<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. M&#252;sade &#214;zdemir Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Git, sonra gel</title>
<description>"Acelesi yok" deriz. İçinde bulunduğumuz andan daha iyi, daha uygun bir an bekleriz. Habire başka günlere erteleriz, sonra daha başka günlere, aylara, yıllara öteleriz. Oysa mutluluk; gidip kapısında çay içeceğimiz bir arkadaş, bir dost değil ki bizi her zaman oturmaya beklesin, özlediğinde arasın sorsun, ya da gelip bizi ziyaret etsin. Mutluluk hayatın kendisi. Hayatı ihmal etme gibi bir lüksümüz olmamalı. Hayatı ihmal etmek, kendimizi yok saydığımız anlamına gelir.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/git-sonra-gel-siiri/</link>
<guid>3414817</guid>
<pubDate>2022-11-14T01:29:00+03:00</pubDate>
<author>Müsade Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Üzgünüm</title>
<description>zehirli bir ırmağın günden güne besleyip doyurduğu bir karanlık  bu karanlıktan çıkıp güneşin öpücüğüyle çiçeklenip yemişe duracak gücü kendinde bulamayan karanlığın derinliklerinde sonu gelmez bir kuluçkaya yatmaya yazgılı ürpertilerle kaynaşan içlerindeki yaşam içgüdüsünü uyandırmayan </description>
<link>https://www.antoloji.com/uzgunum-147-siiri/</link>
<guid>2053401</guid>
<pubDate>2014-10-17T17:29:00+03:00</pubDate>
<author>Müsade Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Gark Olmuş Batık Sağıyor Kalbim</title>
<description>bir sonbahar çiçeği kadar bitkin ayrılık türküsü kadar yalnız imkansız aşklar kadar acılı öyle sancılı bir hayat  dokuz ay, dokuz saat, dokuz dakikanın </description>
<link>https://www.antoloji.com/gark-olmus-batik-sagiyor-kalbim-siiri/</link>
<guid>2051315</guid>
<pubDate>2014-10-12T19:04:00+03:00</pubDate>
<author>Müsade Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Biz Çocukken Güzeldik</title>
<description>Yaptıklarımız ve yapacaklarımız belliydi:  Aynı şarkıyı söylemek, aynı bakkaldan ekmek almak, aynı topun peşinden koşturmak ve okul zamanı aynı sıralarda yan yana oturmak. Ha bir de; yüzü asık, göbeği sarkık, eli sopalı Mehmet amcanın bahçesinden pembe güller çalmak. Kin, nefret, korku nedir bilmezdik. Gök gürültüsünden ve karanlıktan korkmaktan başka derdimiz yoktu.  Sabahın ilk ışıklarıyla her sokaktan sesleri birbirine benzer ıslıklarıyla, yüzleri birbirine benzer çocuklardık. Biz sadece isimlerimizi bilirdik, cisimlerimizden habersiz. </description>
<link>https://www.antoloji.com/biz-cocukken-guzeldik-siiri/</link>
<guid>1872287</guid>
<pubDate>2013-05-29T01:05:00+03:00</pubDate>
<author>Müsade Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Ölüm Alır Öpüşlerin En Güzelini</title>
<description>akar zerdali yaprağında sonbahar dalgalar döver kumsalı bir gemi yara alır gelir akrabalar, dostlar gelir odalar bir dolar bir boşalır  </description>
<link>https://www.antoloji.com/olum-alir-opuslerin-en-guzelini-siiri/</link>
<guid>1871667</guid>
<pubDate>2013-05-27T00:23:00+03:00</pubDate>
<author>Müsade Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Hasret Türküsü</title>
<description>pusulayı şaşırmış dümensiz-yelkensiz çırpınmaktan pervanen misali dönüp durmaktan yoruldum  yorgunum sevdiceğim bir adım daha gidemeyecek </description>
<link>https://www.antoloji.com/hasret-turkusu-39-siiri/</link>
<guid>1806376</guid>
<pubDate>2012-12-22T22:26:00+03:00</pubDate>
<author>Müsade Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Yıkık Pegler</title>
<description>onlar  aşktan ve dostluktan vazgeçmeyen lehçesi meneviş kokulu akçakavaklardı nasırlaşmış ellerinde hayatın kırılmış dal uçlarını emzirmeye çalışıyorlardı </description>
<link>https://www.antoloji.com/yikik-pegler-siiri/</link>
<guid>1795382</guid>
<pubDate>2012-11-29T01:06:00+03:00</pubDate>
<author>Müsade Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Yâd</title>
<description>Büyük ölülere yas gerekmez,  fikirlerine bağlılık gerekir. M.K.Atatürk  Siren sesleri kesişirken kulaklarının dibinde; tüylerin diken diken olur, dizlerinin dermanı kesilir. O anlamsız- melodisiz titreşimin rezonansıyla ruh ve beden; yaşanmamış yılların olmazını olur yapan, </description>
<link>https://www.antoloji.com/yad-10-siiri/</link>
<guid>1787315</guid>
<pubDate>2012-11-08T00:20:00+03:00</pubDate>
<author>Müsade Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Şu dağın ardında güneş var</title>
<description>sedir kokulu kırbaçlar şaklardı uykularında şahlanırdı atlar geçerlerdi şeytan çarkından  kara kaftan al kumaş </description>
<link>https://www.antoloji.com/su-dagin-ardinda-gunes-var-siiri/</link>
<guid>554768</guid>
<pubDate>2006-10-08T02:57:00+03:00</pubDate>
<author>Müsade Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Yaşamaktan Korkmayacaksın Derdi babam</title>
<description>yaşamaktan korkmayacaksın derdi babam sessiz sessiz yudumlayacaksın acıyı yaşlı anaları kadar Anadolu’nun çilekeş olacaksın katlayıp koyacaksın gözyaşını mendiline sızlanmayacaksın  </description>
<link>https://www.antoloji.com/yasamaktan-korkmayacaksin-derdi-babam-2-siiri/</link>
<guid>536641</guid>
<pubDate>2006-09-11T06:57:00+03:00</pubDate>
<author>Müsade Özdemir</author>
</item>
 <item>
<title>Adını Sen Koy...!</title>
<description>bir yaz sıcağının tenime dokunuşu yaralı yüreğim kadar yakar mı bulutun yağmura kara sevdası gözlerimdeki sevda kadar akar mı her dem hasretindeyim bu yürek, candan gitmek üzere </description>
<link>https://www.antoloji.com/adini-sen-koy-58-siiri/</link>
<guid>514279</guid>
<pubDate>2006-08-08T14:16:00+03:00</pubDate>
<author>Müsade Özdemir</author>
</item>
 </channel>
</rss>
