<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Okan Tuncer Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Shirara</title>
<description>Yağmurlu bir Antalya akşamında Elinde bir kastanyetle Geceyi yarıp geldin Shirara Üzerine yapışmış ipek elbisen Üşüteceksin kurulan giyin Makyajını tazele </description>
<link>https://www.antoloji.com/shirara-siiri/</link>
<guid>758152</guid>
<pubDate>2007-06-13T15:26:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Şairler Sokağı</title>
<description>şairler sokagında bu akşam kurmuş çilngir sofrasını ahmet haşim dudaklarında mısralar, yüreginde gam 'sereserpe' uzanıvermiş orhan veli istanbulu dinliyor gözlerinden belli cahit sıtkı almış ilk sevgiliyi beşikaştan </description>
<link>https://www.antoloji.com/sairler-sokagi-siiri/</link>
<guid>758151</guid>
<pubDate>2007-06-13T15:23:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Mekselina'yı Unutmak İsteyenler Masası</title>
<description>Mekselina; ahseni takvimin en güzel örneği. Mekselina; milenyumda bir açan çiçek koklamaya kıyamadığım. Sen yoktun bir zamanlar ruhumda yoktu. Remrand’ın tablolarından çıkmış bedenim vardı. Aşk yoktu. Acı yoktu. Yokların varlıgında yaşadığımı sanıyordum. Ne güzeldi seninle olmak, sen olmak, seni yaşamak. Buluşmalarımıza üzerinde göz izleri olan elbisenle gelirdin. Bilmezdim kimler platonik bakardı sana. Etraftaki bakışlardan kıskanırdım ama seni sıkmaktan korkardım. Korkardım beni terkedip gitmenden. Hatırlarmısın elini bir kez tutabilmek için karlarda yuvarlanmıştım en kalabalık sokaklarda. Ya sana     ‘seni seviyorum’ diyebilmek için nezarette geçirdiğim o günü. Hani senin pencerenin altındaki yola balliyle seni seviyorum yazıp ateşe vermiştim. Çok kızmıştın bana. Ama çokta hoşuna gitmişti. Merkezde semavere dönen bedenimin acısını bir tebessümün unutturmaya yetmişti ertesi günün sabahında. Daha buna benzer bir çok çocuksu anı ergenliğimin dogum tarihine uzanan. Nede olsa ilk aşkımdın. İlk aldanışımdın beklide. Daha sonra ayrı üniversiteler ayrı şehirler. Başlamıştı ayrılık günlerinin en güzelleri. Geceler boyu hayaller kurup hep senin nasıl mutlu edeceğimi düşünürdüm. Bazen ormanlık şelaleye karşıdan bakan bir ev çizer ve içine bizi yerleştirirdim. Bazen de ikimizde öğretmen olmuşuzda Safranbolu’da yaşıyor olurduk. Hep karadenizde yaşamak isterdin. Ben hayaller içinde yüzerken unutturmuş sana birisi beni ve o çocuksu anıları. Hala anlayamadım sömestır sevişmelerinde onumu okulun devam günlerinde benimi aldatıyordun? Üçüncü şahıs hangimizdi. Yaptığım tek şey öğrenir öğrenmez senden ayrılmak oldu. İlk sarhoşluğumuda o zaman tattım. Her gece  Mekselina’yı unutmak isteyenler masasında bir alkol şişesi bulunurdu. Bu ismi o masaya arkadaşlar verdi.. üzerinde seni unutmak için şiirler yazar, seni unutmak için içerdim. Her akşam güneşime üç kurşun sıkar, ufuklarımı kanlar içinde burakırdın. Unuttuğumu zannettim.  Bir çok kişi geldi geçti hayatımdan. Kurumuştu Karadeniz'in, ölmüştü balıkların. Ta ki okul bitiripte evleneceğini duyduğum güne kadar. Bir tutku muydun benim için? Seni görmediğim süre o kadar uzundu ki neden bu kadar sarsıldım? Kim süpürmüştü yıldızlarımı? Bütün araba farları neden beni altına çagırıyordu?  Sokak lambaları neden gülüyordu halime? Her yere götürdüğüm, sensizliği ölüme benzeten o masadan kurtulsaydım senden de kurtulurmuydum? ? ?  Mutlu olduğunu  düşünerek kendimi teselli ettim. Şiir yazmayı buraktım. Öğretmen oldum,.mesleğime sarıldım. Tatillerde haberini alırdım. Eşin; penceresiz bir eve kapatmış, dışarıya çıkmana, insanlarla konuşmana izin vermezmiş. Yüreğini derin acılarla çizermiş. Bağrına elifleri çekerek yaşarmışsın kafesinde. Yeni öğrendim. Dayanamamışsın o esaret hayatına, bir çocuğunu da alıp kaçmışsın o evden.  Kaçmışsın kaçmasınada o esaretten sonra hayata ayak uyduramamışsın.  Birkaç ay biriyle yaşamışsın. Sonrada kendini batakhanede bulmuşsun. Dediler ki okulun bitmemiş. Ah Mekselina güzelliğin erkeklerin başını dönderdiği kadar kendi başını da döndürmüş. ‘Düşmüş’ dediler. Ölmek istedim önce. Sonra uzun bir sessizlik. Üzüldüm senin adına. Üzüldüm gün gün artacak olan seni unutmak isteyenlerin sayısına. Anlayamazsın onları. Sensizlik ölmektir her gün bir başka türlü. Bu şehrin bütün meyhaneleri seni unutmak isteyenlerle dolacak. Bütün kadehler senin şerefine! Üzerinde kadeh bulunan her masa  ‘Mekselina’yı unutmak isteyenler masası’ olacak. Ruhlarımız aynı Bedenlerimiz farklı Senaristimiz tanrı Senaryomuz alınyazısı </description>
<link>https://www.antoloji.com/mekselina-yi-unutmak-isteyenler-masasi-siiri/</link>
<guid>758147</guid>
<pubDate>2007-06-13T15:18:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Sadakatsiz</title>
<description>Ne kadar kaybedilmişlik varsa aşktan yana, Hepsi bende saklı be abla. Hani kumdan kaleler yaparsın geleceğe dair, İskambil kağıdından evler, Hiçbiri tutmaya yetmez sevdiğini Kadınların sevgisi ne zaman ölür be abla </description>
<link>https://www.antoloji.com/sadakatsiz-2-siiri/</link>
<guid>758141</guid>
<pubDate>2007-06-13T15:14:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Kara Simyacı</title>
<description>şimdi yoksun tüm sokaklar bana yabancı insanlardan kaçıyorum lakabım kara simyacı ayrılık şiirleri yazıyorum kalem dilli düşüncelerle </description>
<link>https://www.antoloji.com/kara-simyaci-siiri/</link>
<guid>758138</guid>
<pubDate>2007-06-13T15:11:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Rutin Gece</title>
<description>nikotin kokan rutin gece olacak ben diskodan rezervasyon alacagım içki meze eglence seninle çılgınca dans edip ellerimle nefesimle tahriklerde bulunacagım </description>
<link>https://www.antoloji.com/rutin-gece-siiri/</link>
<guid>313273</guid>
<pubDate>2005-09-29T19:40:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Eskil Hatırası</title>
<description>hatıralarda kalan bir pazar akşamı Eskilin tek parkının ortadaki kamelyası kamelyada bir masa masada bir tabak tabakta sana ait dogum günü pastası kadehlerimizde velinin birası </description>
<link>https://www.antoloji.com/eskil-hatirasi-siiri/</link>
<guid>307994</guid>
<pubDate>2005-09-18T10:32:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Zamanın Kızları</title>
<description>dalga geçip duruyorlar garip garip soruyorlar her gün sevgili buluyorlar zamanın kızları  benim güvenim kalmadı </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamanin-kizlari-siiri/</link>
<guid>307992</guid>
<pubDate>2005-09-18T10:03:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Nefertiti</title>
<description>yıllarca aşk özlemi çekmiş lahitinde, gecenin bir yerinde bir kadın soyunur. aynalar utanır, aynalar kızarır... soguktur yatagı, diker gözlerini tavana, gözyşlarını esizce yatagına burakır.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/nefertiti-2-siiri/</link>
<guid>307733</guid>
<pubDate>2005-09-17T13:02:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Demek</title>
<description>neden kirlettin aşk denizini;  bak oltamın ucunda bir yetmişlik şişesi. bu gece içmemi istiyorsun demek. radyomda hüzzam makamında bi gitar sesi masamda kadeh,mezem senisizlik; karşımda resmin yanında sözlük; </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-demek-5-siiri/</link>
<guid>307732</guid>
<pubDate>2005-09-17T12:59:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Masallardan Gelen Esmer</title>
<description>bir esmer geldi sessizce oradan masallar diyarından teşbihlerin yogun cümlelerin devrik olduğu satırlardan bir güzel geldi, yürüyerek parmaklarının ucunda ellerim ellerinde erirken anladım </description>
<link>https://www.antoloji.com/masallardan-gelen-esmer-siiri/</link>
<guid>307729</guid>
<pubDate>2005-09-17T12:53:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Sevda Okulu</title>
<description>sen geçtin ben yine sınıfta kaldım  bir türlü yanına ulaşamadım sevda sınıfından teşekkür aldım ihanet sınıfında sınıfta kaldım gözlerim kapansa uykusuzlıuktan korkardım hocama saygısızlıktan </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevda-okulu-siiri/</link>
<guid>307726</guid>
<pubDate>2005-09-17T12:51:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Bahara İsyan</title>
<description>ilgilenmiyorum artık aynadaki kendimle;  yüzümü gözyaşlarım yıkıyor, bedenimi zamansız gelen bir yagmur. çıkıyorum sokaga, saçımı yolunu kaybetmiş bir rüzgar tarıyor. bir türlü sevemedim senden sonra  baharı </description>
<link>https://www.antoloji.com/bahara-isyan-2-siiri/</link>
<guid>307725</guid>
<pubDate>2005-09-17T12:49:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Akşamlar</title>
<description>başlıyor seni içime düşüren akşamlarım biliyorum bu akşamda bitmeyecek saatler yine duracak zaman akrepte şiirler yazacak yelkovana oda hasret kalacak günde yirmidört kez öptügü hülyasına ama HÜLYA hep uzakta olacak </description>
<link>https://www.antoloji.com/aksamlar-28-siiri/</link>
<guid>307724</guid>
<pubDate>2005-09-17T12:45:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 <item>
<title>Özlüyorum Seni</title>
<description>yine akşamı oluyor tarihini bilmedigim bir günün içimdeki özlem büyüyor ve sen yoksun yanımda gözlerim küçülüyor ne aradıgını bilmeden yavaşça yoklugunun agırlıgı çöküyor üzerime ve geçmişin kokusu var saçlarıyın kokusu gibi burnumda </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozluyorum-seni-10-siiri/</link>
<guid>307722</guid>
<pubDate>2005-09-17T12:43:00+03:00</pubDate>
<author>Okan Tuncer</author>
</item>
 </channel>
</rss>
