<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Nilg&#252;n Yıldırım Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ay Tutulması</title>
<description>Ben seni;  Kelimelerin anlamına küstüğü bir dilde sevdim. Rengini yitirmiş fotoğraflarda, Aranıp bulunamayan tebessümler gibi, Dönüp dolaşıp aklıma saplanmanı sevdim. Arsız bir umut gibi; </description>
<link>https://www.antoloji.com/ay-tutulmasi-16-siiri/</link>
<guid>1089077</guid>
<pubDate>2008-12-26T12:26:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Hatırlanmak</title>
<description>Hayat uzun bir yolculuktur. Soluklandığımız duraklar vardır. Bazen bir kahve içimi kadar kısa, Bazen bitmeyen bir şiir kadar uzun. Kimileri gelir geçer hayatımızın kıyısından, Kimileri vardır bir parçamızı veririz ardından. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hatirlanmak-7-siiri/</link>
<guid>1089069</guid>
<pubDate>2008-12-26T12:17:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Beni Tut! ! ! !</title>
<description>Beni tut;  Düşüyorum gökyüzünün yedi kat yükseğinden. Bulutlara çarpıyor kanatlarım, Kırıldı kırılacak,beni tut! Bir düş bozumu bu. Güneş battı batacak gözlerime, </description>
<link>https://www.antoloji.com/beni-tut-4-siiri/</link>
<guid>1064506</guid>
<pubDate>2008-11-17T13:12:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Yoksan</title>
<description>Alışmak bu olmalı;  Korkarak sarılmak senli düşlere. Hiçbir yer yok senden uzak huzur dolu. Uykudan uyandı ruhum. Artık; sen yoksan,ben yokum....  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-yoksan-65-siiri/</link>
<guid>974258</guid>
<pubDate>2008-06-25T12:52:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Aşkın Yolculuğu</title>
<description>Küçük bir kız,aşkı merak etti birgün. Tanıdığı herkese sordu. Bütün oyuncaklarına baktı uzun uzun,ama anlaymadı. Birgün babası,saksıda bir çiçek verdi kıza. 'İşte aşk bu' dedi. 'Eğer hergün sularsan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/askin-yolculugu-2-siiri/</link>
<guid>969718</guid>
<pubDate>2008-06-17T12:55:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Yok</title>
<description>Çözümü yok bu yalnızlığın, Biliyorum sonu yok! Karanlıkta yol almak zor. Ve gittiğin kadarını dönmemişsen daha; Yalan bekleyişlerin vuslatı yok! . Kurşun geçirmez bir gerçeğin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yok-189-siiri/</link>
<guid>969635</guid>
<pubDate>2008-06-17T09:41:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Umut Hep Vardır</title>
<description>Eski sevda masallarını dinleyerek, Ve keşkelerine sarılarak yaşarken, Anlarsın doğrunun bu şıklardan hiçbiri olduğunu. Ömründen bir yaprak daha eksilirken, Yaşamak için iyi bir neden ararsın. Sonra bir ses gelir dokunur, </description>
<link>https://www.antoloji.com/umut-hep-vardir-siiri/</link>
<guid>957902</guid>
<pubDate>2008-05-27T11:38:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Eskimeyen Bir Hasret</title>
<description>Anlatacak renkli düşlerim olsun istedim sana. Dudağının kenarında, Minicik bir gülümseme bırakayım istedim. Hep umudu yazmak için aldım elime kalemi. Oysa her konuştuğumda; İçimde dalları çıtırdayan bir ağaç yalnızlığı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/eskimeyen-bir-hasret-siiri/</link>
<guid>944592</guid>
<pubDate>2008-04-30T10:53:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Yıldızlı Bir Tepenin Hikayesi</title>
<description>Bir gece;  Yıldızlar silinir, şehrin karanlık tepesinde. Uzak düşlerin ışıklarına bakarsın, Buğulu bir araba camından. Bir kez daha, Yanıbaşından sessizce geçip gider aşk. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yildizli-bir-tepenin-hikayesi-siiri/</link>
<guid>928887</guid>
<pubDate>2008-04-01T11:46:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Gizemi Sever</title>
<description>Bir düşten düştüm seninle, Yine yara bere içinde uyandım; Senin soğuğun bir oda da. En uzun yol bu, yürek çarpıntısıyla yürüdüğümüz. Kaybetmenin, ezberlenen yalnızlığı nefes alıyor aramızda. Bir ses gelip bozuyor, susturduğumuz ne varsa. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-gizemi-sever-siiri/</link>
<guid>922731</guid>
<pubDate>2008-03-21T11:29:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Veda Mektubu</title>
<description>Kısacık bir ürpermeydi yaşadığımız. Sonbaharın veda koktuğu bir akşamdı. Sen; içinde bitmemiş sevdalar getirmiştin, Bense incinmektenyorulmuş yüreğimi. Yanyana koyduk korkularımızı, hayallerimizi. Çaresizlikle geçen yıllara inat, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-veda-mektubu-2-siiri/</link>
<guid>920471</guid>
<pubDate>2008-03-17T13:12:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Kanadı Kırık Bir Melek</title>
<description>Bir zamanlar melektim; bir adamın düşünde, Şimdi kanatlarımı arıyorum, Her aşkın yanlış suretinde...  06,03,2008 </description>
<link>https://www.antoloji.com/kanadi-kirik-bir-melek-siiri/</link>
<guid>916165</guid>
<pubDate>2008-03-10T12:01:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Ay Ve Güneşin Sevdası</title>
<description>Geceyi karanlık yapan;  Güneşin aya küskünlüğüdür. Gündüzün aydınlığı; Ayın güneşe özürüdür. Hangisi sırtını dönebilir ki diğerine? Gökyüzü ikisininde meskenidir.... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ay-ve-gunesin-sevdasi-siiri/</link>
<guid>913050</guid>
<pubDate>2008-03-05T12:15:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Sen, Ben, Akrep Ve Yelkovan</title>
<description>Sonuna yaklaşılmış bir aşktı bizim ki. Herşeyin başladığı yerde bitiyordu. Sadakatle ihanet, savaşla barış, Sevgi ve nefret arasında bir yerlerdeydik. Yaşanmamış zamanlar taşıyorduk içimizde. Gözlerin; ayrılık diyordu durmadan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-ben-akrep-ve-yelkovan-siiri/</link>
<guid>913046</guid>
<pubDate>2008-03-05T12:09:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Gökyüzü Ağlar</title>
<description>Bir masa da bırakırsın yalnızlığı, Ve o, seni hep orada bekler. Hayat eskiyip durur anılarda. Kalp sustuğunda; akıl konuşmaya başlar. Duyguların kırıp döktüklerini, Sözcükler birleştiremez yine de. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gokyuzu-aglar-siiri/</link>
<guid>913041</guid>
<pubDate>2008-03-05T11:59:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Umutlarımız Düşmeden</title>
<description>Sen giderken;  Öylece durdum hayatın ortasında. Yüzünün yabancılaşmasını izledim. Bir kuş öldü çırpınarak, gönlümün karasında. Sisli bir sabahın ışığı, İnce bir tül gibi örttü izlerimizi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/umutlarimiz-dusmeden-siiri/</link>
<guid>909484</guid>
<pubDate>2008-02-28T15:17:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Annem</title>
<description>Hasrete alışılmıyormuş anne. Bir gece yarısı, Sonbahar yağmurları ıslatırken yaşadığım şehri, anladım. Kimse, senin gibi yar olamıyormuş. Başımı koyup ağladığım dizlerini, Şimdi daha çok arıyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/annem-569-siiri/</link>
<guid>907535</guid>
<pubDate>2008-02-25T12:44:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Yağmura Karışan Aşk</title>
<description>Dışarı da yağmur yağıyordu,sağnak bir yağmur. Sanki bunca zamandır içinde taşıdığı acısını, İnsanlarla paylaşmaya karar vermişti gökyüzü. Şehrin ortasında bir evde, Bir kadın gözyaşlarıyla eşlik ediyordu yağmura. Onun acısı daha derindi,daha derindeydi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmura-karisan-ask-siiri/</link>
<guid>899645</guid>
<pubDate>2008-02-13T12:59:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Kar T anesi Ve Yağmur Damlası</title>
<description>Ne kolay seviyoruz artık, Adını bilmediğimiz yabancı kokuları. Ne kolay basıyoruz yaramıza tuz niyetine, Yalan bir gülümsemeyi. Biliyoruz yol birgün sona ersede; Yüzümüzde çizikleri var,çetin geçmiş bir sevda kışının. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kar-t-anesi-ve-yagmur-damlasi-siiri/</link>
<guid>828689</guid>
<pubDate>2007-10-11T08:49:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Geldim Hayat</title>
<description>Ben geldim hayat!  İşte karşındayım taştan bir heykel kadar hareketsiz. Kimsenin dönüp bakmadığı bir kaldırım taşıyım. Yazılıp yırtılmış mektuplarda, hüzünlü bir kenar süsüyüm. Ben geldim hayat! Umutsuz sevdasından muzdarip; </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-geldim-hayat-siiri/</link>
<guid>789970</guid>
<pubDate>2007-08-08T10:41:00+03:00</pubDate>
<author>Nilgün Yıldırım</author>
</item>
 </channel>
</rss>
