<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mustafa Oğuz 2 Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yürü Be Yüreğim!</title>
<description>Gece yarılarına kadar yollarda yürüdün, Kederi, sıkıntıyı peşimden sürüdün, Kim bilir hangi desene hangi renge büründün, Yürü be yüreğim,  bugün senin günün, Yine gülümse, belki de bu son an güldüğün… Bugün de selam olsun, ancak böyle yaşıyor/yaşlanıyorsun… </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuru-be-yuregim-3-siiri/</link>
<guid>2027032</guid>
<pubDate>2014-07-30T09:06:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Renk Ver</title>
<description>Renklerin içinden birisi dikkatini çeker Neden sana daha yakındır, Neden senin için daha canlı, parlak ya da iç açıcı O halde hayata bir renk ver, dünyana, duana, ruhuna, Sabah mahmurluğuna, akşam yorgunluğuna, Hastalığına ve mutluluğuna bir renk ver </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-renk-ver-siiri/</link>
<guid>2027030</guid>
<pubDate>2014-07-30T09:03:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Gecenin Rengi</title>
<description>Gecenin gözleri parlak rengini alıyor,  O gözlerini açtıkça bizim gözlerimiz kapanıyor... Gece ilerliyor, bir dostun tebessümüne saklanan, Güzel sözler günün son anlarını ısıtıyor. Beyaz yorganını örtmüş sokaklar, Kediler köpekler bile sessizliği dinliyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gecenin-rengi-39-siiri/</link>
<guid>2027029</guid>
<pubDate>2014-07-30T08:56:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Göğe Uzanan Sarmaşıklar</title>
<description>Küçük ayak izleri gözüküyor kar yığınlarının üzerinde, Üçü beşi asma dalına sığınmışlar, sıcak ve mutlu görünüyorlar… Serçeler üşümez mi hiç,  sesleri kısılmaz mı şarkı söylerken? Yaşamanın sevinci mi bu, yoksa rızkını bulmanın şükrü mü? Ayak izleri yağan karla birlikte kayboluyor, Ama hala duyuluyor sesleri… Konuşuyor, anlatıyor… </description>
<link>https://www.antoloji.com/goge-uzanan-sarmasiklar-siiri/</link>
<guid>2027027</guid>
<pubDate>2014-07-30T08:52:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Hey! Sen!</title>
<description>Sıkıntı girdabında kaybolan dostum. Sen hala okyanusta debeleniyorsun. Elimi uzattım, tutma sadece sesimi duy, Bir bulmaca hayat, hangi karesindesin bilinmez. Dostlar sıkıntıdayken daha çok aranmalı, Seni aramamı beklemiyor musun? </description>
<link>https://www.antoloji.com/hey-sen-29-siiri/</link>
<guid>2027025</guid>
<pubDate>2014-07-30T08:49:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Kayıp Öyküler</title>
<description>Kayıp öyküleri arıyorum… Hani emekle hazırlanmış hayatları, Yaşanacakları, yaşanmışlıkları... Dışarıdaki yalnızlığı ve içerideki kalabalıkları…  (08.12.2013) </description>
<link>https://www.antoloji.com/kayip-oykuler-siiri/</link>
<guid>2027024</guid>
<pubDate>2014-07-30T08:48:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Bugün Ne Yaptım?</title>
<description>İşe geç kalmaması için kardeşimi kaldırdım, Uyandırmaya çalışırken ayaklarını gıdıkladım. Sabah ezanının yankılarında mutfakta annem çayı demlerken, ocakta kızaran patatesleri karıştırdım. Akşamdan yetişmeyen işlerimi tamamlamaya çalışırken, bir yandan da haberlere kulak kabarttım. Kapının önündeki paspasın üzerinde sabırla kapıyı açmamızı bekleyen kedimize, haşlanmış yumurtanın yarısını minik ekmeklerle karıştırarak verdim. Komşumuza selam verdim, aynı şekilde bir gülümsemeyle karşılandım. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bugun-ne-yaptim-siiri/</link>
<guid>2026900</guid>
<pubDate>2014-07-29T22:54:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Cesaretin Yok</title>
<description>Başka bir akşam olmalı seninle karşılaştığımız, Hangi sabahı karşılamışsın bilmem. Bir anlık umuda yaslamışız sırtımızı, Korkunun uğultusu vururken camlara. Cesaretin yok sevmeye, cesaretin yok söylemeye… Benim anlamam neyi değiştirecek ki rüyalarında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cesaretin-yok-4-siiri/</link>
<guid>2026896</guid>
<pubDate>2014-07-29T22:51:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Mevsiminde Açan Çiçekler</title>
<description>Emeğini avuçlarının arasında saklar çocuk, Geleceğini bugününe yavaş yavaş katık eder. Sonra bir an elinden uçuverir uçurtması, Misketleri karanlık bir çukura düşüverir. O yine avucunu sıkı sıkı kapalı tutar, Ağlamaklı gözlerle çevresine bakınır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mevsiminde-acan-cicekler-siiri/</link>
<guid>2026894</guid>
<pubDate>2014-07-29T22:48:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Umudum Olur</title>
<description>Gönlümün ortasında bir özlem filizlenir, Hani topraktan fışkıran bereket gibi, Sonra bir rüzgâr eser, başak tanelerinde. Şimdi küçük bir çocuk olup koşayım köy yolunda, Sonra umut olayım, emek olayım, yaşayayım. Sancıların yamacında bir tanıktır insan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/umudum-olur-siiri/</link>
<guid>2026893</guid>
<pubDate>2014-07-29T22:47:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Hakikat</title>
<description>Toprağa dokunsun parmakların, henüz yapraklar düşmemişken, Kapı aralığından sokağa düşen bulut gölgelerine bakan bir çocuk gibi... Gökyüzüne dokusun gözlerin, bakan binlerce gözün hiç birine karışmadan... Suya dokunsun siman, genç, yaşlı, güzel, çirkin olmak geçici tedirginliğin... Sessizliğe dokunsun sesin, konuşan hakikatin yüreğine fısıldadığı gündesin...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakikat-108-siiri/</link>
<guid>2026892</guid>
<pubDate>2014-07-29T22:45:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Zamansız</title>
<description>Zamanı durdurabilseydim, Yine mutsuz olur muydum? Düzelte bilir miydim hataları? O hatalardı, bana hayatı öğreten. Durdurabilseydim zamanı, Nasıl bulurdum doğruları? </description>
<link>https://www.antoloji.com/zamansiz-31-siiri/</link>
<guid>304300</guid>
<pubDate>2005-09-08T10:29:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Mutlu Karanlık</title>
<description>Ne zaman doğar güneş, ne zaman akşam olur, Ben de sizler kadar iyi bilirim. Kulaklarım daha iyi duyar, doyasıya koklarım çiçekleri, Ellerim daha iyi bilir dünyayı.  Karanlıktan hiç korkmam, </description>
<link>https://www.antoloji.com/mutlu-karanlik-siiri/</link>
<guid>304298</guid>
<pubDate>2005-09-08T10:28:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Sevincimden</title>
<description>Çok mutluyum bugün ben, Bir haber geldi senden, Şaşırdım önce birden, Uçacaktım sevincimden.  Unuttu beni, diyordum, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sevincimden-siiri/</link>
<guid>304297</guid>
<pubDate>2005-09-08T10:25:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Şehit Ve Bayrak</title>
<description>Sanmayın ki bu canlar, Kara toprak oldu. Gece, gündü demeden, Vatana feda oldu. Kimi gençti, kimi evli, Kimi bilmezdi derdi kederi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehit-ve-bayrak-siiri/</link>
<guid>304295</guid>
<pubDate>2005-09-08T10:24:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Güneş Damlaları</title>
<description>Yetmiyor dağlar, yetmiyor ovalar, sevgimi anlatmaya. Yorulmadım koşmaktan, bitmedi şarkılarım. Daha aydınlık şimdi, gelecek güzel günler. Şimdi fırlayacak kalbim, titriyor dizlerim. Yüzümde tebessüm, cebimde yemişler. Topumu, misketimi nereye gizlemişler? </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunes-damlalari-siiri/</link>
<guid>304294</guid>
<pubDate>2005-09-08T10:23:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Neden?</title>
<description>Neden sadece ben, Seni sevdiğimi söylüyorum? Neden sadece ben, Gözyaşı döküyorum?  Önce mektuplar kesildi, </description>
<link>https://www.antoloji.com/neden-179-siiri/</link>
<guid>304292</guid>
<pubDate>2005-09-08T10:20:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Nisan Yağmurları</title>
<description>Bir çiçek, bir gülücük, Unutturuyor nisan yağmurlarını. Güneş daha erken doğdu, Daha bir çabuk oluverdi öğle. Neden mutlu değilim? Neden gülemiyor, ağlayamıyorum? </description>
<link>https://www.antoloji.com/nisan-yagmurlari-11-siiri/</link>
<guid>304291</guid>
<pubDate>2005-09-08T10:18:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Sessizce</title>
<description>Yağmıyor ki düşler, Gecenin sessizliğine. Bilemem, hissedemem ben, Çaresizlik beklemekte.  Uyanamadım uykumdan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sessizce-22-siiri/</link>
<guid>304290</guid>
<pubDate>2005-09-08T10:17:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 <item>
<title>Sen De Düşün</title>
<description>Asla çıkamam ben, Bu koca merdiveni. Bilmem ki ne yapmalı, Aşmak için engeli?  Herkes oradan oraya, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-de-dusun-siiri/</link>
<guid>284710</guid>
<pubDate>2005-07-23T21:47:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Oğuz 2</author>
</item>
 </channel>
</rss>
