<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Nuray Altay P&#252;sk&#252;ll&#252;oğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Kırmızının Ardındaki Siyah Karası</title>
<description>Düşleri yosun tutmuş bir yalnızlıktı. Hevesi kursağında kalan bir ömrün, Son demlerini içiyordu. Kana kana/yarası kanarcasına.  Yılların yorgunluğu ,al yanaklarına karalar bağlatmıştı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kirmizinin-ardindaki-siyah-karasi-siiri/</link>
<guid>3125400</guid>
<pubDate>2020-05-09T23:39:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sahra</title>
<description>Düş kurmaktan kaçan bir mülteciydi,
Üstü başı toz içinde kalan Sahra.
Yalnızlığını geceye adayan; 
Sokak lambası masumluğundaydı rüyası.
Yalnız bir başına,nöbete kalan bir aydı tesellisi...

Adını rüzgara yazmıştı,tüm hasretliğin.
Umudunu güneşe emanet etmiş,
Köşe başına sığınan bir çocuktu yüreği.
Dili lal,gözleri kör olmuştu aşktan öte.

Sorguya suale kapalıydı ruhu,
Ruhundan akan her damla yaş,
Hançerliyordu bedevi şansını.
Oysa bir tek o taşımıyordu,
Bu denli yalnızlaşmasını...

Üzerinde eski bir su dalgası,
Hayal meyal hatırladığı gözleri kalmıştı.
Ah Sahra yüreğini düşlere emanet etmişti.
Oysa hiç bir saflığı kalmamıştı...

Ey Sahra! 
Üzerine yalnızlık düştü düşeli 
Sen bu sevdaya sarıldın....
Değdi mi yüreğindeki ateşe damlayan kara su? 

Yüreğine yıldırımlar düşsün,
Adını parçalasın gökyüzü,
Ruhuna lanet yağdır en kızıldan Sahra ! 


Sahra, gözlerine çığı yüreğine ayrılığı düşürdün,el uzatsa gökyüzü,yüreğini sakla.



Mısri Nuray Altay </description>
<link>https://www.antoloji.com/sahra-15-siiri/</link>
<guid>1726134</guid>
<pubDate>2012-06-04T13:19:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık Heceleri</title>
<description>Yıllardan yalnızlık yine
Takvimlerde hasret kokan günler,
Sayısı sayılmayacak kadar hüzün damlaları,
Gecelerin adı kaybolmuş,
Ertesinde bir seher yeli,
Yalnızlığa bürünmüş bir hava

Tütüne bürünmüş tüm düşler,
Efkarın elinde kalan bir sigara
İçine çekesin gelir.
Birden bir duman,
Kül olan ateşlerin resmi karşında.
Kendini görürsün bir an da...
Tükeniyorsundur oysa,
Karanlıklar giymiş bir beyaz,
Elini uzatan bir türkü

Cümleler giydirilmiş bir yalnızlık.
Sussa kıyamet koparacak harfler,
Ağlasa nirvana taşıcak o haline.
Harfler dahi yaralanmış,
Duyguları sorma hepsi cinayete kurban.

Ve sen tükenip bitmeyen yalnızlık,
Adına kaç türkü yakıldı,
Kaç şiir yazıldı,
Kaç masaldan sıyrıldın sen.
Bir bana misafir 
Bir bende tutuklu kaldın.
Kelimelerin ertesine sığındın.
Kırk cümlede yüreğime oturdun.
Sözüm ona,
Hasretin yalnızlık yerim.

Oysa ben ne çok severim,
Yalnızlık ne de olsa senin eserin.




Mısri Nuray Altay </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-heceleri-siiri/</link>
<guid>1682976</guid>
<pubDate>2012-02-22T12:24:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlığı Yaralayan Kadın 3</title>
<description>Hüzün mavisi gökyüzü...  Duyduğu bir tını, Aldı götürdü onu,en karanlık ruhların içine. Öyle dalmıştı ki; Aklına ölesiye sevdiği geldi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizligi-yaralayan-kadin-3-siiri/</link>
<guid>1672593</guid>
<pubDate>2012-01-30T19:31:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlığı Yaralayan Kadın 5</title>
<description>Ve,korkarım ki; sana dair umudumu bir gün yitireceğim. -Yitir,zaman kaybetme!  Korkunun ecele faydası olmadığı, Bir güne daha şahitlik ediyordu; Umarsızca seven,sol yanı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizligi-yaralayan-kadin-5-siiri/</link>
<guid>1672591</guid>
<pubDate>2012-01-30T19:27:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Karanlık Korkular Biriktiriyorsun!</title>
<description>Ne karanlık korkular biriktiriyorsun, Sen öylece, Küçük yüreğine...!  Yaran derdin bilirim, Kimsesiz kalmış gece yarısı sokaklarını, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-karanlik-korkular-biriktiriyorsun-siiri/</link>
<guid>1671395</guid>
<pubDate>2012-01-28T14:29:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yüreği İdam Kararı Almış!</title>
<description>Umutsuz türkülerin ardından Güne merhaba demek kadar zor bir sabah... Ertesilerini düşünmek akıl karı değil,  Düşünme!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuregi-idam-karari-almis-siiri/</link>
<guid>1670921</guid>
<pubDate>2012-01-27T13:48:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlığı Yaralayan Kadın 4</title>
<description>Hüznü avuçlamıştı; 
Gözleri...

Artık umudun kıyısındaydı.
Bu ilk ve son düşüncesi değildi.
Yine ay karanlık,güneş balçıktaydı! 
Tüm kışın ağırlığı,diline yüklenmişti.
Lal olmuştu,gece yarsı...

Sayısız hüzünler biriktirmişti,
En derininden,en yokuluğuna.
Acımasız gözyaşları dökmüştü,
Kaybetmeler! 
Korktuğu,hırsı adına...

Sona yaklaştığının farkına varıyordu.
Kendini biraz toparlayıp,gülümsedi.
Gözyaşının yanığına....
Bu belki de iyi gelmişti,
Anlık rüyasına! 

Her gece yeminler bozup,
Sabah tek tek ona niyetleniyordu.
Aylardır görmediği yüzünün adına; 
Biriktirdiği hayalleri sunacaktı,
Sonsuzluğa.

Aklına geldi yine ayrılık,
Yine yokluk,yine umutsuzluk...
O yoktu! 
Hiç olmayacaktı.
belki de...
Bunu bilmek,adı gibi aklında tutmak,
Hecelemek lazımdı.
İliklerine kadar işlemişti yalnızlığı,
Bırakmak istemiyordu.
İnsanlığından önde gelen yalnızlığını.
Kış günü,
Başından yine yalnızlık yağmıştı.
Üşümüyordu,aksine sahiplenmişti.
Yalnızlığı...

Bir kez daha umutlandı,
Kucakladı yalnızlığı...
Bağrına bastı.

Mısri Nur AY </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizligi-yaralayan-kadin-4-siiri/</link>
<guid>1670495</guid>
<pubDate>2012-01-26T14:58:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kelimelerin Ertesi Gitti!</title>
<description>Kelimelerin ertesi;  Yokluğunu kabullenirken, Dünlere bir bir ağlarken, Varlığının kanatacağını biliyordum.... Yanıltmadı da ruhunun dengesi.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kelimelerin-ertesi-gitti-siiri/</link>
<guid>1663454</guid>
<pubDate>2012-01-13T13:38:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Lanetimle Mum Yaktırdım Hayat!</title>
<description>Hayat öyle bir oyun oynamış ki, Hamlet bile yitirmiş ofelyasını...  Ve o gün geldiğinde, bethoven ın son konçertosuyla Hayat tangosu basladı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/lanetimle-mum-yaktirdim-hayat-siiri/</link>
<guid>1663179</guid>
<pubDate>2012-01-12T21:49:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Hoşgeldin Safa Geldin,bu Kez Bensiz Geldin!</title>
<description>Bir dilek diledim can-ı gönülden Sen olmaıydın her denizde,buram buram hasret kokan türküde. Zamanszdı belki gelişin, Dağınıktı ruhumun odaları, Sorguya suale kılıf bulamayan gözlerim Senden vazgeçemeyen yüreğim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/hosgeldin-safa-geldin-bu-kez-bensiz-geldin-siiri/</link>
<guid>1658307</guid>
<pubDate>2012-01-04T10:48:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Bak Çocuk!</title>
<description>Her gördün mavi değildir!  Maviye bulanan kirler vardır; Umutlar vardır en beyazından Solan maviye konan,  Her aşık olduğun o değildir! </description>
<link>https://www.antoloji.com/bak-cocuk-4-siiri/</link>
<guid>1658303</guid>
<pubDate>2012-01-04T10:27:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık Kol Geziyor 2!</title>
<description>Yalnızlık kol geziyor,
Kalabalıklar kıyıya vurdu.
Deniz,hasreti yazıyor.
Göz göre göre...

En masum sevmelerimizde vurululmuşuz.
Masumuz binbir kinde.
Solan her gülüşe bırakılan,
Bin bir acının resmiyiz.
Yangın yeri duygularda,
İlk yananlar biziz aslında.

Kül olduk.

Son yananlara bıraktık kalabalığı.
Üzerimize hızla gelen arabalar,
Çarması hayali bir aşk.
Yaşıyoruz binbir umut.
Kır hüznünü,
Bugünün,
Yarının,
senin.. 

Gel artık.
Yalnızlığımı boz.
Düzenden çıkar beni.
Gülüşlerimin ağlamasını sustur.
Beni hasretine al,
Kabul etdavetimi.
Hasretlerimize kol kanat gerelim.
Bizden bir hayal olsun.
Adı hasret,
Soyadı biz olsun.
Bizim olsun,bizden olsun.
Gülüşlerin güneşe rakip olsun.

Kol Geziyor Yalnızlık,
Kimse umrunda değil,
Kimi görse koluna giriyor,insanlık adına.
Aşk veriyor bir demet.
Sakın aldanma! 
Demetin içinde gizli bir hüzün var.
Çekme içine! 
Yalnızlık kol geziyor,
Girer koluna,
Basar seni bağrına.! 

Mısri Nuray ALTAY </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-kol-geziyor-2-siiri/</link>
<guid>1657910</guid>
<pubDate>2012-01-03T14:35:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlık Kol Geziyor!</title>
<description>Kol Geziyor Yalnızlık, Kimse umrunda değil, Kimi görse koluna giriyor,insanlık adına. Aşk veriyor bir demet. Sakın aldanma!  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizlik-kol-geziyor-siiri/</link>
<guid>1657907</guid>
<pubDate>2012-01-03T14:31:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yüreğime Ayrılık Düştü!</title>
<description>Oysa; 
Ne kadar güzel bir pazardı,
Yüreğime sen düşeli,
Çığ bakışlarınla...
Temmuzun alevine,
Yürekler teslimken,
Çığ bakışın,sineme alevle düştü.

Zamansız yağan kar tanesi gibiydi
Gözlerin,
Her bakışın üşütüyor,bir o kadar da
Seni merkanlandırıyordu.
Sözlerin birer muskaya bürünmüş,
En efsunlu harfleri kullanıyordun.
Duyduğum ses sesin değil,
Bir senfoninin aşk melodisiydi.
Yakaladı beni,
En ansız anımda! .

Günleri deviriken çam misali,
Yıllara yakınlığım aklımı kurcaladı.
Alt ettim tüm anıların gözyaşlarını.
Mutlulukları biriktirmiştim kesemde.
Her ağladığım ana
Birer mutluluk yatırdım.
Sen adıyla...

Aylar birbirine rakip olmuştu,
Koskoca yirmi ay...
Ellerinde yarış bayrakları,
Birbiriyle yarışırken,
İlk Ağustos kazanmıştı ayrılığı.
Nasılda şaşkındım oysa; 
Ben yıllara kafa tutraken,
Heyecan gözümü boyamış,
Bir aylık aşka sözleşme imzalatmış.
Haberim yokmuş! 

Sensizliğin sesi düşmüştü artık.
Ne çığ bakışın kalmıştı yüreğimde,
Ne alevli temmuzun adı.
Yaralı hissediyordum yüreğimi.

Artık veda zamanı gelmişti,
İstemeden,istiyordu yüreğim de bunu.
Çığ bakışından öte! ..
Şimdi yüreğime ayrılık düşüyordu.
Herkesden gizli,
Bir o kadarda ap açık ortada.
Sesimi,sözümü ve gözlerimi,
Emanet ettim yalnızlığıma.
Şimdi; 
Yüreğime ayrılık düştü.

Mısri Nuray Altay </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuregime-ayrilik-dustu-siiri/</link>
<guid>1657839</guid>
<pubDate>2012-01-03T12:03:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yalnızlığı Yaralayan Kadın 2</title>
<description>syan vakti yaklaşmıştı...  Gece yine hiç uyumamıştı, Gözleri kan çanağı binbir umut. Sebepli sebepsiz gülüşlere sahipti ruhu... Oysa; yüreğinden kan damlıyordu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalnizligi-yaralayan-kadin-2-siiri/</link>
<guid>1657402</guid>
<pubDate>2012-01-02T14:48:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Kanadı Yaralı Aşk</title>
<description>Bir kabusun ertesinde uyanan bir özlemsin, İrili ufaklı gözyaşı seline siper ederken yüreğini, Koyununa düşen her ayrılığa sıkıca sarıl, Onlar ki emanetidir gidenin...  Güneşin boğulur en derin gülüşünde, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kanadi-yarali-ask-siiri/</link>
<guid>1656688</guid>
<pubDate>2011-12-31T21:07:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Dağınık Severim Ben</title>
<description>Öyle ulu orta göz boyamalı değil,
Herkesin diline düşcek kadar basit hiç değil.
Zoru severim ben,
Gözden ırak gözü korkutanı,
Güldüreni değil,ağlatanı severim ben! 

Gecenin en soğuk mavisi üzerine,
İçilen hüzün demini severim.
Soru sormayı değil,
Yaşadıkça önüme çıkan cevapların ismini severim.

En çok hasreti giyerim üzerime,
En çok yakışan renkte yalnızlıktır.
Gözlerim en sinsice ayrılık bakar,
Öyle her göz kaldıramaz bakışlarımın resmini...

En çok sonbaharı severim,
Kimsenin ıslanmak istemediği yağmurlara,
Umut ekerim,
Yeşermesini beklerim.
Sabrımın bazen sınırı yoktur,
Tutabilene aşk olsun derim kahrımı.
En çokta huyumu sevene aşık olurum.
En sinir anımda, Eyüp sabrına rakip! 

Güzel gözlerden çok,mavzer bakışlara vurulurum.
Her bakışta bir isyancı olurum.
Aşk ile yüreğimi ıslatmasını beklerim.
Birde kelepçe taakrım gözlerime,
Başka elalarla muhabbete dalmasın diye! 

Bağlı yaşar,
Özgürce severim.
Seversem engelleri aşanı sever,
Kendimi engele atanı severim.
Canımı seveni değil yakanı severim
İşin özünde dağınık severim,
Çok severim pek severim.


Mısri Nuray ALTAY </description>
<link>https://www.antoloji.com/daginik-severim-ben-siiri/</link>
<guid>1656337</guid>
<pubDate>2011-12-30T21:01:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Barikatlandı Yüreğim!</title>
<description>Siyah barikat çektin, Sevdana dair.. Aşk mitingime... Elimde heycan pankartı, Umut dövizi... Bileklerinde eski yaranın </description>
<link>https://www.antoloji.com/barikatlandi-yuregim-siiri/</link>
<guid>1656062</guid>
<pubDate>2011-12-30T10:59:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Saydam Hüzün</title>
<description>Çocuksu bakışlarla bir güne daha merhaba dedi, Sessizce bir ilkilmeyle esti rüzgar adı zihninde Oysa; ne kadarada çok hevesliydi mutlu bir sabah etmeye...  Gülümsedi sadece kendine, Bir yarın daha olmuştu </description>
<link>https://www.antoloji.com/saydam-huzun-siiri/</link>
<guid>1656058</guid>
<pubDate>2011-12-30T10:43:00+03:00</pubDate>
<author>Nuray Altay Püsküllüoğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
