<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Naci Hotanoğlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Mavi ve Gri</title>
<description>ben şair değildim, şiirleşen oydu böyle her gece değişik imgelerle boyardı gözlerini o boyardı, üniformalı tülbent mavilerle...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavi-ve-gri-siiri/</link>
<guid>2279100</guid>
<pubDate>2016-09-16T01:40:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Deli Şiiri</title>
<description>uzaklaş durma, şehirler yetmedi sanırım galaksilerde şimdi sıra durma! biraz daha... biraz biraz </description>
<link>https://www.antoloji.com/deli-siiri-3-siiri/</link>
<guid>2279099</guid>
<pubDate>2016-09-16T01:39:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Coğrafya</title>
<description>hazır sen yokken!  hiç de gelmemişken başka bir bahane bulup nefret etmeli coğrafyadan... </description>
<link>https://www.antoloji.com/cografya-5-siiri/</link>
<guid>2279097</guid>
<pubDate>2016-09-16T01:37:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Yazmak İstiyorum</title>
<description>yazmak istiyorum, sözün hangi mevsimindeyiz? hangi ayında vuslatın? hangi gününde sarmaşık saçlarıyla yalnızlığa dolanan bir kadının?   </description>
<link>https://www.antoloji.com/yazmak-istiyorum-13-siiri/</link>
<guid>2279096</guid>
<pubDate>2016-09-16T01:35:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Valse Aşkı</title>
<description>Grinko çaldi gidişini  sen geldin Grinko gelme diyemedi sen gitmedin Sonra piyano çalardı Grinko Agzında sigarası </description>
<link>https://www.antoloji.com/valse-aski-siiri/</link>
<guid>2268224</guid>
<pubDate>2016-07-29T03:15:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Noya Hasreti</title>
<description>Hasret zamanı aşmıştır  Önümden sen geçersin, Aklımdan ölmek Ardımdan şaha kalkar mavi gökkuşakları Gri yağmurları sevdiğin renklerin Islatır kirpiklerini teker teker </description>
<link>https://www.antoloji.com/noya-hasreti-siiri/</link>
<guid>2268223</guid>
<pubDate>2016-07-29T03:10:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sevda Orucu</title>
<description>Bugün de öldüm karşında... Gözün aydın! Tabutumu gözlerinde kaldırışına... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevda-orucu-7-siiri/</link>
<guid>2268222</guid>
<pubDate>2016-07-29T03:02:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sevme Saatleri</title>
<description>Şimdi ucu bucağı belirsiz bir karanlıktayım Bu saatinde bile gündüzün! Ne kadar makul olduysa gidişin Bir o kadardı ihtimali senden vazgeçişimin   </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevme-saatleri-2-siiri/</link>
<guid>2268221</guid>
<pubDate>2016-07-29T03:01:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Bu Şehirde Yokken</title>
<description>Sen bu şehirde yokken  parmaklarımda bir temmuz sigarası akşam oldu mu hele bir de, ben o zaman işte! İşte ben o zaman hiç kişiyim.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-bu-sehirde-yokken-siiri/</link>
<guid>2268220</guid>
<pubDate>2016-07-29T02:58:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Firari Kaybetmişlik Tragedyası</title>
<description>Bir ölünün iç çekmesi gibi gece... ıslak bir gece bu gece! kendini çoğaltıyor bak! ne gece ama dimi... biraz yorgunum ve biraz yıldızım bir o kadar sesimi boğan bu gecede, </description>
<link>https://www.antoloji.com/firari-kaybetmislik-tragedyasi-siiri/</link>
<guid>2268218</guid>
<pubDate>2016-07-29T02:56:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Noya'nın Kırgınlıkları</title>
<description>işte!  işte bir prömiyerde daha buluşuyoruz gecenin bu vakti. başrollerinde bir sarı yaprağın ve bir istavritin oynadığı... birazdan bozukluklar atılacak sevdamızın bu senaryosuna heyecanımız desen bir sokak çalgıcısının sahnesi </description>
<link>https://www.antoloji.com/noya-nin-kirginliklari-siiri/</link>
<guid>2268217</guid>
<pubDate>2016-07-29T02:52:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>İç Sesleri</title>
<description>Şimdi bir sabah rüzgarı ve serinliği dolduruyor içimdeki yokluğunun dehlizlerini...karşımda gamzeleriyle yüzü oldukça baharı yaşayan bir sen,ellerimde bir kağıt ve bir kalem yine mi desen ve yine desem... korksan sana dokunacak diye bu bıçak sırtı satırlarım. Alsan eline bütün sevecenliğini ve bir türlü sevemediğin beni. Bir gıcırtılı sandalye çeksen göğün karşına,tüttürsen sigaranı tıpkı o günkü masada yaptığın gibi kısıp gözlerini... aklından bin nefret geçse seni sevmişliğim adına ve içimden bin şükür seninle aynı sofrada buluşmuşluk aşkına...ve işte tam sırası! Bir soru geliyor şairin boğuk tamburundan içinin derinliklerine " Yaşamak bir can sıkıntısı mıdır Ömür Hanım? " </description>
<link>https://www.antoloji.com/ic-sesleri-siiri/</link>
<guid>2262243</guid>
<pubDate>2016-06-27T23:41:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Mumsema Keder</title>
<description>Ne acı bir duyguydu saçlarına asılı duran düşlere dokunamamak,  Ne acı bir duyguydu sesini duyup da,yabancısı olmak dudaklarının Islak durağında devşirme gülüşlerinin, Mültecisi olmak ne acıydı...   </description>
<link>https://www.antoloji.com/mumsema-keder-siiri/</link>
<guid>2184227</guid>
<pubDate>2015-10-29T16:30:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ankara ve Sen</title>
<description>Bak Ankara sabah sabah yine hüzünle uyanmış, mahmurlu gözlerinde ağlamaklı bir celse zerbab üstüne düşmüş çiğ damlaları Ankara sensiz geçen bir akşamın ardından, bugün yine bulutlu yine ağlamaklı... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ankara-ve-sen-4-siiri/</link>
<guid>2134703</guid>
<pubDate>2015-06-04T15:22:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gece Notları IV</title>
<description>''Şiirden anlayan kadından kork! '' dedi bugün bana yalnızlık, güldüm! iç geçirdim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/gece-notlari-iv-2-siiri/</link>
<guid>2134698</guid>
<pubDate>2015-06-04T15:19:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Şimdi Sen Yoksun Ya</title>
<description>şimdi sen yoksun ya, kapatacak üstüme kapılarını bu şehir! bütün tabelalar yönlerini şaşıracak çıkmaz girdaplara tekabül edecek yokluğun üstüme mesafeler çullanacak! şimdi sen yoksun ya! </description>
<link>https://www.antoloji.com/simdi-sen-yoksun-ya-9-siiri/</link>
<guid>2133410</guid>
<pubDate>2015-06-01T02:27:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Hafakan Dürtüsü</title>
<description>açtım ellerimi, külahıma senden bir şeyler koy turkuazlar yeşilimi çalsın gözlerinden zımparasını çek, nasır tutan sonbaharları soy kapadım gözlerimi! </description>
<link>https://www.antoloji.com/hafakan-durtusu-siiri/</link>
<guid>2130997</guid>
<pubDate>2015-05-27T01:10:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sen</title>
<description>Sen Ararat'ın mor çiçeklerine sinmiş amber, Sen Munzur ayazında kayıp şubat günü Trakya'da seni meyhoş gönüller bekler Efe endamından bir giriş sergile Anadoluma, Kaybolsun sabırsız çöken mehtap hüznü Selamlasın seni Ege'nin huysuz adaları </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-3288-siiri/</link>
<guid>2126823</guid>
<pubDate>2015-05-15T17:27:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ödenmesi zor hesap</title>
<description>Bir avuç kömür,  301 ömür! zorlama kendini aciz insan! bu hesap baş döndürür... </description>
<link>https://www.antoloji.com/odenmesi-zor-hesap-siiri/</link>
<guid>2125845</guid>
<pubDate>2015-05-13T20:36:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 <item>
<title>Deneme Yazısı</title>
<description>Ne zaman her şeyi anlatmaya kalksam,o her şeyler bir şey oluveriyor.Sonra bir şeyler canımı sıkıyor,sıkıldıkça birkaç şey kalemimden dökülüyor.Geriye ardından bazı şeyler kalıyor.O bazı şeyler koltuklar ardındaki çay dökülmüş kağıdın üzerinde satırlara gizleniyor.İmgeler yalancı şahitlik ediyor.Noktalar kafasına göre her şeyi bitiriyor ve tam son derken virgüller hayata mahkum ediyor.Giderek büyüyor,büyüyerek gidiyor...Ardında nazımı nesre döküyor; adına seci diyor.Bir şeyler gizliden secde ediyor,bazısı yollar çiziyor mısralar arasına ve o yollardan sıyrılıp,yol alıp gidiyor...   Ne zaman tüm şeyi silmeye kalksam,geriye dönen kapılar kapanıyor.Mazi cellat kesiliyor,kesildikçe başlar kesileceği kadar kesiliyor kalemlerin. Silgi hüküm sürecek! Ama yazmaya hüküm verecek,hiçbir şey silinmeyecek... Her şey mantarlaşacak bir ekmek parçası gibi,üzerine salça niyetine kanlar sürülecek...''Her şey bitsin! '' derken bitecek... </description>
<link>https://www.antoloji.com/deneme-yazisi-siiri/</link>
<guid>2121517</guid>
<pubDate>2015-05-02T01:32:00+03:00</pubDate>
<author>Naci Hotanoğlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
