<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Oğuz Kılı&#231; Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hıdırellez İkindisi</title>
<description>O yükseldiğinde kameranın kadrajında şehvetle yükselirdi yükselirdi yükselirdi ve...  Meşaleler istiflemiş ateş ırmaklarında, döker keder ırmağa çingene isyankarlar…kelebek kanatları akıtır hep sonbaharr..hıdırellez mevsimine mühürlenir şiirbaz; </description>
<link>https://www.antoloji.com/hidirellez-ikindisi-siiri/</link>
<guid>2247470</guid>
<pubDate>2016-05-07T12:21:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Depresif Pervane Ağıtları</title>
<description>yüreğinin yangınında kıvılcıma sal beni şizofrenik varlığına nolur inandır beni..   Eflatuna üflenmiş leylak yangınlarıyla sızlarsın intiharıma Leylaklanmış ruhundan kristal okyanuslar üflenir ıssızlığıma </description>
<link>https://www.antoloji.com/depresif-pervane-agitlari-siiri/</link>
<guid>2236447</guid>
<pubDate>2016-03-29T20:28:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>İntikamın Vaktini Size Bildireceğim</title>
<description>Ben kendi nefretimi maddeleştirmeye geldim Kafatası kulesini taaccuba raptederek; zehirlerden devşirdiğim darpolmuş dipçikleri, mezarların betonarme esvabına gömerek… Ben kendi nefretimi görünür kılmaya geldim soykırım kazanında katliam şahlandığında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/intikamin-vaktini-size-bildirecegim-2-siiri/</link>
<guid>2233014</guid>
<pubDate>2016-03-21T12:52:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Sömürge Sevdaların Dergahında Münzevi</title>
<description>eşkiyakoyakların ateşinde şavkır sevdaların katlettiği kimliğim şimdi darağcının urganında ecelin emzirdiği kadavralar gerilir.. sevdanın zindanında falsolanır şarjöründen firari kurşunun türküleri şavkıyla bıçaklayan, şiirle pusatlanan mavzerin barutudur sessizliğin; gözçukurunda gerillaca çarpıştığım koyakların yankısı çarpar uçurumlara beni şehvetin mağmanın çekirdeğinden fışkıran lavların kırbacıyla dağlanır </description>
<link>https://www.antoloji.com/somurge-sevdalarin-dergahinda-munzevi-siiri/</link>
<guid>2231219</guid>
<pubDate>2016-03-15T22:50:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Şehvet: Ölü Şair Mezarlığı</title>
<description>Bu gece cazibenin çok kalibre namlusuyla vur beni  Çünkü gözlerin; çıplaklığının kıyısında köpürmüş nehirlerin aşkın rahmine zehirzıkkım köpüklerle dökülmesidir Gözlerin; uçurumda kasvetle uğuldayan sevda kasırgasının omzunun kayalığına gürültüyle çarpıp gebermesidir… Bugün cazibenin efkarımla simetrik şekilde çarpılması; </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehvet-olu-sair-mezarligi-siiri/</link>
<guid>2231217</guid>
<pubDate>2016-03-15T22:41:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Şehadet Makamı</title>
<description>Mezarlık çürümüşlüğüne gömülmenin yankısı Çarpar eşkıya koyakların sarp kayalığına zemheri cephelerde gerilla zulumların mazlum bakraçlara sıçrattığı kanlarla; göm örgütlü katliamı kudurmuş yangınlara şeytani zulmetin kalaşnikof kurşunla </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehadet-makami-siiri/</link>
<guid>2231214</guid>
<pubDate>2016-03-15T22:27:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Yenik Bir Militan İçin Ağıt</title>
<description>Ey serseri mekansızlık ey militan barbarlık Korkunç saltanatın kıyısında ölmelisin Devrimci türkülerle dağlanan azgın yaralarla Karanfil çiçeklerine gömülmelisin   </description>
<link>https://www.antoloji.com/yenik-bir-militan-icin-agit-siiri/</link>
<guid>2231211</guid>
<pubDate>2016-03-15T22:23:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Yangından Gelen Azaap</title>
<description>Suskun bir vaveyladan akar hüznün kuşları; ciğerini bıçak gibi kanatır yalnızlık.. siyahınbeyaza aktığı ten girdaplarında; gri okyanuslar dağlar hüznün kısraklarını.. uçurumlu saçların intiharlara akarken; efkarın kayalığında çağlayanlar dağlanır. . hidrojeni oksijene akıtırken çıplaklık; kasvetiyle kabukbağlar Zırhlanmış yaraların.. kabuklanmış yarandan iltihaplar deşilirken her eski sevgili sende yaradır artık..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yangindan-gelen-azaap-siiri/</link>
<guid>2231208</guid>
<pubDate>2016-03-15T22:19:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Meyhanede İntihar Serserisi</title>
<description>Orkestra gürültüsü, senfonik tragedya, korkunç sarhoşluk ah!  Tılsımlı perilerin kanatları alkolik gürzlere gebe inan Feverana kayıtlı kadavra ağıtları akıyor perhan karaborsa örgütlenme zorluyor mafyatik argoları çingene perçeminde nefret ağıtları dudaklarda lal Spontane küfürlerden taşıyor Kıpti ızdırapları </description>
<link>https://www.antoloji.com/meyhanede-intihar-serserisi-siiri/</link>
<guid>2231195</guid>
<pubDate>2016-03-15T21:42:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Çürük Et Mezarlığı</title>
<description>1) 	 metropol lağımları var:o korkunç tapınakda; Cenin konserveleri afili ambalajda. İrinkokteylleri meşrubat raflarında. konserveden cesetler,teneke kutularda, kanlı meşrubatlar süpermarket rafında deccaliyet tezgahı emperyalist betonda; akbaba salvoları metropol mazgalında; işgalci canavarlar kan mı emecek HAAA? yani uğuldayan kovanlar.o madeni kanatlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/curuk-et-mezarligi-siiri/</link>
<guid>2231193</guid>
<pubDate>2016-03-15T21:36:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Bütün Yenik Coğrafyalara</title>
<description>Yıkılmış mihrapların zakir efkarlarını Yerebatmış şehirlerin türbesiz çığlığını Emperyalist lehçelerle mağlupluğuma anlatma kıblegahı şaşmış kıblesiz azapların, Şeytani burgacında öğütülen sapkınlığını; Beynelmilel konferansın şerleriyle anlatma </description>
<link>https://www.antoloji.com/butun-yenik-cografyalara-siiri/</link>
<guid>2231190</guid>
<pubDate>2016-03-15T21:29:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>İntihar Sancıları Var Uçurum Çıplaklığında</title>
<description>Ama beni azapkar akbabaya çeviren; ıssız uçurumlara çeken korkunç çıplaklığının kuyusunda duruyorum.Dikenlitellerle kanatan; kanattıkça iltihapları kabuğundan sıyıran çıplaklığının kuyusunda durup cerahatli yaraların koleksiyonunu yapıyorum.Aşkın tarikatında platonik takılıp cinselliğinin ürkünç uçurumunda dervişane bir şekilde parçalanıyorum..Yani,içinde kartalların kaynaştığı, akbabanın içinde volta attığı; sarp kayalıklarla dolu uçurumun kıyısında…Türbedar hüzünlerin çaputları çürümüş sokağında kanıyorum efkar tarikatındaki dergahların cüzam makamında..ve peltepelte kançiçekleri büyütürüm tohumlanmış şehvetinin ıssızlığında..beni kendine çeken yerçekiminin manyetik alanında; gözbebeğinin kayalığına şiddetlice çarpınca; kirlenmiş çaputlara saplanan o türbeden yüreğim paramparça kalıyor anla! paramparça yüreğimle daha ne kadar uçurumlu dehlizine ineceğim kederin…Daha ne kadar Hüznün Sarnıçlarında taşlaşmış heykellerin bin yıllık efkarıyla esriyeceğim Yerebatan ağıtlarla..Bu yılanların ve akreplerin çiftleştiği kuyularda zehirkusan akreplerle daha ne kadar azabın kuyusunda zehirleneceğim ha? ? Evet bu girdiğim intihar komasında siyahın beyaza aktığı ten girdaplarında okyanuslar sıçratan kasırgalarda; kirpiğinin kayalığından sağnaklar fışkırtan kırlangıç fırtınasında nasıl darmadağınım gözbebeğinin dalgakıran kıyısında..Kriminal mevsimlerin cinnet türkülerinde adın failimeçhul bir cinayet formunda kalmalı aklımda ve sevişmekten acıdığımız şarampol yokuşunda kadavramız bulunmalı otopsi masasında! Ne vakit dokunsam neşterle kadavrana dikenlitellerle kanar sevdam hala..   Ambalajı yırtık yamalı yaralarla uluyorum kuyularda.. Yırtılan yaraların estetiğini güllerinin dikeniyle dikerek düğümlüyorum göğsündeki aşka.. Ve acil servislerde ambulanslar, zehirli serumları taşırken gürültüyle ciğerimdeki otoyola..Hiçbir yara bandajı onarmıyor cerahatli sevdaların kanayan kelamını…hiçbir cerrah dikemiyor amelyat masasında yırtılan efkarımın kefenlemiş kumaşını…Akreple yelkovan saat kadranında çiftleşirken,feodal türküler damarımdan mürekkep damıtırken; kadranında kanayan melankolik zaman oluyor duvarlarda.. Bense saçlarından şeytan uçurtmaları dikiyorum göğ(s) ünün kıyısına.. dumanlı dokusundan kefenlenmiş kumaşlar dokuyorum yüreğinin fabrikatezgahında..Sana pornografik intihar tasarlıyorum uzunmetraj acılardan müteşekkil kabus senaryosunda.. Senaryonun reklamı milimetrik kamerada dönüyor beyazperdene yansıyan intihar fragmanında..Daha nekadar yerebatan sarnıçlarda medusa heykelinin hipnozunda taşlaşacak depresyonlu marazlarım..Daha ne kadar yedikulezindanında şehzade acılar boşanacak küfür saltanatının payitaht makamında...Çürümüş çaputlarla donanmış; aşkın hurafeleriyle dağlanmış türbelerde, hangi intiharın türbedarıyım orda? Ben yüzümde karakavruk ağrılarla; damarımda açan gayyaçiçeklerinin işkence ağıtında bekliyorum hüzünkar şehirlerin mezarlığında.. sen yine çarp beni mevsimsiz patlayan demirden sağnaklara! Çarp beni acıt katlet ansızın patlayan kurşuni sağnaklarda! Evet bu girdiğim girdap makamında hüzzamkar ağıtlar fışkıracak saçlarının kayalığında. Kirpiğinden kasırgalar damıtırken perişanım cüzamkar acıları emzirmiş sonbahar tarlasında.. Damarımdan müntehir çağlayanlar fışkıracak kırağılar damlayan pervazında ahımın.. Güvercin fırtınası boşansın artık; kirpiğinin pervazından madrabaz sokakların..Artık damarımdaki çağlayanla boğmalıyım seni ciğerime döşenen otopsimasasında…Ve kadavra yüreğimiz bulunmalı failimeçhul cinayetin işlendiği sonbaharda..Ne vakit dokunsam neşterle kadavrana dikenlitellerle kanar sevdam hala.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/intihar-sancilari-var-ucurum-ciplakliginda-siiri/</link>
<guid>2231189</guid>
<pubDate>2016-03-15T21:25:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Lanetli Bir Çarmıhta Çivi Çiçekleri Kusmak</title>
<description>Begonya Sevgilim!  Şimdi bir begonyanın kökhücreleriyle kökleri arasındaki uçuruma sekaratı sentetikle çarpıştırıp korkunç techizatlarla ineceğim tüberküloz tahribatlı parçatesirli alkollerin salgıladığı zehirlerden sekaratı amonyakla damarımda çarpıştırarak gelip vurgun yiyeceğim kayalığında uçurumlu ellerinin.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/lanetli-bir-carmihta-civi-cicekleri-kusmak-siiri/</link>
<guid>2169829</guid>
<pubDate>2015-09-05T19:33:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Sömürge Ülkesinde Münzevi Bir Serseri</title>
<description>eşkiyakoyakların ateşinde şavkır ihtilalin sürgünlediği kimliğim şimdi darağacının çarmıhında ecelin emzirdiği kadavralar gerilir zinanın zindanında falsolanır şarjöründen firari kurşunun türküleri şavkıyla bıçaklayan, pulatla pusatlanan mavzerin barutudur sessizliğin gözçukurunda gerillaca çarpıştığım koyakların yankısı çarpar uçurumlara beni şehvetin mağmanın çekirdeğinden fışkıran lavların kırbacıyla dağlanır </description>
<link>https://www.antoloji.com/somurge-ulkesinde-munzevi-bir-serseri-siiri/</link>
<guid>2169828</guid>
<pubDate>2015-09-05T19:32:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Begonya</title>
<description>Begonya Sevgilim!  Şimdi bir begonyanın kökhücreleriyle kökleri arasındaki uçuruma sekaratı sentetikle çarpıştırıp korkunç techizatlarla ineceğim tüberküloz tahribatlı parçatesirli alkollerin salgıladığı zehirlerden sekaratı amonyakla damarımda çarpıştırarak gelip vurgun yiyeceğim kayalığında uçurumlu ellerinin.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/begonya-8-siiri/</link>
<guid>2159624</guid>
<pubDate>2015-07-29T13:43:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Militan Bir Yaranın Trajik Kanaması</title>
<description>Damarımdaki kızılkıyamet kanla nakşetsemde bu şiiri  hiçbir jilet müstehzi gülüşün kadar yaralamaz beni!    cazibenin telaffuzu yaraydı jiletlenmiş intiharımda benim </description>
<link>https://www.antoloji.com/militan-bir-yaranin-trajik-kanamasi-siiri/</link>
<guid>2156704</guid>
<pubDate>2015-07-21T19:37:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Sömürge Şehvetinde Münzevi Bir Serseri</title>
<description>eşkiyakoyakların ateşinde şavkır tabuların sürgünlediği şaibeli kimliğim  şimdi darağacının gergefinde ecelin emzirdiği kadavralar gerilir gayya çukurunda gerillaca çarpıştığım koyakların yankısı hatırlamaz beni şehvetin mağmanın çekirdeğinden fışkıran lav çiçekleri kadar uzak ve zehirin,şehvetin seyir defterine tescillenen siyanürler kadar zıkkımdır ah biryanım korkunççıbanlarla çürür öteyanım eşkıya yaralarda saklıdır… </description>
<link>https://www.antoloji.com/somurge-sehvetinde-munzevi-bir-serseri-siiri/</link>
<guid>2139836</guid>
<pubDate>2015-06-17T11:58:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Artık Hiçbir Ölüm Seni Bu Kadar Acıtamaz</title>
<description>ölü doğan güvercindir postalların rahminde bozbulanık düşlerin aşiret ağıtların taşlığına akar küfrün zekerinden zehirlerin sürgünlüğün süngüleri mühürlenir soykütüğüne orda.. öfken ki:mağmasında şizofrenik sanrıların kaynaştığı uğultulu uçurum Sen: putperestin uğultulu uçurumunda kanatlanan vahşi kuş! Kanatların yankısı karabasan kılıçlar gibi göğüskafesinde ulur </description>
<link>https://www.antoloji.com/artik-hicbir-olum-seni-bu-kadar-acitamaz-siiri/</link>
<guid>2103144</guid>
<pubDate>2015-03-09T13:32:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>O Kancık Şeytanlardan</title>
<description>Ama onlardan kaç! O kahpe Şeytanlardan, onların kinlerinden…   Çünkü kurşunla yazılan işgal senaryosundan, yüreğinin toprak bütünlüğü Zedelenmiş çıkarsın. Bombalara falso verip gövdenin Kalesine takıyorken her işgal; sen defansif topraklarda konturpiye Kalırsın! iblis saldırganların terso rövaşatası, kurşuni kramponla şutlanırsa peki bu…örümceğin transparan ağlarını yırtmaz mı? Yıkılmaz mı yüreğinin başkenti.zulumlerle çiğneyen çapulcu postalların,şaklayan palaskanın ve üniformalı şeytanın kancık ablukasında yıkılmaz mı? Daha ne kadar Zulüm kampanyasında bahtına kan; büyük ikramiye olarak da piyangodan Ölüm çıkar? ! .daha Ne kadar Tesettürlü ceylanları harabata,sakallı cübbeleri enkaza çevirecek azgınlığı tağutların? Daha ne kadar deplasmanda mağlübiyet adlı formayı giyinirsin? ! Ama Onlardan kaç! Çünkü ortadoğuda körüklendi o kara yangın! Ve parçalanmış gövdenle o yangından sen de sağ çıkmayacaksın! İnfilakla intiharın arasına bir sarkaç çevikliğiyle salındın. Hangisine Çarpsan fünyesi fişteklenmiş bomba gibi tahriple patlıyacaksın! dölyatağını tecavüzle döllemiş İşgallerin ardından; ölüdoğan cenin Gibi kürtajla fışkırırsın! bütün bu keşmekeş ortasında mülteci kamplarına döner senin yüreğin. bombardıman edilmiş,mitralyözle kıyılmış karayağız yüreğin…diksiyonu bozuk aksanlarla </description>
<link>https://www.antoloji.com/o-kancik-seytanlardan-2-siiri/</link>
<guid>2094254</guid>
<pubDate>2015-02-10T16:58:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 <item>
<title>Lanetli Kıblesizlik Cinnetine Vurgunsun</title>
<description>Kus mezara moldoror kus öfkelerini Sakla katedralin zangoçca çanlarını Engebesinden yorgun kamburuna cinnetin çığlık tarhlarına ek küfrengi cinayeti şiddet güzergahında savur ateşten yelesini damarlara kan eken şeytan kısraklarının </description>
<link>https://www.antoloji.com/lanetli-kiblesizlik-cinnetine-vurgunsun-siiri/</link>
<guid>2087672</guid>
<pubDate>2015-01-23T11:44:00+03:00</pubDate>
<author>Oğuz Kılıç</author>
</item>
 </channel>
</rss>
