<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mustafa Bi&#231;ki Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Yine Bıraktığın Yerdeyim</title>
<description>kırgındı bakışların o kasım gecesinde.                                         yine ellerin yine şifalı ellerindi yetim yüreğime dolanan             ne sen unutabilecektin ne ben.                                                     bir gece yarısıydı balkonunun altında ıslandıgı ruhumun             yahut her agladığında benim için ah etmelerindi aşkımız...      iç yanığımızdı sana ansızın yıldırımlı bir gece karanlıktan pencerene attığım güller...                                                             bir gün ansızın seninle bir yerde karşılaşıyorduk ve sarılıp ağlaşıyorduk...                                                                                şimdi bilsen sevgili her pazar gittiğimiz yerdeyim masada hala adımız kazılı...                                                                         ve ben hala senin için cakmagımı eve saklayıp ateş diye seni soruyorum herkeze..                                                                      ve artık kum gibiyi dinlemiyorum sen benim hiç bir şeyimsin diyor ahmet kaya..sen ne kadar hiçim varsa artık osun..ve ben herşeyimden olurda o hiç bir şeyimden olamam..şimdi sorma bana nerdesin mustafa diye biliyorsun her pazar gittiğimiz yerdeyim...buyur gel biliyorum konuşacak bir şeyimiz yok ama olsun gel gözlerinle hala beni sevdiğini anlat bana.. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yine-biraktigin-yerdeyim-siiri/</link>
<guid>534266</guid>
<pubDate>2006-09-07T02:28:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Biçki</author>
</item>
 <item>
<title>Ateş-i aşk</title>
<description>yar deyince gönlümün tellerine ince bir heyecan düşer             yadı ile ciğerime  hasretin kanlı bıçağı iner                                 gözlerim cemaline değince içime heyecan düşer                 ey gül bu can o cansız elbet ki bi can düşer                              o yarki ülkeme namı ile hükümdar düşer                                 bana da köle gibi zindanda ah ile intizar düşer                         başım önüme düşer ruhum göz yaşiyle söner                            gündüze hayalin geceme rüyan düşer                                         bülbülün gönlü bir seherde gülüne düşer                                     bülbül gülüne yaklaştıkça tüyüne kan düşer                               aşıkta yar diye inleyip geceler geçer                                          aşkına boyanıp gölge misali ardına düşer                                  sensiz o gülistanda güller figana düşer                                       merhem olmaz isen yar,gönlüm virana düşer                             ne hoştur yanmak şimdi ateşe gül düşer                                    güller balığa döner,ibrahime karınca düşer                                karınca haliyle ince bir temsile düşer                                          safını belirlemek için sırtına yağmurlar düşer                              aşığın sevgilisinin ismi şirin düşer                                               ferhada da kazma ile dağlar düşer                                             yusufun cemaliyle alem hayrete düşer                                         mecnun leylayı görünce toprağa can düşer                                feryadın ile seher vakti dilime lal düşer                                       gece düşte yoksan gönlüme lal düşer                                         can düşer canan düşer gönlüme talan düşer                             yarim uzaktayken aklıma hayli ziyan düşer                                 firakınla her lahza ruhuma iniltiler düşer                                      ceylan gözlü bir nazarınla toprağa güller düşer                          bu can sensiz billahi durmaz ahiri ölüm düşer                            bu derd ile yaşamak aşıkta zulüm düşer                                     bağla elimi boynumu büktüm dilimden gel düşer                       yalan olur herşey gönlümde artık aşka yel düşer </description>
<link>https://www.antoloji.com/ates-i-ask-4-siiri/</link>
<guid>456502</guid>
<pubDate>2006-05-18T02:30:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Biçki</author>
</item>
 <item>
<title>Kardelen</title>
<description>ıslatmamalıydı eylül gözlerini,  baharı saklamalıydın... umut yetiştirmeliydin her şeye rağmen. kara bulutlara aldırmadan, yeşil gecelerden sevda koparmalıydın... ellerin üşüse de  sıcak tutmalıydın yüreğini, </description>
<link>https://www.antoloji.com/kardelen-90-siiri/</link>
<guid>415439</guid>
<pubDate>2006-04-02T13:30:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Biçki</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Olsaydın</title>
<description>Saçlarını savuran rüzgar olsaydım seher vaktinde  Ne olurdu bir bakış da ben olsaydım siyah bakan gözlerinde Hazan mevsiminde dalından kopan yaprak olsaydım Seninle solan bir gül de ben olsaydım Baharla açan çiçeklerin,hüzünle biten gecelerin Ağladığında göz yaşların olsaydım,güldüğünde gamzelerin </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-olsaydin-8-siiri/</link>
<guid>288220</guid>
<pubDate>2005-08-01T16:18:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Biçki</author>
</item>
 </channel>
</rss>
