<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mustafa Şekerci Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Az Kaldı</title>
<description>Silinmiyor karayazım Gün geçtikçe artar sızım Ciğer parem canım kızım Vuslata az zaman kaldı.  Sarılmaz yürekte yara </description>
<link>https://www.antoloji.com/az-kaldi-85-siiri/</link>
<guid>3325563</guid>
<pubDate>2022-01-19T10:36:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Sorma</title>
<description>Nerdeydin diye sorma. Bölük pörçük kelimeler dökülür dudaklarımdan. Dağ rüzgarlarının göğsümün çeperini deldiği yerlerden söz ederim. İnadına kafa tutmanın doyumsuz hazzından. Büyümesinden, artmasından, çoğalmasından hasretin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sorma-300-siiri/</link>
<guid>3261157</guid>
<pubDate>2021-06-15T08:14:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Sitem</title>
<description>İnadına kafa tutmanın doyumsuz hazzı. Büyümesi, artması, çoğalması hasretin. Akşamlarımda kasavetim vardı mordu gökyüzü. Rüzgâr, rüzgâr estim, yağmur, yağmur yağdım. Gecenin şafağa kavuşma vakti.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sitem-1052-siiri/</link>
<guid>2460485</guid>
<pubDate>2018-03-19T20:12:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Bilemedim.</title>
<description>Kaç zamandır suskunluğunda sensiz yanım. Sessizliğin kilometre taşlarını hesaplıyorum Üstüme abanan şu asırlık dakikalar ne amansız. Nede çok saplanıyor gözlerin hayalime Ne kadar çok zamansız. Ben her sende kalışımda </description>
<link>https://www.antoloji.com/bilemedim-251-siiri/</link>
<guid>2460484</guid>
<pubDate>2018-03-19T20:11:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Anladım</title>
<description>Anladım. Acının sen haliymiş aşk. Her taraf sen dolusun, Bir kuru sevda her yan.  Keşke susup söylemeseydim </description>
<link>https://www.antoloji.com/anladim-310-siiri/</link>
<guid>2460473</guid>
<pubDate>2018-03-19T19:55:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Aldırma</title>
<description>Kir pas içinde Yabancısı olduğumuz bir zamanın kenarından Hırsız gidişi geçerken Çocuk masumiyeti kadar değildi öfkemiz.  Açtığımız her yarayı </description>
<link>https://www.antoloji.com/aldirma-103-siiri/</link>
<guid>2460469</guid>
<pubDate>2018-03-19T19:33:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Suya Yazılan Şiir</title>
<description>Bu şiir;  Ne  söylenmemiş  söze, Ne çimen yeşili göze Dıştan öte öze Bir utanmaz yüze yazıldı  </description>
<link>https://www.antoloji.com/suya-yazilan-siir-2-siiri/</link>
<guid>2322047</guid>
<pubDate>2017-02-10T20:51:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Sükutun Sesi</title>
<description>Her suskunluk kucak dolusu söz saklar içinde.  Sözse yalnızlığın korkusu. Bu susku hayra alamet değil. Yıldızlar mı küstü gecelerine? Kaç nehir boğulmakta sessizliğinin derinlerinde. Sabrım sınavda Sevgilim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sukutun-sesi-3-siiri/</link>
<guid>2322043</guid>
<pubDate>2017-02-10T20:40:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Labirent</title>
<description>Göremeyecek kadar uzak Hayale sığacak kadar yakın Kal diyeceğim kadar özlediğim Git diyeceğim kadar gidilesi İçinden çıkamadığım Uğraşımsın </description>
<link>https://www.antoloji.com/labirent-86-siiri/</link>
<guid>2277737</guid>
<pubDate>2016-09-09T15:19:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Olması Gereken</title>
<description>Susturmak gerekiyormuş bazen. Yılanın çatal diliyle konuşup İflahsız vurmak gerekiyormuş en onulmaz yerinden Dünya ahret hançerini kından sıyırıp Anlamaya gerek yok ki. Anlaşılmaya da. </description>
<link>https://www.antoloji.com/olmasi-gereken-7-siiri/</link>
<guid>2276228</guid>
<pubDate>2016-09-03T20:12:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Hatırla</title>
<description>Kir pas içinde Yalancısı olduğumuz bir zamanın kenarından Hırsız gidişi geçerken Çocuk masumiyeti kadar değildi öfkemiz.  Açtığımız her yarayı </description>
<link>https://www.antoloji.com/hatirla-160-siiri/</link>
<guid>2239117</guid>
<pubDate>2016-04-08T19:45:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Fikret MEMİŞOĞLU</title>
<description>Tarif edebileniniz olacak mı vefa neydi?  Üstümüzde hakkı olanlara, emeği geçenlere karşı içimizde ki ılık kıpırdanışı hatırlayanımız var mı acaba? Sevdiğimizden ayrıldığımızda derinlerimize çöken buruk hüznün adının o hak sahibine, emek sahibine, sevgi sahibine vefadan kaynaklandığına şahit olabildik mi hiç? Mana dünyamızı karartan zifiri bulutların, ölü toprağı gibi üstümüzü örten maddeci felsefenin hâkimiyetine başkaldırıp da, nankörlük bataklığına düşerek kirlenmiş insanlığımızı yeniden arındırıp temizlemek için o sevgiyi, o vefayı nadide bir çiçek gibi gönül pınarlarımızın berrak suyuyla sulayıp yeşertebilme gayretini gösterdiğimizi hatırlayabiliyor muyuz? Yada hayatımız boyunca edebiyatını yapmanın ötesinde birini gerçekten sevebildik mi ki yüreğimizdeki o sevgiyle birlikte vefa duygumuz da yeşersin?  Sahi neydi sevgi, neydi vefa?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/fikret-memisoglu-siiri/</link>
<guid>1587345</guid>
<pubDate>2011-07-20T22:06:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Gitme</title>
<description>Gün batar Birkaç yıldız düşer gözlerime. Gitme kal güneşe özlemimle  Karanlık örter seni Bir gece kuşunun çığlığında </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitme-655-siiri/</link>
<guid>1464132</guid>
<pubDate>2010-10-11T11:14:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Gecenin Öte Yanı</title>
<description>Gecenin Görünmeyen Yanındayım. Gecenin görünmeyen tarafında yakıyorum sigaramı Görünmeyen tarafımdayım Boğazıma kadar doldurmuş içimi hüzün. Gözümün önünde gene Masumiyetinde en çirkef ihanetler saklayan yüzün. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecenin-ote-yani-siiri/</link>
<guid>1245992</guid>
<pubDate>2009-08-29T23:51:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Tezat</title>
<description>Senin gözlerinde hüzün Benim umutlarımda kar soğuğu yangınlar Soldurduk renklerini sevda gülümüzün Dört yanımız zindan, dört yanımız dört duvar. Yorgun eylül akşamları kadar bitkiniz ikimizde Sesimizde titreyen buğusu var suskun gönüllerimizin </description>
<link>https://www.antoloji.com/tezat-61-siiri/</link>
<guid>1245990</guid>
<pubDate>2009-08-29T23:47:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Gider Ayak</title>
<description>Her susku kaç anne tiradı  Kahkahalarım emprime yalnızlık Yağmurlar ıslatır mı senin de ellerini Közlenmiş kaç umut küllenip üşüdü avuçlarımda  Bir tek susku kaç kitaba sığar, </description>
<link>https://www.antoloji.com/gider-ayak-9-siiri/</link>
<guid>1228084</guid>
<pubDate>2009-07-29T21:08:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Ben En Çok</title>
<description>Ben en çok seni düşünürken öksüzüm. Serçe yüreğinde ölüm korkusu Gecenin karasında teninin kokusu. Duvara çizdiğim hayalinde gözüm  Fermanın cebimde katlime yazılı </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-en-cok-5-siiri/</link>
<guid>1227806</guid>
<pubDate>2009-07-29T13:04:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Gitme Kal</title>
<description>Yürek isyanı bu. Düşlerinde sızı var duyuyorum. Her gün batımında içinin hüzün raylarından bir trenin geçişi ondan. Valizinde bir yığın sancı Gergefinde acının motifleri, Ay batığı gözlerine iki ezgi gibi yerleşmiş hüzün. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitme-kal-48-siiri/</link>
<guid>1227494</guid>
<pubDate>2009-07-28T21:37:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>Sen</title>
<description>Gözlerimizde geçmişten kalan iki yorgun iz Yaşanmamış bir aşkın iki tutsağıyız biz.  Sen sevgili! Üçüncü sınıf bir oyuncususun sahnelenen piyesin Asfalt kaldırımlarını son model arabayla geçersin </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-2083-siiri/</link>
<guid>1227489</guid>
<pubDate>2009-07-28T21:21:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 <item>
<title>D/Üşüyorum</title>
<description>İpi kopuk uçurtmasıyım gökyüzünün. Zifir zindan zamanların ortasında Düşüyorum. Krizantem şafak yorgunlukları büyüyor gözlerimde Temmuz güneşinden kar düşüyor Üşüyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/d-usuyorum-10-siiri/</link>
<guid>1227488</guid>
<pubDate>2009-07-28T21:18:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Şekerci</author>
</item>
 </channel>
</rss>
