<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Nuray &#214;zg&#252;ney Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Domates Hırsızı</title>
<description>Çok güzel bir kadındı. Çerkez güzeliydi. Sırma sarı saçları koyu mavi gözleri öz yurdundan göç etmiş atalarının izlerini taşıyan duru mu duru, berrak mı berrak bir cildi vardı. Varlık içinde büyütülmüş, devrine göre de yeterince eğitilmiş idi. Ne var ki zaman O’na ailesi kadar sevecen, şefkatli davranmamıştı. Hatta, şefkâtsizliği hoyratlık nobranlık derecesine vardırmış genç kadının tüm sevdiklerini birbirinden acı sebepler ile elinden almış onu şu koca dünyada dalsız budaksız bırakmıştı. Ne yaslanacak bir omuza, ne sığınacak bir dam altına sahip değildi. Evsiz, yersiz, işsiz, aç-bi-ilaç sokaklarda kalmıştı. Çaldığı kapılardan eli boş dönmüş, ne temizlik ne bulaşıkçılık hiçbir iş bulamamıştı. Dilenmeyi beceremeyecek kadar onurlu, kendi eliyle ölemeyecek kadar da dirençli, inançlı biriydi.  Tam üç gündür ağzına lokma koymamıştı. Parklarda ıssız alanlarda dolaşmış gece şehir terminalinde zor da olsa kendine bir bank bulabilmişti. Neyse ki mevsim yazdı ve dışarda kalmak henüz donduran bir yalnızlığa dönüşmemişti. Hayat öyle hızlı ve telaşlı akıyordu onca insan kalabalığının arasında kimse O’nu fark etmiyor, o amansız karanlık sel adeta üzerinden atlıyor ve O’nu yutup geçiyordu. Üç günlük açlığın sonunda sokaktaki ilk gününde taşıdığı kaygıların hepsi anlamını yitirmiş ve sade koyu amansız bir açlık hem ruhunu hem bedeninin esir almıştı. Bir lokma yiyecekten başkasını düşünecek hali yoktu. O kadar ki yiyeceğin ne olması gerektiğine dair bir düşünce kırıntısı hayali ya da özlemi de yoktu. Yiyecek bir şey olsundu. Midesine gitsin, homurtusunu burkultusunu sustursun yeterdi. Ama tek lokma dahi yiyecek bir şey yoktu. Belki şehirde değil de köyde, dağda ya da daha küçük bir yerde olsaydı yiyecek bulma şansı olabilirdi. Ama şu koca şehirden kaçabileceği hiçbir imkana da sahip değildi. Böyle aç açına dolanırken birden kendini büyük bir süpermarketin kapısında buldu. Türlü çeşit yiyecekler adeta gel ediyor, sonra da nanik yapıyordu. Mıh gibi çakılıp kalmıştı. Yutkunamıyordu bile. Ne kadar öyle kaldı bilinmez. Donmuş gibi hiç hareketsiz bakıp duruyordu. Sonra birden ok gibi fırladı yerinden. Büyük bir hızla kimse ne olduğunu anlamadan manav reyonuna saldırdı. En uçtaki domates kasasını gözüne kestirmişti. Görevliler durumu kavrayıncaya kadar 3 tane domatesi midesine indirmişti bile. Ama midesinin bayramı bu kadarla sınırlı kalmak zorundaydı. Çünkü yakalanmıştı. Güvenlik görevlileri kadını bir anda kıskıvrak yakalamış dertop edip mağaza müdürünün huzuruna çıkarmışlardı. Büyük olay olmuştu. Mağazanın günlük rutininde böyle olaylar sık yaşanan şeyler değildi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/domates-hirsizi-siiri/</link>
<guid>1919000</guid>
<pubDate>2013-10-09T17:16:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Hâlâ Sen Diye</title>
<description>Hâlâ   Sen Diye Kanatıyorsa Bütün Sevdalar </description>
<link>https://www.antoloji.com/hala-sen-diye-siiri/</link>
<guid>907329</guid>
<pubDate>2008-02-24T22:59:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Çağır Beni Dilediğinde</title>
<description>Sen çağır beni dilediğinde Ölen ben değilsem Ölümde bile Ayaklarım prangada değilse Zulümde bile Koşar sana bedenim </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-cagir-beni-dilediginde-siiri/</link>
<guid>900977</guid>
<pubDate>2008-02-15T01:43:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Sorguları Kim Çaldı -II-</title>
<description>Nasıl açık pazar olmuştu topraklarımız sessizce Kimler yeni cumhuriyetler kurmuştu ülkemizde Nerelerden kopup geliyordu bu senaryolar Bu soygunun bu talanın bu yağmanın hırsızı kimdi Kimdi tüm değerlerimizi çalanlar Vatan </description>
<link>https://www.antoloji.com/sorgulari-kim-caldi-ii-siiri/</link>
<guid>884673</guid>
<pubDate>2008-01-19T21:47:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Sorguları Kim Çaldı -I-</title>
<description>Hiç bilmediğim bir ülkenin dağlarından  Seller indiğinde yere Ve hiç tanımadığım insanlarını Sürüklediğinde kuru dallar misali Gözlerimin bendinin yıkılışı kadar Dünyanın adını bilmediğim köşelerinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/sorgulari-kim-caldi-i-siiri/</link>
<guid>884672</guid>
<pubDate>2008-01-19T21:46:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Son Hüküm</title>
<description>Gölgeler, sisler arasında seni bulmuşum Sensizliğin içinde, seninle boğulmuşum Ummana akan nehrin, sevgimin selidir bu Bu cihanda gönlümün en son emelidir bu  Yüreğime aşkımın yaftasını eklerim </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-hukum-siiri/</link>
<guid>884657</guid>
<pubDate>2008-01-19T21:38:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Eyvah Eyvah</title>
<description>Hangi pişmanlığın eyvahlanmasındasın yüreğim; söyle  Vefa dediklerinin İstanbul’da bir semt Şeref dediklerinin Çocukların kulağına fısıldanan </description>
<link>https://www.antoloji.com/eyvah-eyvah-2-siiri/</link>
<guid>881819</guid>
<pubDate>2008-01-15T00:52:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Yılan Prens</title>
<description>zamanın birinde dünyanın bir yerinde evlat hasreti çeken bir kral yaşarmış ve bir gün el açıp yalvarmış “rabbım bir evlat ver ki bana hasret çekmekteyim baba şefkatini yaşamayı özlemekteyim bir oğul ver de olsun tek yılandan </description>
<link>https://www.antoloji.com/yilan-prens-2-siiri/</link>
<guid>868705</guid>
<pubDate>2007-12-22T00:34:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Usulca Dokundu Kadın</title>
<description>Usulca dokundu kadın; vitrinde duran ama hiç kullanılmayan, ne amaçla aldığını bile hatırlamadığı ince narin kristal bardaklara. Sonra -incitmekten korkarcasına kucaklarmış gibi bir bebeği- aldı eline, sonra diğerlerini... Yavaş yavaş boşalttı vitrini. Ardından mutfak dolaplarına geçti. Her parçayı özenerek teker teker sardı, kutulara yerleştirdi.   Sıra kütüphaneye gelmişti. Burayı da topladığında işin çoğunu halletmiş sayılırdı. İki günde toplayabilir miyim acaba diye düşündü, önünde dünyanın kitabı vardı. Bir an toplamakla bitmez bunlar dedi ama sadece bir an, umudunu kaybetmek olmazdı devam etmeliydi.  Hiç durmadan dinlenmeden işe koyuldu. Sanki bir telaşı vardı, sanki kaçıyordu bir şeylerden kimseye hissettirmeden.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/usulca-dokundu-kadin-2-siiri/</link>
<guid>868704</guid>
<pubDate>2007-12-22T00:31:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Ben ki Sensiz Yaşamayı Göze Almışım</title>
<description>Ben ki sensiz yaşamayı göze almışım Başka hangi ölümden korkacakmışım Azatlanmış yüreğim sensiz uçmak dilemez Boşlukta asılmışım ummaki dalına konacakmışım   </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-ki-sensiz-yasamayi-goze-almisim-siiri/</link>
<guid>740092</guid>
<pubDate>2007-05-17T00:26:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Kayboldum</title>
<description>Kayboldum Dualarım seni bulmuyor Sen beni bul Sevgili Ey sevgili En sevgili </description>
<link>https://www.antoloji.com/kayboldum-23-siiri/</link>
<guid>737961</guid>
<pubDate>2007-05-13T23:08:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Seni Dilemem</title>
<description>Bensiz olama Bensiz öleme Beni dileme Seni dilemem   </description>
<link>https://www.antoloji.com/seni-dilemem-siiri/</link>
<guid>726507</guid>
<pubDate>2007-04-27T16:22:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>En Vazgeçilebilir Yerindeyim Hayatının</title>
<description>En vazgeçilebilir yerinde hayatının  Hayata tutunmaya çalışmak Hani düşmemek için gözlerindeki uçurumdan Yüreğindeki buzullara çarpmamaya da uğraşarak Merhabaları kesmek tam ortalarından Elvedaları  yollamak ateş toplarıyla sığınaklarından </description>
<link>https://www.antoloji.com/en-vazgecilebilir-yerindeyim-hayatinin-siiri/</link>
<guid>719553</guid>
<pubDate>2007-04-15T22:09:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Sebebim</title>
<description>Yaşıyorsam bunca ölümcül fırtınalara inat Karanlığa inat her sabah yeniden doğuyorsam güneşle Yağıyorsam yağmur olup umut umut İniyorsam gözlerden sevinçlere karışarak Yer çekimini ispatlamak için yere Gök çekimini kanıtlamak için </description>
<link>https://www.antoloji.com/sebebim-21-siiri/</link>
<guid>716039</guid>
<pubDate>2007-04-12T00:42:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Yüz Yıl Sonra</title>
<description>Yüz yıl sonra kimse bilmez seni Elbet beni de ey yâr Bilirse asır ötesine mektup yazan “Bir Garip Orhan Veli” bilir Yüz yıl süreceğini sevdaların Umutlarımı taşır yüz yıl sonrasına </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuz-yil-sonra-siiri/</link>
<guid>712825</guid>
<pubDate>2007-04-08T15:11:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Sıfıra Bölüyorum Seni</title>
<description>İsyansa kaynayıp duran içimde sensizliğime Bir serzeniş varsa, sessiz çırpınışlarımda Avazım çıktığı kadar susuyorsam, haykırırken Yalanları ardarda dizerken mert Gerçeklerden kaçarken cesur Seni severken çaresiz, yaşıyorsam </description>
<link>https://www.antoloji.com/sifira-boluyorum-seni-2-siiri/</link>
<guid>712820</guid>
<pubDate>2007-04-08T15:06:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Naz</title>
<description>-I- aşık nasıl nazla darılır ise maşuka işte ben de öyle dargınım sana o sonsuz sınırsız hazinenden seven bir yürek ayıramaz mıydın bana? -II- </description>
<link>https://www.antoloji.com/naz-18-siiri/</link>
<guid>712817</guid>
<pubDate>2007-04-08T15:02:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Sır Cahili</title>
<description>Meğer bazı kelimeler Dudakları yakarmış da Bilmezmişim. Cahili olduğum çok sırrı Senin ateşinde yanarken Öğrendim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sir-cahili-siiri/</link>
<guid>712813</guid>
<pubDate>2007-04-08T14:59:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüm; Tüm Yoksunlukları Çıplak Kılan Tek Hırsızmış</title>
<description>Ölüm; tüm yoksunlukları çıplak kılan tek hırsızmış  Ve hayatta asla inkar edilemez tek gerçeklikmiş  Bir yürek daha eksiltirken her gelişinde hazinemden Sensizliğimi tokat gibi yeniden gönlüme indirmesiymiş  </description>
<link>https://www.antoloji.com/olum-tum-yoksunluklari-ciplak-kilan-tek-hirsizmis-siiri/</link>
<guid>698158</guid>
<pubDate>2007-03-25T19:51:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 <item>
<title>Gözyaşları İle Arınmakmış Son Abdesti Yüreğimin</title>
<description>Gözyaşları ile arınmaktır Son abdesti yüreğimin Namazı; sakladığı hüzün görünmesin diyerek Ve taşmasından korkarak acılarının Kirpiklerimin gözlerimi kucaklamasıdır Çekilmez olsa da gönlüme bilirim ki </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozyaslari-ile-arinmakmis-son-abdesti-yuregimin-siiri/</link>
<guid>698150</guid>
<pubDate>2007-03-25T19:42:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Özgüney</author>
</item>
 </channel>
</rss>
