<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Mustafa Akkoyunlu Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Son</title>
<description>Sular perde perde kararıyor yokluğunda, her şey sustu, lal kesildi kara toprak... Buralarda zaman, zaman! ... Hiç geçmeyecek gibi, kolumdaki saat hala bırakıp gittiğin yerde, akrepte, yelkovanda alışamadı bırakıp gidişine. Sen gidince; Balıklar yüzmekten aciz... Gözlerim konuşmaktan korkak... Ellerim yazmaktan ürkek... Bilmezsin! ...   Bırak akıp gitsin zaman, bırak üşüsün ellerim, bırak çözülmesin kaldırımların buzu. Ayaz vursun yüreğime,  kapat gözlerini, bakma ardından sakın... Kelepçeleri bilezik yaptım adı aşk oldu bileklerimde... Ne zaman adın kıvrılıverse başucuma, en acı sızıyla  hissettim damarlarımda... Bebek gözlerimle sevdim ama; Bebek kadar masum, bebek kadar saftı sevmelerim.  Güvercin yüreğinde dillerim. Çaresiz susar gider... Söylenecek tek cümle kaldı yürek satırımda. Ne güle güle, Ne de hoşça kal... Bir cümle sadece......................................... </description>
<link>https://www.antoloji.com/son-279-siiri/</link>
<guid>1008232</guid>
<pubDate>2008-08-21T11:44:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Akkoyunlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sakın Bakma Gözlerime</title>
<description>hüzün resmini gözlerime işleyene…    Sakın bakma gözlerime Emanet değildir </description>
<link>https://www.antoloji.com/sakin-bakma-gozlerime-siiri/</link>
<guid>1008228</guid>
<pubDate>2008-08-21T11:41:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Akkoyunlu</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Varmış Bir Yokmuş</title>
<description>Bir gözümden akan sendin Öbüründe susan maviye kardeş Mavi mavi sevdim seni Kızıla büründüğünde Bu bir deniz yangınıydı artık Bize gökyüzü kaldı… </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-varmis-bir-yokmus-72-siiri/</link>
<guid>1008222</guid>
<pubDate>2008-08-21T11:39:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Akkoyunlu</author>
</item>
 <item>
<title>Ay Susardı Gözlerinde</title>
<description>Kara trenin İkinci sınıf kompartımanında Büyüttüm sevgimi. Hep üşürdüm bir köşede Sıcağı hiç tadamadım Ya su buz keserdi ellerimde </description>
<link>https://www.antoloji.com/ay-susardi-gozlerinde-siiri/</link>
<guid>1008004</guid>
<pubDate>2008-08-20T23:35:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Akkoyunlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sobe</title>
<description>Vuslata hasret yollarımıza şimdi kar yağıyor, her tanede bir yürek can veriyor gizlice. Mevsim hep farklı gözler hep aynı olsa da, özleminle kuruyan güllere şimdi kar yağıyor…  Senden sonra buz kesen ömrümün üşüyen yaralarını saran müebbetlik aşk mahkûmuyum. Oysa kimsenin giremediği ve görmeye korktuğu güzellikler düşüdür hayatım bir köşede yeşeren…  Uykularındaki tren sırtındaki kar yüzündeki silinmeyen mahzunluk… Bak işte ben yokum artık. Aynadaki benim sen halim  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sobe-78-siiri/</link>
<guid>1007559</guid>
<pubDate>2008-08-20T10:49:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Akkoyunlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Uyanırken</title>
<description>Biliyorum! Yine böyle katran karası, yine böyle zifiri bir gecenin ardından, geldiğin gibi, güneşten önce sızacaksın penceremden… Bu sabah olmasa da belki sonraki bir sabah, penceremden sızarak uyandıracaksın uykumdan; Ve sımsıcak, özlem dolu bir günaydınla karşılanacaksın. Bu gün değilse de yarın, belki daha sonraki bir yarın, açılmamak üzere yüzüme kapandığını sanan şu kurumlu kapı, diz çökecek önümde. Sonra! ... ya bir telefon çalacak ya da bir kapı gıcırdayacak, irkileceğim, düşümdeki gerçekten yüzümdeki yalana dönüşeceğim. Hava aydınlık, deniz inadına mavi olacak. Yine kaçacağım köşe bucak. Düşümdekini yalvaracağım Mevla’dan. Sen uyuyor olacaksın. Karanlığıma dönüp kırık penceremden düşlerime sızmanı bekleyeceğim. SEN UYANIYOR OLACAKSIN…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-uyanirken-siiri/</link>
<guid>1002935</guid>
<pubDate>2008-08-13T15:06:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Akkoyunlu</author>
</item>
 <item>
<title>Mahşerin Öbür Adı</title>
<description>	 Göz bebeklerimde titriyor şimdi bu şehir. Aynadaki bütün umutları, bütün sevinçleri ve bütün hayal kırıklıklarıyla süzülmeyi bekliyor yanaklarımdan... Cadde cadde, sokak sokak, ev ev çığlıklar yükseliyor bu şehirden... Bu bir ağıt senfonisiydi, orkestrası kandan ve çamurdandı…  Hayallerin sustuğu şehirde sevmiştim seni. En sevindiğim yol kaybedişimdi bu kayboluş. Sağ cebimdeki tebessümü, şehirlerden topladığım çocukluğumu bırakıvermiştim başucuna... Hayaller susarken bu şehirde, tebessüm olmak istemiştim yüzünde, verebileceğim tek hediyemdi.  Bir kış gecesi kaybetmiştim seni. Acı bir gözyaşı depreminin enkazıydı ellerimi bırakışın. Papatyaları susturarak, kardelenleri çiğneyerek, son misketi de usulca bırakarak avuçlarıma, hayat kapısını çekip ardından, bu şehri göz bebeklerime gömüp kayboluşumda kayboluşumdu gidişin. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mahserin-obur-adi-siiri/</link>
<guid>1002934</guid>
<pubDate>2008-08-13T15:04:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Akkoyunlu</author>
</item>
 <item>
<title>Hoşçakal Ayrılık</title>
<description>İstemem sende kalsın timsah gözlerin,  yalancı gözyaşların... İstemem sende kalsın! Kan damlatan kalemim, yüreğimdeki çizikler… İstemem sende kalsın...  Sevmek kader, gülmek tabutsa bana. Aldırma, dön arkanı, giden trene inat! Duyma! Duyma istemem, bıraktığın asırlık tabloyu. Hiç arama, hiç sorma sakın. Dinleme rüzgârı, aldırma ıslak kirpiklerime... Bakma sakın pencerene, süzülen her damlada, görme sakın bu yüzü...  Hoşçakal ayrılık! yüreklerden göç var bu gece. Sende yak her şeyi, eser kalmasın yürek adına, benden kalana... Kül olsun her şey...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/hoscakal-ayrilik-siiri/</link>
<guid>1002384</guid>
<pubDate>2008-08-12T15:55:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Akkoyunlu</author>
</item>
 <item>
<title>Sırlar Altında Gözyaşı</title>
<description>Yıldızlar olsaydı gözlerinde  Göktekiler solardı üzerinde Yumuşak bir sevgi koy nefret yerine Sevgi ektiğimiz yerler de Sevinç büyüsün yine...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/sirlar-altinda-gozyasi-siiri/</link>
<guid>1001855</guid>
<pubDate>2008-08-11T16:32:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Akkoyunlu</author>
</item>
 <item>
<title>Gözlerimden Akan Şehir</title>
<description>Bütün şehir akıyordu gözlerimden, çiğ düşmüştü sevdalara, gülün yanaklarında donmuştu gözyaşı, güvercinler yoktu, yerdeydi bütün anılarım, Çiğneniyordu kaldırımlarda…  Karanlık ve soğuktu hava, içim alev alev, ruhum titriyordu, mum gibi sönüyordu gözlerim, bakamıyordum ardımdaki yalana. Rüzgar dudaklarımı kemiriyor, konuşamıyordum düşümdeki gerçekle…  Bütün şehir akıyordu gözlerimden, imdat bile diyemiyordum, anılarım hayallerim, sitemkâr bakışım… Damla damla kaldırımdaydı. </description>
<link>https://www.antoloji.com/gozlerimden-akan-sehir-siiri/</link>
<guid>1001853</guid>
<pubDate>2008-08-11T16:28:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Akkoyunlu</author>
</item>
 <item>
<title>Korkarım</title>
<description>Bir bahardır bakışın  Damla damla avuçlarımda Gözlerimde yaşatsam seni Susuz kalırsın diye KORKARIM...  </description>
<link>https://www.antoloji.com/korkarim-74-siiri/</link>
<guid>1001851</guid>
<pubDate>2008-08-11T16:20:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Akkoyunlu</author>
</item>
 <item>
<title>Suskun Şehrin Ayak Sesleri</title>
<description>Yorgun bu şehir, alışamamış bir türlü kaybolup gidişine, unutamamış kaldırımlar terk edip böyle gidişini… Sen gittin; Ağlamaklı bu şehir, sokaklar bomboş, hava kurşun kadar ağır... Otobüsler çalışmıyor, tartıcı çocuk çalmıyor kapımı artık. Bakır tadı var aldığım nefeste, içtiğim suda, kokladığım çiçekte…     Gidişin sadece ayrılık olmadı ki! Hüznün, umuda ihtilali, sonbaharın intiharı, sol yanımın ağırlığı ve karanlığım oldu gidişin. Hangi lambaya elim gitse avuçlarımda söndü birer birer.  Gülüşünle aydınlanırdı bu şehir, gözlerinle dalgalanırdı deniz, ellerinde açardı çiçekler rengârenk. Gidişin sadece ayrılık olmadı ki!  Nisan yağmuru oldu içimde, sel oldu şehirde, mühür oldu yüreğime…  </description>
<link>https://www.antoloji.com/suskun-sehrin-ayak-sesleri-siiri/</link>
<guid>1001850</guid>
<pubDate>2008-08-11T16:19:00+03:00</pubDate>
<author>Mustafa Akkoyunlu</author>
</item>
 </channel>
</rss>
