<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Nazlı Muhip Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Uzun zaman sonra dönüş...</title>
<description>Bırakıp gitmek istersin bazen,,uzak çok uzaklara... Ama hesaba katmadığın şeyler vardır farkında olmazsın, Herşeyi herkesi geride bıraktım derken, onların senden önce oraya vardıklarını hiç hesaba katmazsın. Odana girdiğin anda yatağının üzerinde seni beklediklerini görürsün, kurtulmak istediğin herşey o odada tam karşındadır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzun-zaman-sonra-donus-siiri/</link>
<guid>1698957</guid>
<pubDate>2012-03-31T05:37:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>Garip Bir Veda!</title>
<description>Garip,acemi ve şaşkın bir kuş, Bu hayat... Takılırsa kanatların bir duyguya, aldırma... Büyük ihtimalle yalandır o da...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/garip-bir-veda-siiri/</link>
<guid>1601480</guid>
<pubDate>2011-08-20T00:48:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>Bir İntihar Mektubu   (…ama sen basamak say)   .</title>
<description>5 kat merdiven basamağında özetledim herşeyi,seni böylesine sevmek haddim olmadığı içindi belki de...   Güzel bakışmalarımız olmuştu.Girişte ufak soluk bir kağıdı tutuştururken avuçlarıma yanağıma bıraktığın o ilk öpücüğü hala hatırlıyorum.Şimdi orası acıyor ama geçecek birazdan biliyorum.O zamanki heyecanımı düşünüp tebessüm ediyorum,odamın duvarlarını nasılda ezberlemiştim herkese aynı görünen o duvarlar benim göz dalgınlığımdı.Ve bu dalgınlıkta aklımda belli belirsiz sesler...arasam mı aramasam mı.? bugün gibi hatırlıyorum...Ve arıyorum...  1.kata gelindiğinde kıpırdayamıyordum artık.Ayaklarım ellerim bağlıydı sanki.Belkide uyuşuyordu bedenim bedeninin sıcağında...gözlerimin kapalı olduğunu biliyorum sonrası karanlık ama güzeldi...Karanlıktan ilk defa korkmadığımı hissettiğim ve yanlız yatabildiğim günlerdi..elim sürekli yastığın altında ya bi titreşim ya bi ışık bekleyişindeydim..Yanımda kimse olmaması korkutmak yerine tam aksi beni mutlu ediyordu...Babanla kavga ettikten sonra bana sığındığın gece gitme planları yaparken mesajlarda isim verme diye beni uyarman ve sonra seni seviyorum cümlesini sesinden hiç duyamasamda mesajında okumam hala hafızamda...o 10 milyondu sizi kavga ettiren seni bana getiren allaha binlerce kez şükrettiren...telefonunda bir şarkı'gelincik' derken Hafızam can çekişiyor şimdi ama birazdan geçecek,biliyorum... </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-intihar-mektubu-ama-sen-basamak-say-siiri/</link>
<guid>1578630</guid>
<pubDate>2011-06-29T22:18:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>'Süreç'</title>
<description>Sensiz bu şehirde gözlerime yağmurlar yağıyor...  Ayrılığın hemen ardından...  Kaybettim diyebilmeyi ne çok isterdim, Bunca yaşanan şeyden sonra kaybetmek bile </description>
<link>https://www.antoloji.com/surec-4-siiri/</link>
<guid>1543571</guid>
<pubDate>2011-04-16T01:31:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>Deneme-1</title>
<description>? ………………?    Üç sene önceydi... Eylüldü. Asiydik ikimizde. Korkusuzduk. Kim ne der ne düşünür umursamazdık bile. Her şeyi bütün çıplaklığıyla yaşardık. Cesurduk ve basmıyordu ayaklarımız yere. Böyle olabilmek için hiç çaba harcamıyorduk. Çünkü farkındaydık, bize armağan edilmişti bu duygu... Evet, bu duygu… Adı aşk… Üç sene sonra bile bunu rahatlıkla söyleyebiliyorsam buna en büyük sebep şüphesiz ki onun içtenliği. Bu içtenlik 3 sene sonra bile beni ilk günümüz ki gibi hayata bağlıyor. Fakat yine de bazı şeyleri göz ardı edemiyorum. Bunlardan en önemlisi hayatlarımız değişmişti. İkimizin de hayatına yeni insanlar, yeni nefesler girmişti. Ve bazıları da çıkmıştı. Yeni heyecanlar yeni hayaller yerleşmişti içimize. Kim bilir kaç öykünün kahramanı olmuştuk bu üç yılda. Kim bilir kaç yenilgi kaç galibiyet yaşamıştık. Zaten ben hiçbir şeyin aynı kalmayacağını baştan beri biliyordum.Ve böyle kabul etmiştim.Yine de zaman zaman aklım karışıyordu.Onun şu anda mutlu olduğunu bile bile onunla görüşmek ne kadar doğruydu anlayamıyordum.Bazen dünyanın en kötü insanıymışım gibi hissediyorum kendimi.Kabuğuma çekilip onun mutluluğuna gölge düşürmemem gerekirdi.Aslında onu bağlarından koparmaya çalışmak değildi yaptığım.Hayatında yer edinmeye çalışmak hiç değildi.Belki de dünyanın en büyük yanlışıydı bir arada olmamız.Ama doğru insan o'ydu.Bunu bilerek kendimi başkasıyla düşünmek,onu unutmaya çalışmak haksızlık olurdu.Herkesten farklıydı o.Kalbimi çok kırmış olmasına rağmen onun dürüst olduğunu bilmek tüm kırıklıklarımı unutturuyordu bana.Ve bana değer verdiğini bilmek kendime yarattığım bir avuntu değil,gerçeğin ta kendisiydi.Sevgisini belli etmezdi çoğu zaman,içten içe severdi beni.Bazen bu duruma bozulsam da aslında biliyordum sevgi dediğimiz fazla dillenmemeli,dallanıp budaklanmamalıydı.O bana ne kadar çok seni seviyorum deseydi ben ona o kadar inanmazdım.Bu kadar çok diline dolamadığı için emindim,o da seviyordu beni.Ve ben en çokta bu sayede yenmiştim korkularımı.Artık ondan kaçmamaya karar vermiştim.Başkasının yanından geldiğini bilerek onu karşılıyordum,ve onun yanına gittiğini bilerek uğurluyordum.İçim burkuluyordu ama eskisi gibi değildim,alışmıştım.Çünkü bu onun hayatıydı,zamanla bunu kabullenmeyi de öğrenmiştim.Ve buna isyan etmek değil de ancak boyun eğmek düşüyordu bana.Aslında hayatını başkasıyla birleştirmesinden çok onun yanında,onun saçlarının kokusunda uykuya daldığını bilmek,sabahları onun başucunda gözlerini açmak zor geliyordu bana.Üç sene geçmesine rağmen sadece bu zorluğu yenemedim.Ve onu en çok bundan kıskandım.Ama kendimden başka kimseye zararı olmayan bir kıskançlıktı bu.Çünkü sadece benim gözlerimden akıyordu yaş.Sadece benim içim yanıyordu.Gecenin bu saatleri oturup bunları yazma ihtiyacı duyan sadece bendim.Ve sadece benim içime sığmıyordu bu aşk...Adı üç sene öncesinde konan bu duygu...Aşk... Bir an bile olsa kaçamaz mıydım kendimden Ya da gerçeklerden. Aslında bunu çok düşündüm. Hep yeni yerlere gitme isteği duydum. Her şeyi, en önemlisi de onu geride bırakıp gitme isteği... Kendime yeni bir hayat kurmak, onun hayatından çekilmek belki en iyisi olacaktı. Fakat ben nereye gidersem gideyim o benden önce oraya varmış ve beni bekliyor olacaktı. Kendimi suçlamalar ve cezalandırmalar yeniden başlayacaktı. Çünkü yaşanmışlıkları inkar edemiyorduk ve önüne geçemiyorduk hiç bir duygumuzun. Hayalimde gittiğim o yer hep bir sahil kasabası oldu. Güneyde bir sahil kasabasında, bir banka oturup, denize karşı durup, onu düşünecektim. Düşündükçe unutacaktım.Denizi karşıma her alışımda ondan bir parça bırakıp öyle dönecektim geriye.Ve sonunda arınacaktım.Ama olmadı.Yapamadım.Kaldım burada.Ve ona yakınken onu unutmaya çalıştım.Görüşmedim,konuşmadım.Unuttuğumu düşünmesini ve yoluma çıkmamasını diledim.Yanarken dumanını gizlemeye çalışmak gibi bir şeydi bu.Hep güçlüyü oynadım.Gözyaşlarımı içime akıttım,bazen yastığıma gömdüm.Göstermedim kimseye. Nedenli ve niçinli sorularla karşılaşmaktan korktum. Zamanla herkes onu unuttuğumu sandı. Belki o bile böyle düşündü… İçim acıyordu, fakat ben yinede onu aramıyor onunla görüşmüyordum. Her yenilişimde, her güçsüzlüğümde şiddetle ona sarılma ihtiyacı duyduğumu kimse bilmiyordu.Uzun zaman bu şekilde savaş verdim.En çokta kendimle kavga ettim.Duygularımı bastırdım.Kalbimi,ruhumu yok saydım.Bütün bedenim,bütün benliğim hep onu isterken,ben inatla ondan mahrum bıraktım kendimi.Sadece mutluluğunu bozmamak içindi yaptığım bu roller.Sadece huzurunu bozmamak,hayatında sığıntı gibi olmamak içindi bu vazgeçmiş tavırlarım.Herkesi ve en önemlisi onu kandırmayı başarmıştım da kendimi hiçbir zaman kandıramamıştım… </description>
<link>https://www.antoloji.com/deneme-1-7-siiri/</link>
<guid>1397669</guid>
<pubDate>2010-05-24T01:41:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>'...Ve sen kendini benim seni aradığım yerde bulacaksın'</title>
<description>Hayat diye önümüze sunulanlar, gerçek diye avcumuza bırakılanlar... Neresinden başlasak oynamaya? Önce nerelerini kırsak? ve sonra onaramasak...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ve-sen-kendini-benim-seni-aradigim-yerde-bulacaksin-siiri/</link>
<guid>1387849</guid>
<pubDate>2010-05-04T02:42:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>Senle aynı yerdeyiz sevgili.!</title>
<description>Ne zaman geriye dönsek, biliyorum ki birbirmize yakalanacağız... Ve ileri gidebildiğimiz kadar olacak ayrılığımız. Sen ve ben ne geri dönebildik,çaresiz ne de ileriye gidebildik,kimliksiz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/senle-ayni-yerdeyiz-sevgili-siiri/</link>
<guid>1385739</guid>
<pubDate>2010-04-30T01:11:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>Gittin...(deneme)</title>
<description>Gittin...Ellerin yüreğimde,kokun yastığımda kalmıştı...  Yok olmak,hiç olmak için yokluğu öğrenmek gerekliymiş meğerse.yokluğunu öğrendiğimde anladım.Yokluğunu fark ettiğimde bir hiç olduğumu gördüm.Böyle başladı hiçlik maceram.Yine de seviyordum böyle belirli belirsiz yaşamayı,aynalara baktığımda kendimi görmemeyi,ve hiçliği.Seviyordum yokluğunu ve yanlızlığı.Hepsi senden bir parçayken sevmemek olmazdı ki... Alıp başımı,çıkmıştım beni sana getirecek olan yollara ve kaybetmiştim kendimi.Geriye döndüğümde anladım.Ben artık ben değildim.Sende değildim.Yoktum ve bir hiçtim.Senin suçun değildi bu.Başkasının suçu da değildi.Ortada bir suçta yoktu zaten.Ben bunları kendim istemiştim.Böylece bazı şeyleri göze almanın ne demek olduğunu daha iyi anlamıştım.Göze aldıklarım,gözlerime batıyordu.Kör kalıyordum,kör kalarak daha iyi görebiliyordum.Göze aldıklarım ayaklarıma takılıyordu bazen...Düşüyordum...Sen yürüdüğümü sanıp umursamıyordun ve bilmiyordun ben aslında koşuyordum. Bir başkası olsa pişman olurdu,ya da olmazdı.İnanki ben hiç pişman olmadım.Çünkü senden gelecek her türlü darbeye razıydım.Bu hayat ve bu hayatın insanları hiç bir zaman umrumda olmadı.Sadece sen vardın içimde.Ve senden başka kimseye duyamayacağım kadar derin bir sevgi.Yanmıştım ama asla yakınmamıştım bu halimden.Yangın çıkışı olmayan yerlere koymuştum yüreğimi.Ve ben yanına gelmek için ateşe gitmiştim.Yanına gelirken giyebileceğim bütün zırhlarımı askıya almıştım...Savunmasızdım karşında.Aslında ne yanmaya ne de sönmeye dayanacak gücüm vardı.Sadece beni savurmanı bekledim merakla.Sonunda ya tam yanacaktım ya da sönecektim.Ve öylede oldu hem yandım hem söndüm.Doğamadım yeniden küllerimden,affet beni.Ben affettim seni. Ellerin yüreğimle beraber yangın çıkışı olmayan yerlerde,sende...Sen yoktun...Ellerin yoktu...yüreğimde yok oldu... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gittin-deneme-siiri/</link>
<guid>1385606</guid>
<pubDate>2010-04-29T20:24:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Hiçin Kimsesizlik Aşkı</title>
<description>Yorgun bir gece... İçim hala darma duman Aynı enkazın yükü altında Anlayacağın herşey yine aynı...  Tüm beyazlarımın üzerinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-hicin-kimsesizlik-aski-siiri/</link>
<guid>1372070</guid>
<pubDate>2010-04-07T03:27:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>Aşk</title>
<description>Aşk, korkak zamanlara yenik düştü. Harcanan ömürlerin kıyısında en kanlı savaşını verdi.  ... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ask-1859-siiri/</link>
<guid>1370945</guid>
<pubDate>2010-04-05T00:58:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>Yinede Gideceksin,Biliyorum.!</title>
<description>Git mi demeliyim sana, yoksa gitme mi.?  Belki de git demeliyim. Git bildiğin neresi varsa... Yolun açık olacak korkma. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yinede-gideceksin-biliyorum-siiri/</link>
<guid>1340819</guid>
<pubDate>2010-02-12T00:59:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>Sustum...</title>
<description>Sonra...  Ölü uçurtmalar saldım, kızılını yüreğimden alan şehirsiz, gökyüzüme... Gözlerinin yosun yeşiline takıldı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sustum-179-siiri/</link>
<guid>1340215</guid>
<pubDate>2010-02-10T22:43:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>KADİR TOZLU  babamın doğum günü armağanı.</title>
<description>Bugün melekler,  Her zamankinden fazla uğrasın hanenize. Bugün güneş, Her zamankinden fazla parlasın üzerinizde. Bu gece yıldızlar, Her zamankinden fazla saçsın nurunu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadir-tozlu-babamin-dogum-gunu-armagani-siiri/</link>
<guid>1265620</guid>
<pubDate>2009-10-07T10:04:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>** Yitik Öykün **</title>
<description>Belirsiz satır araları, içi yangın yeri bense tam ortasında. Kime neden yalvarır dilim, Hangi yemi ister ruhum? oyun mu tüm bunlar,yoksa oynayan ben miyim.?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yitik-oykun-siiri/</link>
<guid>1259485</guid>
<pubDate>2009-09-24T14:16:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>**Anlatamadım Bu aşkı**</title>
<description>Alsam elime kalemi,biliyorum yine de anlatamayacağım seni...  Sen yine onun yanına koşacaksın bitmesinden korktuğun o umutla, ben yine duygularıma sarılacağım böylesi anlarda. Aşk,ikimizin yaptığı bir düetti. Senin dudaklarından çıkan,benimse gözlerimden akan yaşlardı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/anlatamadim-bu-aski-siiri/</link>
<guid>1199495</guid>
<pubDate>2009-06-14T00:52:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>**Vazgeçirdin...**</title>
<description>Dokunma demiştim çocuk yanıma, en masum tavırlarıma... Anlamadığın binlerce kelime ederken ben, sen nefesimin boşa giden diğer yarısı Belki yakıştırıyorsun kendine, ama ben çocuğum henüz,yakıştıramıyorum işte... </description>
<link>https://www.antoloji.com/vazgecirdin-siiri/</link>
<guid>1186766</guid>
<pubDate>2009-06-01T10:57:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>Birlikte Aksak Hayata...</title>
<description>Gölgeli duvarlarım,rutubet sancısında yokluğunu fısıldıyor kulağıma. Seni öyle sevmişim ki öyle beklemişim ki kimse hatırlamaz olmuş,beni. Bir deniz kıyısında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/birlikte-aksak-hayata-siiri/</link>
<guid>1169363</guid>
<pubDate>2009-04-27T23:58:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>Sensiz kaldığım bir gece daha...</title>
<description>Sana rastlayamadığım bir günün ardındayım yine. Saklanıyorum gecenin içine. Yine kendimi kandırıyorum.  'Unuttum'diyorum. 'Bu sefer unuttum'... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sensiz-kaldigim-bir-gece-daha-siiri/</link>
<guid>1163814</guid>
<pubDate>2009-04-17T22:33:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>*HAYATIN KiRASI*</title>
<description>-HAYATIN KİRASI-     ÇALINMIŞ BİR HAYATI YAŞIYORUM GÖZLERİNDE...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayatin-kirasi-siiri/</link>
<guid>1134870</guid>
<pubDate>2009-03-02T19:12:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Masal mıydı Aşk.?</title>
<description>Bir masal mıydı aşk?  İçimdeki çocuğu uyutmak için Geceler boyu Binlerce kez anlattığım.  Darmadağın hayallerime inat </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-masal-miydi-ask-siiri/</link>
<guid>1119866</guid>
<pubDate>2009-02-10T17:14:00+03:00</pubDate>
<author>Nazlı Muhip</author>
</item>
 </channel>
</rss>
