<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Necmi Dayan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Takozdan şaşmama</title>
<description>Bütün gün can sıkıntısından oturup durdum. Şu an imlasız yazı yazdığıma bakmayın. Benim her tarafım içim dışım imlasızdır. Yazı yazdığım telefon belki ellinci telefon. Vakit geçsin diye çoğunu can sıkıntım nedeniyle açtım olmayacak yerlerine girdim sonunda da hepsini Ikiye bölüp çöpe yolladım. Ayfonlara servet harcamadım ama her halde çöpe yolladığım telefonlar son model on tane ayfon alırdı. Bakmayın içimde bir kaşif bir meraklı var. Onlar olmasa o kadar telefon çöpe gitmezdi. Canım sağ olsun. Kadınları bıraktım pavyon hayatım çocuk sahibi olunca bitti alkol deseniz ayni. Oğlum.doğduktan sonra bıraktıp ve her halde otuz yıl olmuştur. Her ne kadar hain kötü pis biri de olsam hayatıma girenlerin hiç birine parmak bile kaldırmadım. Kibarlaşmadım. Hala kabayım. Yazarkende aynı kaba ve dağınım. Neden yazdığımı bile bilmiyorum. Her hangi bir nedenim olmadı. Yani okuduğum onca kitap da bana faydalı olmadı. Bana faydalı olan hayattı aile sahibi olmaktı kedileri köpekleri hatta sevmedğim insanları dahi hatta.beni sevmeyenleri dahi sevmekti...  Bu telefonu dün aldım. Ne zaman parçalarım bilmiyorum. Şimdilik, yazarken korkuyla bana baktığını görebiliyorum. ... </description>
<link>https://www.antoloji.com/takozdan-sasmama-siiri/</link>
<guid>3886806</guid>
<pubDate>2026-09-30T18:21:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Çıt çıt eleman</title>
<description>Karşı kaldırımdan kukuma kuşları geçiyor. Sanki günahmış gibi kol kolada girmezler. Gece de ışıkları söndürüp kimse duymasın diye ses çıkarmadan iş tutuyorlardır ve eminim yatağın aksamları oynak yerleri dahil hem yağlamışlardır hem de somunları sıkmışlardır Yavşakla aynı şirkette çalışmaktan nasılda memnunum anlatamam. Bu gün izinli. Aynı semtte ikamet ediyoruz. Yerinde ben varım. Sırf gıcıklık olsun diye makam.koltuğunu makam masasını kocaman vitrinin dbine çektim. Bir ara ikinci hanımıyla baktılar. İkinci hanım Suriyeli. İlki boynuzu takmış ama hala.farkında değil. Bunun yegane nedeniyse beyni ve aklı pipisinde. Bir zamanlar yoklama çekeyim dedim kıvırttı kem küm etti abiii ben yalnız yaşayâmam dedi. Tam sırasıydı gelen tanıdık müşterilerine abi abla bana kadın bulun. Türk olur Afgan olur Suriyeli Özbek olur...Müşterileride bana dert.yandı abicim böyle böyle diyor sanki biz.pezevenk miyiz? </description>
<link>https://www.antoloji.com/cit-cit-eleman-siiri/</link>
<guid>3886774</guid>
<pubDate>2026-09-30T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Öyle vaya böyle</title>
<description>Rahmetli annem çocuklarını yazları içini ılık suyla doldurduğu leğende hacı şakir sabununu (kıpraşırsak filan) kafamıza vura vura yıkardı..  Elitlere de anne lazım. Bu elitlerde sonuçta insanlar yani. Aklanıp paklanmaları için saf sabunla temizlenmeleri lazım. Hem içleri hem dışlarıyla lifi köpürte köpürte her taraflarına sürte sürte.  Aslında yoksullarda çok ezilirler. Bunlardan bazıları daha çocukken " görürsünüz siz" ile başlayan kelimeleri boş yere kaşlarını çata çata söylemezler. Büyüdüklerinde makam.mevki fabrikada patron para piyasasında yönetici olduklarında o " görürsünüz siz " in hakkını verirler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/oyle-vaya-boyle-siiri/</link>
<guid>3886677</guid>
<pubDate>2026-09-30T11:20:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Özleminde dinlenen yağmurlar</title>
<description>Yağmurlu bir sabah her şey yolunda mı? Zamanında başlıyor ıskalamıyor ağaçların yaprakları serçe ve güvercinlerin ötüşleriyle birlikte sararmaya başlıyorlar. Sanki aceleleri var sanki bir yerlere yetişme telaşları...  Bu sabah üşürsün çıkma balkona diyen sevgilimin sesi beni bir annenin yeni doğan bebeğine şefkatle sarılışı gibi sarıyor içimi. Yine de çıkmam lazım balkona. Yine de beton yığınlarının arasından bulutları kıl kuyruklu yeşil renkli kent papağanlarının geçişlerini izlemem gerek. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozleminde-dinlenen-yagmurlar-siiri/</link>
<guid>3883924</guid>
<pubDate>2026-09-23T07:08:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Süslü yaşamlar</title>
<description>Sonraki acılar pek önemsiz miydi?  Acının ülkesi yeri yurdu yolu yolsuzluğu kayası dağı damları olmayan evleri damları olan evleri çocukları anneleri babaları sofraları somurtmaları gülmeleri vs. var mıydı?  Bilmem kaç yılındaydı 1965 1967 yılları arası aklımda kalmış. </description>
<link>https://www.antoloji.com/suslu-yasamlar-siiri/</link>
<guid>3882892</guid>
<pubDate>2026-09-19T20:14:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Whıskey Blues</title>
<description>Sabaha karşı mı bilmiyorum. Sabaha karşı bir kadının sarı dalgalı saçlarına açık denizlerden geldiği belli olan dalgalar ve rüzgarlar vuruyor. Hem saçlarına hem de makyajı solmuş gözlerıne. Bana öyle geliyor belkide tezgahta duran tekila şışesinin dibindeki yarım dubleyi ve kurdu yutmanın zamanı gelmiş ama ikilem içindeyim alnımdaki küf bağlamış uyuşukla.  Sabaha karşı karşılıklı gülümsemelerimiz yorulmuş olmalılar ki tezgahın öteki ucunda tek bir mavi ışığın ucuz parıltısı altında duran orta yaşlı barmen eminim acayip sövüyordur. Haklı. Bu kadınla ya yıkılmamak için ortak olacağız ya da yıkılmak için ortaklığı bozacağız. </description>
<link>https://www.antoloji.com/whiskey-blues-siiri/</link>
<guid>3882310</guid>
<pubDate>2026-09-18T13:11:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Masumlar ve günahkarlar dünyası</title>
<description>Yazdan kalan, ıslak sabah kokulu,orakla biçilmiş arazinin, renkleri solgun sarıya dönmüş otlarının arasında dolaşırken, Rusya ve Kara denizi boydan boya geçen, Anadolu'nun iç kısımlarına kadar gelen yorgun bıldırcınların seslerini taklit eden avcıların acımasız fişekleriyle kurban edilen bıldırcınlar aklıma bir yerlerden düşmüş olmalı.  Bir zamanlar Haymana civarlarında avcı abime uymuş ben de katliama eşlik edecekken, abimin havaya kalkan bıldırcını vurmasıyla irkilmiştim. Tüfeğin tetiğinden parmağımı çekmeden önce ölen bıldırcını avuçlarıma aldım. Çok sıcaktı ve neden vuruyorsunuz bakışları gözlerimdeydi. Yani diyordu ki eşşekler tencere de elli gram etim yok. Doyacak mısınız? </description>
<link>https://www.antoloji.com/masumlar-ve-gunahkarlar-dunyasi-siiri/</link>
<guid>3881508</guid>
<pubDate>2026-09-16T10:06:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Garip durum 2</title>
<description>Denetleyen yok. Akla ilk gelense bu şube torpili mi sorusu? Öyle olmalı. Ne tarım ne orman ne de zabıta kokusu var. En azından bu kokuları ben almadım.  Daha önceki eleman yani benim görevimi yapan ben sekiz swnedir  bir şey görmedim sen de görme birader demesiydi. Ya fare dedim haa o mu oranın has misafiri rahatsız etme yeter. Yoksa kötü mü davrandın? Yook canım sadece uyardım. Onu da görme. Tepedekilerin haberi var mı bu manzaradan her tarafı örümcek ağı kaplamış küf kokusu bir yandan hatta sidik kokusu derken abi boşver haftada bir gün işte idare et... </description>
<link>https://www.antoloji.com/garip-durum-2-siiri/</link>
<guid>3880748</guid>
<pubDate>2026-09-14T18:36:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Garip durum...</title>
<description>Şirket içinde sevilmeyen biriyim.  Belki bir şubenin en arka bölümünü kendisine mesken edinen lahım faresi beni pazar günleri gördüğünde içinden eyvah diyordur bela geldi. Aynısını bende düşünüyorum. Aslında fırçanın sapıyla metal merdivenlerin basamaklarına vurup sakın girdiğin delikten çıkayım deme çıkarsan bu kez kafanı kırarım demeye getiriyorum ama  bana da hadi be bir bok yapsaydın şimdiye kadar yapardın akıllım dediğinide düşünmüyor değilim. Özellikle bu hafta tam deliğine girecekken bir an  durdu bana uzun uzun baktı sonra da ağır ağır deliğine </description>
<link>https://www.antoloji.com/garip-durum-siiri/</link>
<guid>3880706</guid>
<pubDate>2026-09-14T16:32:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Uzaylıların şaşkın bakışları</title>
<description>kırk yılda bir haberleri izlerken zavallı midemin kasılacağı aklıma gelmedi.   uzaktan kumandanın kapatma düğmesini de bulamadım. neyse yoldaşım elimden aldı da kapattı. arkasından beni pek sever sana kaç kere söyledim uyardım dinleyen kim. haklısın dedim.  aslında televizyon izleme durumum belgesellerden ibarettir. uzağımdır politikadan </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzaylilarin-saskin-bakislari-siiri/</link>
<guid>3874102</guid>
<pubDate>2026-08-29T19:47:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Silme konusu hakkında</title>
<description>Her şeyi silme  alışkanlığım var. Tuhaf bir şekilde rahatlarım. Arayanları aramalarımı yanıt alıp almadıklarımı.  Pişman olduğum yaşanmışlıklarım tanık olduklarım veya olmadıklarımı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/silme-konusu-hakkindq-siiri/</link>
<guid>3871872</guid>
<pubDate>2026-08-24T17:36:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>İnsanın yanılgısı</title>
<description>Bütün ağaç dalları Y ve V dir.  Baktığında görürsün yaşamı Yaprakların arasında gizlidir Ölümsüzlük tanımı  Bütün ağaçlar doğranır </description>
<link>https://www.antoloji.com/insanin-yanilgisi-siiri/</link>
<guid>3871238</guid>
<pubDate>2026-08-23T13:15:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Felsefe ve hayat meselesi...</title>
<description>hayat felsefen meselesi nedir? bilmiyorum. felsefe derslerine adamadım kendimi. zaten  dil bilgimde zayıftır. belki de sinirlerimdir sonra da kimseye zarar vermeden sakinleşmemdir.  günlerdir katil balinaları izliyorum. sürekli av peşindeler. işi öylesine profesyonelce  hallediyorlar ki anlatamam. onların hayat felsefesi de bu olmalı parçalamak. hem de gülümseyerek. iğnecinin korkma acıtmaz dediği cinsten onlarınki. acıtmaz. zavallı fokun bakışlarıysa tam tersi acının tam tarifi hatta ölümün hatta yüzlerce sivri dişin bedeninden bir lokma kopartması nasıl acıtmaz iğne?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/felsefe-ve-hayat-meselesi-siiri/</link>
<guid>3871025</guid>
<pubDate>2026-08-22T19:58:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Bu sıralarda</title>
<description>her hafta aynı. aynı pislik aynı karman çorman hesap cetveli ve pislik bir karmaşa. yıkanmamış çay bardakları tıkalı lavabo çöp tenekesinde bir haftalık atıklar çay posaları ve bu güne bırakılan yanlış devir.  ülkenin durumu nasılsa gittiğim yerlerdeki şubelerin durumu da aynı.  sinirleniyorum. küfürler ediyorum ve sakin olmalıyım şube elemanını ararken hem de çok sakin nazik ve kibar. romantik olmalıçyım ormantikliğin gereği yok..  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-siralarda-2-siiri/</link>
<guid>3870810</guid>
<pubDate>2026-08-22T11:00:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Ressamın bitmemiş çalışması</title>
<description>Hala saklıyorsan koynunda Sararmış otlarla kuşatılmış hüznü Hala o kıyıya iniyorsan Kelebek tokalı eteğinle kanatlanan saçlarınla Yalınayak basıyorsun çakıllara Dönüyorsan denize sırtına çarpan rüzgara </description>
<link>https://www.antoloji.com/ressamin-bitmemis-calismasi-siiri/</link>
<guid>3866333</guid>
<pubDate>2026-08-11T18:00:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Hepimiz</title>
<description>Bu adamlardan çok Boş bir arazide Tek kişilik bir çadır Çevresinde binalar sıcak odalar Çocuklar Erkekler kadınlar </description>
<link>https://www.antoloji.com/hepimiz-28-siiri/</link>
<guid>3865274</guid>
<pubDate>2026-08-09T11:40:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Hüzün ve cesaretsizlik</title>
<description>Singer'e..   Bir kul olsun sahiplenmedi Süründü unutuldu Depolarda kömürlüklerde kimse aldırmadı Kakmalı sedeflerine </description>
<link>https://www.antoloji.com/huzun-ve-cesaretsizlik-siiri/</link>
<guid>3865259</guid>
<pubDate>2026-08-09T10:39:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Dutun yapraklarını kemiren tırtılllar</title>
<description>kaç gündür uzaktan takip ediyorum ergen bir çocuğun dılini unutalı çok oldu ruhuna inmenin zorluğunu basamak basamak çıkmak  yokuş tırmanmak daha kolay ya yalan söylüyorsa  </description>
<link>https://www.antoloji.com/dutun-yapraklarini-kemiren-tirtilllar-siiri/</link>
<guid>3864447</guid>
<pubDate>2026-08-07T11:55:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Yuvasız kuşların masalı</title>
<description>hiç bir şey beklediğim gibi değil mutlu musunları akıl almaz soruları bilmiyorum geride hangi durakta dudağımın  kıyısında ılık bir koku hayal meyal kalmış mıydı senden  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuvasiz-kuslarin-masali-siiri/</link>
<guid>3864179</guid>
<pubDate>2026-08-06T17:04:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 <item>
<title>Iskaladıklarıma</title>
<description>yalın ayak balkondayım güneş bina duvarlarında yok bembeyaz bir kediyle keşişmekten siyah kargaları dinlemekten ve hayatımızı çalanlardan hoşnut değilim </description>
<link>https://www.antoloji.com/iskaladiklarima-siiri/</link>
<guid>3863169</guid>
<pubDate>2026-08-03T11:07:00+03:00</pubDate>
<author>Necmi Dayan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
