<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Murat Karabulut Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sen Beni Kaybettin</title>
<description>Senden sonra, en çok gelmeyişine güvendim ben. Bir daha gelemeyecek oluşuna. Ve beni sevmeyişinden sonra, en çok hatırlanmayacak olmana üzüldüm. Oysa bir zamanlar seni hatırlamak için ne kadar çok dua ederdim bir bilsen. Zoruma gidiyor anlıyor musun? Seni unutan olmak, hatırlamayacak olmak, adını duydugunda sevinen değil de, üzülüp içine ağlayan olmak. Anlamıyorsun değil mi beni? Yani bir defa da olsa benim gözümden bakmıyorsun yaşananlara. Tabi, bütün bunların senin için bir önemi yok nasılsa. Sen adına unuttu de, bitti de, ama beni sevmedi deme. Çünkü ben seni, elimden,  ayağımdan, kolumdan bile daha çok sevdim. Şimdi onlar bile küskün bana, ne zaman sana gelmeye niyetlensem, kötürüm olur kalırım bulunduğum yere. Şimdi bir kez daha anladım ve hiç yanılmadım sana karşı duygularımda. Sana olan sevgimde, sevgimi haketmeyişinde ve hatırlanmayacak olmanda yanılmadım. Ne olur yine beni yanıltma ve gelme. Gelme artık çünkü bu sevda terk etti bizi, zaten ne senin gelesin var ne de benim sevesim. Oysa aşka susamışken, susarak gitmek ne kadar zor bilemezsin. Bir valiz dolusu elbileri toplayıp gidersin de, yaşanan hatıraları, sevdiğinde kalan aklını, boşa harcadığın sevgini toplayıp da gidemezsin. Hiçbir zaman tam giden olmaz ayrılanlardan.  Senden birşeyler kalır hep geride, aklın kalır, kalbin kalır, yüreğin kalır, diğer yarın kalır. Yani aşkı tamamıyla yaşayamadığın yetmemiş gibi tam olarak da gidemezsin. Hep yarım, hep eksik. Ama bütün bunlar farketmez artık, sen beni kaybettin... </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-beni-kaybettin-siiri/</link>
<guid>2740284</guid>
<pubDate>2018-07-15T23:54:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>Unuttum Dediğinde Başlıyor Her şey</title>
<description>Bazen yapılanlar değil de, yaşananlar zoruna gidiyor insanın. Mutluluğunun bir parçası olsun diye hayatının bir parçasını harcıyorsun severken. Sadece elinden geleni değil, yüreğinden gelenin en güzelini yapıyorsun. Her şey bitsin, herkes gitsin o kalsın deyip, emek veriyorsun mutlu olmak ve mutlu edebilmek adına, belki de ömrünün en değerli vaktini ayırıyorsun ama değmiyor. Ve hiç beklemediğin anda basit nedenler yüzünden bitiyor. Sonra herşeyinken, hiç kimsen oluyor yani hiç oluyor her şey. Bir zamanlar yüreğinin yüreğine değdiği insan, bazen düşünmene bile değmiyor. Herkesten ayrı tuttuğun birinin, herkesten farkı kalmıyor, hatta hiçbir şeyi kalmıyor. Biten sadece bir ilişkiymiş gibi görünse de ayrılıklar yaşanınca, biten sadece ilişkiler olmuyor.İnancın bitiyor, güvenin bitiyor, sevgin bitiyor ve eksik kalıyorsun, biraz da yarım. Parçalarından toplanıp ayağa kalkmak istedikçe aklına gelenler darmadağın ediyor yine seni. Tam, bitti, unuttum dediğin anda başlıyor her şey. Zamanla içine hapsettiğin yorgunlukların dökülmeye başlıyor ve içinden dökülenlere takvim yaprakları da eşlik ediyor birer birer, hiçbir yaprak yazmıyor yaşadıklarını. Bir asır gibi, bir ömür gibi geliyor yaşadıkların ama kimsenin umrunda olmuyor. Dedim ya, sana ne yapıldığıyla ilgilenmiyorsun, neler yaşadığınla ilgileniyorsun ve yaşadıkların zoruna gidiyor, bir şey yapamıyorsun. İşte o zaman, senin zoruna giden, başkasının kolayına geliyor.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/unuttum-dediginde-basliyor-her-sey-siiri/</link>
<guid>2740282</guid>
<pubDate>2018-07-15T23:51:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>Gidene Ağlamaz Kadın</title>
<description>Gidene ağlamaz kadın! Bir kadın ağlıyorsa, terkedildiği için değil, kalbinde açılan lüzumsuz yaralar yüzünden ağlar. Kolay kolay ağlamaz bir kadın. Yani biri için dökmez gözyaşlarını,  ya  değmediği için, ya da sevgisine boyun eğdiği için ağlar. Ve kadın ağlarsa, gözden değil yürekten ağlar. Eğer yürekten ağlıyorsa bir kadın, onuru kırılmıştır, güveni kırılmıştır, hevesi kırılmıştır. Herkesten, herşeyden hatta kendinden bile kaçar, yine kendine saklanır güveni kırılan bir kadın. Çünkü, arkasına sığınacak, birine daha güvenecek mecali kalmamıştır. Giden için ağlamaz kadın, içinde ukte kalmış yaşanmamışlıklara, kırılmışlıklara, en çok da değmemişlere ağlar kadın. Avaz avaz susar, susa susa ağlar bir kadın, saçlarının her teline astığı hayallerinin yanına bir de içindeki çocuğu asar. Bahaneleri değil,  gerçekleri olur seven kadının. Bu yüzden, gerçek sevmeleri, hep yalan insanlara ağır gelmiştir, yarım kalmıştır, biraz da eksik...  Eğer ağlıyorsa bir kadın, bittiği için değil, yaşama hevesi ç’alındığı için ağlar. Çok sevmese de, güzel sevebilir bir kadın, temiz bir sevginin yakışacağı yüreğine, yara açıp gidenler olmazsa eğer.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gidene-aglamaz-kadin-siiri/</link>
<guid>2740280</guid>
<pubDate>2018-07-15T23:49:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>Acıdı İçim</title>
<description>Bütün olanlara rağmen, olmayacağını bildiğim halde bir umutla aradım bunu. Bu sefer konuşmasına izin vermeyip, hıçkırıklarımı içime atarak, saatlerce eskisi gibi, tekrar beraber olalım diye kurdum cümlelerimi. “senin üzülmeni istemiyorum’’dedi. O an anladım, kibarca  “defol git başımdan’’ demek istediğini. O an anladım, telefonun başında ölsem bile umrunda olmayacağımı. Böyle cümleler aşka cesareti olmayan  insanların arkasına sığındı kalkanlardır.  Böyle cümleleri, sevmenin ve sevilmenin anlamını bilmeyen zavallılar kurar  sadece.  Konuşmasına fazla müsade etmeden kapattım telefonu yüzüne, bir daha açılmamak üzere. Yığıldım bulunduğum yere ve nefret ettim kendimden. İki büklüm  olup sağıma soluma dönüp öldürmek istedim onu içimde. Anlatamadım, zaten anlamayacaktı da. Çünkü anlasaydı üzülürdü halime, acırdı.  Acıdı içim. Keşke içimi dışıma çevirebilseydim. İçim dışıma çıksaydı o zaman anlardı belki. Neyse Anlamadı işte. Onu severken herkese kördüm ama şimdi sevilmediğimi gördüm. Beni nasıl sevebilirdi bilmiyorum. Nerden bileyim, hiç sevilmedim ki. Herşeyin bir sebebi varken onu sevmenin artık nedeni yok. Belki okursun diye yazıyorum, belki hatırlarsın diye; </description>
<link>https://www.antoloji.com/acidi-icim-3-siiri/</link>
<guid>2740279</guid>
<pubDate>2018-07-15T23:48:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>Gitmek Şimdi Yakışacak Sana</title>
<description>Artık eskisi gibi hatırlamıyorum seni. Unuttum gibi, biraz da hatırlanmaya değmezmişsin gibi. Güldüğüm zamanlarda aklıma gelip, gözyaşlarıma sebep olmayacaksın, ya da “mutlu olduğum anların katili” yazmayacak sana dair lügatımda. Dağıttığın yerden toparlıyorum kalbimi. Ve sen, unuttuğum yerden hatırlanmayacaksın bundan böyle. Şimdi, herşeyini topla, çık git aklımdan. Çünkü, gitmek asıl şimdi yakışacak sana. Dedim ya, eskisi gibi hatırlamıyorum seni. Arada bir aklıma geliyorsun, sonra dağıtıp gidiyorsun.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/gitmek-simdi-yakisacak-sana-siiri/</link>
<guid>2738316</guid>
<pubDate>2018-07-11T01:27:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>Bir Gün Mutlu Olmak İçin Her Üzülüyoruz</title>
<description>Gün geliyor, kimseye kırılmıyorsun. Çünkü, kırıldığına değmiyor, üzüldüğüne değmiyor. Alışıyorsun bütün yaşadıklarına. Ve öyle zamanlar oluyor ki, ne birini tanımak istiyorsun, ne birini sevmek istiyorsun, ne de birine daha güvenmek istiyorsun. Herkes aynı gibi geliyor ve herkes aynı kırgınlıkları avucuna bırakacak korkusu yüzünden elini, avucunu hatta yüreğini açamıyorsun, gerçekten sana iyi gelecek olan insanlara. Ve artık birini tanımak, senin için zaman kaybından başka bir şey ifade etmiyor. Birinden soğumanın cezası, bininden vazgeçmek oluyor. Sonra birileri çıkıyor, seni anlamış gibi ya da anlayacakmış gibi gelse de aslında sadece “gibi” olarak kalıyorlar. Ve sen yine düşüncelerinle kalıyorsun, öyle yorgun, öyle bitkin ve hala aynı yerde. Güzel cümlelerle teselli etmek adına, “herşey geçecek, bir gün mutlu olacaksın” diyorlar, çok kırıldığından, o günü yaşama hevesin de kalmıyor, sonra o günü beklemekten de vazgeçiyorsun.  Gelecekte mutlu olma hayalinin bedelini, şimdiden kırılarak ödüyorsun. Bir gün mutlu olmak için her gün üzülüyorsun. </description>
<link>https://www.antoloji.com/bir-gun-mutlu-olmak-icin-her-uzuluyoruz-siiri/</link>
<guid>2738314</guid>
<pubDate>2018-07-11T01:26:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>Güçlü Kadınları Sevin</title>
<description> Eğer bir kadın sevmekse niyetin, güçlü ve neşeli bir kadını sev. Çünkü o kadının gülüşünün ardında, kocaman hayal kırıklıkları vardır. O, kendinden daha çok sevdiği insanların bıraktığı enkazı taşır yüreğinde. Bu yüzden güçlü görünmeye çalışır, gülmeye çalışır, hiçbir şey olmamış gibi, herşey yolundaymış gibi görünmeye çalışır. O kadın sevmeye korkar, yastığında gözyaşı biriktirir, gözyaşlarına hakim olamaz ve o an belli olur ne kadar yaralı olduğu. Eğer gerçekten bir kadın sevmek istiyorsan, yüzünde tebbesüm olan kadını sev. Çünkü o kadının tebessümünün altında yalnızlığı yatar. Ve bu yalnızlığı, kimse olmadığından değil, kimsesi olmadığındandır. Onu anlayacak, sevecek, güvenecek adam olmadığından güçlü görünmek ister. Herşeyi birbirine uydurur da, yüreğine seven birini uyduramaz.  Canı çok yanmıştır aşktan, Sevgi ister, şefkat bekler. Bu yüzden kimseye söyleyemez. Çok sevmiştir zamanında, çok canı yanmıştır ama aşktan ve sevmekten vazgeçmemiştir. Uzaktan neşeli ve güçlü görünen, ama hayattan umudunu kesmiş bir kadındır o. Yaşanılan bütün acıları sineye çektikten sonra, hayata bir yerden başlamaz o kadın, ya bileklerini keser ya da saçlarını. Çünkü bileklerinde kokusu, saçlarında sevgisi vardır. Güçlü kadınlar ölmeye sevdiği yerden başlar.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/guclu-kadinlari-sevin-siiri/</link>
<guid>2738270</guid>
<pubDate>2018-07-11T00:45:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>İçimde Yalnızlaştırdım Seni</title>
<description>  Ne zaman aklıma gelsen, sus’lar düşüyor dilime. Başımı öne eğip, suçluluk duygusuyla, kendimi hapsediyorum yorgun bedenime. Oysa, şimdi gurur duymak vardı içinde senin olduğun her anımla. Öve öve bitirememek vardı yaşattığın mutlulukları, ya da ismin düşünce dilime, gülmekten elmacık kemiklerimin ağrıdığını hissetmek. Güzel sevdim seni. Bu yüzden, sana yakıştırdığım sıfatı haketmesen de, hep güzel kaldın gönlümün alfabesinde. Gözümden yaşlar damlatarak değilde, yağan bir nisan yağmurunun altında, mutluluk şarkılarının en güzel nakaratarına eşlik etmek vardı seninle. Bozuk bir plak gibi aynı şarkıda takılı kalıp, hep aynı şarkıyı mırıldanmak vardı. Vardı işte birşeyler, içinde seni de düşlediğim. Yokluğun çeneme vurdu bu aralar. Çok konuşup, çok sayıklar oldum. Hani, bazen insan aklındakini saklamak için başka şeylerden bahseder ya, işte öylesin şimdilerde. Aklımda oluşunu saklamak için, yaradan acıdan değil de, havadan sudan bahsediyorum soranlara. Havadan demişken, bilirsin ben seni, masmavi gökyüzü bilmiştim karanlık dünyama, masmavi deniz bilmiştim kurak topraklarıma. Şimdi söyle sevgili, her yanım sen olmuşken, her tarafım seni anımsatırken, daha ne kadar kaçabilirim senin varlığını inkar etmekten. İçimde yarattığın boşluğa bile, soluduğun hava doluyor her nefes çekişimde. Yine nefes nefese kalıyoruz içimde bir yerlerde. Başka sevdim seni. Bu yüzden, o kadar yalnızlaştırdım ki seni içimde, ne yana dönsem sana çarpıyorum.  </description>
<link>https://www.antoloji.com/icimde-yalnizlastirdim-seni-siiri/</link>
<guid>2738269</guid>
<pubDate>2018-07-11T00:42:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>B'aşk'alaşmış Aşkın Faili</title>
<description>Merhaba Sevgili!  Nasılsın bilmiyorum ama ben düzenli olarak seviyorum seni hala. Biliyorum yine okumayacaksın bu yazdıklarımı, Ya da okuyamayacaksın. Sen gideli fazla olmadı ama ben alıştım yalnızlığa, Hem artık sorun etmiyorum yokluğunu. </description>
<link>https://www.antoloji.com/b-ask-alasmis-askin-faili-siiri/</link>
<guid>2237892</guid>
<pubDate>2016-04-03T23:12:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>Ne Kadar Tuhaf Değil Mi?</title>
<description>Hayat ne kadar tuhaf değil mi?  Bir zamanlar uğrunda ölebilecek kadar sevdiğimiz birini, şimdi unutmak için geberiyoruz. Ondan gelen bir "CANIM" mesajı kalbimizi durduracak kadar heyecanlandırırken, şimdi adını dahi görmek nefret sebebi. Gelirken bir şey sormadıkları gibi, giderken "GİDİYORUM" ları sıralarlar boğazımıza. Bir de "ALLAH'a emanet ol" demezler mi? Ulan zaten başka kimimiz var ki? </description>
<link>https://www.antoloji.com/ne-kadar-tuhaf-degil-mi-siiri/</link>
<guid>2237891</guid>
<pubDate>2016-04-03T23:11:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>Acısın Sol Yanın</title>
<description>Çok şey istemiyorum senden. Özle beni, öyle kuru kuru değil. Gerçekten özle, benimle geçirdiğin küçük bir anı bile. Ne zaman aklına gelse adım, acısın sol yanın. Ama her özlediğinde arama beni. Çünkü açtığımda efendin olamam artık senin. Özle beni, ama gerçekten özle. Şerefin'le sevemedin bari adabınla ÖZLE... </description>
<link>https://www.antoloji.com/acisin-sol-yanin-siiri/</link>
<guid>2237890</guid>
<pubDate>2016-04-03T23:08:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>Yarım Kalmış Aşklar</title>
<description>Yarım kalmışlıkları bir araya getirip tamamıyla yaşayamadık hiçbir zaman.  Yarım kalan aşklar, Yarım kalan cümleler Ve yarım kalan hayatlar... Tam anlamıyla yaşamak uğruna, kendimizden eksilttiğimiz her ne varsa, ukte kaldı içimizde. Özlediğimiz duygular uğruna, hep bir yarımız yar'a oldu. Kime yar dediysek yar'a açtı ya da yar'a oldu yüreğimizde. Bazı gerçeklerin, gerçek halini kaldıramadığımızdan beri bir tarafımız eksik yaşadık. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yarim-kalmis-asklar-2-siiri/</link>
<guid>2233194</guid>
<pubDate>2016-03-21T21:14:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>Haketmiyorsun</title>
<description>Haketmiyorsun, Ne seni ilk gördüğümdeki sevinci, Ne seni bekleyişimi, Ne de sana olan temiz duyguları, Üzdün sen bu şair genci… </description>
<link>https://www.antoloji.com/haketmiyorsun-4-siiri/</link>
<guid>2233192</guid>
<pubDate>2016-03-21T21:13:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>Ben Sana Kırıldım</title>
<description>Kıyamadım, Dilimin ucunu yaralayan o kadar söz varken, Yaşattıklarından dolayı her aklıma gelişinde sana küfürler savurup, beddualar etmeye kıyamadım, Sevdim ama sevildim mi inan bilmiyorum. Hakkettiğinden daha fazlasını verdim sana, Ve hep mecnun olmamı bekledin Leyla gibi sevmeden, </description>
<link>https://www.antoloji.com/ben-sana-kirildim-siiri/</link>
<guid>2232546</guid>
<pubDate>2016-03-19T23:05:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>Sen Bana Yara Oldun Sevgili</title>
<description>O kadar güzel şey varken neden ezberledin gitmeleri, Kaç kuruş eder seni getirecek otobüs biletleri, Oysa kapatmıştım bu şehrin bütün çıkışlarını. Hatrını yitirdi artık seninle içilen kahveler, Degil kırk yıl kırk asır geçmiş gibi şimdi, İçilen kahvenin telvesi gibi dagıldım, </description>
<link>https://www.antoloji.com/sen-bana-yara-oldun-sevgili-siiri/</link>
<guid>2232540</guid>
<pubDate>2016-03-19T22:53:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 <item>
<title>Sev Beni</title>
<description>Sev beni.. Küçük bir çocuğun ellerini açıp ‘uçak kadar seviyorum’ demesi gibi, Konuşmayı arzulayan lal biri gibi, Yüreğinin avazı çıktığı kadar sev mesela, Kendine sakla beni, Yüreğim yüreğinde kurusun </description>
<link>https://www.antoloji.com/sev-beni-121-siiri/</link>
<guid>2221430</guid>
<pubDate>2016-02-15T22:29:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Karabulut</author>
</item>
 </channel>
</rss>
