<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Necati Yazgan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Hayyâm Vasfında Rûbâî</title>
<description>Tanrım, yaratan sensin üzüm toprağını,  İffet diye Havvâ’ya üzüm yaprağını. İçtikse suyundan bizi affet, Tanrım, Zehretme fakîr kullarının bardağını. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayyam-vasfinda-rubai-siiri/</link>
<guid>1804639</guid>
<pubDate>2012-12-19T17:36:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Rücû</title>
<description>Târih, o tekerrürden ibâretse eğer,  Dünyâ deli gönlümdeki hulyâya değer. Rûhlar dolaşıp aslına ettikçe rücû, Bir gün yine fâtih olacaktır Türkler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/rucu-15-siiri/</link>
<guid>1804637</guid>
<pubDate>2012-12-19T17:35:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Yûnus Vasfında Rubâî</title>
<description>Dünyâ malının yongası yük sâhibine,  Kabrindeki toprak gibi mülk sahibine. Şâh olsa da bir gün bu cihândan gidecek. Mal sâhibi, mülk sâhibi ilk sâhibine. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yunus-vasfinda-rubai-siiri/</link>
<guid>1804638</guid>
<pubDate>2012-12-19T17:35:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Mersiye</title>
<description>Yahyâ Kemâl’di son teli binlerce bestenin,  Bir aşk yarattı kendine dilden ve nağmeden, En ince sâzımızdı durup ihtizâz eden, Son şâiriydi fethi gören şanlı kubbenin.  Gittin şiir denen güzelin dâvetiydi bu, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mersiye-8-siiri/</link>
<guid>1804636</guid>
<pubDate>2012-12-19T17:34:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>İthâf 2</title>
<description>-Kendi Gökkubbemiz şâirinin azîz rûhuna-  Vatan karlı dağlarda gökten temizdir, Hayat ufkumuz, kendi gökkubbemizdir.  Şeref mülküdür küfre doğmuş o dînin, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ithaf-2-4-siiri/</link>
<guid>1804635</guid>
<pubDate>2012-12-19T17:33:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Kader Köprüsü</title>
<description>Rüzgâr, bu eski köprüyü sarmış karartıyor,  Yıllar, telâşlı yüzleri her gün sarartıyor.  Dönmekteler saat-başı akreble muttasıl, Her  bir adımda yaklaşılan vâdedir asıl.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kader-koprusu-siiri/</link>
<guid>1804619</guid>
<pubDate>2012-12-19T17:00:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>İthâf</title>
<description>—	Aziz hocam Alemdarzâde Nihad Sami Banarlı’ya, fetih rûhunun ilhâmiyle —  Ceddin fetih gününde tutup şanlı sancağı, Bahtın Alemdaroğlu’na gülmüş olan çağı, Rûmun o şûh kızları birbir dizildiler, Gül yağmurunda süslenerek şehre girdiler. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ithaf-28-siiri/</link>
<guid>1804614</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:59:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Vatan Türküsü</title>
<description>Muzlîm adında bahtını bulmuş olan deniz,  Ardında karlı dağları seddir ufuklara, İsviçre Alplerinde de yoktur o manzara, Sisler içinde gamlı, bulutlar kadar temiz.  Ufkunda simsiyâh adının en güzel süsü, </description>
<link>https://www.antoloji.com/vatan-turkusu-4-siiri/</link>
<guid>1804615</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:59:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Bozkırda Senfoni</title>
<description>Anne toprak takarak göğsüne binbir çiçeği,  Gözü yollardaki âşık gibi bekler geceyi. Kıskanır onları kendince ağustosböceği, CIR CIR!  En büyük vuslat odur, gökte huşû, yerde huşû, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bozkirda-senfoni-siiri/</link>
<guid>1804617</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:59:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Nihaid Sami'ye Rubai</title>
<description>Ey dost, onun devri olan gün geçti,  Ahbâbımızın son çağı üzgün geçti. Yûnus gibi dergâhını âbâd ettin, Yahya’ya perestiş ile ömrün geçti. </description>
<link>https://www.antoloji.com/nihaid-sami-ye-rubai-siiri/</link>
<guid>1804612</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:58:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Şecere</title>
<description>Bir velîymiş benim en eski dedem,  Dede Korkut’la berâber şecerem, Oğuz’un en güzel isminde obam, Hürriyet duygusunun ufku ovam, Fethe ilk gelmiş olanlarla yaşar, Fethi gönlünde duyanlarla yaşar. </description>
<link>https://www.antoloji.com/secere-6-siiri/</link>
<guid>1804576</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:19:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Yalılar</title>
<description>Yalı isminde ferahlık ve de hülyâ görünür. Bir zamânın suya resmettiği dünyâ görünür.  Pek uzaklarda hakîkatteki binbir yaradan, Pek uzaklarda şehirlerdeki bin dağdağandan.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yalilar-2-siiri/</link>
<guid>1804575</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:18:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Üsküdarlı Kız</title>
<description>Sevdiğim kız hep onbeşinde yaşar,  Üsküdar şîvesinden işvelidir. Türkçe ağzında bir rübâb gibidir, Sözler ağzında bal olur da akar.  Güftenin sâz olup da her hecesi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/uskudarli-kiz-siiri/</link>
<guid>1804571</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:17:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Kartpostal</title>
<description>O konak halkı uyurken gezdim,  Bende medyum gibi bir hal sezdim. Sardı etrafımı çepçevre hayâl, Kararan aynada bir kartpostal, Söylüyor her geçenin yokluğunu, İnsanın hâtıralar olduğunu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kartpostal-15-siiri/</link>
<guid>1804572</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:17:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Türkçe</title>
<description>«Türkçe ağzımda annemin sütüdür»  Beslemiş mûsikîsi öyle bizi. Bir kadın şefkatiyle zevkımizi, Aklımın emri, gönlümün süsüdür.  Türkçe söz mülkünün şerefli atı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/turkce-17-siiri/</link>
<guid>1804566</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:16:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Ses</title>
<description>Dörtlüğün sırrını bulmuş şâman,  Dört zaman sürmüş ibadet gecesi. Söylemiş kamlarının ağzından, Nazmın esrârını binbir hecesi.  Çölün üstünden esen hür rüzgâr, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ses-201-siiri/</link>
<guid>1804568</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:16:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Kubbeler Yurdu</title>
<description>Tâ Pamir’den beri hür dünyâmı,  Kaderin Türk’ü bulan ilhâmı, Bizi fâtih kılan üstün duygu, Hep asaletten ibâret kaygu, Aynı îmânla çatılmış çatıda, Bir cihân devleti kurmuş batıda. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kubbeler-yurdu-siiri/</link>
<guid>1804565</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:15:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Anadolu Dönüşü</title>
<description>Yaşıyordum tasasız gençliği bir rûyâda, Bana İstanbul’u İstanbul eden dünyâda. Zevke düşkünlüğü çekmekte idim ağrı gibi, Düşünürken gece gündüz, yarı sarhoş, asabî, Bende fâtihliğe benzer ulu bir hâl sezdim, Ve o îmânla bütün yurdu dolaştım, gezdim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/anadolu-donusu-siiri/</link>
<guid>1804562</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:13:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Göklerin Sahibi</title>
<description>Yine dostlarla beraber o güzel bahçedeyim,  Kendi îmânımızın çizdiği bir kubbedeyim. Onun ufkunda dolaşmakta gönül pergelimiz, Taşa hükmettiği günden beri altın elimiz. Kendi gökkubbesi, coğrafyasıdır benzediği, V atanın mermere sinmiş ebedî estetiği. </description>
<link>https://www.antoloji.com/goklerin-sahibi-siiri/</link>
<guid>1804561</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:12:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 <item>
<title>Deniz Hasreti</title>
<description>Sizin olsun ovalar, bozkırlar, Bana sâhillerin ilhâmı yeter! Orda bir gün yaşamak ömre değer, Doldurur göğsümü en hür rüzgâr.  Ayrılık hüznünü hissetmedeyim, </description>
<link>https://www.antoloji.com/deniz-hasreti-4-siiri/</link>
<guid>1804556</guid>
<pubDate>2012-12-19T16:11:00+03:00</pubDate>
<author>Necati Yazgan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
