<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mustafa Ceylan Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Atatürk'ün Elmadağlı Kağnıları</title>
<description>Gece zifir Yol uzun. Hastaların başında bir doktor Saçları yapışmış terli alnına Kan lekeleri içinde beyaz gömleği Yaraları kesiyor, biçiyor, dikiyor </description>
<link>https://www.antoloji.com/ataturk-un-elmadagli-kagnilari-siiri/</link>
<guid>2494471</guid>
<pubDate>2018-05-23T04:27:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Şiir Ne Değildir?</title>
<description>ŞİİR NE DEĞİLDİR?  Mustafa CEYLAN ******************************* Şiirin ne olduğundan çok ne olmadığına iyi bakmalıyız.İşte o zaman şiiri anlar, şiire ters düşmeyiz. Şiiri anlamamak, şiire ters düşmek bir şair için en yakışıksız bir hadisedir. Şiir, şairin sevdiğidir; düşmanı değil ki. O halde, insan sevdiği ile ters düşer mi?  Şiir, komşunun bahçesindeki çiçekli ağaç değildir. Kendisine hayran hayran uzaktan bakılmasını sever de, fazla uzakta kalınarak, kendisine sokulunmamasına içerler şiir. Nesrin sihirli ve jelatin giysili aldatmalarına kapılanlardan süratle kaçan şiir, sınırları bir anda sıfırlar ve yok-yoksul dahi olsa gerçekten kendisini sevenin içinde-yüreğine kendi tahtını kuruverir. Nesir komşusuna sırt dönen şiir, araya görünmez ve aşılmaz duvarlar örmüştür ki, hem düz yazı yazıyorum hem de şiir diyenlerin yüzüne garip garip bakar ve tebessüm eder, bazen de alay eder. Çünkü, şiir kendisinin araya ördüğü o kalın duvarı kimsenin aşamayacağını bilmektedir. Gülüşü ve alaycı bakışı ondan. Şirin teni alev gibidir, hattâ alevden de sıcaktır, yakar... Yakıcı şiirin içinde kalanlar, iy'olmaz bir derde düçar olmuşlardır ki, çöl fırtınaları ve muson yağmurlarının esintisi dahi o yangını söndüremez. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siir-ne-degildir-2-siiri/</link>
<guid>2313195</guid>
<pubDate>2017-01-12T02:11:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Şiir ve Orjinallik</title>
<description>ORJİNALİTE Mustafa CEYLAN ****************************** Tekrar soralım: Nedir orjinalite ve nasıl sağlanır? Evet, asıl soru bu... </description>
<link>https://www.antoloji.com/siir-ve-orjinallik-siiri/</link>
<guid>2313194</guid>
<pubDate>2017-01-12T02:08:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Şiirde Benzersiz Söylem Dili</title>
<description>ORJİNAL-BENZERSİZ SÖYLEM DİLİ Mustafa CEYLAN ********************************* Birbirine benzeyen, sanki biri diğerinin kopyası veya çalıntısı imiş gibi kanaat uyandıran şiirle dolu internet dünyası. Özellikle "hece" yazan şairlerde sıkça görülen bir hastalık var ki, bu hususa dikkatleri çekmek istiyorum. "Kafiye ve uyak" sabitelerine bağlılığın getirdiği aynı ses çağrışımları ile engin okyanuslar kadar derin, geniş ve haz veren söylem dili olması gereken şiirin dili, sığ, birbirinin kopyası söylem dilinde çakılı kalmakta ve çoğu kere, aynı konuda aynı söylemle hece yazan şairlerin birbirlerini "intihal" ile suçladıklarına şahit olmaktayız.  Hece şiirini, parmak hesabı ile geometrisini çatan küçük dünyalarında orjinal olmayı beceremeyen kelime fakiri şairlerin dünyasında önce kafiye arkası duvarlar örülmekte, sonra ustalardan "ithal" bir uyak... </description>
<link>https://www.antoloji.com/siirde-benzersiz-soylem-dili-siiri/</link>
<guid>2313193</guid>
<pubDate>2017-01-12T02:05:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Cümle ve Mısra Arasındaki Fark</title>
<description>CÜMLE VE MISRA ARASINDAKİ FARK Mustafa CEYLAN **********************************  İşte geldik, en önemli konularımızdan birisine... Cümle ve Mısra konusuna... </description>
<link>https://www.antoloji.com/cumle-ve-misra-arasindaki-fark-siiri/</link>
<guid>2313192</guid>
<pubDate>2017-01-12T02:01:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Şiirimizde isim meselesi</title>
<description>Gelelim şiir ve şiirimizde isim meselesine.    Varlıklara verilişine göre: özel isim, cins ismi Maddelerine göre: soyut, somut </description>
<link>https://www.antoloji.com/siirimizde-isim-meselesi-siiri/</link>
<guid>2313191</guid>
<pubDate>2017-01-12T01:59:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Şiir, KELİME İSRAFI istemez.</title>
<description>Evet, işte bu.  a)  Şiir, KELİME İSRAFI istemez. Kelime israfı yapılmış şiirlerin çoğu, bir nesir'den(Düzyazı'dan) farksızdır. Yavandır, hoşça ve şiirimsi değildir.  Şöyle izah edebiliriz:  </description>
<link>https://www.antoloji.com/siir-kelime-israfi-istemez-siiri/</link>
<guid>2313190</guid>
<pubDate>2017-01-12T01:56:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Dil - Düşünce ve Duygu Bağlantısı</title>
<description>Dil - Düşünce ve Duygu Bağlantısı   Demiştik ki; "ölü evine kahkaha atılarak girilemez."  Bundan maksadımız duygu ve düşünceleri zamana ve yere göre ifade etmek gerekliliğidir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/dil-dusunce-ve-duygu-baglantisi-siiri/</link>
<guid>2313189</guid>
<pubDate>2017-01-12T01:54:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Şiir ve Dil</title>
<description>1)  ŞİİR VE DİL  Mustafa CEYLAN   II.Dünya Savaşından önce yapılan bir sayıma göre, yeryüzünde 2796 dil konuşulmaktadır. 2796 adet dili, dil bilimciler gramer yapısı ve sözlük bakımlarından "Dil Grupları (aile) "na ayırmışlardır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siir-ve-dil-4-siiri/</link>
<guid>2313188</guid>
<pubDate>2017-01-12T01:52:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Mustafa'da Mustafa</title>
<description>Mustafa'nın ruhundan bir Mustafa ses verdi Düş giyinip çıktılar, yıktılar avluları.  Yağmur yüklü bulutlar geçerken gözlerinden, Gülüştü çıkrıkların sesiyle kuyuları.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mustafa-da-mustafa-siiri/</link>
<guid>2313183</guid>
<pubDate>2017-01-12T01:13:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>TÜRK DÜNYASI Ortak Dil ve Alfabe</title>
<description>TÜRK DÜNYASI ORTAK DİL VE ALFABE  Mustafa CEYLAN **************************  2010 Yılında bir internet sitesinde Azerbeycan Alfabesi ile yazılmış bir yazının altından kopyaladığım yorumları aynen aşağıda takdim ediyorum. </description>
<link>https://www.antoloji.com/turk-dunyasi-ortak-dil-ve-alfabe-siiri/</link>
<guid>1921940</guid>
<pubDate>2013-10-18T19:57:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>HALK ŞİİRİ NAZIM BİÇİMLERİNDEN Aruz Ölçüsüyle Yazılanlara Dair 1</title>
<description>HALK ŞİİRİ NAZIM BİÇİMLERİNDEN ARUZ ÖLÇÜSÜYLE YAZILANLARA DAİR(1)   Mustafa CEYLAN *************************  Halk Edebiyatı, Divan edebiyatına etki etmiş; Divan Edebiyatı da Halk Edebiyatına etki etmiştir. Zira, bizim olan bu değerler aynı gönül ve duygu sahasında şairlerinin ruh fırtınasını birlikte yaşamışlardır. Halk şairleri, Divan şairlerinin çoğu "failâtün" vb sözlerle başlayan, üst perdeden ve bilgiçâne tutumları karşısında sessiz kalmamışlar, Divan şairlerinin kullandığı bazı kalıpları aynen ve bazı "mazmunları" da aynen kullanmışlardır. Hattâ meseleyi daha da ileri götürerek Divan Edebiyatının konularını, mazmunlarını hece şiirinde dahi kullanmışlardır. </description>
<link>https://www.antoloji.com/halk-siiri-nazim-bicimlerinden-aruz-olcusuyle-yazilanlara-dair-1-siiri/</link>
<guid>1921938</guid>
<pubDate>2013-10-18T19:52:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>DÜŞÜN BİR-Şiir Tahlili</title>
<description>"DÜŞÜN BİR"-ŞİİR TAHLİLİ   Mustafa CEYLAN *********************  Düşün bir... </description>
<link>https://www.antoloji.com/dusun-bir-siir-tahlili-siiri/</link>
<guid>1921937</guid>
<pubDate>2013-10-18T19:50:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>ÖLDÜRÜLEN ŞAİRLER 39 Derviş Paşa</title>
<description>ÖLDÜRÜLEN ŞAİRLER(39) : DERVİŞ PAŞA  Mustafa CEYLAN **********************   </description>
<link>https://www.antoloji.com/oldurulen-sairler-39-dervis-pasa-siiri/</link>
<guid>1902855</guid>
<pubDate>2013-08-25T21:35:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>ÖLDÜRÜLEN ŞAİRLER 38 Fedâyî</title>
<description>ÖLDÜRÜLEN ŞAİRLER(38) : FEDÂYÎ  Mustafa CEYLAN ***********************  Peşte savaşında şehid olan Fedâyî, XVI. Yüzyılın son yıllarında yaşamış, asıl adı İsmail olan bir şairimizdir. Asker şairlerimizin çoğunluğu savaşlarda kahramanca çarpışmışlar ve düşman tarafından öldürülerek şehid edilmişlerdir. Fedâyî’ de o şairlerimizden birisidir. </description>
<link>https://www.antoloji.com/oldurulen-sairler-38-fedayi-siiri/</link>
<guid>1902854</guid>
<pubDate>2013-08-25T21:28:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>ÖLDÜRÜLEN ŞAİRLER 37  MEHMED SUBHİ ÇELEBİ Ta’likîzade</title>
<description>Mustafa CEYLAN **************  1609 Yılında Denizli iline saldıran eşkıya tarafından yakalanıp, idam edilerek öldürülmüş bir şairimizdir. III Murad ve III. Mehmed dönemlerinde yaşamıştır. Denizli doğumludur ve Denizli’ nin eşkiyâlar tarafından ele geçirilmesini önlemek maksadıyla kurulan halk savunma brimini teşkilâtlandırmış, halkla beraber eşkiyaya karşı koymuştur. Doğduğu ilin insanlarını çok seven Mehmed Subhi Çelebizade, Ta’libi Mehmed Çelebi’nin oğludur.  * </description>
<link>https://www.antoloji.com/oldurulen-sairler-37-mehmed-subhi-celebi-ta-likizade-siiri/</link>
<guid>1902852</guid>
<pubDate>2013-08-25T21:23:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>ÖLDÜRÜLEN ŞAİRLER 36 Macuncuzade Bekâyî</title>
<description>Mustafa CEYLAN ************************  1595 Yılının Ocak ayında karısı ve karısının sevgilisi tarafından boğazı sıkılarak öldürülür ve “sarhoşlukla yanarak ölmüş” desinler diye de öldürdükten sonra kasden yangın çıkarılmış ve yakılmış bir şairimizdir.  * </description>
<link>https://www.antoloji.com/oldurulen-sairler-36-macuncuzade-bekayi-siiri/</link>
<guid>1902850</guid>
<pubDate>2013-08-25T21:07:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Şırnak Efsanesi</title>
<description>ŞIRNAK EFSANESİ  Adına bakarsan Şırnak’ın“aslanlı” demektir, Veya “Çorak yer”, Taşlık, kayalık Sarp yer demektir, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sirnak-efsanesi-siiri/</link>
<guid>1902721</guid>
<pubDate>2013-08-25T14:17:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Hakkari Zap Suyu Efsanesi</title>
<description>HAKKARİ –ZAP SUYU KÖPRÜSÜ EFSANESİ  Hakkari Dağları’nda kan var, ateş var Bu kan, bu ateş yakar canımı Ülkemi bölmek isteyen bir dünya jandarması Oynuyor oyunu, farkındayım ben; </description>
<link>https://www.antoloji.com/hakkari-zap-suyu-efsanesi-siiri/</link>
<guid>1902695</guid>
<pubDate>2013-08-25T13:47:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 <item>
<title>Aksaray Efsanesi</title>
<description>AKSARAY EFSANESİ  Sultan kızın hastalanmış oy anam! Hekimlere, hocalara tez varın Haber verin, derdest olup gelsinler …………….Selçuklunun Sarayından gam tüter </description>
<link>https://www.antoloji.com/aksaray-efsanesi-siiri/</link>
<guid>1902582</guid>
<pubDate>2013-08-25T02:58:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Ceylan</author>
</item>
 </channel>
</rss>
