<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Oğuzhan Cınbırtoğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hayal mahsulü mektup</title>
<description>Sıkılmadın mı balkonsuz evlerden, döner koltuklardan  Metropol zebanilerinden, gelecek kaygısından Siyasetçilerden, enflasyondan, rakamlardan, yalanlardan.. Off... hayır hayır böyle ölmemeliyiz Bak dışarıda, gökyüzünde lunapark şenliği var Elinden elma şekeri alınmış çocuk gibi durma öyle, kalk hadi </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayal-mahsulu-mektup-siiri/</link>
<guid>3016322</guid>
<pubDate>2019-07-12T21:43:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Hayat işte..</title>
<description>İşte her şey böyle başladı  Sev dediler, elma dediler, Nazım dediler Bu rakıdır dediler, bu da su Bir tarafı hayaldir, bir tarafı hayat Ancak birbirine karışırsa çekilir Bu efsunkar sanat </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayat-iste-27-siiri/</link>
<guid>2970033</guid>
<pubDate>2019-03-17T23:21:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gün Oluyor</title>
<description>Bilmiyorum Güneş ne zaman doğar Yürüyorum doğuya Ne kadar uzaklaşıyorsam O kadar yaklaşıyormuşum aslında Başlangıç noktasına </description>
<link>https://www.antoloji.com/gun-oluyor-2-siiri/</link>
<guid>2925559</guid>
<pubDate>2018-12-10T22:24:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sis</title>
<description>Her yerde hazırda bekleyen yokluğun mu Yoksa uzun bir harman kalış mı Ölgün bir grilik inliyor sokaklarda Lanet olsun göz gözü görmüyor Halbuki bak dünya bile değişti Lakin ne şarkıları tükendi kuşların </description>
<link>https://www.antoloji.com/sis-167-siiri/</link>
<guid>2921855</guid>
<pubDate>2018-12-01T15:02:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Dünyanın sızısı</title>
<description>Ya işte gülümseyen sabahım, kırlangıç telaşlım, gelinciği gamzesinde konaklatanım Bize öyle bir "Olmaz" dediler Gövdesinden yarıldı ağaçlar Halbuki bilmezler Nasıl da kalbi sızlar dünyanın Rüzgar başağa, yağmur yaprağa, </description>
<link>https://www.antoloji.com/dunyanin-sizisi-siiri/</link>
<guid>2873270</guid>
<pubDate>2018-07-31T21:16:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ve Günaydın</title>
<description>Sabah güneşi vuruyor olmalı   Evin bilmediğim köşelerine Bu saatlerde vururmuş öyle demişti Sesiyle baharı uyandıran kadın Ve kelimeler sayfaya dokununca Renk bulurmuş sessizliğin ardından </description>
<link>https://www.antoloji.com/ve-gunaydin-siiri/</link>
<guid>2485069</guid>
<pubDate>2018-05-10T19:18:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Bakire şarkılar</title>
<description>Bulutlardan resim yaparken sen Sonsuzluğu içerek öylece durup baksam Utangaç bahar saklanan gözlerine  Uçururken avare gökyüzünde çiy taneleri yüklü uçurtmanı sen Bakire şarkılardan taç yapıp taksam </description>
<link>https://www.antoloji.com/bakire-sarkilar-siiri/</link>
<guid>2472933</guid>
<pubDate>2018-04-16T00:18:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gel</title>
<description>Bahar şırıltıları esip giderken saçlarından Saflığın ve telaşlı yanınla gel Nisan çığlıkları atan ırmaktan  Susar kuşlar kıskanırlar sen konuşurken Unutabileceğimi anımsatmadan gel </description>
<link>https://www.antoloji.com/gel-1496-siiri/</link>
<guid>2472934</guid>
<pubDate>2018-04-16T00:18:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ruhu hala aynı durakta</title>
<description>Ruhu hala aynı durakta Bedeni anılarla örülmüş uçurumun tepesinde Algısı kokusu unutulmuş fesleğen bahçesinde Kulakları bir şarkının birkaç dizesinde  Ruhu hala aynı durakta </description>
<link>https://www.antoloji.com/ruhu-hala-ayni-durakta-siiri/</link>
<guid>2472932</guid>
<pubDate>2018-04-16T00:15:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Bir kadın tanıdım</title>
<description>Bir kadın tanıdım Yosun tutmayan bu şehrin pinhan kalmış yerlerinde Nakkaş gibi işlemiş sokaklara yağmurdan ıslanan saçlarının kokusu Tasavvur ederim inceliğin inceldiği yerden kopuşunu eskimeyen bir efkarla Bir kadın tanıdım </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-kadin-tanidim-33-siiri/</link>
<guid>2472928</guid>
<pubDate>2018-04-16T00:14:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yargı</title>
<description>Deniz kenarında veya bir salkım söğüt ağacının altında  Yolu şiire düşmüş birine rastlarsanız eğer Kalbinizin odalarında yankılanan bir kelimeyi hediye edin ona Yada aklınıza düşersem belki o anda "Adalet" Deyin benim adıma da Ki seslenebileyim bende </description>
<link>https://www.antoloji.com/yargi-26-siiri/</link>
<guid>2472185</guid>
<pubDate>2018-04-13T20:20:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk-yol</title>
<description>Demircinin bir kılıcı dövmesini andıran sesi  İlk bakışla çakılı kaldı akrep ile yelkovan arasında Ne bardaktaki su damlası ulaşabildi anasona Ne de sigaradaki ateş yerini bırakabildi gri tonuna "Aşk" diyordu buna Son nefesini vermeye hazırlanan adam </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-yol-siiri/</link>
<guid>2458896</guid>
<pubDate>2018-03-17T03:29:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gamlı Rahmet</title>
<description>Sokaklar dinlenirken gecenin bağrında Bir gamlı baykuş haykırır Bendeki seni hıçkırarak uyandırıyorsa Şefkatiyle saran sokaktaki lambalar Sarı bir ona bir de sana yakıştığındandır  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gamli-rahmet-siiri/</link>
<guid>2425101</guid>
<pubDate>2017-12-29T13:00:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Meğer</title>
<description>Aynı su damlasıyla ıslanan ruhlar Bilmezler tuzu deniz çekildiğinde damaklarında kalacaklar Mutluluğun değerine rastlasalar eğer Özründen büyük kabahat etmiyecekler  Bir yıldıza bakan iki çift gözler </description>
<link>https://www.antoloji.com/meger-208-siiri/</link>
<guid>2420201</guid>
<pubDate>2017-12-15T08:13:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Dehliz</title>
<description>Kendince kadim bir söz taşır mezar taşında Medeniyet ışıklarından ırak bu asi yamaçların ardında Yalvaç misali dolanırken der "Ne yüce öğretmen inziva" Gel, gör, duy, hisset ve anla Firuzeden prusyaya çalan denizin kıvrılışını Cahile karanlığın ışıktan evvel yayılışını </description>
<link>https://www.antoloji.com/dehliz-29-siiri/</link>
<guid>2404725</guid>
<pubDate>2017-10-29T17:13:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Püskül</title>
<description>Yarısı yırtık mektubu koydu dizine Baktı hayli uzunca, okudu usulca ‘Ve bir kadın geçti sayfalardan Sessiz,  sedasız’ Sessizlik asırlardır böyle derine çapa atmamıştı Çekemiyordu, çekilmiyordu </description>
<link>https://www.antoloji.com/puskul-3-siiri/</link>
<guid>2395576</guid>
<pubDate>2017-09-30T21:19:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ağladı çocuk</title>
<description>Sokak lambasının altında ağlar  Şefkat mağduru bir çocuk Zamanın çobanı öldüğünü fark ettiğinde Düşündü çocuk Nerede bu ormanların zümrüt kalbi Sömürdünüz renkleri fabrikalarla </description>
<link>https://www.antoloji.com/agladi-cocuk-2-siiri/</link>
<guid>2374076</guid>
<pubDate>2017-07-21T13:28:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Zamanı Alnından Öptüğüm Yer</title>
<description>Bugün burada eşlik eden bir sen değilsinki be kalem kardeş Fark etmesende bu masada  Herbir kibritle başka bir silület canlanırdı 10 dk sonrasındaki oğuzhan, 10 dk öncesindeki oğuzhan 10 yıl öncesi ve sonrası </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamani-alnindan-optugum-yer-siiri/</link>
<guid>2313619</guid>
<pubDate>2017-01-13T14:00:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Lahzada Ki Opera</title>
<description>Çiçek giyinir kokusu Ensesinden bahar fışkırır Bir kere çektimi bir daha çekesim gelir ve bir daha Hayta bir çocuk gibi Ölüm ölür o anda yanarken ağlayarak </description>
<link>https://www.antoloji.com/lahzada-ki-opera-siiri/</link>
<guid>2313618</guid>
<pubDate>2017-01-13T13:56:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Neden Madem</title>
<description>Tesadüfler mi bize koşar yoksa biz mi koşarız tesadüflere Hayat mı çok b.ktan yoksa biz mi öyle kılıyoruz Okyanuslar mavi mi yoksa biz mi öyle görüyoruz Can Yücel yazdığı için mi kalıcı oldu yoksa kalıcı olsun diye biz mi yazdırdık Bir gülüş ancak bu kadar mı güzel olur yoksa biz mi öyle kabulleniyoruz . </description>
<link>https://www.antoloji.com/neden-madem-siiri/</link>
<guid>2241634</guid>
<pubDate>2016-04-17T09:26:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuzhan Cınbırtoğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
