<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Neşe Yaşın Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ürperen Harfler</title>
<description>Ürperen Harfler Bu şiir sana ulaştığında Küskün baktığında ruhuna Bil ki nice kırık zamanlar dokundu ona Issız gecelerde mahzun yıldızlar  </description>
<link>https://www.antoloji.com/urperen-harfler-siiri/</link>
<guid>924624</guid>
<pubDate>2008-03-24T14:10:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Kapı</title>
<description>Ali’ye  Şimdi sözler herşeyi kirletmeye çalışırken Zamanın içinde parmak uçlarının ince çığlıklarını anımsarım </description>
<link>https://www.antoloji.com/kapi-70-siiri/</link>
<guid>916838</guid>
<pubDate>2008-03-11T13:21:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Düş</title>
<description>Üşümüş bir ruh peşinde ateşin kendi kulesinde hapsedilmiş kadın sorular ve bilmeceler içinde yüzüne bakar bütün yolcuların </description>
<link>https://www.antoloji.com/dus-337-siiri/</link>
<guid>916836</guid>
<pubDate>2008-03-11T13:19:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Politiktir</title>
<description>Bazı sözcükler tarih içinde kendi anlamlarının ötesinde yüklemelere tabi olurlar. Sanatın ve edebiyatın temel temalarından biri olan 'aşk' bunların en tipik örneklerinden biri, Aşk nedir? Kadın ve erkek ve erkek, kadın ve kadın arasında bir cinsel etkileşim, patetik bir yoğunluk mu, yoksa daha ötesi mi? Bulvar gazetelerinden, aktüel magazinlerden en seçkin sanat ürünlerine kadar her zamanda ve her yerde hazır nazır, baş tacı edilmiş bir konu olan aşk, aslında nedir? Size bunun tanımlanamaz, tanımlanırsa, kodlanırsa kendisi olamaz bir şey olduğu söylenebilir. Eğer tanımlansaydı, çözümlenseydi, sözlüklere ya da kitaplara, sahnelere ve tuvallere, ritimlere ve şarkılara ve şiirlere sağsaydı yüzyıllardır onunla uğraşıp durulur muydu? Birileri size aşkın bir tutsaklık olduğunu söylerken, bir başkası onun bir başkaldırı olduğunu söyleyecektir. Nazım Hikmet Ferhat'ın aşkını Şirin’i aşmış bir özgürleşme tutkusu olarak anlatabilecek; taşkın ve yıkıcı tanılarıyla birlikte bir yapıcılığa, yaratıcılığa dönüşen aşk öpücüklerden insan yaratabilecektir. Yüzyılların ölümsüz, zamansız, mekansız Shakspeare’in Romeo ve Juliet'i Orta Doğu'nun kanamalı hastası Filistin'de bölünmelere karşı bir Yahudi ile Filistinlinin aşkı olarak sahneye çıkabilecek ve Barış'ın adı olabilecektir. Farklı etnik ve ulusal kökenlerden, çatışmalı ülkelerin aşıklarının tutkulu başkaldırıları 'vatan haini' aşkları, özgürleşmenin ve hazin ölümlerin adı olabilecektir.  Kalabalıkları bireyselleştiren, bireyleri kalabalıklaştıran bu tutku ele avuca, yere göğe  sağmazlığıyla sınırsızlığın adı; kendi içinde taşıdığı şiddeti yumuşacık bir dokunuşa dönüştürmesiyle yakıcı ateşlerin ısıtan sıcaklığını ve yanar döner, katman katman çoğalan anlamlarıyla şiirin adı olan bir aşkın kavram; aşkınlığın adı… Aşk nedir? Aragon'un Elsa iken ülke olan, ülke iken Elsa olan tutkusu mudur? Komşu kızlarının fotoromanlardan pembe dizilerden öğrendiği, yoksa pembe dizilerin komşu kızlardan öğrendiği bir şey midir? Maddi ilişkilerin bir alttürünü mü yoksa aşkın ve bağımsız mıdır? Aşkın politikayla ilişkisi nedir? Özel hayat politiktir e aşk politiktir. Yabancılaşmanın, domine etmenin, iktidarın ve baskı kurmanın adı olan politika, insan için var olacakken, insana karşı insanın çıkarı için var olmaya başlayan, insanı insanın cehennemi yapan ilişkileri yeniden üretmek için, yabancılaşmanın adı olana politika, aşksızlık olan politika, kirli ve çirkin politika aslında insanın geleceği için düş ve proje üretmekten başka nedir? Aşk, irkilten, ürperten ayıp ve günah olan, yasak ve aykırı olan, yaramaz ve isyankar olan, kendi ve öteki olan, başkaldırı ve uyum olan anlamlarıyla yaşamın en gerçek ve insan damarından akan özelliğiyle, politikanın adı neden olmasın? </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-politiktir-siiri/</link>
<guid>59066</guid>
<pubDate>2002-09-11T15:15:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Boşlukta Dönen Mavi Top</title>
<description>Siz bu satırları okurken ben Kıbrıs'ın öteki yarısında olacağım… Sözünü ettiğim yere yürüyerek on dakikada ulaşmak mümkün; benim yolculuğum ise bütün bir gün ve üç uçak değiştirerek gerçekleşecek… Lefkoşe’den İstanbul'a, İstanbul'dan Atina'ya ve Atina'dan tekrar Lefkoşa'ya ulaşacağım. Ben uçak şirketlerine telefon etmek ve uçak paralarını denkleştirmek için borç aramakla uğraşırken, kız kardeşim 'uzaydan birisi seyrediyorsa çok gülecek' dedi. Kıbrıs'ın öteki yarısına gidip orada bir ay kalacağımı uluorta söylerken yüzlerdeki şaşkınlığı anımsıyorum. Sonraki diyaloglar nedense fısıltıyla gerçekleşiyordu. 'Nasıl? ' 'Neden? ' 'Bu yasal mı? ' 'Bunun uluorta söylemem doğru mu? ' 'Evet, aslında bunu haykırmak istiyorum, çünkü çok gülünç'. Bu gülünç hikayeyi dört yıldır Sarayova'da yaşayan Amerikalı gazeteci arkadaşım Paul'a anlatırken Yeşil Hat'ta duvarın yanındaki bir lokantada oturuyorduk. Onun benim yaptığımı dahi yapması mümkün değildi, çünkü pasaportuna 'KKTC damgası' vurulmuştu… Bu sabah Can baba (Can Yücel)   aynı dertten ötürü pasaport değiştirmek zorunda kaldığını o kendine özgü küfürleriyle anlatıyordu… Devletler ve sınırlar… Bölünmüş şehirlere yüksek bir yerden bakınca her şey nasıl da anlamsız görünür…  Önü bu duvarla kesilen yollar, variller, dikenli teller, kum torbaları. Bu düşmanlık işaretleri aslında bir hüzün müziğiyle anlam bulurlar… Sanki bütün bunlar savaşın saçmalığını anlatmak için orada durmaktadırlar. Fransız kültür ataşesi Anne Cauwel arabasını bir uçtan öteki uca sürerken bunu yapamayanların hüznünü de yanında taşırdı… O, pek çok diplomat gibi bir barış postacısıydı… Dostların selamlarını ve haberlerini taşırdı… Bizi onlar, onları bizim için öperdi… Şimdi Fransa'da… Bakalım Kıbrıs'ın öteki yarısından postaladığım kartı alınca nasıl şaşıracak… Fransa'ya bir kart postalamaktan kolay ne var! Asıl sorun Türkiye'ye SÖZ'e yazılarımı nasıl fakslayacağım. Çünkü Kıbrıs'ın Rum yarısı ve Türkiye arasında doğrudan telefon hattı yok! … Doğrudan telefon hattı doğrudan temas demektir… Hani küreselleşme filan diyorlar ya, kız kardeşimin dediği gibi uzaydan biri seyrediyorsa dünyalıların zeka düzeyi konusunda ilginç yorumlar yapacaktır. Uzay deyince aklıma geldi, hani uzaydan çekilmiş o güzelim fotoğraflar var ya sınırlar filan görülmüyor… Onlardan birini KKTC telefon rehberinin kapağına koymuşlar… Kıbrıs ve Türkiye'nin uzaydan görüntüsü. Ama olacak şey değil! Yeşil bir kalemle Kıbrıs'I ikiye bölmüşler… Kapak kompozisyonu ise cep telefonları, iletişim hatları, şu sözde globalleşme işaretleriyle dolu… Astronotlar ilk kez uzaya çıkıp dünyayı boşlukta dönen bir mavi top olarak gördükleri zaman dönüşte sınırların anlamsızlığından söz etmişlerdi. Ciddi ve gerçekçi insanlar hoşlarına gitmeyen sözler işittikleri zaman 'uzayda yaşamıyoruz' derler. 'Alo, Alo, burası dünya, düşmanlıkların, savaşların, boğuşmaların ve didişmelerin evi… Şu anda birbirimizi yemekle meşgulüz. Lütfen mesajını sinyal sesinden sonra bırakınız! ' </description>
<link>https://www.antoloji.com/boslukta-donen-mavi-top-siiri/</link>
<guid>59064</guid>
<pubDate>2002-09-11T15:11:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Gizli Göl</title>
<description>Gözlerimi yumunca oraya giderdim düşlerin nefesi kesilince nehirlerin doğduğu yerde beklerdi aşk güneşin yıkandığı suda  Kalabalık mı kalabalıktı dünya </description>
<link>https://www.antoloji.com/gizli-gol-siiri/</link>
<guid>58655</guid>
<pubDate>2002-09-06T20:12:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Sorular</title>
<description>-1- NEDEN İçimde boynu bükük ses: “Neden? ” Ve geceler ve sabah ve öğle “Neden? ” </description>
<link>https://www.antoloji.com/sorular-10-siiri/</link>
<guid>58654</guid>
<pubDate>2002-09-06T20:10:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Dalgın Damlalar</title>
<description>RUH ÇEMBERİ Giderken hep içimde geri gelmek adım adım sarmalan ruh çemberi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dalgin-damlalar-siiri/</link>
<guid>58653</guid>
<pubDate>2002-09-06T20:08:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Dip</title>
<description>Gözleri iki açmaz korku onun iç cehennemi yanmış ormanlar iç çeken aşklar  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dip-siiri/</link>
<guid>58652</guid>
<pubDate>2002-09-06T20:05:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Ölürsem</title>
<description>Ölürsem bir çiçek açmak isterim beni gömdükleri yerde  Ölürsem karanlıktan korkarım en çok keşke uçabilseydim gökyüzüne </description>
<link>https://www.antoloji.com/olursem-4-siiri/</link>
<guid>58651</guid>
<pubDate>2002-09-06T20:04:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Gölge</title>
<description>Zaman siler uzaklaşan bir gemidir anılar  Fırtına deprem ve kasırga hepsini aşar küçük kızlar  </description>
<link>https://www.antoloji.com/golge-8-siiri/</link>
<guid>58650</guid>
<pubDate>2002-09-06T20:02:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>İp Üstünde</title>
<description>-I- Yaralı kuşum küllerinden doğmuş Ankam kara bir uçurum görürdü dünyaya baktığında savaşın delirttiği amcalar </description>
<link>https://www.antoloji.com/ip-ustunde-siiri/</link>
<guid>58649</guid>
<pubDate>2002-09-06T20:00:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Suda Dalgın Halkalar</title>
<description>Tutku fırtınanın mağrur kralı oturur dağ başında  Ömür tenlere siner bir kadın bir adam </description>
<link>https://www.antoloji.com/suda-dalgin-halkalar-siiri/</link>
<guid>58648</guid>
<pubDate>2002-09-06T19:58:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Yürek Sessizliği</title>
<description>Yağmur damlaları gözlerinin göllerinde derin ve sessiz mercan kayaları  balıklar geçer uykularından </description>
<link>https://www.antoloji.com/yurek-sessizligi-siiri/</link>
<guid>58647</guid>
<pubDate>2002-09-06T19:57:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Gizli Oda</title>
<description>Gizli bir oda buldum kendi içimde  çok uzak çok öte boyutlar içinde hiç konuşmadan ayan beyan oluyordu her şey bir göle dalıyorduk hayat açılıyordu derinlerde ışıltılı cam odalarda </description>
<link>https://www.antoloji.com/gizli-oda-siiri/</link>
<guid>58646</guid>
<pubDate>2002-09-06T19:56:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüm Böyle Biter</title>
<description>1.sırlı göl Bedenimin içinde bir uzak yer arzusu derinde saklı iç çeken sırlı göller </description>
<link>https://www.antoloji.com/olum-boyle-biter-siiri/</link>
<guid>58644</guid>
<pubDate>2002-09-06T19:54:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Ateş Çiçeği</title>
<description>Seninle sevişirken akışını duyardım damarlarımızdaki nehirlerin  Sarsılırdı dünya anımsatmak için bütün çiçeklerini </description>
<link>https://www.antoloji.com/ates-cicegi-siiri/</link>
<guid>58643</guid>
<pubDate>2002-09-06T19:52:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Hüzün Damlası</title>
<description>Düşlerin ıslak dalları bir serçe titremesi üşüyen iç sesiyim yaralı çocukluğun  Bahçemde sular titrer </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzun-damlasi-siiri/</link>
<guid>58642</guid>
<pubDate>2002-09-06T19:50:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Yedi Küçük Köpek Yavrusu</title>
<description>-Bir gece dolunay  yedi küçük yavru verdi sana-  Ayaklarına dolandılar sevgi istediler senden yedi küçük köpek yavrusu </description>
<link>https://www.antoloji.com/yedi-kucuk-kopek-yavrusu-siiri/</link>
<guid>58641</guid>
<pubDate>2002-09-06T19:49:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk Sarkacı</title>
<description>bir tutam boya, biraz hüzün ve basit hikayesi kadınlığın  Sen bir aşk sarkacıydın bir ona bir bana dokunuan sonra onda durdun </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-sarkaci-siiri/</link>
<guid>58640</guid>
<pubDate>2002-09-06T19:47:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Yaşın</author>
</item>
 </channel>
</rss>
