<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mustafa Tatar Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Baba</title>
<description>Bir el kalkar üzerinden, usul usul bir el, Nereye bağırsan sağır, nereye baksan kör olur. Dalından kopan yaprak gibi savururda bir yel Kıvılcımla yanan yüreğin, en harlı kor olur.  Amansız dağlar vız gelir,sırtını ona yaslayınca, </description>
<link>https://www.antoloji.com/baba-416-siiri/</link>
<guid>2003980</guid>
<pubDate>2014-05-27T10:03:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Tatar</author>
</item>
 <item>
<title>Giden Babanın Ardından...</title>
<description>Bir el kalkar üzerinden, usul usul bir el, Nereye bağırsan sağır, nereye baksan kör olur. Dalından kopan yaprak gibi savururda bir yel Kıvılcımla yanan yüreğin, en harlı kor olur.  Amansız dağlar vız gelir,sırtını ona yaslayınca, </description>
<link>https://www.antoloji.com/giden-babanin-ardindan-siiri/</link>
<guid>2001702</guid>
<pubDate>2014-05-22T11:47:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Tatar</author>
</item>
 <item>
<title>Gurbetteki sılama...</title>
<description>Sen dağları aşıp da giderken ele, Gönlümü uçurumlara atım da öldüm. Feryadını dinlerken bülbülün güle, Ağıdı hasrete kattım da öldüm.  Gözlerinmiş meğer güneşi doğduran, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gurbetteki-silama-siiri/</link>
<guid>1876380</guid>
<pubDate>2013-06-11T14:24:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Tatar</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Sultanın Ardından...</title>
<description>Ülkemin kara günüydü gök kara mı kara Bir el salladın sonra uçup gittin uzaklara Oysa yeni doğmuştuk kara kıştan bahara Dinmedi dinmeyecek daha da yükselir feryat Ne yiğitler gitti de çıkmadı sesimiz, heyhat  </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-sultanin-ardindan-siiri/</link>
<guid>1860308</guid>
<pubDate>2013-04-27T23:45:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Tatar</author>
</item>
 <item>
<title>Senin Gözlerin</title>
<description>SENİN GÖZLERİN Ay ışığında kurutuyorum hayallerimi Mehtabın kokusu içine sinsin diye... Sonra Ilık ılık gecelerimi kaplayan Karanlıklarıma karışsın, Bir çocuğun masumiyeti kadar billur </description>
<link>https://www.antoloji.com/senin-gozlerin-33-siiri/</link>
<guid>1822899</guid>
<pubDate>2013-01-29T01:53:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Tatar</author>
</item>
 <item>
<title>Bu Toprağın Evladına</title>
<description>En karanlık gecemize bir yıldız doğmuştu, Bir yıldız ki, güneş bile yanında karanlık. Taş kesmiş gönüllere ılık ılık yağmıştı, Kışlar mesken tutar da, baharımız bir anlık.  Oysa içimizi ısıtmıştın, en soğuk ayazlarda, </description>
<link>https://www.antoloji.com/bu-topragin-evladina-2-siiri/</link>
<guid>1733139</guid>
<pubDate>2012-06-22T21:09:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Tatar</author>
</item>
 </channel>
</rss>
