<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mustafa Altuğ Kale Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Nereye?</title>
<description>Düşünüyordum bir gece, Belki seni düşürürüm diye heceye. Üşüyordum aynı gece, Örter misin üstümü şöyle sessizce? ​Hayalini kurdum her gündüz, her gece, Yine bir olur muyuz o eski yerlerde? </description>
<link>https://www.antoloji.com/nereye-132-siiri/</link>
<guid>3785468</guid>
<pubDate>2026-01-26T00:23:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Altuğ Kale</author>
</item>
 <item>
<title>Şehidim</title>
<description>​Günlerden ılık bir Ocak gecesiydi, Dedem sobada kestane pişiriyor, Anneannem de onları ayıklayıp bana veriyor, Ben de televizyon ve su beraberinde onları yiyordum. ​Bir anda kapı zili çaldı; Dedem aldırış etmedi, "Köpeklerden biridir," dedi. </description>
<link>https://www.antoloji.com/sehidim-243-siiri/</link>
<guid>3773175</guid>
<pubDate>2025-12-27T14:23:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Altuğ Kale</author>
</item>
 <item>
<title>Yüce Türk Kanı</title>
<description>Bozkırdan bir ses geldi, Ergenekon destanı, Orta Asya’da doğdu, koca Türk kanı, Göçebe ruhu taşıyan, yüce kağanlar kanı, Turan’ın bozkırında, kurulan ilk ak kolu. Oğuz Han'dan yayıldı, köklü bir Ulu Çınar. ​Çinliler’e set çeken, Mete’nin demir yayı, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yuce-turk-kani-siiri/</link>
<guid>3769555</guid>
<pubDate>2025-12-17T16:42:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Altuğ Kale</author>
</item>
 <item>
<title>Mıhdarım</title>
<description>Aman Mıhdarım, gadasını aldım, duu bi dinlen, Şu garip kulunun halına, bi bakıver yandan. Bozma ağzımın tadını, eyme beni yaman, Darağacın ucu gibi, beynim döndü duman. ​Ne diyem, ne etçen? Dilemde fer gatmadı,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/mihdarim-siiri/</link>
<guid>3769552</guid>
<pubDate>2025-12-17T16:40:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Altuğ Kale</author>
</item>
 <item>
<title>Yurdum</title>
<description>Yürekleri köz, cepheleri buzlu dağ, Kar beyaz kefen oldu, doksan bin civana. Bir emirle yürüdü, donarak o al sancağ, Dönmedi geri onlar, gurban oldu vatana. O kahramanlık ruhu, hiç sönmeyen ocaktı.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yurdum-59-siiri/</link>
<guid>3769553</guid>
<pubDate>2025-12-17T16:40:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Altuğ Kale</author>
</item>
 <item>
<title>Akif'im</title>
<description>Bir asır geçti, sesin hake karışmış sanılır, Lâkin her mısrân hâlâ damarda kan sanılır. Safahat bir ayna ki, devri yansıtan deşifre, Yoksulun feryâdı, zalimin zulmü bir ulu şifre.  Cehalet bir yara, imân ise neşterdi sana, </description>
<link>https://www.antoloji.com/akif-im-6-siiri/</link>
<guid>3769551</guid>
<pubDate>2025-12-17T16:39:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Altuğ Kale</author>
</item>
 <item>
<title>Çılgın Uşak</title>
<description>Göktuğum, senun bu yaş günün, On dörd oldin, geçup gitti on üçun. Boyin uzadi, oldun bir delikanli, Ama yinede pek bir haylazsun, ne lafuni!  ​Senun aklun fikrun o Edirnelu gızda, </description>
<link>https://www.antoloji.com/cilgin-usak-siiri/</link>
<guid>3769549</guid>
<pubDate>2025-12-17T16:38:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Altuğ Kale</author>
</item>
 <item>
<title>Kardeşimdin</title>
<description>​Sen benim kardeşimdin, aynı kandan değildik, Ama aynı candan saydım, bir ömrü bölüşürdük. Göğsümde taşıdığım o en büyük sırdın sen, Şimdi yabancı kaldık, ne zaman, nasıl bilsen? ​Yüzünde güvendiğim o masum maske nerede?  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kardesimdin-siiri/</link>
<guid>3769550</guid>
<pubDate>2025-12-17T16:38:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Altuğ Kale</author>
</item>
 <item>
<title>Kalbimin Bir Parçası</title>
<description>Odalar sessiz, gece bir mendil gibi serilmiş, Sadece saatin tıkırtısı ve senin nefesin. O eski, ahşap koltukta oturuyorsun hâlâ, Parmaklarında bitmeyen bir iplik yumağı. Sanki ömür denen şeyi, ilmek ilmek örüyorsun,  </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalbimin-bir-parcasi-siiri/</link>
<guid>3769548</guid>
<pubDate>2025-12-17T16:36:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Altuğ Kale</author>
</item>
 <item>
<title>Eşikte</title>
<description>Kapının eşiğinde duruyorum, Bir adım önüm geleceğim, Bir adım arkam çocukluğum. İkisi de beni çağırıyor, İkisi de biraz eksik benden.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/esikte-2-siiri/</link>
<guid>3769546</guid>
<pubDate>2025-12-17T16:35:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Altuğ Kale</author>
</item>
 <item>
<title>Eskici Çıkmazı</title>
<description>​Bu şehir, eski bir plağın cızırtısı şimdi; Her köşe başında aynı ses, aynı telaş. Oysa ben, dünkü sokağı arıyorum hâlâ, Tarihin küf kokan, tenha bir çıkmazını.  Orada, kırık bir pencerenin ardında, </description>
<link>https://www.antoloji.com/eskici-cikmazi-siiri/</link>
<guid>3769544</guid>
<pubDate>2025-12-17T16:34:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Altuğ Kale</author>
</item>
 <item>
<title>Yeter Artık</title>
<description>Bizim hiç haberimiz olmadı zaten,  Bir anda yoktan var olan fikirlerden. Hiç birinden haberimiz olmadı,  Ben ne yaptım ya biz ! Saygısızlık mı yaptık, adam mı kestik. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeter-artik-174-siiri/</link>
<guid>3769542</guid>
<pubDate>2025-12-17T16:33:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Altuğ Kale</author>
</item>
 <item>
<title>Neyim  Var ki?</title>
<description>Günlerden bir Ağustos sabahıydı.  Anneannemin o meşhur tütünlü oda kokusu, Kömürle karışmıştı. Ben yine yer yatağında, Kahkaha sesleri ile uyandım.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/neyim-var-ki-9-siiri/</link>
<guid>3769540</guid>
<pubDate>2025-12-17T16:31:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Altuğ Kale</author>
</item>
 </channel>
</rss>
