<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Neşe Ustaosmanoğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>****E Tipi</title>
<description>Susuşlarına / Düşman  Kaçışlarına / Teslimim  Namlu dayalı mapus saçlarıma Anılar gömülü bir demir parçasına Susuşlarını düşman etme beni </description>
<link>https://www.antoloji.com/e-tipi-2-siiri/</link>
<guid>1369827</guid>
<pubDate>2010-04-03T12:27:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>****Adam gibi adam</title>
<description>Hiç dönmedim ki ben verdiğim sözden. Adam gibi adamım ben…  Bir imza… Bir evet… Hayat bu kadar yavan ve yalan. Sol yanım çakır mavi sularında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/adam-gibi-adam-41-siiri/</link>
<guid>1369799</guid>
<pubDate>2010-04-03T12:02:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>-35 (Anne)</title>
<description>Hiç bilmediğim bir şehirde ayaklarım çıplak, yüreğim tutsak mevsimler değişiyor ve ben hissetmiyorum. Ellerimde düşlerimin keskin izleri, omuzlarımda, kaybetmişliklerimin ağır bedeli. Ben sadece yürüyorum… Tut beni anne düşüyorum… </description>
<link>https://www.antoloji.com/35-anne-siiri/</link>
<guid>1348525</guid>
<pubDate>2010-02-24T15:20:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>****Bir şairin labirenti  II. (günlük karalamaları)</title>
<description>Gönderilemeyen mektup II  Ne yazık ki neşeyi, sevgiyi ve heyecanı paylaşmak kolaydır. Zor olan acını dibine düştüğünde dibe yalnız vurmak koyar adama. Gece hesaplaştığında yüreğinle, göğüs kafesine tarifi mümkün olmayan bir hançer saplanır, bakarsın yanındaki yastığa boştur, hançeri yüreğinden söküp atmaksa daha zor. Ne yarana dokunur ne dokundurursun. Hüzünse hüzün, aşksa aşk, gözyaşı da istersen senin için ağıt yakmaktayım.  Öylesine acıtır ki seni düşünmek içimi, seni düşünmeye korkarım…ve….Sigaramın son nefesini çekerken içime söndüresim gelir yüreğimde ki yangını.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sairin-labirenti-ii-gunluk-karalamalari-siiri/</link>
<guid>1337443</guid>
<pubDate>2010-02-06T18:20:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>****Benimle Oynar mısın?</title>
<description>Ne çok özenirdim başıbozuk köy çocuklarına  Çıplak ayak dağ bayır koşup, Donla göl dedikleri suya atlamalarına Yankılı sesleri kucağıma düşerdi Ben onların sevinçlerine _Susardım… </description>
<link>https://www.antoloji.com/benimle-oynar-misin-2-siiri/</link>
<guid>1313984</guid>
<pubDate>2010-01-01T16:46:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>****Bir şairin labirenti (günlük karalamaları)</title>
<description>Usta bir şair demişti ki “şairler yalnız ölür”… Anlamak zordur bazen ve anlatmakta kaleme sarıldığında. Çaresizce sanırsınız ki bizler her şeyi hoyratça karalayabiliriz. Dile gelen, kaleme yansır ve harfler, kelimeleri aydınlatır, kelimelerde bizleri ayna gibi yansıtır. Aslında biz şairler sadece acıları yazmak konusunda ustayız. Hayallerimizi yazmak ve olmasını arzu ettiğimiz her şeyi süslemeyi iyi beceriyoruz eğer bu gerçeği bilmiyorsanız buyurun o zaman ben tüm kapılarımı açıyorum, anlayanlara…  Yazılması zor şeyler hakkında, “Sevgi üstüne”: Bir kalbi tamir etmek kadar cesaret isteyen bir konu daha var mı acaba? Ya yaralarınızı kendiniz pansuman etmeyi öğreneceksiniz ya da karanlıktan size uzanan bir eli tutacaksınız. Ben hep yaralarımın kalemimle iyileşeceğine inandım, kabiliyetimin olup olmadığını hiç düşünmeden yazdım çünkü yazmak acıları azaltır diye düşündüm her beyaz sayfayı süslediğimde hayallerimle bir gün gerçekleşirler sandım. Birde baktım ki bir labirentin içinde dönüp dolaşmışım. Tek kişilik bir dünya yarattığımı fark ettiğimde, içinde aslında ne kadarda yalnız olduğumu anlamak pekte uzun zamanımı almadı. Ne içtiğin sigaranın, ne kadehinde duran rakının tadı tat değil nede yazdığın binlerce satırın bir anlamı yoktur, biri ile paylaşmadığın sürece hiçbir duygunuz olgunlaşamıyormuş. En acı olan ise  bunu otuz Beşi’ne geldiğinde fark etmek, bulanık zihninde acabalarının arasında dolanırken hayata dair ve en önemlisi aşkı düşünürken aslında karşılıksız ve çıkarsız sevebilme yetisine sahip olup olmadığımız, ve bir ışık yanar karanlığın içinden birine verdiğiniz değerin ve sevginin büyüklüğünü nasıl ki tarif edemezseniz, beklentisizde sevmeyi  öğrenebilmelisiniz. Hayal kırıklığına uğramamak için hayallerinizin, hayatın önüne geçmemesi gerekiyormuş… birini seviyorsunuz ve onun için bu fani dünyada yapamayacağınız hiçbir şey yokmuş gibi görünse de unutmayınız ki, bu hisleriniz karşılıksız olabiliyormuş. İşte o zaman benimde içinde bulunduğum o labirente sizde hoş geldiniz. Yaşamak mı, yazmak mı? ; siz yazmak yerine yaşamayı yeğleyin gün olurda yazdıklarınız ve hayalleriniz hayatın çemberinde dönmeye başladığında ve gerçekler bir tokat gibi yüzünüzde derin izler bıraktığında her şeye karşı dik durabilmeniz daha kolay olur. Ben cesaretimi ve hislerimi kaybedeli uzun zaman oldu bakmayın günlük tuttuğuma hiçbir zaman tarih atmadım sayfalarıma ve aşk kapımı çaldığında artık biliyorum ki karşılık beklemek ve umut etmek beni daha da soyutluyor hayattan çünkü ben asla bencil ve tüketen taraf olmadım sevmeyi bilen herkese yüreğimin kapıları açıktı ne zaman ki riyakâr ve yalanlarla bezeli gülümsemelerin izleri etrafımı sardı işte o gün yalnızlığımın kolları bana açıktı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sairin-labirenti-gunluk-karalamalari-siiri/</link>
<guid>1312895</guid>
<pubDate>2009-12-30T18:20:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>*Çöl I</title>
<description>I.  iki hüzün bulutu duruyordu gözlerinde, kirpiklerinde özlemlerin sancılı, ela harelerinde yanlızlığın çığlık çığlıktı. düşlerini yitirmiş masal kahramanıydın </description>
<link>https://www.antoloji.com/col-i-siiri/</link>
<guid>1205273</guid>
<pubDate>2009-06-23T17:33:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>*Mahrem Geceler</title>
<description>Bir çığlık gecenin en mahrem yeri,  Gizlenmiş, kapatılmış... Nasıl dayanmış ellerim? Nasıl sabretmiş?  Bilmen gereken şeyler var! </description>
<link>https://www.antoloji.com/mahrem-geceler-3-siiri/</link>
<guid>1172503</guid>
<pubDate>2009-05-03T20:59:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>*Efsun</title>
<description>mistik büyü, kızıl derili şaman  —çok eski zaman.  zaman dilimlerinde sıkışan —bir aşk hikâyesi…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/efsun-15-siiri/</link>
<guid>1165413</guid>
<pubDate>2009-04-20T22:54:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>*Sır</title>
<description>ne zaman dinlesem seni  yeniden vurulurum kalleş bir aşk kurşunu ile kaçtığım, aslında hep aradığım bulduğumda çocuklar gibi ağladığım ruhumun kayıp yarısı... sen. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sir-271-siiri/</link>
<guid>1145401</guid>
<pubDate>2009-03-17T12:22:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>**Yeşil II</title>
<description>Sus yüreğim Söyleme aklına her geleni Demlene demlene, yaşa hayata dair Ne varsa…  Sevgi adına, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yesil-ii-2-siiri/</link>
<guid>1113952</guid>
<pubDate>2009-02-02T00:39:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>*Tamamen Yasadışı</title>
<description>İçimi en çok acıtan bileklerimde ki zincirlerim, Duvarlara vurmaktan kanattığım başım, Adalete geçirdiğim tırnaklarım öfkeli. Yasal sayılmayacak, yasalara, yasaklıyım.  Başvurduğum kitaplar, zindanım </description>
<link>https://www.antoloji.com/tamamen-yasadisi-siiri/</link>
<guid>1096242</guid>
<pubDate>2009-01-07T00:03:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>**Bu Gece</title>
<description>Alacalı ayaz gecelerden kurtar beni Yalnızlığımın yerine sen çal kapımı Sessiz, sensiz geçen yıllarıma nispet Sadece ömründen bir gece Gel bu gece….  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-gece-513-siiri/</link>
<guid>1092860</guid>
<pubDate>2009-01-01T17:02:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>*Ateş çiçekleri</title>
<description>yaralı bir firariydin düştüğünde yüreğime usulsüz, savaşların savaşçısı çırpınan ve direnen isyankardın.  baş koyduğun dizlerimde </description>
<link>https://www.antoloji.com/ates-cicekleri-6-siiri/</link>
<guid>1052342</guid>
<pubDate>2008-10-29T10:01:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>*Sarmaşıklar âşık</title>
<description>Bir kapı istiyorum şu dünyadan  Sadece sana açılan.  Verandasını saran, sarmaşıklar âşık Tek bir penceresi var, o da sana aralık  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sarmasiklar-asik-siiri/</link>
<guid>1037177</guid>
<pubDate>2008-10-06T00:48:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>**Üç nikah bir yatak</title>
<description>-l-  Pencere kenarlarında yediverendi aşkımız Beş mevsim açardın, “Sen”  </description>
<link>https://www.antoloji.com/uc-nikah-bir-yatak-siiri/</link>
<guid>1026189</guid>
<pubDate>2008-09-18T21:23:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>**Yürek davası</title>
<description>Boşa yazıyorum, boşa yaşıyorum  Seni görmeden geçen her dakikayı Yok sayıyorum. Sevmeyi bilmiyorum ve benimsemeyi Adam gibi sevdamı yüklenemiyorum  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yurek-davasi-siiri/</link>
<guid>1018407</guid>
<pubDate>2008-09-07T02:40:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>**Âşık balık</title>
<description>Yazamıyorum kaç zaman oldu  Küllüğümde nöbet tutuyor cigaram İnce belli bardağımda çayım buz asılı Kaç zaman oldu kendi iç sesimi duymayalı  Lanet olsun diyorum “özlemiyorum” seni </description>
<link>https://www.antoloji.com/asik-balik-siiri/</link>
<guid>1013941</guid>
<pubDate>2008-08-31T01:26:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>*Sus/ma</title>
<description>söz; dilde mühürlü gonca  yürek şah'a gelir kalem elde rabıta. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sus-ma-10-siiri/</link>
<guid>994749</guid>
<pubDate>2008-07-30T12:18:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>*Ayrılık Makamı</title>
<description>Elâya çalıyordu gölgede gözleri, güneşte yosun nispeti, geceleri pusulasız, haritasız yol gösterdi, aşkından yarı sarhoş, yarı mayhoş gezenlere.  Omuz başlarında kızıl dalgalar dans ederdi, fırtına estirirdi yürüdüğünde her teli tek tek lavanta bahçesi, aklım başımda mı yoksa hülyada mı? Kim bilir…  En son on beşimde âşık olmuştum evleri bahçeli, duvarları kireç sıvalı Ayşe teyzenin çilli kızına. Kaç yıl geçti aradan, ne evim olsun istedim iki gözlü kutu misali, ne kuzineli sobada çıtırdayan sevinçlere özendim ve camgüzeli bir karım olsun istedim canı istediğin de açan.  “Tek tabanca iyisin” dedim, aynadaki deli adama göz kırpıp! ... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayrilik-makami-5-siiri/</link>
<guid>986384</guid>
<pubDate>2008-07-16T08:03:00+03:00</pubDate>
<author>Neşe Ustaosmanoğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
