mahur bestesi    sönerken  tepelerde Mahyasını çekerim    pencereme yalnızlığın Gam denizimde kandil gözleri masama koyup Yorgun sayfalarını   açarım anıların  Ve sonra kaçmaya başlarım aşkın pusatından </description>
<link>https://www.antoloji.com/misk-siiri/</link>
<guid>3260392</guid>
<pubDate>2021-06-12T14:24:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Amiyane</title>
<description>Zannedersin didar Sen kim rüşd kim Garibliğinle yalanın Yüzünle kelamın soysuz bir kere.  Susmak sanatın olsa iyidir </description>
<link>https://www.antoloji.com/amiyane-siiri/</link>
<guid>1560931</guid>
<pubDate>2011-05-20T23:35:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk-ı Hüzün</title>
<description>Emanettim, Hayata emanet bir can. Yaşamayı keder bildim, Ölmeyi derman...  Hep susadım durdum aşka, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-i-huzun-2-siiri/</link>
<guid>1494917</guid>
<pubDate>2010-12-26T13:28:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Akdeniz</title>
<description>Akdeniz, Zeus’un meyhanesi Zeytinin kökü Suyun maviye köprüsü  Akdeniz,mersin  kokulu  bir  kadın Athena mayalı şarab </description>
<link>https://www.antoloji.com/akdeniz-67-siiri/</link>
<guid>1489446</guid>
<pubDate>2010-12-12T00:28:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Genç Ölüm</title>
<description>Şarkıların virajında tepe taklak gitti sevdalı.  Yandı kül oldu ne kadar çicek varsa elinde,  Veremedi en sevdiği kaldırım güzeline...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/genc-olum-7-siiri/</link>
<guid>1137443</guid>
<pubDate>2009-03-06T13:41:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>İçimde Kalanlar</title>
<description>Fırtınalı yüzünde Yapışkan bir bakış Dudaklarında naz endamlı haykırış Zannederim ki Afetlerin ardında kalan bir tek yüzün Tırmalamadan tırnaklamadan </description>
<link>https://www.antoloji.com/icimde-kalanlar-2-siiri/</link>
<guid>1128020</guid>
<pubDate>2009-02-20T13:09:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Yazamıyorum Eskisi Gibi</title>
<description>Yazamıyorum artık eski gibi Yaşam en aza indirmiş kullandığım kelimeleri Taş evlerin arasında teli kırılmış saz misali Yakamıyorum gözlerine Leyla türkülerini  Yazamıyorum eskisi gibi </description>
<link>https://www.antoloji.com/yazamiyorum-eskisi-gibi-siiri/</link>
<guid>1120780</guid>
<pubDate>2009-02-11T20:09:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Merhametin Kalbi (deneme)</title>
<description>Kazanma dürtüsünün insana kazandırdığı  en büyük şiddet çeşidi sanırım savaş olsa gerekKazanmak bir ‘’arzu’’ ve ‘’ hırs’’ işi olsa da, bunu devletler bazına  indirgediğimizde bir insanı değil  ‘’iki devletin milyonlarını’’ ilgilendiren cadı kazanını andırdığını söylemek gerekecektir. Kolların,bacakların,gözlerin havada uçuştuğu  bu  dünyada, kazanda kaynayan tek şey ‘’kan’’  köpüren  ise   ‘’öfke ve nefretten’’ başka bir şey olmayacaktır.  Silahların merhameti, onu elleriyle tutanın korkusuna bağlıdır bir yerde…Korkuyla   kovanından   fırlayan bir mermi,   yere yıkması gereken  canın:  ebadına, biçimine,ırkına,milletine  bakmadan ‘’kazanılması gereken’’ için onu yere yıkacaktır.Bunu  yaparken yani  savaşırken  merhameti unutacaktır.  Merhamet,  insan kalbinde kendine acımayı arkadaş edinmiştir ama bir üçüncü arkadaş daha vardır ki  o da ‘’bencillik’’tir.Bencilliğin kazanma hırsıyla birleştiğini ve yıllarca kaybedenleri oynayıp sonra da  ihtirasla el ele verdiğini düşünürsek aklımıza  savaşlar gelecektir.Ki işte  o savaş, merhameti,   sadece yıkık duvarların,annesiz çocukların,aç karınların,bacağı kopuk bedenlerin   vicdanından  alıp; zalimlerin olmayan duygularına bırakacaktır.Barış ve intikam ateşi de ortalarda gezinip sahipsiz kalacak, yıllar sonra  birileri onun elinden tutup  misket bombaları ile diğerlerine hatırlatılacaktır!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/merhametin-kalbi-deneme-siiri/</link>
<guid>1116220</guid>
<pubDate>2009-02-05T14:32:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Yazamadıklarım</title>
<description>yazamadıklarımı okumaya başlıyorum yeni yeni duymadığım kelimeleri unutuyorum durduk yerde anlatamadığım hayaller oluyor her mürekkep kuruyuşunda ama duyuyorum,içimden geçen bir kaç  ayak izi var takip  etmek için derman istiyorum  düşler tanrısından vermiyor uzatmıyor elini köhneleşmiş aklıma </description>
<link>https://www.antoloji.com/yazamadiklarim-2-siiri/</link>
<guid>1049985</guid>
<pubDate>2008-10-25T19:29:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Bitmeyen Şiir</title>
<description>tepeden bakmak yaşadığın şehre anılara arşınlatmak sokakları kendini unuttuğun caddelere  çakmak kalbini vuslatlar yaşatmak içindeki uzaklara ve ayrılıklardan gelip  yakınlara  gitmek yarmak yokluğunla gökleri </description>
<link>https://www.antoloji.com/bitmeyen-siir-19-siiri/</link>
<guid>1038648</guid>
<pubDate>2008-10-08T11:55:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Uyuz Ciğer</title>
<description>sen… ey benden sözler çalan  dilin sahibi... sen,canımdan yongalar yakıp ısınan kadın... gelmek zamanı gel, şimdi tam sırası... içimdeki ocağa çırasın,gözlerimden tütene alaz... ben bekliyorum seni sevdanın en son durağında... </description>
<link>https://www.antoloji.com/uyuz-ciger-siiri/</link>
<guid>1027147</guid>
<pubDate>2008-09-20T11:52:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Öylesine 19</title>
<description>Bir cumartesi öğleninde pencere önü yanlızlığımdan sana sesleniyorum... Akdenizin lodosu her ne kadar uykuya salsa da beynimi gözlerimi tütsüleyen ekrandaki resmin muson hızıyla uyandırıyor beni... Gökteki nem, terden kalıplar çıkarıyor ama ben yine resmine poyrazlanıyorum.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/oylesine-19-3-siiri/</link>
<guid>1026677</guid>
<pubDate>2008-09-19T15:58:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Mektup(şiir değil) 28</title>
<description>benim sana söyleyemdiklerim aslında her insanın içinden geçmeyi beceremeyen düşlerin bir özeti...bak bu  ne  saçma bir cümle diyebilirsin...yılların kafa kafaya  verip  bize yaşattıklarına baktığın zaman,aslında  mecnunun ilerisinde shakespearin gerisinde bir yerde olduğumu görürsün...kelimelerin kifayetsiz kaldığı çok şey var bu özette...lakin anlatımsız kalıp adresinin bilinmesi de bir o kadar güzel…   insan bedeni çalıştıkça,efor sarfettikçe yorulur,bezer...ruh ta aynıdır çok zaman..istemediğini yapar,düşünmek istemediğini hatırlar,ulaşamadığında  hayıflanır vs vs...ama onca uzaklığa rağmen,strese ve gerilime rağmen yorulmadım hiç...bıkmadım sana uzak olmaktan,bir defa olsun ''neden yakınlardan bir kadın olmdı'' demedim...böyle şeyleri düşledikçe daha bir iştaha geldim daha bir güçlendim...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mektup-siir-degil-28-siiri/</link>
<guid>1021574</guid>
<pubDate>2008-09-11T23:24:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Sabahın Fecri</title>
<description>Günlerden salı ve zamanlardan sabah bir güzergah yapayım güne senle bu ne hüzün bu ne hışım duygular yırtık akıl virane umutların eski boyaları çatlamış binbir yerinden. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sabahin-fecri-siiri/</link>
<guid>1020587</guid>
<pubDate>2008-09-10T14:51:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>İskelede Bir Kadın</title>
<description>Denizin üzerine çadırını açmış bir kadın vardı... İçinde okyanus,okyanusta bir yunus, Yunusta bir hüzün,hüzünde bir alım,alımlıkta bir düş... Onca insanın geçit töreninde, Ayrı bir buluttan yağmurlar yağdırıp ıslanıyordu aklı... Ne meraktı benimkisi </description>
<link>https://www.antoloji.com/iskelede-bir-kadin-siiri/</link>
<guid>1020407</guid>
<pubDate>2008-09-10T09:22:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Elif</title>
<description>Elif…alfabeler üstü bir yüz…ciltlere sığmaz bir harf…düşünme dilime tüğümtirken kendini…bırak dişlere takılsın f’lerin…bir hayıflanma bir kazanma olsun cizgilerin…  Elif…sırma topraklarda biten bir çiçek gibisin…harfliği bırak anlam ol kişi ol…karşıma çık okunan kitaplarımda…sözlüğe kaçma akıl arkası olma…aşikar kıl kendini yüzünü…sen okundukça,bilindikçe varsın… </description>
<link>https://www.antoloji.com/elif-58-siiri/</link>
<guid>958326</guid>
<pubDate>2008-05-28T13:33:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Halis</title>
<description>Er halis olmalı…  yari ise muhlis…  paylaşılan  can olmalı…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/halis-3-siiri/</link>
<guid>958322</guid>
<pubDate>2008-05-28T13:32:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Mesele</title>
<description>Bu bir alışkınlık meselesi bu yalnızlığa bir sual bin fırça darbesi çizseydi seni  olamadıklarını isteyebilir miydin böyle yapamadıklarını oldurur muydun ışıltılarında ve beyazlarında sen yoksun içindeki çocuk yok </description>
<link>https://www.antoloji.com/mesele-17-siiri/</link>
<guid>948486</guid>
<pubDate>2008-05-07T13:12:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Bazen Ne Yapacağını Bilmezsin (şiir değil)</title>
<description>Bazen ne yapacağını bilmezsin…herkes gibi senin de acizlik anın olur hayatta…ne yapacağını biliyorken bile acizliğe yenilirsin…bu  üşengeçliktir dersen,yanılıyorsun derim sadece…üşengeçlikte de yapacağını bildiğin halde  yapmamazlık vardır ama bu   kehilliktendir,içinde bulunulan rahatlığı bırakmamak için elinden geleni yapmaktır…oysa ne yapacağını bildiğin halde yapmamak kendini bırakmak ve hiçbir şeyi yapmayı istememek,kehillik ya da sonra da yaparım demek değildir…bunu tam manasıyla kavramlaştırabilmek ve kelimelere dökmek benim için biraz zor…şuan böyleyim mesela…kendimden bıkmışlık,insanlardan uzaklık hissiyatında duygular ortası bir labirentteyim işte…kurtarılmak yok,imdat dilemek hiç yok…zaten bunlar için de sebeb yok ki…’’bir an’’ sonuçta…günün kaçta kaçını barındırırki can sıkmaya değsin…değiyor ama ne kadar böyle söylesemde…kendimi duyamıyor,gözlerime hükmedemiyor,yüzümü asıyorum sorumsuzca…sorumsuzca çünkü yanımdaki insanlar bunu yanlış anlayabiliyorlar bazen…ve bu kendimden çok,onların benliğindeki ‘’bana’’ zarar veriyor…bir anlık bir şey,eğri büğrü bir bakış,tamir edilemez bir görüş  yetisine dönebiliyor…yok ben öyle değilim,iyiyim,öyle demek istemedim,hımm anlamadım vs vs türündeki tepkiler bazen insanları dinlemediğiniz onları dikkate almadığınız hissi verebiliyor ki bu kendi açınızdan edinilmiş bir çok olumlu düşünceleri yıkabiliyor…hani bir söz var ya:iki kişinin bildiği sır değildir…işte ben de bu duygu fırtınalarını,acizliği kend kendime yaşamalıyım ve yanımda kimse olmamalı…anlık yalnızlıklarımı  ebedi yalnızlıklara çevirmemek için bunu böyle yapmalıyım…ben hep böyle yapıyorum size de tavsiye ederim… </description>
<link>https://www.antoloji.com/bazen-ne-yapacagini-bilmezsin-siir-degil-siiri/</link>
<guid>948485</guid>
<pubDate>2008-05-07T13:09:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 <item>
<title>Nerdesin</title>
<description>Benim mayam... Benim maya kadınım, nasılsın? Bugün seni çok özledim... Pul pul boncuk boncuk kırağı oldun düştün omuzlarıma... </description>
<link>https://www.antoloji.com/nerdesin-398-siiri/</link>
<guid>946373</guid>
<pubDate>2008-05-03T14:44:00+03:00</pubDate>
<author>Oktay Baykurt</author>
</item>
 </channel>
</rss>
