<?xml version="1.0" encoding="UTF-8" ?>
<rss version="2.0" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
<channel>
<title>Antoloji.Com - Şiir, Şair ve Edebiyat</title> <link>https://www.antoloji.com/</link>
<description>
Kültür Sanat Edebiyat Portalı. Türkçe şiir ve şair arşivi. Murat Kala&#231; Şiirleri
</description>
 <item>
<title>Sığınak</title>
<description>Yine de gözlerine sığınıyorum.Gözlerin ki sırtımdan vurdular. Çocuktum, yine birileri gelip kırdı oyuncaklarımı.Yine de gözlerine sığınıyorum.Sığınacak başka yerim kalmamış.İçimdeki serçeleri vuruyorlar.Çiçeklerimi eziyorlar; menekşelerimi,fesleğenlerimi. Yine de gözlerine sığınıyorum. İade etmiyorum acılarımı. Sadece bir yağmur kaçağı gibi geldim düşlerine... Gözlerine sığınmaya geldim. </description>
<link>https://www.antoloji.com/siginak-48-siiri/</link>
<guid>1068217</guid>
<pubDate>2008-11-23T00:16:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Sürek Avı</title>
<description>Aşk suçsa eğer aşık oldum. Bir mahkum gibi firar etti yüreğim. Kaçışım sanaydı. Yollar çapraşık,yollar zorlu. Ama güçlüydüm zayıf görünsem bile.Sonra düşmanlar seni koparmak için benden yüzlerce hançer çektiler üzerime...Asiydim,yenilmezdim; ellerimden önce yüreğim parçaladı herbirini. Kar yağıyordu,hava soğuk.Dudaklarımdan çıkan buharda ismin yazılıydı,izimi buldular. </description>
<link>https://www.antoloji.com/surek-avi-5-siiri/</link>
<guid>1052083</guid>
<pubDate>2008-10-28T22:52:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Kısa</title>
<description>Işıklarını kapatmış bir liman şehrinin kaybolmuş takasıyım.Ne zaman yağmur yağsa üşüyor deniz feneri.Ve ölü martılar,hayalkovan kuşları biraz da yılgınlık getirip bırakıyorsun armağan. Ne yapsan kapatamazsın içimde kanayanı. Sen yine ışıklarını kapat,bir tütün daha sar denize karşı. Çayını demle. Siyahi şarkılar söyle acemeşiran.Geriye kalan zaman kısa...aşk yok...ve hala yalnız gece içinde sokak kedileri... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kisa-26-siiri/</link>
<guid>1050608</guid>
<pubDate>2008-10-26T19:40:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Parçalanmış Bir Aşka Dair</title>
<description>Seni bir yağmur akşamı sevmiştim. Galata kulesi sırılsıklamdı aşktan. Ve ne zaman gidişini düşünsem yüzünü döküyor sokakları Beyoğlu'nun. İnce bir kan sızıyor dudaklarının arasından. Şimdi ne zaman yağmur yağsa bir aşk atıyor kendini köprüden ve ağlıyor şehrin tüm sokak kedileri... </description>
<link>https://www.antoloji.com/parcalanmis-bir-aska-dair-siiri/</link>
<guid>1042163</guid>
<pubDate>2008-10-13T20:23:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Zehirliyim Bu Akşam</title>
<description>Zor rüya görüyorum artık. Bütün sigaraları tükettim ve sana ait ne varsa yaktım bu gece. Çağırma beni.Biliyorsun bir tek yüreğini atamadım,giden gemiler kadar özledim aşkı.Sen yine de çağırma beni ne olur,dokunma dudaklarıma... Zehirliyim bu akşam. </description>
<link>https://www.antoloji.com/zehirliyim-bu-aksam-siiri/</link>
<guid>1032683</guid>
<pubDate>2008-09-27T17:34:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>İşkencede Gözlerim</title>
<description>İşkence görüyorum aylardır... Aylardır bir gülüşüne hasretim. Uzattığım ellerimse yalnızlığına dokunuyor gecenin. Cehennem yokluğunun diğer adı demiş şair,ben ateş altındayım hala.İhanete uğramış yüreğim ve fırlatılmış bir tarafa ki  çok sevmişti seni. Kaçabilirdi çoktan ve terk edebilirdi bu şehri. Lirik bir şiire dönüştü oysa şimdi aşk. </description>
<link>https://www.antoloji.com/iskencede-gozlerim-siiri/</link>
<guid>972869</guid>
<pubDate>2008-06-22T22:57:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Mutsuz</title>
<description>Şehre yağmur yağıyordu,kaybetmiştim yönümü.Vurgun yemiştim... Yağmur getirip getirip vuruyordu saçlarının kokusunu yüzüme,bir de bitmeyen yalnızlığımı.Zehirlenmiş bir sokak köpeği,yorgun bir kırlangıç kanadı,kanayan iflah olmaz bir yara... Adımı çoktan unutmuştum. Cevapsızdı sorular,suskunduk.. Düştük.En yaralayıcı haliyle kaybettik yaşama dair ne varsa.Gözlerimizde zamanın yorgun çizgileri. Hiçkimsenin bilmediği sancılardı içimizdeki. </description>
<link>https://www.antoloji.com/mutsuz-6-siiri/</link>
<guid>931023</guid>
<pubDate>2008-04-05T17:12:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Ellerimi Tut Ama Konuşma</title>
<description>Eskiyen tüm şarkılarda yalnızlığım kokuyor. Şarkılar eskimez aslında,yalnızca unutulur.Aşk böyle işte.,yalnızca unutuldu bir yerlerde. Yağmurlu bir gecede yitirdik ve bir daha bulamadık.Saklandı ve çıkmadı ortaya.Sen o iki kelimeyi söylemeyide severdin.Gözlerime bakardın bazende.Ürkek çocuk sevinçleri yaşardı o zaman yüreğim. Geceleri yıldızlara anlatırdım saçlarını,kıskanırlardı..İşgale uğramış bir kentim şimdi... Tüm sokaklarım paramparça,havada zehir gibi bir suskunluk.... Kar yağıyor gözlerimin bir ucuna...Gülümsemeyi unutmuş dudaklarım.Sonra sen çıkıveriyorsun karşıma. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ellerimi-tut-ama-konusma-siiri/</link>
<guid>899256</guid>
<pubDate>2008-02-12T20:51:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Mavnalar Ve Gece Sancıları</title>
<description>Mavnalar görülürdü ıssızlığa bakan penceresinde,nihayet son bulacaktı bu aşk. Ölüm zaten eski bir tanıdık değil miydi çok sevdiklerini alan bir bir yanına? Piç edilmiş sevdalar,biraz gece kuşları bırakacaktı geriye ve bolca uyku yarıları; en rahatsızlarından. Mavnalar geçerken gece yarıları firar etti çoktan uykulardan.Şimdi üzerinde kanayan bir yürek yağmur altında dolaşıp durur eski gemici.Elinde tek mermisi kalmış bir revolver ve biliyor veda zamanında adresini kurşunun.Bıçak yaralarıyla kaç kez üzerinden geçtiği bir eski iskelede ve gözyaşlarını bırakırken yağmura son mavna sona erecek tüm sevda düşleri. Mavnalar görülürdü ıssızlığa bakan penceresinden.Sessizce gömüldü beyaz saçlı gemici, giderken sadece sokak köpekleri geldi cenazesine ve ağlayan mavna düdükleri... </description>
<link>https://www.antoloji.com/mavnalar-ve-gece-sancilari-siiri/</link>
<guid>859395</guid>
<pubDate>2007-12-04T23:38:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Ney</title>
<description>Ney çalsa ve uyusam. Bitse bu kanayan yokluk.İçimdeki tüm kuşlar sussa... Yağmur akşamlarında dilimde hiç bulamayacağım bir sevgili adı.Zülüflerinde rüzgar dolaşırdı,ben üşürdüm.Ve elleri yüzüme vuran kardan beyaz. şimdi eski liman üzerinde gemiler ağlıyor. Bende bir sokak köpeği yalnızlığı; düşüyorum sokak sokak. Yorulduğum bu şehirde penceremden sabah kuşları firar ediyor.Anladım...gözlerinsiz bulamayacağım yönümü. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ney-20-siiri/</link>
<guid>849513</guid>
<pubDate>2007-11-18T02:00:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Kalp Ağrısı</title>
<description>İsmini kaç kez çağırdım yağmur akşamlarında...gelmedin. Lodos denizlerinde kayıp balıkçı takası,kış güneşindeki intihar serçesi,kalp ağrısı... Müthiş yalnızlığım; inadına seninle zehirliyorum kendimi... </description>
<link>https://www.antoloji.com/kalp-agrisi-12-siiri/</link>
<guid>847778</guid>
<pubDate>2007-11-14T22:42:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Artık Demir Al Kaptan</title>
<description>Zehirlenmiş bu dünyada yapayalnızız.Arkamızda kırılgan aşklar ve yoğun tahrip edilmiş yürek izleri... Düştük ve kalkamayız artık sanırım.Gece yarıları sigara koru ve sersefil yıldızlar yalnızlığımıza ortak bir de sokak kedileri. Rakının son nefesini boğ,ışıkları kapat,sahilde yatan kırlangıç ölülerine son bir selam ver. Kaybedecek hiçbir şeyimiz kalmamış,kazanacakta...Artık...demir al kaptan. </description>
<link>https://www.antoloji.com/artik-demir-al-kaptan-siiri/</link>
<guid>830138</guid>
<pubDate>2007-10-14T22:10:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Ezbere Bilinen</title>
<description>Durdur şu saatin sarkacını; zamanı saymak zor gözbebeklerime...Mavisini çek ve yırt gökyüzünün. Narkozu koparılan bir hasta gibi öleceğim o zaman...Zor olan yaşamak sensizliğin üçüncü halkasında. Parmaklarımızla aşk şiirleri kazırdık duvarlara ilk önce.Sonra ellerinle sildin, kalıntılarınıysa yaktın bütün yazdıklarının... Sadece benim yazdıklarım ve senin yaktığın, alevlerin değdiği o duvar kaldı geride. Zor olan bilmek o silinen yazıları ezbere. Zor olan okumak onları her gün. </description>
<link>https://www.antoloji.com/ezbere-bilinen-siiri/</link>
<guid>820539</guid>
<pubDate>2007-09-27T22:55:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Kadınım</title>
<description>Senin saçların sarı,gözlerin yeşil ırmak boyu. Tenin beyaz; kar tanesi gibi.Dudaklarında hafif bir çingene pembesi gizli.Öpüşünde o yumuşak sertlik,dokunuşunda uysallık. Neydi bağlayan bizi birbirimize? Gözlerimizi baştan çıkaran,ellerimizi kenetleyen sımsıkı... Ve soluğunu mühürleyen soluğuma. Asi ruhunu sevdi belki ruhum,başkaldırını hayata ve umarsızlığını.Seninleyken bile seni düşünmek...Hele yokluğunda nasılım bu taş duvarlarda biliyor musun? </description>
<link>https://www.antoloji.com/kadinim-160-siiri/</link>
<guid>817048</guid>
<pubDate>2007-09-22T20:45:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Med Cezir</title>
<description>Önce sesi yüreğime girdi bir sır gibi,sonra gözleri gözlerimi aldı,teni tenime değdi.Bunların hepsi birdenbire oldu,hepsi birdenbire.Med-cezir gibi. İkimiz de geceyi severiz.Onun için aşkımızı yıldızlar kutsadı. Onun için gözyaşlarımız geceleri karıştı birbirine... Bunların hepsi birdenbire oldu,hepsi birdenbire.Med-cezir gibi. Korkularım var biliyorsun. En büyüğü seni kaybetmek.Ve senin beni terketmen birdenbire. </description>
<link>https://www.antoloji.com/med-cezir-76-siiri/</link>
<guid>811802</guid>
<pubDate>2007-09-13T23:35:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Melek Uykusu</title>
<description>Yoksun...Şimdi geceleri yıldızsız.Zifir karanlıklarda sigarasız kalıyorum. Ellerin gidiyor ben düşüyorum. Ve paramparça bir eylül akşamında sırılsıklam üşüyorum. Yoksun...Gece duaları anlamsız.Meleklerin hepsi uykuda.Ve bileklerini kesmiş aşk,kanıyor. Yoksun... </description>
<link>https://www.antoloji.com/melek-uykusu-siiri/</link>
<guid>811127</guid>
<pubDate>2007-09-12T23:06:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Yeniden Güz</title>
<description>veda şarkıları söyleniyor şimdi bu şehirde. Bir aşk daha yağmura tutuluyor. Ellerim üşüyor ellerinsiz. Biliyorum bu kış daha sert geçecek... Sokaklarda daha çok artacak serçe ölüleri.Yüzüme vuruken soğuğunu gece, ben ellerimde kalan hatıralarla ısınacağım.Ve biliyorum gözlerin girecek düşlerime yine...Geceler boyu sancılanıp duracağım yine. Biliyorum bir sabah bir serçe olacağım eşiğinde. </description>
<link>https://www.antoloji.com/yeniden-guz-siiri/</link>
<guid>788333</guid>
<pubDate>2007-08-05T22:47:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Hiç Bir Şehirde Yok Gözlerin</title>
<description>Kaybolmuş bir şehrin sokaklarında senin türkülerin hala söylenen. Gece vardiyalarında bir işçi kızın elleri oluyor bazen ellerin.Çoktan kaybettim onları oysa.Hadi bir şarkı söyle bana.Aynı şehirlerde, aynı sokaklardan geçiyoruz ikimizde. Hadi son bir şarkı.Sefaletimi, yalnızlığımı vuran yüzüme.Çoktan kayboldun oysa. Sol omuzumda sarı saçlarının kokusu. Saklamışım...bırakmadı beni.Siyah yağmurlarda ağır sigara molaları veriyor bedenim. Sırılsıklam. </description>
<link>https://www.antoloji.com/hic-bir-sehirde-yok-gozlerin-siiri/</link>
<guid>786609</guid>
<pubDate>2007-08-02T21:49:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Tarifi İmkansız</title>
<description>Seninle öyle bir aşktayızki şimdi; hani bir sigaranın son demleri gibi. Nikotinin biriktiği; hani en güzel ve en yakıcı bitimi izmaritin. Kıyılarında demlendiğim o sahil meyhanesi... Şimdi yıkıntıları arasında dolaşıyorum. Ve yüreğim gelip bir yerde takılı kalıyor sana...Seninle öyle bir aşktayızki şimdi; hani bıçak yaralarına tuz basmak gibi,her gece sarhoş olmak ve her gece bir tahta bank yakmak ayrılığın şerefine. Seninle öyle bir aşktayızki şimdi,anlatsam anlamazsın. </description>
<link>https://www.antoloji.com/tarifi-imkansiz-7-siiri/</link>
<guid>783715</guid>
<pubDate>2007-07-28T13:52:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 <item>
<title>Fırtınada Serçe Ölüleri</title>
<description>Gözlerinsizim gecelerdir.Karanlık rüzgarlar vurup duruyor kapıma gittiğinden beri. Şarabın tadı daha acıyor.Ve içimdeki hançer dahada acıtıyor canımı. Böyle birdenbire bırakmazdın sen.Kırıldığın ve kanadığın bu hayatta karşına çıkan çok eski bir hayaletti yüreğim.Şimdi iplerini çözüp gidiyorsun limanımdan sessizce. Bahçemde begonviller soluyor,yapraklarını döküyor karşıdaki çınar ağacı.Ve ne zaman içinde aşk geçse bir cümlenin,gözlerim tuzdan kör oluyor.Biliyor musun gittiğin her adımda içimde bir şerçe daha ölüyor. </description>
<link>https://www.antoloji.com/firtinada-serce-oluleri-siiri/</link>
<guid>781604</guid>
<pubDate>2007-07-24T19:45:00+03:00</pubDate>
<author>Murat Kalaç</author>
</item>
 </channel>
</rss>
