<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mustafa Y&#252;ceer Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Ve...</title>
<description>vefa sokağı kısrak koklayışı veya kılıksız kertenkele velev toprak üzengisini yitirmiş vesair dişlilerini çakıyor vema erselna ke illla veraset üzerine çekilmiş çentik </description>
<link>https://www.antoloji.com/ve-63-siiri/</link>
<guid>729808</guid>
<pubDate>2007-05-01T22:41:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Zemheri Sövmeleri IV</title>
<description>Af ile sağlamlaşan çentikler  yoğurulurken ki semaverce çizgilerin kırık kıskaçlarıyla züleyma öpüşmeleri dondurulur sizlerin ayaklarına kapanış bizlerin ayaklarından geçer </description>
<link>https://www.antoloji.com/zemheri-sovmeleri-iv-siiri/</link>
<guid>729807</guid>
<pubDate>2007-05-01T22:40:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Zemheri Sövmeleri III</title>
<description>afyon içerken firari kelebek ürkek gölgelerini yaralar çilesiz geberişlerindendir ruhsuz canlaryn gidişi kalmışız bir başımıza ki başımız bozuk düzen yaftaları </description>
<link>https://www.antoloji.com/zemheri-sovmeleri-iii-siiri/</link>
<guid>729804</guid>
<pubDate>2007-05-01T22:39:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Zemheri Sövmeleri II</title>
<description>Züleyma soğuk ile zavallıyken Ellerinde zebur çizgileri kaplıyken Kırlangıçlar Züleyma da donmuşken Besmelesiz sövenler kapıya durmuşken De get şair dilenme bu sokakta derler... derler bu sokakta dilenme şair De get... </description>
<link>https://www.antoloji.com/zemheri-sovmeleri-ii-siiri/</link>
<guid>729800</guid>
<pubDate>2007-05-01T22:32:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Zemheri Sövmeleri I</title>
<description>züleyma bir bardaktan dökerken üstünü açar gökler ve çıplakça len tenelül birre diyerek eskitilmiş yokluklara yıllanmış saydamca damlalar mu? tularyn sağanaklanışı </description>
<link>https://www.antoloji.com/zemheri-sovmeleri-i-siiri/</link>
<guid>729798</guid>
<pubDate>2007-05-01T22:31:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Ayakta Töre Ve Anne Gebe</title>
<description>Zahmete merdivenler Çıkışlar meşakketlere Sabır kolyesi yafta Çile çeşmesi iki yüzlü Araf koylarına akar  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ayakta-tore-ve-anne-gebe-siiri/</link>
<guid>709474</guid>
<pubDate>2007-04-05T23:25:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Esmalar Ve Kamuslar</title>
<description>Gece ayazlarda saklamış lacivert yağmurları Yağmurlar ayazlara bırakmış gözyaşlarını Gözler ki saklanmış gecenin gölgesiz düşlerinde Düşler gecenin ayazlarında Gözlerden uzağa Fırtına yalnızlığına yollamış beyaz damlaları </description>
<link>https://www.antoloji.com/esmalar-ve-kamuslar-siiri/</link>
<guid>698250</guid>
<pubDate>2007-03-25T22:02:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Belki De Ya Da</title>
<description>Belki de: yoktur yok yere ağlamak Aşkın tüzesinde. Ya da: Ağlatmak vardır töresinde. Her Yağmur damlasının sesi: Bir Hüzün divanıdır güzellerin gözünde Her:Ağla-t-ma-nın bedeli karşılığı </description>
<link>https://www.antoloji.com/belki-de-ya-da-siiri/</link>
<guid>698244</guid>
<pubDate>2007-03-25T21:53:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Köy Göçtü Mustafa</title>
<description>Biri ilham verdi  Öbürü iham Kimi idam derdi Kimi adam İlham idamı tetikledi iham adamı Ve dareağcında sallanan adamın </description>
<link>https://www.antoloji.com/koy-goctu-mustafa-siiri/</link>
<guid>698239</guid>
<pubDate>2007-03-25T21:50:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Zeus Baba Ve İpekçiler</title>
<description>Tökezledim diyedir varlığımda  yokluğumun pazarlığını yaptılar Unuttuklarını hatırlatayım: bu aşk bazarı benim Çoktan hak ettiler aslında onlar azarı Zeus Baba </description>
<link>https://www.antoloji.com/zeus-baba-ve-ipekciler-siiri/</link>
<guid>698235</guid>
<pubDate>2007-03-25T21:47:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Yüreği Nar Eylemek</title>
<description>Ağaç yaş iken eğilir diyorlar Bizi kurutamadılar hep yaş kaldık. iştE o yüzden boynumuz hep eğri kalmıştır Damlaya damlaya göl olur demişler hep damladık ama hiçbir çölü kurutamadık Su uyur düşman uyumaz diyorlar: Dostlarımız </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuregi-nar-eylemek-siiri/</link>
<guid>698232</guid>
<pubDate>2007-03-25T21:45:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Rahme Dönen Ruhun Tarihle Yüzleşisi</title>
<description>Ay ile duvak tutuştukça  yanmasını bekler Soba kalktıkça tedavülden girer sobaya odun niyetine anne  Ki sabaha doğru yolculuk </description>
<link>https://www.antoloji.com/rahme-donen-ruhun-tarihle-yuzlesisi-siiri/</link>
<guid>698140</guid>
<pubDate>2007-03-25T19:26:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Maşukuma Bir Aşk Müceddidi</title>
<description>Ben aşık: tümsek yolların kaygan çamuru ve aşka bir yeni müceddit Sen maşuk: masallar ülkesinden kaçırılmış ECE(: ıslak gecelerin soğuk ve azgın düşü) kardelenin eşsiz temaşası sesimi kısan bir diktatör edasıyla </description>
<link>https://www.antoloji.com/masukuma-bir-ask-muceddidi-siiri/</link>
<guid>688154</guid>
<pubDate>2007-03-15T23:01:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Yağmur Cıvıltısı'na Nun ve Ra</title>
<description>Hüzzama çalan serzeniş -harf ve korku-   Dağların üstünden aşağı inen gözlerini kapattıktan sonra bir daha açmayacağını bilen kuşlar sana doğru koşmaya başladılar. Bu başlangıç bitmesin diye bütün dağ yerle bir edildi sana dökülecek gözyaşlarında. Dağların bu hırçınlığına inat, denizlerin sessizliği ile gücünü gösterdi bütün yalnızlıklar. Ovalar bu güç karşısında kendinden geçerek, kumlarını attı kâinata… Senin açılmayan gözlerinin devası olarak sunulan hasretin ağusu içildikçe, körleşmeye başladı gözler. Gönlün açılış kapısına varılınca, kapanacağı aşikârdı gözlerin. Daha nelerden geçmedi ki küçük ayaklar. Ve ellerin birbiri ile vuslatı adına heba edilen onca dağ, onca söz, mum ışıklarında asıldı kaldı. Pervanesin şimdi sen Ey Yağmur Cıvıltısı… Sahillerde saklanmış kum tepelerini toplayan ovaların, kendini bu depreniş sahnesinde çıldırasıya paralaması üzerine bir bir intihar etti şarapnel yürekli gözler. Bu intiharın tek failinin senin olduğunu haykırsa da bütün kâinat, senin olmadığını haykıran tek kişi vardı. Aşkın intiharında bile senin oluşunu, senden bir parçanın bu intihara yıldırımlar çaktığını düşünmedi. Nasıl düşünsün ki… Fırtınaların baş gösterdiği anlarda, denizin sessizliğinden arınması ile hüzzam bir türküyü terennüm eyleyen ebabil yüreği, devretti sessizliğini… Sonra Mamut bahtsızlığına yakalanan bütün gönüller, senin üzerine yeminler ettiler. Mehlika Sultanın âşıkları bile vazgeçerek sana doğru koşmaya başladılar Ey Yağmur Cıvıltısı… Efsaneleşeceğine dair konuşmalar, dedikodular düzenlenirken, senin asil gidişinin protestosu sardı Paris sokaklarını. Bu gidişin, gelişinin ise olmayacağını haykırıyordu Babil şehrinin izbeliği. Aşk ülkesinin gecesinde, sabaha 3 varken, gözlerinin son bir defa bakma ihtimaline adanmıştı İsmail’ce gönüller! Ki buna hüznün eklenmesi yangını körükleyen en basit neden olarak tarihe geçti.  Bu tarihin, gözlerini açacağın güne kadar silinmeyeceğini, şerh eyledi kırlangıçlar familyası… </description>
<link>https://www.antoloji.com/yagmur-civiltisi-na-nun-ve-ra-siiri/</link>
<guid>688144</guid>
<pubDate>2007-03-15T22:56:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Arzuhal</title>
<description>Ve sen! YAĞMUR CIVILTISI Bu gece de penceremdesin Odam durgun, yatağım soğuk... Ah etmek! Umursamıyorum kendimi Çile, alnımda bir kara leke! </description>
<link>https://www.antoloji.com/arzuhal-35-siiri/</link>
<guid>688134</guid>
<pubDate>2007-03-15T22:49:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Fırtınada Küçük Bir Yürek</title>
<description>Acı hüzne doğru yol alıyor bir akşam vakti Ziynet aşka kahır dolu bakacak Gönül bir dağa çıkmak, bir adres bulmak ister Dost, anne şefkatini okur tesbihatta Acizlik amadedir ve hüzün acılarda Vakit ufka kızıllar sunmak içindir </description>
<link>https://www.antoloji.com/firtinada-kucuk-bir-yurek-siiri/</link>
<guid>688100</guid>
<pubDate>2007-03-15T22:19:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Deffaf ve Kaygısı</title>
<description>Deffaf ağır yaralı Gözleri kapalı derin narkozlarda Sessizliği deflerinin sesinde yaşıyor Vurdumduymaz derler onun için Halbuki duyarvurmazdır o Tek isteği var: Ayağa kalkmak </description>
<link>https://www.antoloji.com/deffaf-ve-kaygisi-siiri/</link>
<guid>687953</guid>
<pubDate>2007-03-15T19:18:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Bibimin Mürayi Kefenleri</title>
<description>Bir ulu dut ağacının gölgesinden geldi Güneş gibi aydınlıktı gözleri Merhamet taşırdı elleri Nasırları vardı Kim bilir nasıldı Sabır derdi herkes kendine sabır </description>
<link>https://www.antoloji.com/bibimin-murayi-kefenleri-siiri/</link>
<guid>687948</guid>
<pubDate>2007-03-15T19:15:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>20.Yaş Antolojisi</title>
<description>Kırağı ovaları tutmuştu Senin asil gidişini protesto ediyorlardı Yeminleri tomurcuklara döktüm Divitler yazsın diye asilerin çilesini Öldürecek kadar beni seven gözlerin Yalan söylemez. Gel buluşalım </description>
<link>https://www.antoloji.com/20-yas-antolojisi-siiri/</link>
<guid>687944</guid>
<pubDate>2007-03-15T19:12:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 <item>
<title>Mum Kış ve Ateş</title>
<description>Mum söndü Soba yanmıyor artık oturduğum odada Dışarıda boran borana karışmış Kar karı ısıtıyor ve soğuk soğukla Cebelleşerek ısıtıyor havayı Kalem titrek dokunuşlarla ıslatıyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/mum-kis-ve-ates-siiri/</link>
<guid>687908</guid>
<pubDate>2007-03-15T18:13:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Yüceer</author>
</item>
 </channel>
</rss>
