<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mustafa &#214;calan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Türkel Minibaş'a</title>
<description>Gülen gözlerinden çıkan Sevgi ışnları Pusulamız olacak Senin davanda...  Mustafa Öcalan </description>
<link>https://www.antoloji.com/turkel-minibas-a-siiri/</link>
<guid>1137669</guid>
<pubDate>2009-03-06T20:39:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>kORSAN</title>
<description>Bu akşam yazmalıyım. Yazabilir miyim ki?  Yazmalısın yazmalısın… Korkma öyle. Kim okuyacak ki yazdıklarını?   İyi de olsa, kötü de olasa sana ait değil mi? beğenmezsen siler atarsın.. İyi de, ne yazacağım; neyi, kimi? Başlayabilir miyim ki?  Yayır hayır, senin işin değil yazmak, beceremezsin!  Becerirsin... Beceremezsin. Valla ister becer ister becerme ama, sen gene de  yazmalısın derim ben. Yaz da, ne yazarsan yaz. 'iyi' yaz, 'kötü' yaz, 'eğri” yaz, 'büğrü' yaz, kendini, O'nu, uzakları, yakınları yaz...   Ama sen yazma gene de….. Yaz Yaz… Bak Korsana, pır pır ediyor odanın içerisinde sevincinden. Şimdi de kondu zeytin ağaçlarını görüntüleyen tuvalin sırtına... Gagasını sürtmekte duvara. Sarı- beyaz arası nüanslardan oluşan   eşsiz rengi ve şeytanımsı bakışları, kısacık gagasıyla arasıra bana bakmakta... Ah!  Şimdi de pencereye uçtu, tüle tutunmaya çalışıyor… Düşmemek için nasıl da geçirdi tırnaklarını?  İnatçıdır. Kafasına koyduğunu başarır hep. Bak hele şimdi de beni gözetliyor. Anladı benim yazamadığımı. ''Moruk ne anlarsın sen yazı yazmaktan” dedi gibi geldi bana. Tam duyamadım. Demiş olsa da, ben biliyorum ki, Korsan beni seviyor. Odaya her girişimde kafesinin içerisinde nasıl da pır-pırlanıyor öyle?  Dünyanın en güzel seslerini çıkarıyor?  Yaaa..! . Benim gelişimi kutluyor işte... </description>
<link>https://www.antoloji.com/korsan-9-siiri/</link>
<guid>1128421</guid>
<pubDate>2009-02-20T23:41:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Özgürgüneş'e</title>
<description>Özüm özüne bakar Gözüm yüzüne  Yüzüm  özüne dönük Özüm sözüne…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/ozgurgunes-e-siiri/</link>
<guid>1128384</guid>
<pubDate>2009-02-20T22:59:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Sunay Akın' a</title>
<description>Kök içinde kök  Ya sen, 'Dam üstünde'   'kazma' 'Vur beline'   'saksağanı' Ya da ben... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sunay-akin-a-siiri/</link>
<guid>1128378</guid>
<pubDate>2009-02-20T22:52:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Rahvan</title>
<description>'Deniz deniz Akdeniz suları berrak deniz...'  Giderken yelelerinde </description>
<link>https://www.antoloji.com/rahvan-2-siiri/</link>
<guid>974648</guid>
<pubDate>2008-06-26T11:27:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Şişli Meydanın'da Açan Cılavuz'un Kır çiçekleri</title>
<description>Derler ki:   “O günden sonra her on birinde nisanların, kırmızı karanfiller açarmış Meydanı’nda Şişli’nin… </description>
<link>https://www.antoloji.com/sisli-meydanin-da-acan-cilavuz-un-kir-cicekleri-siiri/</link>
<guid>933671</guid>
<pubDate>2008-04-10T12:03:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Sapın Tonguç'tan</title>
<description>Eh! ...   Bu kadar Dans edemezdinya Sözcüklerle Sapın olmasaydı </description>
<link>https://www.antoloji.com/sapin-tonguc-tan-siiri/</link>
<guid>833148</guid>
<pubDate>2007-10-19T22:14:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Yazıcı Tahir / BU BİR ÖYKÜDÜR/</title>
<description>YAZICI TAHİR   Uyandı, saatine baktı. Ancak yetişirdi. Güneş; yatağından kalkıp gelmiş, onlar uyurlarken aralarına girmişti. Başını annesinin göğsüne dayamış, mışıl  mışıl uyuyordu. Zeynep derin bir uykudaydı henüz. Tahir ellerini karısının yüzünde ve saçlarında dolaştırdı, okşadı. Zeytinburnu’nda bir gecekondunun küçücük odasında, kuzine sobasının başında görüşmüşlerdi ilk. Soğuk bir şubat akşamıydı. Siyah, up-uzun saçları vardı Zeynep’in. Kocaman kara gözleri nasıl da hüzünlü  bakmıştı  kendisine?   Bir hoş olmuştu. Daha sonra toparlanarak demişti ki O’na: “Burası İstanbul. Elektrik dahil çoğu şey var. Ama ben bu yıl öğretmen olup köylere gideceğim. Türkiye’nin neresinde, hangi köy olur belli olmaz. Yolu, okulu, ışığı olmayan bir köy de çıkabilir karşıma. Orada, karda kışta aylarca mahsur kalabiliriz. Bu durum yıllarca da sürebilir. Bunları  bilmeli,  ona göre karar  vermelisin. Zeynep’ te  ürkek  ürkek: “Ben de alışığım zorluklara… Fark etmez.” Diye yanıtlamıştı.  Daha dün gibiydi ama işte yer yer kırlaşmağa başlamıştı saçları Zeynep’in. Kolay değildi üç çocuk doğurup,  büyütmek  “ Şimdi bunları düşünmenin  sırası değil, bir an önce kalkmalıyım.”  Diyerek Zeynep’i dürtükledi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yazici-tahir-bu-bir-oykudur-siiri/</link>
<guid>833129</guid>
<pubDate>2007-10-19T21:38:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Çığlıkları</title>
<description>Çocuk çığlıkları dolu beynim Yayla dereleri sanki...  Çakıl taşları Törpülüyor yüreğimi, Zonkluyor bilincim... </description>
<link>https://www.antoloji.com/cigliklari-siiri/</link>
<guid>815242</guid>
<pubDate>2007-09-19T19:43:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Uğur'a</title>
<description>Bir yanda coşku özlem hüzün,  buğday başağı  şiir diğer yanda... </description>
<link>https://www.antoloji.com/ugur-a-siiri/</link>
<guid>580690</guid>
<pubDate>2006-11-13T01:07:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Karaoğlan</title>
<description>O, Karaoğlan' dı...  Bol sevapları vardı, günahları da...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/karaoglan-4-siiri/</link>
<guid>577297</guid>
<pubDate>2006-11-08T19:08:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Üşür Geceler</title>
<description>Üşür geceler yalnızlıklarında...  Hüzün yağar gözbebeklerine şairlerin... </description>
<link>https://www.antoloji.com/usur-geceler-siiri/</link>
<guid>568454</guid>
<pubDate>2006-10-28T11:47:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Kemal-i Mustafam</title>
<description>Asmışlar da  Kemal-i Mustafa'mı cephesine Conrad'ın izlettiriyorlar talanını İstanbul'un...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kemal-i-mustafam-siiri/</link>
<guid>567512</guid>
<pubDate>2006-10-26T22:31:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Merhaba Öğretmenim</title>
<description>Üzülüyorum eriyorum yaşıyorum...  Başımı cama dayıyorum buğulanıp alacalanıyor dışarıları... </description>
<link>https://www.antoloji.com/merhaba-ogretmenim-siiri/</link>
<guid>540801</guid>
<pubDate>2006-09-17T18:08:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Günü Beklerken ve Marmara</title>
<description>Gemiler gemiler kara bedenli gemiler, çökmüşler sularına Marmara’nın kirletirler ha kirletirler.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gunu-beklerken-ve-marmara-siiri/</link>
<guid>540794</guid>
<pubDate>2006-09-17T17:50:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Adana'nın Yolları</title>
<description>'Adana'nın yolları taştan.'   Yaka paça götürülen babasının peşi sıra çırpınıyordu. 14-15 yaşlarında </description>
<link>https://www.antoloji.com/adana-nin-yollari-siiri/</link>
<guid>540672</guid>
<pubDate>2006-09-17T14:17:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Noam Chomsky ve Çağla Erik</title>
<description>Noam Chomskiy bir büyük yürek, düşünür ABD’li…   “En büyük terörist ABD. </description>
<link>https://www.antoloji.com/noam-chomsky-ve-cagla-erik-siiri/</link>
<guid>540661</guid>
<pubDate>2006-09-17T13:58:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Tıpı Tıp</title>
<description>'Kurşun gibi ağır' hava sancılı.  Resim dersi 6 / Fen'de söyleştik </description>
<link>https://www.antoloji.com/tipi-tip-siiri/</link>
<guid>540461</guid>
<pubDate>2006-09-17T01:38:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>A Hasan'ım</title>
<description>						Hasan Güzel'e  Bana gül atacağın hiç aklıma gelmemişti, Pir Sultan mı sandın beni a canım </description>
<link>https://www.antoloji.com/a-hasan-im-siiri/</link>
<guid>540456</guid>
<pubDate>2006-09-17T01:25:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 <item>
<title>Dığıl</title>
<description>'Bugün pazar' değil sevgilim  'Bugün beni ilk kez güneşe' de 'çıkar(ma)   dılar'.  Sosyalci Şükrü Müzikçi Kâzım ve oğlum Memet'le, </description>
<link>https://www.antoloji.com/digil-siiri/</link>
<guid>540450</guid>
<pubDate>2006-09-17T01:20:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Öcalan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
