<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Nurcan D&#252;zenli Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Geçmiş Gecede</title>
<description>Suskunluğum dişlerime vurulmuş bir kelepçe, Zifiri karanlıkta atıyor katran karası kalbim. Ellerim aşka şimdilerde ölümcül pençe. Gecede gizlenen kırmızı bir karanfilim. Zaman ipini dolamış boynuma, Boğuluyorum meçhul bir şehirde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecmis-gecede-siiri/</link>
<guid>1990328</guid>
<pubDate>2014-04-24T19:40:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Boş Vagon</title>
<description>Vagonlar boş, Bir deli rüzgar esiyor. Saçlarım rüzgarla sarhoş. Yol yorgun, ışıklar durgun, adımlar suskun... Bir deli yağmur geceye boşalıyor, Her taraf loş. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bos-vagon-siiri/</link>
<guid>1894326</guid>
<pubDate>2013-07-31T16:05:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Zindan</title>
<description>Bu aşk bir zindan,  Ve ben sana esirim. Ben sana tutuklu bir deli. Öylece bakıyorum ardından. Sen de bırak beni yüreğim. Bırak da çekip gideyim! </description>
<link>https://www.antoloji.com/zindan-85-siiri/</link>
<guid>1894155</guid>
<pubDate>2013-07-31T12:13:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Ara Sıra Petra</title>
<description>Islak kaldırımlarda sesini duymasaydım Petra,  Bir mayhoş koku vuruyor ayrılık ertesi hasretime. Şimdi durup da gitme uzaklara. Yetişemem arkandan koşsam bile.  Sana ağlamayı öğreten bendim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ara-sira-petra-siiri/</link>
<guid>1892985</guid>
<pubDate>2013-07-27T22:38:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Sen Kahrolur</title>
<description>Sensizliğin sarhoş rüzgarları Çarpıyor yalnızlığıma. Dağılıyor saçlarım, Kokun vuruyor gözyaşlarıma.  Ansızın bir ateş yanar içimde, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sen-kahrolur-siiri/</link>
<guid>1889073</guid>
<pubDate>2013-07-18T03:03:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Gece Ve Gözlerin</title>
<description>Gece ve gözlerin, Tutsak ediyor beni. Bir uçurum kadar keskin, derin. Geçmiyor bu yara izi, Gece ve uçsuz bucaksız gözlerin.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gece-ve-gozlerin-4-siiri/</link>
<guid>1888071</guid>
<pubDate>2013-07-15T03:01:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Başka</title>
<description>Bir başka akşamın kızıyım. Karanlığa dokunduğum kadar cesur! Geceye doluyor ansızın huzur. Bir başka akşamda sana sarıldım.  Su sıcak, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-baska-47-siiri/</link>
<guid>1880194</guid>
<pubDate>2013-06-22T13:39:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Çatlamış Rüzgarın Sesi</title>
<description>Çatlamış rüzgarların sesinde savruldu bakışların, Nefesi kesildi gülüşlerimin, yüreğim kanadı. Yıkıldı tüm sığınağı düşlerin, Yıkıldı birdenbire bir sevginin kocaman yalan aynası.. Çatlamış rüzgarların sesinde savruldu bakışların, rüzgarları fırlatıp attın.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/catlamis-ruzgarin-sesi-siiri/</link>
<guid>1826911</guid>
<pubDate>2013-02-07T23:23:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbul Bakışı</title>
<description>İstanbul kadar derin olamazdı aşkım... Gözlerinin sonsuzluğuna kapıldım, inan! Kaç kışa kalktıysa kalbim, sana yandı hep karanfillerim. Sorsan, ben de çok şaşkınım.  Üşüdü ellerim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-bakisi-siiri/</link>
<guid>1825949</guid>
<pubDate>2013-02-05T22:05:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Tenin Hüznü</title>
<description>Yağmur sonrası bir özgürlüktü ruhuma hakim olan, ruhumu hükmeden. Ne zaman vursa kokusu burnuma ıslak toprağın, aklıma gelirdin hemen. Sus sesin yankılanırdı geceye, ağlardım hıçkırıklar içinde. Anlardım, anlardım kokunun özlemime vurduğunu. İşte o zaman ağlardım... Sesinin yokluğuyla sağır olduğumu anlardım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tenin-huznu-siiri/</link>
<guid>1825620</guid>
<pubDate>2013-02-04T23:22:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Uzaklar</title>
<description>Uzaklar... Tüm nüfus orada nefes alıyor, görüyorum. Yakamozlar düşüyor İstanbul'un bağrına. Çığlıklar, çılgınlıklar ve yalnızlar dokunuyor bakışlarıma. Acısını tadıyorum... Karanlık dolanıyor adımlarıma, kaldırımlar dokuyor üzerine adımı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzaklar-84-siiri/</link>
<guid>1824377</guid>
<pubDate>2013-02-01T22:55:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Kelebek Sevgisi</title>
<description>Seninkisi kelebek sevgisiydi sevgilim, Rengarenk kanatlarına saklamıştın o sır ayrılığı.. Çiçeklere taşımıştın tüm matemini, geceye gizlemiştin nefesini. Ölümlüktü sevdan, ömürlüktü, bir günlüktü.  Seninkisi kelebek sevgisiydi sevgilim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kelebek-sevgisi-2-siiri/</link>
<guid>1824375</guid>
<pubDate>2013-02-01T22:52:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Gece Karanfili</title>
<description>Kaybolan bir gölge boyuyor kendini altın rengine, Ne bir yıldız kayıyor, ne de gece sararıyor. Susuyor tüm sesiyle bütün çığlıklar, Susuyor zaman, aşkın gözleri kararıyor. Kaybolan bir gölge boyuyor kendini altın rengine sabaha kadar...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gece-karanfili-siiri/</link>
<guid>1807685</guid>
<pubDate>2012-12-25T19:25:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Unutulan Zaman</title>
<description>Düşün ki biz hiç sevmedik, sevişmedik. Alın yazımıza düşen yalnızlığı ezip geçmedik, geçmeyecektik. Farklı bedenlerin ruhlarına sattık geleceğimizi, Düşün ki sen yoktun, başkasıydın bana bakarken. Düşün ki ben yoktum, seni seviyorum derken. Tüm geceyi örtmüştük düşlerimizin üzerine. </description>
<link>https://www.antoloji.com/unutulan-zaman-siiri/</link>
<guid>1806728</guid>
<pubDate>2012-12-23T16:07:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Mavi Şiir</title>
<description>Sana dokundurduğum özgür bir mavinin rengi akıyor gözlerinin uçsuz bucaksız kısmına, Sonsuza uzanan bir kahkaha kopuyor gökyüzünden yaşadığın bulutlara.  Sana mavilik dolusu bir özlemle geldim, İçim yandı, yazamadım. Yüreğim çalkalandı,bir buluta kendimi vuramadım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-siir-16-siiri/</link>
<guid>1806708</guid>
<pubDate>2012-12-23T15:46:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Kaderin Kederi</title>
<description>Alnıma çizdiğim yolda sen hep karanlığı temsil ettin. Gece loş ışıkların gözlerimde aydınlanmasıyla göründü yaşlar kaldırımlarda. Susadığım tek susuzluktu beni susarak sevmen, Kurak gündüzlerin acısı çıkıyordu ancak geceyken. Hüznü ilk öpücük yaptın kaderimin kimsesiz tebessümlerine, Ezberlediğim tek kelimeydi bu! </description>
<link>https://www.antoloji.com/kaderin-kederi-2-siiri/</link>
<guid>1806696</guid>
<pubDate>2012-12-23T15:33:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Zamanın Dudağı</title>
<description>Kızgın demirleri mühürlendi zamanın, kızıl karanfile. Tüm simlerini döktü hüznün kıyısından. Sihirli değneği dokundu akşamın inci tanelerine, Yağmur yağdı, gece sarardı, yalnızlık sardı yokluğu ardından. Şafak çaldı gecenin en uç saatlerini ansızın, Yalnızlığa sarılan zehirli sarmaşık öldürüyor kalabalığı. Mazisine değindi tüm anılar tan zamanının. Soluksuz atıyor tek başınalığın kalp atışları, Tenine vurulan bir zincirdi gözyaşları durmaksızın. Ve dokunamadığı tek duyguydu mutluluk. Aşkın esir kaldığı yerde bitmişti yine gece. Bastı ayağıyla gölgesine, tekrar başladı durgunluk. Vurdu rüzgarların taşıdığı kokuya yalnız bir fırtına. Kalbi boyandı yine karanfilin kırmızı bir koyuya. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamanin-dudagi-siiri/</link>
<guid>1794283</guid>
<pubDate>2012-11-26T18:29:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Dört Suları</title>
<description>Geceyle dans ediyorum, sen hala uyuyorsun. Sokaklar titriyor, yıldızlar kayıyor, ay çalıyor ıssızlığın şarkısını, sen duymuyorsun. Ayrılık vakti dolduruyor zamanın kadehini, sarhoş oluyorum. Dileklerimin ucuna seni bağlayıp salıyorum gökyüzüne, savruluyorsun. Açıyorsun gözlerini, suskun ve buruk bir roman okuyorum, yumuyorsun en derin nefesini alarak, kayboluyorum ben. Yutuyorsun tüm güzelliklerini gecenin, daha da güzelleşiyorsun. Geceyle dans ediyorum, Karanlık, yalnızlık, ıssızlık işliyor bedenime, üşüyorum. Sessizlik sarıp sarmalıyor gecenin bu saatini. Düşen yaprağın sesi duyuluyor. Susuyor bebek, ölüyor kelebek.. Gecenin soğuk sularında dökülecek gelecek. Vuruluyor nefesin iç çekişlerime, Hapsoluyorum sonra gözlerinin yeşiline. Duymuyorsun, görmüyorsun, bilmiyorsun. Geceyle dans ediyorum, ama sen yoksun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dort-sulari-siiri/</link>
<guid>1794281</guid>
<pubDate>2012-11-26T18:20:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Gecenin Kal Bakışı</title>
<description>Yalanlarını astım gecenin tavanından aşağıya, Kan damladı, kal damladı yıldızların bakışından. Üşüdü gece, sımsıkı sarıldı karanlığa. Kızdı, çattı altın rengi kaşlarını ve yağmurlarını yağdırdı karanlığın. Yaklaştım, bir buse yapıştırdım gecenin yaşlarına. Hüzün doldu kalbi, koyu gecenin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecenin-kal-bakisi-siiri/</link>
<guid>1765293</guid>
<pubDate>2012-09-12T12:33:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 <item>
<title>Topuklu Ayakkabılar</title>
<description>Bir yoldur yürünen, adına hayat dedikleri... Bazıları en başında düşer bir çukura, bazıları ayağını takar bir taşa. Ucu neresi bilinmeyen, sonu hep farklı yerlerde biten. Bazen uzun gelir bıkarsın yürümekten, bazen kısa gelir ayrılırsın bu şehirden hemen. Yeni doğmuş bir bebektir atılan adımlar, yaşlılığa doğru yürüyen insanlar... Yeşildir, mavidir, kahverengidir gözler; </description>
<link>https://www.antoloji.com/topuklu-ayakkabilar-2-siiri/</link>
<guid>1765022</guid>
<pubDate>2012-09-11T16:25:00+03:00</pubDate>
<author>Nurcan Düzenli</author>
</item>
 </channel>
</rss>
