<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Nal&#226;n Yıldız Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Naz</title>
<description>Hayat emdiğim sütü geri çekiyor gibi damarlarımdan Gözlerim penceremle aynı  hızla boşalıyor, Yokluğun  ruhumda koca bir yara Dünya çekiliyor gibi ayaklarımdan. Felçli bir ağırlık oturuyor yüreğimde Sen gittin, o kalıcı anlaşılan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/naz-16-siiri/</link>
<guid>685796</guid>
<pubDate>2007-03-13T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Davet</title>
<description>Yorgun bir ölüyüm Kayıp uzuvlarım hâlâ sızlamakta Ve tüm kalıntılarımı Bok böcekleri yağmalamakta Premiur Jour kokmuyorum artık, Çürümüş bir parça et hayal et </description>
<link>https://www.antoloji.com/davet-83-siiri/</link>
<guid>532555</guid>
<pubDate>2006-09-04T12:40:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Veda</title>
<description>Kendime gittim. Hâlâ ordayım ve sanıyorum bir daha sana düşmeyecek yollarım... </description>
<link>https://www.antoloji.com/veda-220-siiri/</link>
<guid>439932</guid>
<pubDate>2006-04-28T13:28:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Frezyalara Düşmek</title>
<description>Yine dokundun, Dünyam avuçlarında Sarıldım sarmalandım Korundum kollarında Renkti kattığın Maviden mora çaldım </description>
<link>https://www.antoloji.com/frezyalara-dusmek-siiri/</link>
<guid>439927</guid>
<pubDate>2006-04-28T13:26:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Serçe</title>
<description>Bir serçe tıpırdıyor tanıdık Üstelik doğuştan Kanadı kırık Ona seni anlatıyorum Tek kanatla uçuyor Karlı dağlar aşıyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/serce-25-siiri/</link>
<guid>389347</guid>
<pubDate>2006-02-22T11:42:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Ay'ı Özleyen Kurtlar</title>
<description>Ay'ı özleyen kurtlar gibi Hasretten kudurduğumuz, Dağınık, ağır başlarımızı kaldırıp Gecenin yüzüne karşı saatlerce uluduğumuz Ve belki de hiç kavuşamayacak Sürgünzedeler olduğumuz </description>
<link>https://www.antoloji.com/ay-i-ozleyen-kurtlar-siiri/</link>
<guid>389343</guid>
<pubDate>2006-02-22T11:31:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Isıtmalıyım Aslında</title>
<description>Gözlerindeki çocuğa sarılmalıyım Avutmalıyım hatta 'Korkma, herşey güzel olacak' diye Saçlarını okşamalıyım  Sen 'Önemli adamlar panayırında' </description>
<link>https://www.antoloji.com/isitmaliyim-aslinda-siiri/</link>
<guid>319760</guid>
<pubDate>2005-10-14T17:48:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Buzlu Votka</title>
<description>Üstünden aşk geçince  böyle olur insan; Ağır, acılı buruk... Buz gibi, Erimek üzere olan votkadaki... </description>
<link>https://www.antoloji.com/buzlu-votka-siiri/</link>
<guid>301764</guid>
<pubDate>2005-09-01T17:39:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>İstanbul İntihar</title>
<description>Benim kardeşim Boğaz köprüsünden aşağı atladı! Ve şehir Hayata son baktığı yerdeki Gülümseyişi, - Ki biliyorum o ölürken de mutlaka </description>
<link>https://www.antoloji.com/istanbul-intihar-siiri/</link>
<guid>255522</guid>
<pubDate>2005-04-29T13:21:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Görü-Yorum</title>
<description>Ya kör değilsem, bütün mesele gözlükteyse, Ve bu dünya göründüğü kadar 'el' değilse... Kim temizler camlarımı benim elim kolum dolu, kanadım yok... Ah, ama benim gözlüğüm de yok! </description>
<link>https://www.antoloji.com/goru-yorum-siiri/</link>
<guid>251998</guid>
<pubDate>2005-04-22T12:42:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Uçan da Kuşlara Malûm Olsun</title>
<description>Acil’de bir kadın gördüm Hayatı acele soyunmuş belli Ölümü çabucak giyinmiş... Sanki eskiden tanıdığım birine benziyor, Saçsız, göğüssüz kendine bile benzemeyen bir kadın… DNA'mız uymayacak boşuna bakılmasın </description>
<link>https://www.antoloji.com/ucan-da-kuslara-malum-olsun-siiri/</link>
<guid>240661</guid>
<pubDate>2005-03-14T17:56:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Ridade</title>
<description>Gözlerinde, uçurduğun Anka'nın zümrüdü Ridade, Pegasus'un kanatlarına yapışmış ellerin… Kaf Dağı’ndan, Tanrı Dağları’na gidip geldin mi yoksa İkiz kardeşin Renide'nin dualarıyla? Ridade, Senin sürgünün bu dünyada bitmez, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ridade-siiri/</link>
<guid>196953</guid>
<pubDate>2004-10-04T15:35:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>İmge</title>
<description>Sen mi yoksun Yoksa ben mi Kendimi varsayıyorum? Gördüğüm en ağır makyajdan daha kalıcı Yatarken maskeni nasıl çıkarıyorsun? </description>
<link>https://www.antoloji.com/imge-4-siiri/</link>
<guid>196941</guid>
<pubDate>2004-10-04T14:37:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Kiralık Gelinlikli Kadınlar</title>
<description>Mendil niyetine kullanılan kadınlar, İçleri kararmış kahve fincanlarında Aynı at ve murata sevdalandılar. Gün tüketme günlerinde, Küçük mutlulukların tarifini Birbirlerinden aldılar... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kiralik-gelinlikli-kadinlar-siiri/</link>
<guid>185550</guid>
<pubDate>2004-08-27T12:03:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Beni Ürperme</title>
<description>Beni ürperme! .. Üzerlik tohumundan kolye yapmayı öğretti bana kör bir çingene Sana dizelerimden başka bırakabileceğim bir şey yok. Beni ürperme! .. Şimdi gelsem ve sevişsek Biliyorum yine gökkuşağını örtersin üstüme... </description>
<link>https://www.antoloji.com/beni-urperme-siiri/</link>
<guid>175348</guid>
<pubDate>2004-07-19T17:01:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Asansör Müziği</title>
<description>Tanımadığım bir odanın kapısını çalsam Ya da daha iyisi çalmayıp aralasam Ve içerde bana yabancı gelen adamın Tanıdık sesine sarılsam Sussak Mesafeli </description>
<link>https://www.antoloji.com/asansor-muzigi-siiri/</link>
<guid>175336</guid>
<pubDate>2004-07-19T16:38:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Tehditin Titrek Kandili</title>
<description>'Okuldaki en korkunç rüyayı ben görüyorum' dedi  Leyli mektepli, Anası ağladı... 'Allah'a emanet ol yavrum...' derken Çaresiz Kaybettiklerini hatırladı </description>
<link>https://www.antoloji.com/tehditin-titrek-kandili-siiri/</link>
<guid>172854</guid>
<pubDate>2004-07-09T11:59:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Hayatımın Erkeği</title>
<description>Sıcacık bakıyor, insanın içini eriten bakışlardan. Sesiyle, dokunuşuyla yanımda olmadığı zaman bile bana hatırlattığı sıcacık duygularla hayatıma girdiği ilk günden beri hep içimi ısıtıyor zaten. Beni beğeniyor. Saçlarımdaki, elbiselerimdeki değişiklikleri çok yakından takip ediyor. Dün sabah, işe gitmek üzere hazırlanırken daha önce üstümde görmediği bir ceketi farketti, “Ne güzel olmuşsun” dedi. Öyle içtendi ki sarılıp yeniden öptüm. Öpüşmelerimiz, sarılmalarımız sayısız ve zamansız. Yolda yürürken, arabada giderken, yemek yerken, televizyon seyrederken, banyo yaparken... Her yer ve her durumda kanımız kaynıyor, sarmaşıyoruz.  Üzülmeme, üzüldüğü için artık pek az şeyin beni üzmesine izin veriyorum. Çünkü biliyorum, benim mutsuz olduğumu anladığı anda o benden daha çok mutsuz Oluyor.  Ağladığımı gördüğü o gün yüzünün halini gördüm. Aydınlık yüzü bulutlandı, burnunun ucu kızardı gözleri gözlerimin peşinden gelmeye hazır, acı icinde bana baktı. Yanaklarımdaki yaşları sildi, “ağlama ne olur” dediğinde, artık kolay kolay ağlamayacağımı farkettim. Sustum. Sarıldık. Enerjimizi birbirimizden alıyoruz. Birbirimizi sevgiyle, şefkâtle kucaklıyoruz. İki yıldır tanışıyoruz. 5 Ekim’de ikinci yıldönümüzü kutladık. Zayıf, uzun boylu, sarışın. Böyle kız gibi güzel tipleri beğeneceğimi hiç sanmazdım ama ona bayılıyorum. Aramızda bir hayli yaş farkı var ama şimdilik bu bize sorun olmuyor. Benim daha tecrübeli olmam ikimizin de hayatını kolaylaştırıyor. Şimdilik beni hoş ve güzel buluyor. Daha kırk yaşıma, elli yaşıma yıllar var. Beni o zaman beğenmez, aramızdaki yaş farkı o zaman sorun olur belki, şimdilik çok iyi anlaşıyoruz. Birbirimizin, aklıyla, duyarlılıklarıyla, hatta görünüşüyle gurur duyuyoruz. Birarada yaşayan insanların birbirine benzemesinden öte, bizim ten rengimiz, saç rengimiz, mimiklerimiz bile neredeyse aynı. Bazen gözlerinde kendi bakışlarımı yakalıyorum. Sabahları, benim sesimi taklit ederek, nağmeli bir “Güüünayyyyydııınnn” değişi var ki, ikimizde bu günaydınla güne kahkahalar atarak başlıyoruz. Akşam yemeklerimiz oldukça keyifli. Yemekten sonra, birlikte kitap okuyoruz. Müzik onun hayatının vazgeçilmezlerinden eğer ikimizde havamızdaysak birlikte dansediyoruz. O genellikle hep havasında olduğundan gün içinde mutlaka dansa zaman ayırıyor. İyi bir film varsa mısır eşliğinde kucak kucağa filmi izliyoruz. Meraklarının sonu olmadığından film izlerken bile mutlaka soracak birşeyler buluyor, konuşuyoruz. İş yerindeyken onu özlüyorum. O da aynı anda sanırım beni düşünüyor. Akşam birbirimizi aylardır görmemişiz gibi öpüşüyoruz. Onunla kendimi değişmiş, olgunlaşmış sanki daha çok “kadın” olmuş gibi hissediyorum. Artık onsuz bir hayat düşünemiyorum. Onu kendimden bile çok seviyorum. Ve galiba kimseye karşı ona hissettiklerime benzer şeyler hissetmedim. Asi yanları, itirazları hatta zaman zaman inatlaşmaları bile, öyle kendisine özgü ki başka birinde asla müsamaha gösteremeyeceğim pek çok şeyi onda mazur görüyorum. Gönlümü her defasında almasını biliyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayatimin-erkegi-siiri/</link>
<guid>172818</guid>
<pubDate>2004-07-09T09:54:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Plaka</title>
<description>Şeytanın arabası geçti önümden  Plakası ZVK 13 </description>
<link>https://www.antoloji.com/plaka-siiri/</link>
<guid>172816</guid>
<pubDate>2004-07-09T09:32:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 <item>
<title>Hayatın Tadı</title>
<description>Şemsiyesiz bir masada oturuyorsun Sağnak başlamış Bir kahve içiyorsun sütsüz ve acı Yanında kaymaklı ekmek kadayıfı... </description>
<link>https://www.antoloji.com/hayatin-tadi-siiri/</link>
<guid>172703</guid>
<pubDate>2004-07-08T18:31:00+03:00</pubDate>
<author>Nalân Yıldız</author>
</item>
 </channel>
</rss>
