<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Nuriye Zeybek Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ah Fulya</title>
<description>ah fulya eskisi gibi değil hiçbir bahar hiçbir yağmur eskisi gibi yağmıyor ılgıt ılgıt esmiyor hiçbir meltem oysa kışın yanağında ne çok baharı düşlemiştim </description>
<link>https://www.antoloji.com/ah-fulya-siiri/</link>
<guid>2319217</guid>
<pubDate>2017-02-01T15:44:00+03:00</pubDate>
<author>Nuriye Zeybek</author>
</item>
 <item>
<title>Biraz Sonbahardınız</title>
<description>biraz sonbahardınız ne çok severdiniz harami rüzgârları güz gülleri açarken gamzeler yeşile yasaklı dallarınız yaprak dökerdi en kuytunuza bir bulut saklardınız gözlerinizde </description>
<link>https://www.antoloji.com/biraz-sonbahardiniz-siiri/</link>
<guid>2319215</guid>
<pubDate>2017-02-01T15:43:00+03:00</pubDate>
<author>Nuriye Zeybek</author>
</item>
 <item>
<title>Suya Düşen Kir</title>
<description>ölüm replikleri sahne ötesi yaşam oyununun perdesi zaman kırlangıç yağmurları öğütür mevsim “it ürür, yürür kervan”  zehir zıkkım, cadı iksiri kanar dudağım </description>
<link>https://www.antoloji.com/suya-dusen-kir-siiri/</link>
<guid>2319216</guid>
<pubDate>2017-02-01T15:43:00+03:00</pubDate>
<author>Nuriye Zeybek</author>
</item>
 <item>
<title>Nayino</title>
<description>unuttun mu nayino 
zeytin gölgesinde uyanan mavi 
yaralı coğrafyanın vurgun deniziydik 
hani sere serpe uzanmıştı düşlerimize özgürlük 
duygu zulası ceplerimizde 
mülteci bir eylül saklardık 
güvercin kanatlarına öykünürken kollarımız 
ayaklarımıza dolanırdı tutsaklığımız 

ağzına biber sürülmüş çocuklarıydık 
ezilmiş toprakların 
falakaya yatırılmış dünlerimize inat 
ışıklı yoluyduk son kervanın 

unuttun mu nayino 
tepeden tırnağa hazirandık 
çingene kızının kulağında kiraz küpe 
dudağında şiraz’dık 
akşam kızıl perdelerini örtüyordu üstümüze 
gözlerimizde yosunlar sevişirken 
firari bir kıvılcım yatıyordu göğsümüzde 
hercai ellerimizde kurumuş gül kokusu 
martılar dem tutuyordu yitik şarkımıza 
hüzün nihavent makamında yokluyordu yüzümüzü 

“belki de ölmeliydik” diyordu şair 
şiirin en bıçak sırtı imgesinde 
ikiyüzlü aynaları parçalayıp 
gömülmeliydik kendi gizimize 

oysa efsaneler küf tutuyordu zamanın mahzeninde 
yalancı yıldızlara aldanıyordu leylâ 
pamuk ipliği sevdalara tutunup 
asılı kalıyordu mecnun’un har kirpiğine 
uçurum yüreklerden düşerken son kez 
bile bile lades diyordu aşk 

unuttun mu nayino 
bir koy ağlıyordu unutulmuşluğuna 
ıslak bir keder çöküyordu uzak iskeleye 
ay buluta saklıyordu yüzünü 
ağır ağır çekiyordu gece ağlarını 
bir an çekiliyordu ömrümüzden 

ahı tutuyordu kayıp kentin 
bir deniz kızı vuruyordu kıyıya 
anadan üryan korkuları 
bacakları koparılmış 
kan revan avuçları 

isyanlarından çözülmüş 
bir küheylan koşuyordu 
susturulmuş dağlara doğru 
yarım bir çığlık kırılıyordu kayalarda 
yaslanıp yılgın umudumuza 
öpüyorduk alnından kendi masalımızı 

“belki de ölmeliydik” diyordu şair 
şiirin en bıçak sırtı imgesinde 


01 şubat 2012  
braunschweig </description>
<link>https://www.antoloji.com/nayino-siiri/</link>
<guid>1705240</guid>
<pubDate>2012-04-15T14:28:00+03:00</pubDate>
<author>Nuriye Zeybek</author>
</item>
 </channel>
</rss>
